Özge Gürsoy perakendede yaşanan dijital dönüşümü aktardı
Arama
E-Ticaret

Özge Gürsoy perakendede yaşanan dijital dönüşümü aktardı

EY Türkiye’nin Perakende Lideri Özge Gürsoy Webrazzi E-Ticaret 2018′de yaptığı konuşmasında perakendede yaşanan dijital dönüşümü ele aldı. Dünyadaki örneklerin Türkiye’deki yansımasına değinen Gürsoy, perakendenin hızlı bir devinim içinde olduğunu ifade etti. Gürsoy, tüm dünyada dijital bir dönüşüm içinde olan perakendenin online ve offline dinamiklerini de aktardı.

Perakende alanında dijital büyümenin dünya çapında artığını belirten Gürsoy, Dijitalleşmenin perakendeyi de etkilediğini ifade etti. Gürsoy kategori anlamında perakende satışlarında tüketici elektroniğinin öne çıktığını ancak en hızlı büyüyen kategorinin yiyeyecek ve içecek olduğunu söyledi.

Gürsoy, dijital dönüşümün geleneksel üretici ve geleneksel perakendecileri olumsuz etkilediğini belirtirken değişimi yakalamanın öneminin altını çizdi. Bu dönüşüm esnasında tüketicilerin, yatırımcıların ve değişim yaratanların kazançlı çıkacağını belirtti. Gürsoy son 10 yılda perakende sektöründe tanınan bir çok markanın tarihe karıştığını ifade etti. Üstelik bu markaların dijital dönüşümde yenilik yapmak yerine maliyeti düşürmeyi tercih ettiğini de hatırlattı. Bu noktada perakende sektöründe dijitale yatırım yapmanın, yenilik yaparak gelişmenin önemini de vurguladı.

ABD’nin perakende sektöründe nüfusa oranla çok daha fazla mağaza bulundurduğunu söyleyen Gürsoy, Türkiye’nin ise bu alanda hala gelişmekte olduğunu söyledi. Sadece internetten satış yapan ve doğrudan tüketiciye ulaşan üreticiler ile birlikte perakende sektörünün gittikçe karmaşıklaştığını belirtti. Üreticilerin doğrudan tüketiciye ulaşmasıyla ilgili Nespresso mağzalarını örnek gösteren Gürsoy, dev tekellerin de değiştiğini ifade etti.

Dijital dönüşümün tüketicilerin hayatını da etkilediğini söyleyen Gürsoy, bu durumla ilgili hayatın içinden örnekler de verdi. Artık uyanmak için çalar saat kullanmadığımızı, TV izlemenin yanı sıra tablet veya telefon gibi başka ekranlar da kullanıldığını ifade etti.

Perakende sektöründe şirketlerin gerçek zamanlı destek veren, özgün, yenilikçi ve şeffaf şirketlerin öne çıkacağını belirten Gürsoy, startuplara yatırımın arttığını  da ifade etti. Yapılan alımların değer olarak düşük ama başarılı olduğunu söyleyen Gürsoy, Yemek Sepeti gibi büyük alımların yanı sıra yeni ve daha küçük start-upların da kendilerini gösterebileceğini belirtti. Bunun için yatırımcıların artmasının gerektiğini de ekledi.

Tüketicinin kişisel markasıyla uyumlu markaları tercih ettiğini söyleyen Gürsoy, kişiselleştirme ve deneyimin de satın alma sürecinde etkin olduğunu ifade etti. Yaşanan dönüşümde geç saatlere kadar açık olan ve acil ihtiyaç maddeleri bulunduran perakendecilerin yanı sıra Amazon On The Go gibi perakendecilerin hayatta kalacağını belirtti.

Fiziksel mağazada doğru bir deneyim yaşanmasının e-ticareti etkilediğini ifade eden Gürsoy,insan kaynaklarındaki değişimin mağazada robotların yer alması konusunu devre dışı bırakabileceğini de sözlerine ekledi. Mağazadaki çalışanların bilişsel psikoloji yaklaşımıyla öne çıkacağını doğru dijital kullanımı ve doğru yönlendirme ile mağazadaki deneyimin değiştirelebileceğini ifade etti.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (5)
  1. Mehmet Yılmaz dedi ki:

    Bu kadar kötü bir Türkçe nadir duyuyoruz. Çok teşekkürler kendisine. Gerçi Türkçe denir mi orası da tartışılır. Arada sırada başka konularda da konuşsun diğerleri ve bize ibret olması açısından iyi olur.

  2. yk dedi ki:

    Bende dün izlerken canlı yayını aynen söyledim Türkçe sunum yapıyor bayan ama çoğunlukla kelimeleri ingilizce terimler .Neden bu şekilde sunum yapıyor anlamadım gerçekten.Türkçe olarak yapsaydı güzel olurdu bence.teşekkürler..

  3. dedi ki:

    abartmaya gerek yok, bunlar dünyanın her yerinde geçerli olan terimler. Tıp’ta nasıl latince varsa dijitalde de ingilizce olması normal görülmesi gereken bir gerçek. CPC yerine TBM derseniz sektörde size gülerler…

    1. Tuncer YILDIZ dedi ki:

      Tıklama başı maliyet gibi derdini gayet iyi anlatan bir ifade varken Sİ-Pİ-Sİ diyenin anlattıklarını dinlemek size hiçbir şey katmaz. 35 senedir konuştuğu dile hakimiyeti bu seviyede ise 10 yıldır uğraştığı dijital dönüşüme ne kadar hakim olabilr, buyurun siz hesaplayın.

      Bu bilimi üreten biz olmadığımız için terimlerini belirleme şansımız malesef yok, öte yandan gün gibi karşılığı olan terimleri kullanmamak çok anlamlı değil. Dijital dönüşüm kelimesi de problemli; bu ifadeyi bir elektronik mühendisine söylersiniz size analog sinyalden mi çevirdin güle güle kullan; Fourier dönüşümünü inşallah doğru yapmışsındır diyebilir. Dijitallerştirme (ikiselleştirme) yerine de sedemilizasyon (onaltısallaştırma) yaparsanız çok daha az yere çok daha fazla ifade sığdırabilirsiniz. Bu nedenle assembly/makine kodları heksadecimal (onaltılı sayı sistemi) ile ifade edilir.

      Dijitalleştirme yetmez, herkese sedemilizasyon trenini kaçırmamalarını salık veriyorum.

    2. Mehmet Yılmaz dedi ki:

      Diğer konuşmacılar ne anlattı inşaat sektörünü mü anlattı? Türkiye’nin jeopolitik konumunu mu konuştular? Sadece Özge hanım mı dijital (sizin tabirinizle) konuştu? Diğerleri nasıl becerdiler daha düzgün bir Türkçe ile sunum yapmayı? Ne kadar içi boş bir yorum.

      İngilizce olmasın demiyoruz zaten. Bazı kelimelerin gerçekten tam karşılığı yok onlarda sorun yok. Ancak verdiğiniz örnek dolayısı ile size gülen daha çok olmuştur emin olun. Tuncer beyin de dediği gibi cpc yerine tbm rahat rahat kullanılır.

Bir Yorum Yazın