x

Türkiye’de bankalar 2011 yılından bu yana biyometrik veri kullanıyor

Eab biyometrik BKMAvrupa Biyometri Birliği (European Association of Biometrics – EAB) tarafından organize edilen “Bankacılık ve Ödemelerde Biyometri” seminerinin İstanbul ayağı dün İTÜ ARI Teknokent’te gerçekleştirildi. Seminerin açılış konuşmasını yapan BKM Genel Müdürü Soner Canko da Türkiye’nin bu alandaki potansiyeline ve işbirliklerinin şart olduğuna vurgu yaptı.

Biyometrik veri kullanımı 2011’e uzanıyor

Türkiye’nin büyüyen genç nüfusuna ve ekonomik potansiyeline değinerek konuşmasına başlayan Soner Canko, ülkemizdeki bankaların 2011 yılından beri ATM, POS gibi ödeme cihazlarında biyometrik verileri kullandığı bilgisini paylaşarak “Ülkemizde bu teknolojinin kullanımının 5 yaşında olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.

200’den fazla telefon modeli biyometrik ölçüm yapıyor

Canko’nun verdiği rakamlara göre günümüzde 200’den fazla akıllı telefon modelinde biyometrik özellikler bulunuyor ve 2018’de tüm akıllı telefonlarda biyometrik özelliklerin olması bekleniyor. Yani önümüzdeki 2 yıl içinde muhtemelen hepimizde parmak izi ve damarı tanıma, yüz, iris ve ses doğrulama gibi biyometrik ölçümlerin birini veya bir kaçını yapabilen akıllı telefonlar olacak. Bu verilerin bilhassa güvenlik amaçlı kullanımı da elbette bankacılık alanında yoğunlaşacak.

Regülasyonların ve ekosistemin oluşturulması lazım

Hem biyometri hem de bankacılık ve ödeme sistemleri sektörünü buluşturan etkinliğin paylaşlarına seslenen Canko, bu alandaki tüm paydaşların işbirliği yapması gerektiğini ifade etti ve biyometri alanında regülasyonların ve bir ekosistem oluşturulmasının şart olduğunu dile getirdi.

Seminerde biyometrik verilerin bankacılık dikeyinde farklı kullanımlarına değinildi ancak nesnelerin interneti ve sağlık hizmetlerini düşündüğümüde bu dikeyin oldukça büyük bir ticari hacmin bir parçası olduğunu söylemek mümkün.

BI Intelligence verilerine göre 2014’te yaklaşık 60 milyar dolar olan nesnelerin internetiyle ilişkili sağlık hizmetlerinin, 2022’de 400 milyar dolarlık bir pazar olması bekleniyor. 2020’ye geldiğimizde ise günümüzdeki nesnelerin interneti cihazları sayısının 2 katı çıkacağı tahmin ediliyor.

Kısacası biyometrinin hem kişiselleştirme ve güvenlik alanında hem de büyük veri açısından büyük bir kapı araladığını göz önünde tutmakta fayda var.

Görsel Kaynak: Shutterstock

Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *