Yeni Girişimlerde Hisseler Nasıl Paylaşılmalı?
Arama
Genel

Yeni Girişimlerde Hisseler Nasıl Paylaşılmalı?

Konuk yazarımız Bürkan Beyli, New York ve İstanbul’da ofisleri bulunan Beyli Ventures kurucusudur.

Yeni girişimlerde alınması gereken en kritik kararlardan biri, şirket hisselerinin kurucu ortaklar arasında ve sonraki etaplarda çalışanlara nasıl paylaşılması kararıdır. Birçok tecrübesiz girişimci, özenle alınması gereken bu kararın önemini ve boyutunu göz ardı ederek kurucu ortaklar arasında hisseleri eşit paylaşma eğilimindedir.

Eşit paylaşmak genellikle alınan en kötü karardır. Girişimciler, bu kararın önemini ve eşit paylaşımın gelecekte yaratacağı tehlikeleri kavramış olsalar bile, hangi kriterlere göre paylaşım yapmaları gerektiğini bilememektedirler. Farklı kaynaklardan alıntılar yapan bu derleme, girişimcilere sistematik bir şekilde yol göstererek, daha sağlıklı ortaklıklar yapmalarını sağlamayı amaçlamaktadır.

Eşit paylaşım radikal karardan çok duygusallıkla ödün vermektir

Gelir modeli iş gücüne bağlı olan girişimlerde (örnek: danışmanlık), hisse paylaşımı eşit, fakat gelir paylaşımı farklı olabilir. Gelir modeli iş gücüne direk bağlı olmayan girişimlerde şirket hisselerini ortaklar arasında eşit olarak dağıtmak alınabilecek en sağlıksız ve duygusal kararlardan biri olur, çünkü zamanla ortakların kattıkları değer genellikle eşit olmaz. Zamanla bu eşitsizlik, adaletsizliğe ve çoğunlukla başarısızlığa neden olur.

Hangi kriterlere göre paylaşım yapılmalı?

Hisse paylaşımları lidere olan inanç ve/ya pazarlık gücüne göre farklılık gösterir ve göstermelidir. Paylaşımın bir kuralı olamaz ve olmamalıdır. Her şeye rağmen, liderin karizması gibi elle tutulamayan etkenlerin olmadığını düşünürsek, hisse paylaşımı gibi zor bir kararı, geçmiş uygulamalara, finansal, sistematik ve radikal kriterlere bağlı kalarak sağlıklı paylaşım yapmak mümkün olabilir.

1. Fikrin değil, yaratıcılığın değeri vardır!

Çoğunlukla, fikri bulan kurucu ortak o ana kadar en çok katkıyı verdiğini düşünerek en çok hisseyi kendisinin hakkettiğini düşünür. Bu hak ediliş kısa dönemde doğru olsa bile ileriki zamanlarda adaletsizliğe sebep olabilir. Fikrin değeri sıfırdır! Sürekli yaratıcılığın değeri vardır. Bazı girişimlerde iyi niyet uğruna fikri bulan kurucu ortağa %5’e kadar ekstra hisse ayrılabilir, fakat bu hisse payı yaratıcılık kabiliyetine veriliyor olması gerekir; başka bir yerden kopyalanan fikir sahibine kesinlikle verilmemelidir.

2. Geçmiş girişimcilik tecrübesi

Girişimcilik, en az kaynaklarla hiç yoktan bir şey yaratmak, bir beceridir ve bu beceri sadece girişimcilik deneyimi ile edine bilinir; kaynakları geniş okullarda veya kurumlarda edinilemez! Yatırımcılar ile iyi iletişim kurmak, fon bulmak, iş planı yazmak, hukuki işlemlere hakim olmak gibi gerekli vasıfları olan kurucu ortağa deneyimi olmayan kurucu ortaktan daha fazla hisse ayrılmalıdır.

3. Uzmanlık alanı ve bağlantılar

Girişimin faaliyet gösterdiği sektör ve hedef aldığı müşteri kitlesi ortakların birinin uzmanlık alanına girebilir. Hangi tedarikçilerin iyi olup olamadığı bilgisi, geçmiş iş ilişkileri, ve sektördeki saygınlık en az girişimcilik tecrübesi kadar değerlidir! Uzmanlık alanı sektörden sektöre teknik, pazarlama, finansal alanlarda farklılık gösterebilir.

4. Fikri mülkiyet ve sınai haklar

Fikirlerin değerleri yoktur; patent, ticari sır, telif hakkı, marka gibi fikri mülkiyet ve sınai hakların değerleri vardır. Kuruculardan birinin elinde bu değerlerden biri var ise, hisse paylaşımı bu değere orantılı şekilde yapılmalıdır.

5. Risk, özveri, fedakarlık ve yükümlülük

Harcanılan zaman ve alınan sorumluluk ve risk özellikle maaşsız hisse paylaşımlarıyla doğru orantılı olmalıdır.  Girişimin CEO, CTO, CMO rollerini üstlenen bireylerin aldığı sorumluluklar ve riskler farklı olacaktır. Nasıl bir kurumda çalışan CEO’nun geliri CTO’dan daha fazla ise, hisse paylaşımı da farklı olmalıdır. Faaliyet gösterilen sektördeki rolün market değerine göre yaklaşık bir oran tespit edilip performans bazlı hisse opsiyonları ve paylaşımlar değerlendirilmelidir.

