Kendini geliştirmek ve güncel kalmak isteyen arayüz tasarımcılarına tavsiyeler
Arama
Yenilikler

Kendini geliştirmek ve güncel kalmak isteyen arayüz tasarımcılarına tavsiyeler

Açıklama: Yazılımcılara Tavsiyeler başlıklı yazı dizimizin ardından şimdi de Tasarımcılara Tavsiyeler ile karşınızdayız. Türkiye internet sektörünün tecrübeli arayüz tasarımcılarını teker teker Webrazzi.com’da konuk edip, kendilerinden genç arayüz tasarımcılarına olan tavsiyelerini ve tecrübelerini dinliyoruz.

Konuk yazarımız Ahmet Sülek, Panda‘nın geliştiricisi ve Prisync‘in kurucu ortaklarından biri. Kendisiyle Sosyal Garaj’da yaptığımız röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

ui-ux-ahmet-sulek

Bu sıralar kimsenin dilinden düşürmediği UI ve UX tasarımı, -en sonunda- artık tüm girişimlerde ve projelerde hakettiği yeri ve önemi yavaş yavaş kazanmaktadır. UI ve UX tasarımcılarına ve geliştiricilerine yönelik bu yazımda, kendilerini nasıl geliştireceklerini ve nasıl güncel kalacaklarını anlatacağım.

Öncelikle belirtmek isterim ki UI/UX alanında kendini geliştirmek isteyenler ilham almayı bir hayat felsefesi haline getirmelidirler. Günlük hayatımızda geçen her saniyeyi aslında bir UX deneyimi olarak değerlendirebiliriz. Günümüzde kullandığımız çoğu uygulamanın fikirlerinin başlıca temellerinden biri günlük hayattaki bir deneyiminin iyileştirilmesi, geliştirilmesini hedef almaktır.

Günlük hayatımızda kendi aldığımız eylemleri nasıl iyileştireceğimizi düşünerek pratik yapabiliriz ve bu bir alışkanlık haline geldiği noktada kesinlikle üzerinde çalıştığımız ürünümüze de yansıyacaktır.

Yine UI tasarım hayatımızın her anında karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada artık eleştirel gözlerle bakmak gerekmektedir. Girdiğimiz her websitesi, kullandığımız mobil uygulamalar, aldığımız konser biletleri, cafelerdeki flyerlar, değiştiğimiz her kart, hatta süpermarketteki reyonlar baştan sona UI incelemek için elimizin altındaki birer şanstır.

Bu noktada gerektiği yerde eleştirel yaklaşıp, nasıl daha iyisi yapılabilirdi diye düşünmek, gerektiği yerde ise beğendiğimiz arayüz çözümlerini ürünümüze nasıl entegre edeceğimizi düşünmek kullanıcı arayüz tasarımı adına güzel bir jimnastik olacaktır. Tabii söz konusu Türkiye olunca süpermarket reyonlarındaki arayüz çözümlerini ürünlerimize entegre etmekten sıkça kaçınıyoruz.

Tabii sadece günlük aktivitelerimizle alacağımız ilham sınırlıdır ve bu alanda iyi ve iddialı olmak için yetersizdir. Kendimizi geliştirmenin en iyi yönü yapılan ürünleri incelemek ve en son akımı takip edip gerektiği yerlerde en hızlı şekilde uygulamaya koymaktır. Bunu iki adımda başarmak mümkün.

En son tasarımlardan ve yeniliklerden haberdar olun

Elimizdeki en büyük gücümüz dün çıkan bir arayüz tasarımının bugün bizim ekranlarımıza da yansımasıdır. Bu noktada bütün mesele bizim güncel ve başarılı çözümleri ne kadar çabuk alıp uygulayacağımıza bağlı.

UI icin en son tasarımları takip edin:

UX icin en son tasarimlari takip edin:

Genel olarak ise en son tasarım trendlerini Designer News üzerinden takip edebilirsiniz.

