Product Hunt kurucusu Ryan Hoover ile özel bir söyleşi

Bu hafta Silikon Vadisi’nin altını üstüne getirdiğimiz özel yayımızda Product Hunt kurucusu Ryan Hoover ile buluştuk. Bizleri henüz birkaç hafta önce taşındığı San Francisco’daki evinde ağırlayan Ryan Hoover, 2013 sonunda kurduğu Product Hunt’ı geçtiğimiz yıl AngelList’e 20 milyon dolara satmıştı.

Henüz 30 yaşında bu başarıyı yakalayan Ryan Hoover’a ilk olarak kurucu hikayesini sorduk. Ürünlerle her zaman içli dışlı olduğunu söyleyen Ryan, insanların hangi ürünleri kullandığına dair hep bir merak içinde olduğunu paylaşıyor. Sadece ABD’de değil dünyanın Japonya gibi farklı ülkelerinde bile kullanıcıların uygulama mağazalarında neleri indirdiğine açıp bakmaya üşenmediği günlerde, kendisi gibi insanlara yardımcı olacak bir e-posta servisi olarak Product Hunt’ı kurduğunu anlatıyor. Bir tür hobi projesi olarak başlayan servis, yoğun ilgi görüyor ve kendi başına bir ürün haline geliyor.

Ürünün verimi söz konusu olduğunda ise, Product Hunt’ın en ilginç yönlerinden biri geçmişte insanların neler geliştirdiğini, zamanında nelerin popüler olduğunu görebileceğiniz tarihi bir arşiv haline gelmesi. Bir süre önce Time Travel özelliğini devreye alan Product Hunt üzerinden bir dönem Secret gibi anonim uygulamaların yoğun ilgi görürken bugün Yapay Zeka’nın en popüler kategorilerden biri olduğunu görmek mümkün. Diğer taraftan yeni kategoriler eklenmeye devam ediyor.

Derleme gittikçe daha fazla ürünün geliştirildiği teknoloji dünyasının anahtar kelimelerinden biri. Ryan Hoover, ücretsiz araçların sayısının artmasıyla son birkaç yılda ürün geliştirme maliyetlerinin aşağı inmesinin önemli bir faktör olduğuna dikkat çekiyor. İyi bir derleme servisi ürün keşfetmeyi hem kolaylaştırmalı hem de keşfetmeyi eğlenceli hale getirmeli.

Küresel bir komüniteye sahip olan Product Hunt’ın ziyaretçilerinin yarısından fazlası ABD dışında. Ekibinin dokuz farklı yerel saate yayılmış olduğunu söyleyen Ayan, Dubai’den Dubai’den Toronta’ya, Berlin’den Paris’e meet-up’lar düzenleyen bir komünite haline geldiğini söylüyor. Ryan Hoover, İstanbul’da da meet-up’lar düzenleyecek bir kitleye kapılarının açık olduğu mesajını iletiyor.

Başarıya ulaşan bir girişimci olarak AngelList çıkışıyla ilgili olarak Ryan, aslında AngelList ile tamamlayıcı bir servis sunduklarını anlatıyor. Kendisi AngelList’i ürün keşfi için kullansa da, platformun aslında bunun için geliştirilmemiş olması önemli bir sorundu. Bu potansiyeli erkenden keşfeden AngelList kurucusu ve CEO’su Naval Ravikant, girişimin hem tohum hem de A turunda yatırımcıydı zaten.

Başarılı bir girişimci olarak, başa dönüp neyi farklı yapacağı konusunda Ryan, bu soruların baki olduğuna dikkat çekiyor ancak, en başta üründen para kazanmaya başlasaydı, farklı olup olmayacağını da merak ettiğini itiraf ediyor. Geçtiğimiz hafta Product Hunt’ın ilk kez doğrudan gelir yaratan Ship ürünün sunduğunu söyleyen Ryan, buna benzer bir özelliği daha erken sunabileceklerini ancak bunun ürünü nasıl etkileyeceğini tahmin etmenin zor olduğunu belirtiyor.

Peki ya bundan sonra? Product Hunt, ilk önce bir komünite haline gelip, ardından ürün yapımcılarını kendine çekmeyi başardığını söyleyen Ryan, doğal bir şekilde insanlara yol gösterme misyonu edindiklerini belirtiyor. Product Hunt bundan sonra bir ürünün lansmanının nasıl yapılacağı, nasıl geri dönüş alınacağı ve  geliştirileceği konusunda daha fazla yardımcı olmak istiyor.

Bir Cevap Yazın