TurkishWIN, TechConnect programını tanıttı, başvurular 4 Ekim’de son buluyor

turkish-win2010 yılının Kasım ayında Melek Pulatkonak tarafından hayata geçirilen TurkishWIN, kısaca girişimcilerin doğru mentörleri bularak iş fikirlerini hayata geçirmesine ve başarılı olmasına yardımcı oluyor. Bu yazıda ise sizlere TurkishWIN’in, Türkiye’deki girişimcileri ilk kez Silikon Vadisi ve New York’taki girişimci ve yatırımcı mentörlerle buluşturan, TechConnect programını tanıtacağız.

Öncelikle TurkishWIN’den bahsetmek gerekirse; bugüne kadar 400 üyeye ulaşmayı başaran TurkishWIN, (Turkish Women’s International Network) üyelerinden aldığı senelik aidat ile ihtiyaçlarını karşılıyor ve herhangi bir kar amacı gütmüyor. Oluşumun hedefi ise 10 bin kadından oluşan bir network olmak.

Platform içindeki üyelerden gerekli referansları alan herkesin üye olabildiği TurkishWIN, T.C. vatandaşı olmayı zorunlu kılmıyor. Oluşumun amacı; birbirlerine ilham ve güç veren kadınları bir araya getirmek. İstanbul, New York, Boston, Londra ve San Francisco’da merkezleri bulunan TurkishWIN’in destekçileri arasında Borusan Holding, Dell, Microsoft ve Turkcell gibi isimler yer alıyor.

Intel Capital Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Barış Aksoy, TurkishWIN üyesi Leyla Alaton ve Dell Türkiye Ülke Müdürü Murat Mediçeler gibi isimlerin katılımıyla düzenlenen bir basın toplantısıyla duyurulan TurkishWIN TechConnect Mentöring Programı’nın destekçilerinden biri de Webrazzi. Programda destekçi olarak bulunan diğer isimlerden bazıları ise Microsoft, KAGİDER, Endeavor ve Urban Station.

Ölçeklenebilir ve global bir iş ya da iş fikrine sahip tekno girişimcilerin katılabildiği programa ağırlıklı olarak kadınlar (yüzde 80 oranında) kabul ediliyor. Programa kabul edilecek 10 ile 15 arasındaki girişimci, proje konusuna göre kendileriyle eşleşecek olan mentörleri ile bir yıl içinde 8 kez bir araya gelecek.

melek-turkishwin

Melek Pulatkonak’ın söylediğine göre girişimler belirlenirken herhangi bir sermaye beklentisi içine girilmeyecek. Hatta henüz şirketleşmemiş, yalnızca iş planı ile gelen girişimcilere de kapılar açık. Programın amacı ise girişimcilerin en çok ihtiyaç duyacağı networking ve mentöring hizmetlerini bularak ölçeklenebilir bir iş ya da iş fikrine sahip olmaları. Programa kabul edilmek için teknoloji ya da biyoteknoloji alanında faaliyet göstermek/gösterecek olmak ve uluslararası bir hedefe sahip olmak ise şart.

Ekim 2013 ile Eylül 2014 tarihleri arasında gerçekleşecek olan program, toplamda bir yıl sürecek ve seçilen girişimler mentörleri ile toplamda 8 kez bir araya gelme şansı yakalayacak. TurkishWIN TechConnect Mentöring Programı’na katılım tamamen ücretsiz, ayrıca TurkishWIN girişimlerden herhangi bir hisse de talep etmiyor. Tek beklenti kadın girişimcilerin network’e üye olması.

Programın mentörlerine ve diğer tüm detaylara şuradan ulaşabilirsiniz. Programa başvurmak için ise burayı kullanabilirsiniz. Son kez hatırlatmak gerekirse, programın başvuruları 4 Ekim’de son bulacak. Ekim ayı içerisinde ise seçilen girişimler belirlenecek.