Tabii bu sitelerden bahsedip de ürünümüz Panda’yı es geçmek olmaz. usepanda.com adresinden ulaşabileceğiniz Panda adlı uygulamamız sayesinde en son tasarımları ve yenilikleri Google Chrome üzerine eklenti olarak yükleyerek yeni sekmenizde karşınızda görebilirsiniz. Benim gibi her gün düzenli olarak ilham ve yeniliklere vakit ayıramayanlar için olmazsa olmazlardan.

Kaydedin ve düzenli olun

Yeni bir projeye başlangıç anında, bu noktaya kadar anlattıklarım bir anda uçup gidecektir. Yapmanız gereken düzenli bir şekilde (etiketleyerek) kaydetmek. Bunun için hem kullandığınız servislerin imkanlarından hem de ekstra sunulan servislerden yararlanabilirsiniz.

Linkleri kaydedin:

Tasarımları kaydedin:

Bu konuda aktarılacak kaynak ve bilgi sonsuz. Daha fazlası ve merak ettikleriniz için bana Twitter’da @ahmetsulek üzerinden ulaşabilirsiniz.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (7)
  1. yılmaz sattı dedi ki:

    Arayüz tasarımını sizden öğrencek değiliz 🙂

    şaka bir yana zaten bunları takip etmeyen yada profili olmayan tasarımcı kalmışmıdır.

  2. Özellikle UX konusunda daha derin bilgiler bekleyerek okudum yazınızı, umarım bu bundan sonraki UI ve UX konularının başlangıç makalesidir. 🙂 UX tasarım konusunda Türkçe makaleler bulmak oldukça zor. Teşekkürler.

  3. Onur Oztaskiran dedi ki:

    Arayuz tasarimi ile kullanici deneyimi (UI ve UX olarak kullanilip memlekette anlamini dahi bilmeden unvani kullananlar icin) tasarimi birbirinden temelde apayri seyler ve cok basitmis gibi algilatmanin yanlis oldugunu dusunuyorum.

    Dribbble ve patterntap takip etmekle ne arayuz tasarimcisi olabilirsiniz ne de UX-ci. Arayuz tasariminin temelinde gorsel algi teori bilgisi, kullanici deneyimi tasariminin temelinde de kullanici profilleme analiz kapasitesi gerektirir.

    Biraz Ilber Ortayli kafasi yazdim kusuruma bakmayin ama bu kadar da kolay degil bu isler 🙂

    Sevgiler,
    Onur Oztaskiran

    1. Seyfeddin dedi ki:

      Yazının başlığında hedef kitlesi “kendini geliştirmek ve güncel kalmak isteyen arayüz tasarımcıları” olarak belirlenmiş.

  4. bekir dedi ki:

    ısınamadığınız o pocket uygulaması bir “sonra oku” uygulaması. link kaydetmeyle alakası yok.

    yazı için teşekkürler.

  5. MEHMET CAN dedi ki:

    Geliştiricilerin ve tasarımcıların webrazzi gibi bilgi kaynaklarının birinde bu tarz konulara temas etmesi çok sevindirici.

    Zira 1998’de başlayan internet projelerine odaklanmam ister istemez tasarım ile birlikte yazılım alanında da kendimi geliştirmemi gerektirdi. Çünkü net bir şekilde ifade etmem gerekirse masaüstü, mobil, embedded ve browser tabanlı uygulamaların tümü aynı temel ihtiyaçlara ve benzer amaçlara hizmet etmek için geliştirilirler.

    İşte bu geliştirme çalışmalarında belli bir silsile söz konusudur. Zira mükemmel işler mükemmel bir planla başlar. Söz konusu adını andığımız her türlü kavram, terminoloji, kısaltmalar bilgiyi işleme adına icat edilmişlerdir ve kullanılmaktadırlar.

