Mercedes ve Bosch, otonom taksilerini önümüzdeki sene California’da test edecekler

Paylaşım ekosistemi ulaşımı kolaylaştırmak ve maliyetleri düşürmek için gerçekten büyük bir fırsat. Teknoloji şirketleri kadar, araç üreticileri de bu alandaki pastadan düşen paylarını almak için büyük adımlar atıyorlar.

ercedes-Benz ve otomotiv yan sanayi sektöründe hizmet veren Bosch da bu şirketlerden ikisi. İki şirket ortaklaşa başlattıkları proje robo-taxi programı ile ABD’nin California eyaletinde otonom taksilerin test çalışmalarına başlamak için düğmeye bastı. Test çalışmasının bir parçası olarak otonom taksiler Silikon Vadisi’nin yollarında önümüzdeki seneden itibaren boy gösterecek.

Uzun yıllardır Bosch ürünlerini araçlarına monte eden Daimler ile Robert Bosch’un köklü bir geçmişi ve ortak bir felsefesi var: Her iki şirket için de güvenlik ve emniyet önemli ve şüphe durumunda, itizlik hızdan önce gelir.  Daimler AG’de Otonom Sürüş Başkanı olarak görev alan Dr. Michael Hafner yaptığı açıklamada, “Güvenlik, en yüksek önceliğe sahiptir ve seri üretimin başlangıcında yolumuzun tüm yönleri ve gelişim aşamalarının sürekli ana temasıdır.” cümleleri ile şirket felsefesini aktarıyor.

Bosch’un otonom sürüş biriminde en üst isim olan Dr Stephan Hönle’ye göre ise Robert Bosch, seri üretimde bir ya da iki alanda değil, tüm disiplinlerde ustalaşmaları gerektiğini altını çiziyor ve ekliyor: Ancak o zaman yollara ve şehre güvenli bir şekilde otonom sürüşü getirmeyi başaracağız.

Nvidia ile anlaştılar

İki şirketin de otomotiv dünyasında köklü birer geçmişleri olması otonom araç konusunda ek desteğe ihtiyaçları olmadığı anlamına gelmiyor. İş ortakları ABD teknoloji şirketi Nvidia’yı, kontrol birimi ağının bir parçası olarak yapay zeka platformunun tedarikçisi olması konusunda anlaştılar. Seviye 4 ve Seviye 5 ortak bir sürüş sistemi geliştirmek için Nvidia‘nın teknolojisi araçların daha mobil ve akıllı ve güvenli olmasını sağlayacak.

Mercedes ve Bosch’un iş ortaklığı başarılı olacak gibi görünse de önlerinde bazı zorluklar yok değil. Her şeyden önce Uber, Lyft, Dido gibi sektörün hızlı oyuncuları (araçlar otonom olmasa da) oyuna çok daha öncesinden girdiler. Öte yandan kanımca emniyet ve güvenliğin önemli olduğu bu alanda hız da bir o kadar önemli. Zira teknolojiden doğan rakiplerinin  hızlı teknolojik ve müşteri deneyimine uygun aksiyonlar alacağı konusunda hemfikirizdir. Ancak marka isimlerinin arkasındaki  güven onlara bu alanda büyük bir şans verecektir.

ilk defa Nisan 2017’de otonom araç güçlerini birleştiren iki şirket, robo-taxi adını verdikleri araç paylaşım sistemini Stuttgart ve Silikon Vadisi’ndeki ekipleri ile birlikte çalışarak geliştirdiler.

Bir Cevap Yazın