Yorumlar (9)

  1. TurkishWin ama Türkçe değil, hitap ettiği kitle sebebiyle olsa gerek.
    Ama inanın bunu gerçekleştiren bir Fransız ya da Alman olsaydı, mutlaka aynı zamanda kendi dilinde de anlatırdı meramını…

    Cevapla
    • Merhaba Renkli Dergi,

      Yorum icin cok tesekkurler!

      Haklisiniz, hedef kitlemiz urunu ve vizyonu global, sirketinin yazilim ve promosyonunu Ingilizce kurgulayan sirketler.

      Sevgi ve saygilarimla,

      Melek Pulatkonak
      TurkishWIN
      Kurucu

      Cevapla
      • Merhaba Melek hanım,

        Ben de yanıtınız için teşekkür ederim. Aynı zamanda Türkçe içeriğe sahip bir yapıya kavuşmanız dileklerimle… =)

  2. Turkiye egitim verip yol gostermeye calisiyorsunuz ve kullandiginiz dil ingilizce. Girisimcilik sektorunde genel olarak bir amerika ozentiligi ve yari ingilizce konusma olayi var.
    Simdi tam ingilizcelerini gormeye basladik. Silikon vadesine gitmekle girisimci olunmuyor. Ahmet Nazif Zorlu, Kadir Has, Sakip Sabanci, Ali Agaoglu bu adamlar girisimin en buyugunu yapanlar ne ingilizce bilirler nede silikon vadisine gittiler.

    Cevapla
  3. Merhaba,

    Bu bizim ülkemizdeki yabancı dil düşmanlığının sebebi üzerine uzunca bir dönem düşündüm. Sonunda üç sonuç ortaya çıktı:

    1) Kompleks sahibi insanların kaldıramaması.
    2) Milliyetçilik denen tarih öncesi duygular.
    3) Global düşünememe sorunu.

    İnternet eko sisteminin ortak dili İngilizcedir. Bunun nedenleri belli, hem eğitim de hem iş dünyasında dünya üzerinde geçerli olarak kabul edilen dilin İngilizce olması birinci sebeptir. İkinci sebep ise kullandığınız bütün bu teknolojik alt yapının İngilizce diline uygun (ki tasarlayanların ana dili bu dildir) olarak tasarlanmasıdır. Ben bir geliştiriciyim. Bugüne kadar bizim ortamımızda kendini geliştiremeyip olduğu yerde sayan insanların %99’u yabancı dillerini de geliştirmemiş olan meslektaşlarımızdır. Ben nacizane akademik eğitiminin büyük kısmını almanca almış master tezini ve bir çok bitirme projesini bu dille vermiş bir kişi olarak alanımla ilgili bir şey arama ihtiyacı duyduğumda İngilizce yazıyorum.

    Lütfen oturup düşünün, bunların tamamını bir tarafa koyalım. Örneğin bir css dosyası açtığınızda form (nedir acaba türkçesi ve tam karşılığı?) elemanlarından input’a stil vermek için ne yazacaksınız giriş kutusu mu? Ya da formdan gelen veriyi işlerken?

    Bunların da dışında, eğer dışarıdaki dünya ile iletişim kurmak gibi bir derdiniz varsa bu dili kullanacaksınız, başka çareniz yok. Bir yabancıya mail atarken (misal Fransız) eğer onun konuştuğu ana dili bilmiyorsanız hangi dille yazıyorsunuz? Neden?

    Cevap vereyim: İletişim kurmak istiyorsunuz da ondan.

    Ben şahsi olarak yazdığım bütün blog yazılarımı yabancı dilde yazmaya özellikle İngilizce dilinde yazmaya gayret gösteriyorum. bu bir sorumluluktur. İnsanın kendini ait hissettiği topluluklar dışındaki insanlara karşı da bilgiyi paylaşma ve anlaşılma sorumluluğu vardır ve bu bütün canlılar için evrensel bir ihtiyaçtır.

