Yazılım İhracatı ve Tükiye’de Yazılım Üretmek
Arama
Girişim

Yazılım İhracatı ve Tükiye’de Yazılım Üretmek

Yazılım konferansımız Webrazzi Developer 2018‘de Arda Kutsal moderatörlüğünde OpsGenie Kurucu Ortağı ve CEO’su Berkay Mollamustafaoğlu  ve Logo Yazılım CEO’su Buğra Koyuncu ile Yazılım İhracatı ve Tükiye’de Yazılım Üretmek başlıklı bir oturum gerçekleşti.

Oturumda Türkiye’de yazılım üretmenin ve ihraç etmenin zorlukları konuşuldu. Konuşmanın başında uygulama yazılımları pazarı alanında en büyük bağımsız yazılım şirketi Logo Yazılım’ın yakın zamanda yüzde 65 oranında halka açık bir şirkete dönüşmesine ve OpsGenie’nin Atlassian satın almasına da değinildi. Bu kapsamda deneyimlerini paylaşan Mollamustafaoğlu ve Koyuncu girişimlerin büyümesi ve yurt dışına açılması için yazılımcılara yol gösterdi. 

Logo Yazılım ve OpsGenie’nin Büyüme Süreci 

Oturumda ilk olarak Logo Yazılım’ın büyüme sürecinden bahseden Buğra Koyuncu, şirketin 34 yıllık bir tarihçesi olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin yaşadığı krizler ve siyasi olaylar gibi süreçler esnasında 34 yıllık bir şirket olmanın bir başarı olduğunu belirten bu durumlar karşısında şirket olarak hayatta kaldıklarını ifade etti. Son 10 sene ciddi bir büyüme kaydettiklerini söyleyen Koyuncu bu durumu yatırımların ve halka arzın takip ettiğini belirtti.

Yurtdışına açılma sürecinde Romanya’nın en büyük şirketini yüzde 100 oranında satın aldıklarını belirten Koyuncu, şu anda Hindistan’a Türkiye’de üretilen yazılımlar satmaya çalıştıklarını da sözlerine ekledi. Bölgesel güç olmayı hedeflediklerini ifade eden koyuncu bölgesel olarak 25’in üzerinde ortağa sahip olduklarını da vurguladı.

Koyuncu, yurtdışına açılma süreciyle ilgili Şirket satın alma ve kurulan ortaklıklarla başka ülkelerin pazarına girerek o pazarda niş ürünler sunduklarını belirtti.

Türkiye’de şartların zor olduğuna dikkat çeken Koyuncu, başka bir ülkede aynı emeği ve beyin gücünü aynı şekilde ortaya koyduklarında 5-10 katı daha iyi bir noktada olabileceklerini de belirtti. Ancak bu noktada durumları olduğu gibi kabul etmenin önemini vurgulayarak Türkiye pazarındaki 3 temel konuya değindi.

Türk aydınları ve profesyonellerinin Türk markalarına karşı önyargılı olduğunu söyleyen Koyuncu, Türk yöneticilerinin ön yargısının yurt dışında dahi olmadığını ifade etti. Bu ülkenin teknolojiyle ilgili iyi işler yapabildiğini, iyi mühendisler yetiştirdiğini insanların anlaması gerektiğine de dikkat çekti.

Bir başka temel sorun olarak Türk sermayesinin ilgisizliğine değinen Koyuncu,  Türkiye’de iyi girişimler olduğunu tekrar etti. Ancak sermaye ilgisizliğinin Startupların büyümesinin önünde ciddi bir engel olduğunu ve girişimler küçükken satıldığında aynı verimin elde edilemediğini de belirtti.

Son temel sorun olarak sektördeki nitelikli eleman rekabetini ele alan Koyuncu, Türkiye’nin iyi öğrenciler iyi mühendisler yetiştirdiğini ancak bu yetişen değerlerini kaybettiğini söyledi. Eleman rekabeti konusunda Türkiye’den,i kişilerin yurt dışına gittmesine de dikkat çekti.

Mollamustafaoğlu ise iki farklı şirket olmalarına rağmen Buğra beyi dinlerken sorunlarının aynı olduğunu farkettiğini söyledi. Atlassian satın almasıyla sonuçlanan OpsGenie’nin hikayesine değinen Mollamustafaoğlu, 2006 yılında kurulmalarına rağmen 12 senelik bir tarihi olduğunu söyledi.

Kendi deneyimlerini de özetleyen Mollamustafaoğlu, 25 yıl önce master için ABD’ye gittiğini, bir çok farklı şirkette çalıştığını ve yurt dışında kaldığını belirtti. En son Avrupa’da çalışırken, çalıştığı şirketten ayrılarak kendi firmasını kurduğunu söyleyen Mollamustafaoğlu, işe danışmanlık benzeri işlerle başladığını belirtti.

Türkiye’de yazılımcı ekibin üretimlerini ürünleştirmeye çalıştığını ifade eden Mollamustafaoğlu, bu kapsamda “ivme büyümesini yakalayamayacağımızı gördük.” dedi. Mollamustafaoğlu, böylece üretimin IT operasyon tarafında etkilerini görüp Opsgenie’yi geliştirdiklerini de sözlerine ekledi.

OpsGenie’yi pazar deneyimine dayalı olarak geliştirdiklerini belirten Mollamustafaoğlu, ekip ve ürün geliştirmenin hep Türkiye’de olduğunu da vurguladı. Bu noktada girişimcilere seslenen Mollamustafaoğlu, “Gerçekten ciddiyseniz ABD’ye gitmeniz gerekiyor.” diyerek Ortadoğu ve İngiltere’nin bu konuda ikinci lig olduğunu söyledi.

OpsGenie ile aydan aya yüzde 10 büyüme yakaladıklarını söyleyen Mollamustafaoğlu, ilk 4 sene satış ve pazarlamaya ağırlık vermediklerini belirtti.

Niş alanı domine etme fikriyle yola çıktıklarını söyleyen Mollamustafaoğlu,Büyük firmalarla rekabet etmeyeceğimiz neresi var?”diye işe başladıklarını ifade etti. Bir süre sonra pazarın geliştiğini belirten Mollamustafaoğlu, “büyümeyi maksimize ettik.” dedi. 2 sene önce 10 milyar dolar yatırım aldıklarını söyleyen Mollamustafaoğlu, böylece iki ofis açtıklarını da belirtti.  Boston’daki ofiste 90 kişilik bir satış ekibin bulunduğunu söyleyen Mollamustafaoğlu, Ankara’da da 90 kişilik bir geliştirme ekibinin bulunduğunu söyledi.

Uzun orta vadede fırsatlar 

Türkiye’deki İnsan kaynağı ve gelecek 5 yıldaki fırsatların da değelendirildiği oturumda Mollamustafaoğlu İsviçre’de Belçika’da ve ABD’de çalıştığını ancak Türkiye’deki Yazılım ekibinin eşi ve benzeri olmadığını söyledi. “Kendimize ve  yaptığımız işe güven duymalıyız.” diyen Mollamustafaoğlu buna rağmen Türkiye’den kendi şirketine gelen gelirin yüzde 1’in altında olduğunu belirtti. Arjantin dahil olmak üzere bir çok farklı ülkeden toplam 3 bin 500 müşterisi olduğunu söyleyen Mollamustafaoğlu, Türkiye’den rakiplerini kullanan şirketler olduğunu da belirtti. Bu anlamda Logo Yazılım’ın zoru başardığını ifade eden Mollamustafaoğlu, Türkiye’de yazılım geliştirip global pazarı hedefleyerek; satış pazarlama faaliyetlerinin yurtdışında gerçekleşmesi gerektiğini söyledi. Mollamustafaoğlu, son olarak Türkiye’nin kalite ve maliyet açısından Hindistan’da dahi daha iyi olduğunu belirtti.

Koyuncu ise Türkiye’nin yazılım ihracatı yapabilmesi için ihracatın organize ve sürdürülebilir olması gerektiğini söyledi. Rakamların büyüklüğünü yarıştırmaktan daha olan önemli şeyin büyümenin sürdürülebilir olamasına dikkat çeken Koyuncu, ihracatın yapılacağı ülkenin, destek hizmetinin ve satış faaliyetlerin organize olması gerektiğini söyledi.

Geliştiricilere “Marka değeri oluşturuyor musunuz? Yoksa hizmet ihracatı mı yapıyorsunuz?” diye sorarak Hindistan’ın öne çıkan bir markası ve şirketi olmadığına dikkat çekti ve “Hindistan o tuzağa düştü.” dedi. Bu noktada en katma değerli sektör olan yazılımın o alandan çıkarak kalifiye işçiliğe dönüştüğünü belirtti.

Aynı şekilde Koyuncu, geliştiricilere genel ilgi gören işler yerine niş ve dikey alanlar bulmaları gerektiğini de söyledi. Negatif ithalatın da bir ihracat olduğunu söyleyen Koyuncu,  “ithalat bağımlılığı kırılmalı İhracat ve negatif ithalat beraber değerlendirilmeli.” dedi.

Bu aktarımların yanı sıra Koyuncu, Arda Kutsal’ın Blockchain ve AI gibi yeni teknolojilerin sektörü nasıl etkilediği sorusunu da yanıtladı. Yeni trenlerin yazılım sektöründe her daim olduğunu belirten Koyuncu, AI, ML ve Low Code gibi teknolojilerin bütün yazlım geliştirenlerle ilgili olacağını sözlerine ekledi.

Koyuncu, Logo Yazılım’ın bu alanlarda iki büyük projesi olduğunu da belirtti.Yeni bir development platformu inşa ettiklerini söyleyen Koyuncu, FRP alanında benzer nitelikte ML projesi geliştirdiklerini de belirtti.

Mollamustafaoğlu ise girişimciler için en kolay yöntemin globalde başlamak olduğunu vurguladı. Olan bir ürünü yerele taşımak yerine olmayan bir dikey bulup oradan yola çıkmanın önemini vurgulayan Mollamustafaoğlu, süreçleri hızlandırmak için 20’nin üzerinde 5 bin dolara aldıkları hizmet olduğunu da belirtti. Bu noktada Mollamustafaoğlu, yazılım geliştiricileri büyüme hızı yüksek olan dikeylere yönelmesi için teşvik etti. 

Yorumları GösterYorumlar Gizle (0)

Bir Yorum Yazın