    Durum böyle olunca yani tüm uygulamaların temel ve nihai amaçları belli iken bence bu UI(User Interface-Kullanıcı Arabirimi), UX(User Experience-Kullanıcı Deneyimi)givi kavramlara girilmeden önce yazılım geliştirme sürecindeki silsileyi bozmamak gerekir. Sırasız bir ilerleyiş klasik HDD lerdeki gibi Kaydet düğmesine bastığın an yazıcı kafa diskteki hangi konumdaysa o sektöre kaydettiği gibi gelişigüzel bir bilgi yığını oluşturur. O bilgiye her erişmeye çalıştığımızda bilgiyi diskten okumak için okuyucu kafa sürekli sıçramalar yapacaktır. Ve çılgınca bir o sektöre bir bu sektöre gitmek için gereksiz kaynak ve zaman harcayacaktır. Defrag işlemini bilirsiniz. Bu işlem HDD’ye gelişi güzel kaydedilen sektörler içindeki bilgileri yanyana gelecek şekilde yeniden sıralayarak bitişik yapar. Bu sayede okuyucu ve yazıcı kafalar hedef sektöre erişirken daha az vakit harcayacaktır. Buda bize vakit = nakit olduğu zamanda vakti tasarruflu kullanma imkanı sağlar. Yine de bu işlemi yapmadan önce harcadığımız zaman ve tam olarak alamadığımız performans düşmeleri bizim zarar hanemize yazılacaktır.

    Bu açıklamayı şuraya işaret etmek için yapıyorum; UI ve UX aşamaları ancak IA(Information Architect-Bilgi Mimarisi) aşamasında alınacak kararlardan sonra bina edilerek istenen amaca ideal biçimde erişilebilir. Aksi halde tuzu unutulmuş yada rastgele bir tarifle hazırlanmış yemekten öteye gitmez. Hiç tuzu unutulmuş bir çorbadan lezzet aldınız mı?

    Tasarım ve yazılım alanında hangi işi yapıyorsak yapalım tüm bu alanlarda bizlerden daha önce girmiş olanların deneyim ve tecrübelerini yeterince irdelemeliyiz. Çünkü dünyanın her yerinde aynı ihtiyaçlar var ve bu sınav dünyasında her kes aynı amaçlara aynı araçlarla ve şartlarla gitmek zorundalar. Peki neden farklılıklar var. İşte her aşçının el lezzeti farklı olduğu gibi bir durum burada da söz konusudur. Kullandığımız araçları ezbere gözü kapalı kullanabilecek seviyede olsak dahi işin içine tutku ve sevgi dahil edilmezse yine lezzet vermeyecektir. Bu söz gerçek göz ardı edilemez. Lütfen bir irdeleyin. Şimdiye kadar yaşadığınız tüm tecrübeleri. Plansız programsız yaptığımız her iş bize maliyetli olmuştur. Sözü uzatmak istemiyorum fakat madem konusu açıldı hangi işi yapıyorsak yapalım işi sırasına göre sürdürmeliyiz. Aksi halde sürekli aynı bilgiyi tekrar tekrar işlemek için klasik HDD ler gibi bir çalışma döngüsü içinde ömrü tüketiriz. Ara ara bakarsın sürekli aynı yerde sayıp duruyoruz.

    Bu yüzden her işimizi o alandaki öncelikleri irdeleyerek ve sıralamaya riayet ederek görmeliyiz. Aksi halde sürekli başlakalarının deneyimlerini dinlemek zorunda kalırız. Taki yeter artık sürekli birilerinin ardından takip etmek yerine bir aşçı olarak birde kendi elimizin lezzetini servis edelim kararı alırsınız.

    Bu sözler Pikselog sözleridir 🙂 http://pikselog.com

    Çalışmalarımızda başarılar ve artarak devamı dileklerimle. mCan

  6. fatih dedi ki:

    Yazının webrazzi’de yayınlanması ironik olmuş. Var mı yakın zamanda bir tasarım değişikliği ?

Bir Yorum Yazın