Paylaşımlı yaşam alanları, konut sahipleri için bir tehdit mi?

Büyük şehirlerde yaşamanın maliyeti her geçen gün hızla artıyor. Ortak paylaşımlı yaşam alanları bu soruna çözüm olabilir mi?
Paylaşımlı yaşam alanları, konut sahipleri için bir tehdit mi?

Alternatif ekonomi ağını ifade eden paylaşım ekonomisi, insanların birbiriyle ürün ya da hizmet değiş tokuşu olarak tanımlanabilir. Paylaşımlı çalışma alanı, ev, araç ya da personel kullanımını ön plana çıkaran bu tanımın içine yeni bir kavram dahil oldu: Paylaşımlı yaşam alanları yani co-living...

Geleneksel ev sahipliğine farklı bakış açısı

Yeni dönemin konut düzenlemesi olarak da nitelendirilen bu kavram, bir apartman dairesini veya evi tek tek kiralamak yerine, insanların tek çatı altında bir arada yaşadıkları bir ortak konut konsepti olarak tanımlanıyor. Özellikle büyük şehirlerdeki artan yaşam maliyetleri ve geleneksel ev sahipliğine farklı bir bakış açısı getirecek.

Genç profesyoneller, serbest çalışan ve geliri 40 bin dolar ila 80 bin dolar arasında olan Y kuşağını hedefleyen paylaşımlı yaşam platformları, kiracıların kendi yatak odasına sahip olduğu ama bir taraftan mutfak, oturma odası ve diğer olanaklar gibi bir evin veya apartman biriminin ortak alanlarını diğer kiracılarla paylaştırıyor. Y Kuşağı'nın birçoğu öğrenci yurdunda kalma deneyimine sahip olan bu kuşak için yeni eğilim pek de yabancı değil.

Daha sosyal bir yaşam...

Bu konsept, konut kiralama ve yaşam maliyetleri yüksek olan büyük şehirlerde kiralama paradigmasını değiştiriyor. Çünkü günümüz şartlarında daha fazla esneklik ve hareketlilik gerektiren işler nedeniyle  konaklamaya hazır mekanlara olan talep büyük ölçüde arttı. Bu ihtiyaçtan yararlanarak, ortak yaşam alanları, uygun bir maliyetle çeşitli olanaklarla kiralama çözümleri sunuyor. Pahalı şehirlerde yaşayabilme imkanı, şehir merkezindeki olanaklara erişim kolaylığı, temizlik hizmetleri, çamaşırhane, ücretsiz kablosuz internet  gibi avantajlar sağlıyor. Orada konaklayanlar, sadece yaşam alanlarını birbirleriyle paylaşmakla kalmaz, aynı zamanda benzer ilgi ve mesleklerdeki insanlarla da etkileşime girmesine neden oluyor. 

Üç yıl içinde daha da yayılacak

Özellikle ADB, İspanya, Kanada, Tayland gibi ülkelerde yeni paylaşımlı yaşam alanları yayılmaya başladı. ABD'de önümüzdeki üç yıl içinde bu tip alternatif yaşam alanlarında yaşayan kişi sayısının üç katına çıkacağı konuşuluyor. Dünyada yavaş yavaş yayılan ve Türkiye'de henüz bir karşılığı olmayan bu kavramın, Airbnb kısa vadeli kiralama ve Wework ofis paylaşımı gibi paylaşım ek olarak mülk sahibi ve yatırımcılar için bir sonraki iş fırsatı olabileceği düşünülüyor. Ama yatırımcı ve girişimciler için yeni fırsatı içinde barındırıyor. Birçok kişi için geleneksel ev sahipliğine karşı bir tehdit olarak algılanabilecek platformlardan bazıları şöyle sıralanıyor: 

The Guild: Atlanta'nın ilk paylaşımlı yaşam alanı girişimi...  Nikishka Iyengar tarafından 2015'te kuruldu. Girişimciler, sanatçılar ve aktivistler için karma gelir modeliyle çalışıyor. The Guild'in amacı topluluk mülkiyetini esas alarak alternatif gayrimenkul alanı yaratmak. 

SoulRooms: 2019'da Kanada'da kuruldu. Toronto Üniversitesi öğrencileri veya finans bölgesinde çalışan profesyoneller tercih ediyor. Esnek kira koşullarına sahip, uygun fiyatlı konaklama arayan yeni göçmenler için ideal bir konaklama yöntemi...

Goal House: 2014 Daniel Beck tarafından New York'ta kuruldu. Amacı insanların birbirlerini destekleyebilecekleri ve birbirlerini sorumluluk duyabileceği bir ağ kurmaktı. Goal House, üç ay boyunca profesyoneller, girişimciler, yaratıcılar, müzisyenler tarafından kiralanabiliyor.

A Landing Pad: Barcelona'nın ilk paylaşımlı yaşam alanı bağımsız profesyoneller, yüksek lisans öğrencileri, sanatçılar için kurgulandı. Sosyal etkinlikler düzenlenen mekanda gelen insanların entegrasyonuna yardımcı oluyor ve bu harika şehre inerken misafirlerimizi evlerinde hissettiriyor.

Selina: Panama'nın küçük bir balıkçı kasabasında yaşayan Rafael Museri ve Daniel Rudasevski tarafından kuruldu. İkili 2014'te kasabaya gelen yerliler ve gezginleri bir araya getiren bir gayrimenkul ağı oluşturdular. Paylaşımlı yaşam alanı bulma platformu, özellikle Orta Amerika, Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da hızla büyüyor.

WeLive: ABD'li platform, New York ve Washington'da ev kiralıyor. Temelde kiralanan mekanları, konaklama arayan insanlar arasında paylaştırıyor.