6. Kapital ve fonlama

Girişimin bulunduğu aşamaya göre kapitalin değeri farklılık gösterir, dolayısı ile hisse değeri. Birinci tur yatırımdan (first major round) sonra Advent International’ın yatırım uzmanı Ann Bilyew, tipik ve sağlıklı şirketlerin hisse yapısını aşağıdaki gibi tanımlamaktadır.

  • Kurucu Ortaklar: %20 – %30
  • Melek Yatırımcılar: %20 – %30
  • Opsiyon Havuzu: %20
  • Risk Sermayesi Fonları (Venture Capital): %30 – %40

Yukarıda açıklanan yaklaşımın uygulanmasına yönelik bir nevi kılavuz olabilecek aşağıdaki tablolar referans olarak kullanılabilir, fakat hisse paylaşımının bir kuralı yoktur ve kurucu ortakların arasındaki güç dinamikleri, her bireyin risk profili ve ellerindeki kaynaklar hisse oranlarını etkiler. Bu oranların devamlılığı, gerektiğinde tekrar revize edilebilecek şekilde dinamik modeller üzerine kurulması girişimin başarısına yardımcı olacak ve sağlıklı bir şekilde büyümesine imkan tanıyacaktır.

Tüm girişimcilere başarılar ve her şeyden önemlisi bol şans!

Silikon Vadisi hisse opsiyon modeli

Örnek hisse oran hesaplaması

Kaynaklar: Realityisagame, Angelscorner, Geekwire, Businessinsider, Onstartups, TheDailyMBA, Techflash

Görsel Kaynak: Under30CEO

Yorumları GösterYorumlar Gizle (10)
  1. Güzel bir yazı olmuş…Türkiye de ortaklık gerçekten az gelişmiş bir kavram…Birlikten güç doğar.

  2. Emin dedi ki:

    Bu yazı gerçekten çok iyi ve faydali bir şekilde kaleme alınmış. Genç girişimciler olarak yaptığımız hatalardan bahsetmişler ve aslında neleri kriter alarak ortaklığı belirlememiz gerektiğini ifade etmişler. Fakat fikre verilen değer bence biraz göz ardı edilmiş. Adam iyi bir fikir üretmişse pay olarak gerçekten daha iyisini hakediyodur. Çünkü binanın temelini diken ve ilk taşları koyan fikri bulan kişidir.

    1. volkan kahraman dedi ki:

      Ben de fikir bulucu ortağım ama fikre verilen değer bence göz ardı edilmemiş, şu şemada kendimi kötü hissettiricek şeyler görmedim. gayet isabetli.

    2. Bürkan Beyli dedi ki:

      Merhaba Emin, ben makaleyi yazan kişiyim. Genellikle fikri bulanın ve iş modelinin temelini kuran kişinin katma değeri uzmanlık alanı ve bağlantılar kısmında hisseye dönüşüyor. Fikri bulan, çoğunlukla faliyet gösterilecek sektördeki bilgisi sayesinde girişimi tohumluyor. Dolayısı ile haklısın daha fazla hisse hakediyor olabilir ama genellikle uzmanlık alanına girdiği içindir.

      1. Ersoy Kılıç dedi ki:

        Bürkan Bey selam sizinle nasıl irtibata geçebilirim

  3. Mehmet dedi ki:

    Oldukça faydalı bir yazı olmuş.

    Yalnız biz Türk’lerin büyük fikir saplantısı var, “bir fikrim geldi” deyip o gazla hemen takım arkadaşı arayan çok girişimci var.

    Halbuki fikrin sahibi soğukkanlılıkla ilk önce fikri teyit etmeli, uzmanlara danışmalı, küçük bir prototip ile kullanıcılardan gerçek geri dönüşüm almalı. Bulduğu fikri süzgeçten geçirmeyen girişimciden hayır gelmez.

    Fikir bulup hemen ardından kurucu ortak aramak kadar saçma bir şey olamaz.

    – Bir fikrim geldi (genellike non-technical)
    – CTO olarak ortağım olur musun, Evet tabii ki (technical)
    – 50% – 50% İkisi de adil olduklarını sanırlar
    – Lider belli olmadığı için anlaşmazlıklar çıkar
    – Bütün işi ben yapıyorum sen konuşuyorsun (technical)
    – Fikrin sahibi benim, projeme seni ben ortak ettim(non-technical)
    – Anlamsız Ego Ego Ego Yıldız savaşları
    – Sonuç: Nankör Seni (technical & non-technical)

  4. Enes dedi ki:

    Alanında şu ana kadar okuduğum yazılar içinde en faydalı ve en akıcı olanı. Keşke tüm makaleleri fikir sahipleri değilde böyle tecrübe sahipleri yazsa.

  5. Didem dedi ki:

    Jobs ve Wozniak örneğine bakarsak kuruluşta Wozniak hisselerinin Jobs’a göre daha fazla olması gerekmezmiydi?

    1. Bürkan Beyli dedi ki:

      Sanırım Wozniak karizmadan, liderlik vasıflarından, yükümlülükten, yaratıcılıktan ve girişimcilik ruhundan kaybetmiş.

Bir Yorum Yazın