x

Bir Kutu Kitap: Biryudumkitap ekibinden aylık kitap aboneliği girişimi

Geçen yılın dikkat çeken girişimlerinden biri olan Biryudumkitap‘ın kurucusu Alparslan Demir, Enes Çakır ile birlikte bugün uzun süredir üzerinde çalıştığı Bir Kutu Kitap‘ı açtı.

Ekim 2015’te tanıştığımız  ve 200 binden fazla aktif üyesi olan edebiyat platformu Biryudumkitap’ın üzerinde çalıştığı ve nihayet yayına aldığı e-ticaret sitesi diyebiliriz. Her ay Biryudumkitap editörlerinin seçkilerinden oluşan 3 kitabı adresinize kargolayacak olan girişim, abonelik modeli ile çalışan kitap odaklı bir sosyal girişim olarak tanımlanabilir.

Açılışa özel olarak aylık 34,90 TL’lik  bir başlangıç paketiyle sunulan Bir Kutu Kitap üyeliğine, 3-6-12 aylık üyelik sürelerinde daha fazla indirimli ve ekstra özelliklerle sahip olmak mümkün.  Şimdilik yalnızca “Edebiyat” kategorisinde kutusu bulunan Bir Kutu Kitap, önümüzdeki aylarda kariyer, girişimci, ebeveyn, çocuk ve tarih kutularını abonelerine ulaştırmaya başlayacak.

Daha önce Türkiye’nin en büyük online kitap satış sitelerinden Kitapyurdu.com’da 5 yılı aşkın geçmişi olan Bir Kutu Kitap kurucusu Alparslan Demir, memlekette okumaya zaman bulamama, ne okuyacağını bilememe gibi bahanelerin tarih olacağını söylüyor.

Bu sabah yayına giren girişim 2 saat içerisinde 300 başarılı ödemeyi geride bırakmış durumda. Biryudumkitap ile yaklaşık iki yıldır odaklı bir kitleye kendini sevdirmeyi başaran ekibin, ellerindeki bu kitleye doğru hizmeti sunma yönünde başarılı bir adım attığını söyleyebiliriz.

Biryudumkitap’ı kurduktan hemen sonra görüştüğümüz Alparslan’ın önündeki yollardan biri olan abonelik modelini biraz geç de olsa hayata geçirmiş olması sevindirici, umarım Biryudumkitap’taki başarısını Bir Kutu Kitap ile devam ettirecektir.

Bir Kutu Kitap‘a üye olmak isteyen Webrazzi okuyucuları, sipariş notuna WEBRAZZI ibaresi bırakırlarsa ilk kutularında Bir Kutu Kitap sürprizlerine ek olarak Webrazzi’ye özel küçük sürprizler olacağını da ekleyelim. 🙂

Yorumlar (12)

  1. Fatih Güner’in “Haftada 1 Kitap”ını hatırlatıyor. Güner’in konuyla ilgili twitter’daki floodu okunmalı. https://twitter.com/fatihguner/status/877069936073605120

    Cevapla
    • Ali Altuğ Koca |

      Dünyada çok sayıda abonelikli kitap kutu girişimi var. Bu yüzden hatırlatma noktası çok anlamlı değil ama floodda geçen aradım konuştuk mevzusu iki kişi arasında geçmiş bir söylem ne kadar ne anlatıldı konuşuldu bilemeyiz. Açıkcası o kısmı girişimi anlatan yazar olarak beni çok ilgilendirmiyor.

      Cevapla
    • Yusuf Aykut |

      Dünyada 100 tane bu modelde iş var. F.G.’yi tanımasak inanacağız. İkili meselelerden bize ne? İşe bakarım. Ama F.G. Biryudumkitap’ı kopyalarken ve hala yapmayı becerememişken diğer elemandan böyle şeyler duymadık.

      https://i.hizliresim.com/4M8Xaq.png

      Buna ne diyecek? Çok orijinal bir fikir gerçekten. Çıldırmaya gerek yok, bu ülke herkese yeter.