    Birilerinin ısrarla sizin istediğiniz dilde bir şeyler üretmesini istiyorsanız bunun ucu iki yola çıkar:

    1) Oturup gereklilik duyulan alanlardaki içeriği istediğiniz dilde oluşturacak bir ortam yaratırsınız ve senelerce çabalarsınız.

    2) Bu dilin hakimiyetini kabul edip bu ayrıntılara takılıp kalmadan bolca bilgi üretir paylaşır ve dünyaya sunarsınız. Bu yolla da bu sektördeki herkesin alanındaki bilgisinden önce ingilizce dilindeki (en azından mesleki dil olarak) hakimiyetini geliştirmesi gerektiğini öğretirsiniz.

    Bu arada biraz reklam yapalım 🙂

    Yeni kitabımızı da İngilizce yazdık:

    http://www.packtpub.com/laravel-application-development-blueprints/book

    Saygılar.

    Cevapla
    • Yabancı dil düşmanlığı? Bunu da nereden çıkardınız kuzum? Kendi yorumumda neden Türkçe de yok? diye soruyorum.
      Ben de size reklam kokmayan bir örnek vereyim:

      http://www.owc2014.org/ ve daha yüzlerce örnek verebilirim.
      reklam yapmak için biraz yorum yazacağım diye biraz fazla yormuşsunuz kendinizi =)

      Cevapla
    • İbrahim bey;
      Yukarıda saydığınız 3 maddeyle siz çelişiyorsunuz.
      1- Kendi insanınıza kendi diliyle değil de başka bir dille hitap ediyorsanız bu aşağılık kompleksine sahip olduğunuzu gösterir. Kendi dilince hizmet beklemek başka bir dile düşmanlık değildir. Şayet ingilizce vermeyin deselerdi o zaman ingilizce düşmanlığı olurdu , görüldüğü gibi kimse de dememiş.
      2- Milliyetçilik tarih öncesi değil geçmişte ve şimdi de varolan en kuvetli sosyal duygudur. Bu Türklere has değil bütün dünyada böyledir. Almanya’da 1980’lere kadar Almanca dışında yüksek lisans tezi kabul edilmiyordu. Sömürge ülkelerini örnek verecekseniz başka dil meraklısı sayısız kimliksiz-kültürsüz insan bulabilirsiniz.
      3- Global düşünememe sorunu kendi dilinde hizmet vermeyi neden engellesin? Tek bir dille Türklere hizmet vermeye çalışmak bunun da ingilizce olması yanlıştır, aşağılık kompleksidir. Hani sadece Türkçe verseler başka insanlara hitap edemiyorlar dersiniz, küresel değiller dersiniz ama dünyadaki İngilizce bilmeyen 3.5 milyar insanı düşünürseniz asıl küçük düşünen sizsinizdir.
      Mantığınızla gidersek; google,facebook binlerce dilde hizmet veriyor , onlar küçük düşünüyor ama siz sadece ingilizce siteyle küresel düşünüyorsunuz öyle mi ? Buna herkes güler..
      Türklerde milliyetçilik olsaydı şimdi dünyanın yarısı Türk olur , Türkçe konuşurdu.
      Ne olursan ol ama mankurt olma..

      Cevapla
  4. Merhaba,

    TurkishWIN kimlere hizmet veriyor farkinda mısınız? Yazıyı okudunuz mu? Bu sitede kuruluş adında ingilizce kelime geçen birileriyle ilgili yazilarin altindaki benzer yorumlari okursaniz bu ekosistemin neresinde oldugunuzu anlarsiniz.

    Mesele google ve facebook’un multi dil desteği vermesi degil sizin kafanizla gidilseydi facebook ve google sirketlerinin adi ne olurdu merak ediyorum. Misal antivirus sirketlerine ve isimlerine bakiniz. Kimse size bu ulkeyi hedeflerken yabanci isim kullanin demiyor. Sadece bu pazari hedeflemenin yanlisligina vurguda bulunuyorum. Ayrica benim elestirim hala devam ediyor ve bu tavrin yukaridaki uc madde dışına çıkmadığını aldığım yorumlardan da goruyorum.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın