Türkiye’de Risk Sermayesine Küresel Bakış [GOAP İstanbul]
Arama
Etkinlikler

Türkiye’de Risk Sermayesine Küresel Bakış [GOAP İstanbul]

GOAP etkinliği “Venture Capital, Global Perspectives” başlıklı oturumla devam ediyor. Oturumun yöneticisi Dave McClure (Founding Partner, 500 Startups), konuşmacılar ise Intel Capital Turkey’den Barış Aksoy, Hummingbird Ventures’den Fırat İleri, 212 Capital Partners’dan Ali Karabey ve Turkven’den Göktekin Dinçerler.

Dave McClure, konuşmacılardan kendilerini tanıtmalarını istedi ve Barış Aksoy, geçen sene 150 yatırım, 550 milyon dolar yatırım yaptıklarını söyledi. Yatırım ortalaması dünyada düşüyor diyen Aksoy,” Türkiye’de yatırım için görüştüğümüz 4 şirket var. 15 şirkete kadar yatırım yapabiliriz.” dedi. Barış Aksoy da 3 aydır Türkiye’de bulunuyor.

Fırat İleri, Türkiye’de yatırım ortalamalarının arttığını söylerken, Pamir Gelenbe’nin de Türkiye’ye yerleştiğini ve Hummingbird Ventures’ın Türkiye’ye odaklandığını, ilk olarak Digitouch‘a yatırım yaptıklarını ve ardından Peak Games ve Çiceksepeti  yatırımlarının geldiğini paylaştı.

Ali Karabey, “Ortalama 250-300 bin dolar yatırım yapıyoruz. Bu sene 7. yatırımımızı yapmak istiyoruz ve ilk aşamada 1 milyon dolar gibi bir fon harcamayı planlıyoruz. Tohum yatırımları yapıyoruz. ” diyerek 212 LTD’yi tanıttı.

Göktekin Dinçerler ise girişimcilerle ilişkileri geliştirmek istediklerini aktardı ve melek yatırımcılık tecrübesiyle bu konumda yer aldığını aktardı.

Dave McClure da önümüzdeki yıl en az 1 en çok 5 yatırım yapmak istediklerini söyledi. Söze giren Fırat İleri’nin ekledikleri önemliydi. İleri, Türkiye’de yetenekli isimlerin önemli kurumsal şirketlerde çalıştıklarını veya yurtdışında olduğunu söyledi. CTO konumunda çok fazla kişi olmadığını ve çok parlak kişilerin bir girişime adım atmak istemediğini söyledi.

Barış Aksoy da Türkiye’de girişimciliğin olduğunu ama teknoloji sahasına henüz geçiş yapılmadığını paylaştı. Ali Karabey ise Türkiye’de toplam 70-80 milyon dolar risk sermayesi kullanıldığını söyledi ve her türlü parlak verilere göre henüz bazı şeylerin henüz Türkiye’de olmadığını söyledi. 212 yüzlerce girişimciyle konuşmuş ama 6 yatırım yaptıklarını söyledi.

McClure: Daha küçük çekler yazın

Dave McClure ise araya girerek Ali Karabey’e ve diğer yatırımcılara yanıt verdi; “Çek yazmak isteyip de yazamadığınıza pek katılmıyorum. Bunu başka ülkelerde de söylüyorlar. Biraz daha çek yazabilirsiniz. Küçük çekler de olabilir bunlar.”

Ali Karabey: Türkiye’de kurumsal tarafta yatırımlar da yaptık ama sermaye sahipleri parayı daha çok gayrimenkule yatırmayı tercih ediyor. Fon toplamak pek kolay değil.

Göktekin Dinçerler: Türkiye 2 haneli enflasyon rakamlarını bırakalı bir kaç yıl oldu. Melek yatırımcılıkla ilgili vergi avantajı sağlayan bir kanunun çıkmasını bekliyoruz. Bu her şeyi çözmeyecek ama bazı şeyleri değiştirecektir. Oturup bekleyelim demiyorum ama bazı şeyler de biraz zaman istiyor. Mesele bunun hızlandırabilmek.

Dinçerler, girişimcilerin mentörlerle işlerini daha kolay yapacağinı ve mentörlerin tecrübeli olmasının önemli olduğunu söyledi. Ardından McClure’a bir çok ülkelerde hangi farklılıkları gördüklerini sordu.

Girişimciler de yatırımcılar da risk almalı

McClure: Daha küçük anlaşmaların yapılıyor. Daha çok karar, daha az miktarlar daha faydalı gibi görünüyor. Kimin başarılı olup olmadığını, yani potansiyeli görüp bu sayede 250 bin dolarlık yatırımları yapıyorlar. Biz tohum fonlara yönelmeyi önemsiyoruz. Kuluçka yapanlar var ama bunu herkes iyi yapamıyor. Hızlandırıcıların bir sonraki sermayeyi kazandırma konusundaki etkisi düşülmeli. Elbette başarısızlıklar da olacak. İlk melek yatırımcılığı halka arza kadar beklemeniz gerekmez. Diğerlerini de bu alana teşvik etmenizi tavsiye ederim.

Ali Karabey: Girişimciler “Para lazım çünkü para yok” diyor. Detayına inmiyor. Çoğu girişimcinin paraya ihtiyacı yok, eğer para kilit önem taşıyorsa bunu bize göstermeliler ve alacakları paranın karşılığını vermiş olmalılar.

Dave McClure, ideal olarak geliri önemsersediklerini söylerken, Barış Aksoy bunun ilk aşamada çok da önemli olmadığını hatırlattı.

Ali Karabey: Eğer bir melek yatırımcı yüzde 25-30’dan fazla istiyorsa yanlış yerdesiniz. Hayat başkası için çalışmak için çok kısa.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (9)
  1. Guru fasulye dedi ki:

    Gayrimenkule yatirim yapmak = ekonomik gelismemisligin en buyuk gostergesi.

  2. Cem DEMİR dedi ki:

    Ali Karabey: Girişimciler “Para lazım çünkü para yok” diyor. Detayına inmiyor. Çoğu girişimcinin paraya ihtiyacı yok, eğer para kilit önem taşıyorsa bunu bize göstermeliler ve alacakları paranın karşılığını vermiş olmalılar.

    Türkiye’de bulunan girişimcileri oldukça iyi açıklamış.

    1. Ali YÜNSAL dedi ki:

      Türkiye’de ki girişimcileri değil yatırımcıları oldukça iyi açıklamış…

      Ve bence tarihi bir gaf söz konusu. Alacağım paranın karşılığını verebiliyor olsam, zaten niye para alim ki? İkincisi, bir girişimin paraya ihtiyacı yoksa, ve ortada bir sıkıntı varsa, bu uzman bir yönetinin olmayışındandır. O zamanda gider yönetici ararsın. Gidip yatırımcıya “sana %30 verim bana yönetici tut” demezsin. Üçüncüsü bunu size göstermeye çalıştı için için girişimci sizin karşınızda.

      Ben hala “alacağı paranın karşılığını verebiliyor olmalı” lafında kaldım. Finans okumuş biri olarak, Ali Bey benim gibi bu konuda cahil olan kişilere neden bu işin adına “RİSK SERMAYESİ” demişler diye bir açıklama yapabilirse, ben ve okuyanlarda bu konuda biraz bilgiye kavuşmuş oluruz diye düşünüyorum. Birde,

      “Bir yatırımda para kilit önem taşıyorsa bunu bize göstermeliler ” Bana bir girişim gösterinki, para önem taşımasın. Nasıl bir yaratıcı düşünce olacak ki para önem arz etmeyecek. Ki zaten etmiyorsa bir yatırımcıyla neden ilişki kurayim? Veya bu nasıl bir girişim, nasıl bir yatırımdan söz ediyoruz?

      Türkiye’de yatırımcı olarak piyasada gezinen kişiler RİSK kelimesini Türkiye’de ki diğer kişilerden farklı algılıyor. Geçende etohumda konuşma yapan bir avukat vardı, şimdi gidip ismine bakmayacam, şöyle bir hikaye anlatmıştı. Türkiye’de hatrı sayılır isim yapmış bir yatırımcı, ki ismini vermek istemiyorum demişti. 500 bin dolarlık veya TL tam hatırlamıyorum, yatırımı sözleşmede borç olarak göstermiş girişimciye. Adamlarda tabi imzalamış…

      Hala “paranın karşılığını verebiliyor olmaya” takmış durumdayım. Umarım, manen bir karşılıktan söz ediliyor diye bir cevap gelmez… Birde para yatırmayacaksınız, ama yatırımcı olup hisse alacaksınız, bunun karşılığında işte tecrübe v.s şeyler veriyoruz diyeceksiniz. O zamanda derim, benim girişimim zaten paranın karşılığını veriyor, parasını verir bunun hizmetini alırım. O zaman size neden ihtiyac duyayim?

      1. ali karabey dedi ki:

        bu kadar kafaya takmayın herşeyi 🙂

        çeviri eksik yapılmış, ki bu cümlenin mantığı da yok aslında…

        benim görüşüm hiçbir risk almamış bir girişimcinin, siz para verin ben istifa edip bu işi kurarım gibi yaklaşımının yanlış olduğu. başkasının risk alması için önce sizin kendi fikrinize ve kendinize güvenip başlamanız lazım diye düşünüyorum.

        risk sermayesi değil bu arada – bu ne yazık ki dilimize yanlış oturmuş bir tabir. doğrusu girişim sermayesi. bilginize

        bu arada – yarım saatlik bir konuşmadan alınan alıntılarla bu kadar zaman geçirmeyin. takıldığınız bir konu varsa bizimle temasa geçin. hayat o kadar zor değil.

        selamlar

        AK

      2. Ali Yünsal dedi ki:

        “Bizimle temasa geçin hayat zor değil” demişsiniz, zaten onu yaptım. Temas ettim “çeviri eksik yapılmış, ki bu cümlenin mantığı da yok aslında…” dediniz.

        Gerçektende zor olmadı 5 dakikamı ayırmıştım bu yazı için. Zannettiğiniz kadar çok zaman kaybı sayılmaz. Aklımda kalacağına sordum öğrendim. Ha tabi “Biz zaten konferanslarda çıkıp, laf olsun diye konuşuyoruz. Takılmayın böyle şeylere” diyorsanız o ayrı… 😀

  3. Alp dedi ki:

    Halâ bu ülkede klasik işlerden para kazanmak bu kadar kolayken, teknoloji ve inovasyon ile uğraşmak isteyen girişimciler daha çok bekler. Bugün Türkiye’nin en büyük inşaat firmasının sahibi devlet memuru iken iş adamı olabilmesini destekleyen particilik ve yandaşlık yapan şantiye ekonomisi değil mi?

  4. mustafa dedi ki:

    Türkiyede iç pazar çok ölü. Kimse para verip birşey kullanmıyor. Yada çok ucuz olmasını bekliyorlar. Para kazanmak isteyen İngilizce birşeyler bulup dünyaya açılmalı, yoksa zor.

Bir Yorum Yazın