      Cevapla
  2. Adnan Oktar |

    Kusura bakmayın ama dünyanın en az okuyan ülkesinde çok uzun vadeli bir yatırım olmaz.

    Cevapla
  3. Tüm sayfalarının UI akışları bile Kitap Kulübü’nün sitesinin kopyası, görsel yerleşim neredeyse aynı. Sitenin havası bile aynı. İş modeli baştan aşağı aynı. Sık Sorulan Sorular bile tabandan benziyor birbirine. Yusuf Aykut “F.G.’yi tanımasak inanacağız” demiş ama ben kendisini tanımıyorum, beni nereden tanıyormuş emin değilim!? Müstear isimle yazmak kolay, keşke gerçek adıyla yazsa benim gibi.

    Ben Alpaslan’ın bu şekilde bir proje yapacağını bilemezdim, kendisi de bu niyetinden bahsetmedi. Niyetinden bahsetse başka şekilde konuşurdum elbette. Abonelik modelinin altyapısından bahsettim, Altyapı geliştirme konusunda ipuçları verdim, yaşadığımız bazı case’leri anlattım… Mesele abonelik modeli ile kitap kutusu satmak değil, mesele know-how. Ali Altuğ, sen de biliyorsun bunu, konu abone kutusu falan değil. Sağolsun bu arkadaş dinlemiş, yapmış. Bence süper dümen.

    Bakın Alpaslan arkadaşın bir başka dümeni daha: https://twitter.com/benahmetbulut/status/877087570097840128

    Görünen o ki bunu alışkanlık haline getirmiş. Utanmamış, başka insanların korkacağını, çekineceğini düşünmüş, bunu yazabileceklerini düşünmemiş.

    Ancak ben bunu sadece yazmıyorum, yazmayacağım. Mahkemeye vereceğim bu arkadaşı ve girişimini. Birinin işinin dört bir yanını kopyalamanın ne demek olduğunu da gayet göstereceğim. Ne yani, biz 6 aydır zamanımızı, emeğimizi, paramızı bu işe yatırırken, rahatlıkla çalmasına izin mi verelim başkalarının? Kurban mı olalım? Hayır, açıkçası ben kurban olmayı reddediyorum. Mahkemede görüşürüz bu arkadaşla da, bakalım orada ne diyecek?

    Cevapla
    • Ali Altuğ Koca |

      Fatih, beni karıştırma kendi kavganıza. Sitenin havasını çalmış diye mahkemeye vereceksen onun da ancak sonucunu merak ederim.

      Yazdığın son kelime Webrazzi yorum kurallarına aykırı bu yüzden editliyorum. Tartışılacaksa tartışılsın gereksiz ithamlarda bulunmayın.

      Cevapla
  4. Çok üst seviye bir iş modeli değil. Sonuca bakarsak arkadaşın biri bunu herkese anlatırken biri uygulamış. Benimde bir çok defa başıma geliyor. Kökü bende deyip diğer projeye geçiyoruz.

    Güzel bir proje.

    Cevapla
  5. 1- Fatih bu tavırlarınla , üyelerine sadece müşteri , kitaplara da ticari bir mal gözüyle bakıyorum mesajı veriyorsun ki bu sana daha çok zarar verir.

    2- Girişimci arkadaşların dikkat etmesi gereken en önemli konulardan biri giriş bariyeridir. Giriş bariyeri olmayan , internetten ilk satılmaya başlanan ürün olan kitap gibi bir işi yine abonelik gibi çok bilinen bir modelle sunman inovatif bir iş değil ve rakiplerin olması çok doğal.

    3- İş modeline gelirsek ki , yıllık 600 TL yi kitaba verecek insan sayısı çok değildir. Bu model gerçekten tutarsa , mevcut kitap sitelerinin müşterileri bu hizmeti de bir seçenek olarak sunması bir kaç günlerini alır. Hatta daha ünlü isimlerle anlaşıp onların kitap seçmesini sağlarlar.

    Cevapla
  6. Birini hırsızlıkla itham etmek suçtur ve ispata muhtaçtır. Fatih mahkemeye gider ve haksız çıkarsa dava edilen arkadaş İtibarsızlaştırma Davası açabilir kanımca. Sonuçta, burada, sosyal medyada herkese bu kişinin kendi fikrini çaldığını söylemektedir. Bize bu kişi hırsız demektedir, halbuki bu kişinin hırsız olduğuna dair ortada bir mahkeme kararı yoktur.

    Ayrıca Fathi, Webrazzi benzeri sosyalmedya.co’yu kuran arkadaş değil miydi? Onun sayfası da Webrazzi gibi wordpressti, yazdığı yazılar Webrazzi’deki gibi girişimlerle ilgili, dijital dünya ile ilgili içerikler değil miydi? Yani bu esinlenme işini yapınca ürünün fikrin mucidi mi olunuyor onu anlayamadım. Yani neden bu şekilde kavga ediliyor hiç anlamıyorum. Benden önce yaptın tebrikler der, yoluna devam edersin. Ya da Webrazzi gibi çıkar rakibi satın alırsın.

    Kanımca sevilen insan olmak emek, özveri ve saygı(hem kendine hem karşındakine) gerektiren bir süreç. Herkesin birbirine saygı göstereceği bir ortamda düzeyli tartışmalar yapabilmeyi çok özlüyorum.

    Cevapla
  7. Volkan Akkuş |

    Bence Fatih Güner’in asıl kızdığı iş modelinin kopyalanması değil, kopyalayan kişiye güvenip elleriyle teslim etmiş olması. Bu iş modeli veya başkası, tutunca zaten kopyalanacaktı. Yapmaya niyetlenen herkes aynı zorluklara düşecekti.

    İnternetin sosyal hayata getirdiği somut bir faydasını görüyorum. Artık kötülük yanına kalmıyor. Google unutmuyor.

    Cevapla
  8. Ayda ortalama 4 kitap okuyan biri olarak söyleyebilirim ki bu girişim benim ilgimi hiç çekmedi. Düzenli kitap okuyanlar zaten hangi kitapları okuyacağını önceden bilir. Benim en az iki yıllık okuma listem mevcut durumda mesela. Kendi istediğim kitapları daha ucuza alabilmemi sağlamış olsaydı ilgimi çekerdi muhakkak.

    Kitap okuma alışkanlığı kazanmak isteyenler içinse durum yine mantıklı değil. Çünkü anladığım kadarıyla yalnızca editörlerin seçmiş olduğu 3 kitabı gönderiyorlar her ay. Kitap seçmeye vakti olmayanlar kitap okumaya hiç vakit bulamazlar. Başkasının seçip gönderdiği kitapların da okuyucunun ilgisini çekme ihtimali ne kadardır ki?

    Girişimi uzun ömürlü görmesem de, fikir ister çalıntı olsun ister orijinal, başarılar dilerim.

    Ayrıca Yusuf Ali’nin yorumuna da katılıyorum. Sonuçta bir girişim, iş modeli olarak piyasada ilk de olsa son da, rekabete uyum sağladığı sürece başarılı olur. Ben yarın bu girişimin tüm özelliklerini içeren yeni bir girişim kurup da pazara hakim olursam kimse kusura bakmasın, daha iyi olan kazanır. Zaten fikrin sınai değeri olsa, patent veya faydalı model olarak tescillenmesi mümkün olurdu. Öyle bir durum olmadığı için de bu gibi durumlara dense dense esinlenme denir, çalıntı denemez. O yüzden hayata geçirmeyi planladığınız hiç bir projeyi eğer sınai mülkiyet hakkınız yoksa sakın fazla dillendirmeyin.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın