Hidrojen yakıt hücreleri ile deniz taşımacılığında da dizel tarih oluyor
Arama
Teknoloji

Hidrojen yakıt hücreleri ile deniz taşımacılığında da dizel tarih oluyor

Dizel yakıt ömrünü tamamlıyor. Araç üreticileri çevreyle daha dost bir sistem olan elektrik ile çalışan araçları tüketiciler ile tanıştırıyorlar. Öte yandan değişim otomobil yan sanayilerinde de hissediliyor. Fabrikalar dizel ürünlerin üretimini karışılayacak hatları küçültüyor ya da tamamen ürün segmentini kaldırarak, hatları kapatıyor.

Özellikle kıtalar arası yük taşımacılığında kullanılan gemilerin de çoğu günümüzde dizel yakıt ile çalışıyor. Araştırma gemilerinde de durum farklı değil. Ancak gemilerin alternatif bir yakıt modeli ile çalıştırılmaları da mümkün. Zira ABD hükümetine ait Sandia National Labrotories‘in araştırmalarının sonuçlarına göre hidrojen yakıt hücrelerine geçmek şirketlere ve çevreye büyük avantajlar getirebilir. Çevresel olarak küresel ısınma ve deniz kirliliğine neden olan deniz taşımacılığından kaynaklı emisyonların  önemli ölçüde azaltılabileceği belirtiliyor. Şirketler açısından ise uzun vadede çok daha ekonomik bir çözüm olarak karşımızda.

Böyle bir gemiyi inşa etmek için elbette bir girişimcinin finansman ve alıcı bulması gerekiyor. Ancak Sandia’nın hidrojenle çalışan tekneler üzerindeki daha önceki çalışması, Golden Gate Zero Emission Marine (GGZEM) adlı bir şirket ile zaten böyle bir çalışma başlatmıştı. Şirket Water-Go-Round olarak adlandırılan dünyanın ilk ticari hidrojen ile çalışan yolcu feribotunu inşa ediyor. GGZEM, Ars’a Water-Go-Round’un 2019 sonunda lansmanının yapılması planlanıyor.

Hidrojen yakıt hücrelerinin avantajlarını şöyle sıralayabiliriz: Serbest bıraktıkları tek emisyon su. Bu yüzden hidrojen yenilebilir enerji ile yapılırsa, tam bir yeşil yakıt kaynağı olabilir. Hidrojen yenilenebilir enerjinin olamayacağı şekilde depolanabilir ve kullanılabilir. Güneş panellerinin çalışmasında olduğu gibi en iyi çevre koşullarının belirlenmesine gerek kalınmaz.

Deniz taşımacılığı teknolojisinde hidrojen yakıt hücreleri, kesinlikle “oyun değiştiren” bir fikir. Ancak ticari şirketlerin böyle bir sisteme geçmek istemeleri hiç de kolay olmayacaktır. Yapılan anlaşmalar bu geçiş süresinin ne kadar uzun vadeli olduğunun sinyallerini veriyor. Aralarında 170 ülkenin bulunduğu Uluslararası Denizcilik Örgütü‘nün, üye ülkelerin 2050 yılına kadar deniz nakliye alanında çevreyle dost enerji sistemlerine geçmesine karar verdiği bilgisini paylaşalım.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (0)

Bir Yorum Yazın