Türkiye’de startup’lar için halka açılmak artık hayal değil
Arama
Finans

Türkiye’de startup’lar için halka açılmak artık hayal değil

Konuk yazarımız Ekim Nazım Kaya, Doğal Dil İşleme teknolojisi alanında çözüm üreten Botégo‘nun kurucusudur.

Umut vaad eden startup’lara herkesin yatırım yapabildiği Gogetfundinggibi bir platformun ülkemizde de olması hep hayalimdi. Ama Sermaye Piyasası Kanunumuz bunu yapmaya olanak vermiyor. Ancak şimdi Türkiye’deki startup’lar için, halka açık bir şirket olmak artık bir hayal değil. Hem de İMKB’nin çatısı altında, denetlenen ve teşvik edilen bir uygulamayla. ABD’deki NASDAQ benzeri, Anonim Şirket olmak dışında nitelik veya niceliğe ilişkin bir kriterin olmadığı Gelişen İşletmeler Piyasası, bize bu olanağı sunuyor.

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kayda alınmış, ancak İMKB’nin kotasyon şartlarını sağlamayan şirketler GİP sayesinde:

  • Kendilerine özkaynak sağlayabilecek,
  • Yatırımcılar nezdinde ve kendi pazarlarında bilinirlikleri artacak,
  • Bağımsız bir denetim şirketi tarafından denetlenerek, kurumsallaşma ve şeffaflaşma süreçlerini hızlandıracaklar.

Nitelik ve niceliğe dair bir kriter olmamasının anlamını biraz açalım, çünkü burası ‘gerçek olamayacak kadar iyi’ gibi duruyor: GİP’e kabul için belirli bir süre önce kurulmuş olmak, belirli bir aktif büyüklüğüne, sermaye veya özkaynak büyüklüğüne sahip olmak veya geçmiş yıllarda kar elde etmiş olmak gibi sayısal hiçbir kriter bulunmuyor. Bilakis, GİP’e kabul edilebilmek için, bir şirketin İMKB’nin Hisse Senetleri Piyasası’nda işlem görme şartlarından en az birinisağlamaması gerekiyor. (Bu şartlar grubuna göre arz edilen hisse değerinin 30-122 milyon TL arasında olması, son iki yıldan en az birinde kar edilmiş olması, ve yine grubuna göre öz sermayesinin 12.2 ile 30,5 milyon TL arasında olması.)

İMKB, GİP’te işlem görecek şirketlere bir piyasa danışmanı ile çalışma zorunluluğu getiriyor. Şirketin son yıl sonu finansal tablolarının bağımsız denetimden geçmiş olması gerekiyor. Bu, ‘due dilligence’ yaşamamış küçük şirketlerin henüz yabancı olduğu, ama yeni Türk Ticaret Kanunu ile tüm şirketlerin gündemine girecek bir denetim süreci. Danışmanın olumlu görüş bildirdiği şirketler, GİP’e kabul için değerlendirme sürecine giriyor. Bu denetim, potansiyel yatırımcılara şirketin güvenilirliği hakkında da olumlu bir referans sağlıyor.

GİP, İMKB’nin hisse senedi piyasasında işlem görmeye başlamak için bir ara basamak olarak görülebilir. HSP’de işlem görmek için sağlanması gereken bir kriter, şirketin en az 250 adet gerçek ve/veya tüzel ortağının olması.

Halka açık şirketlerin sorumluluklarından biri, Kamuyu Aydınlatma Platformu ile yatırımcılarını düzenli olarak bilgilendirmek. Bu bildirimler aracısız olarak, elektronik imza ile internetten yapılıyor. Örneğin Turkcell’in bu platformdaki profiline, ya da Metro Turizm’in geçtiğimiz günlerde yönetim kadrosuyla ilgili yaşanan hukuki süreci borsaya nasıl bildirdiğine göz atabilirsiniz.

GİP’te mevcut ortakların payları değil, sermaye artırımı şeklinde ihraç edilecek paylar halka arz edilebiliyor. Bu, şirketlere borçlanmadan sermaye kaynağı sağlıyor. Sermaye oranı artan şirketlerin borçlanma kapasitesi de artıyor. Borç/sermaye oranı düşen şirketlerin mali yapılarının güçlendiği varsayılıyor. Yani bankadan kredi almak şirketin değerini olumsuz etkilerken, sermaye artırıp bunu halka sunmak şirketin değerini artırıyor. Ayrıca şirketin pay fiyatının oluşması, şirket değerinin belirlenmesi konusunda referans sağlıyor.

GİP’in bir diğer faydası da, tanınırlık sağlaması. Aracı kuruluşlar şirket hakkında yatırım raporları yazar, şirketin performansı medya haber ve analizlerine konu olur, böylece şirketin sektöründeki bilinirliği artar.

GİP ile halka açılma sürecinin maliyetleri, İMKB hisse senetleri piyasası’nın 1/10′una indirilmiş durumda. Ayrıca KOSGEB, bu maliyetlerle ilgili %75-%100 arasında değişen oranlarda destek sunuyor.

Kısaca süreci özetlememiz gerekirse:

  1. Şirkette GİP’e açılma süreciyle ilgili bir ekip oluşturulmalı
  2. Danışman şirketle en az iki senelik anlaşma yapılmalı
  3. Aracı kuruluş seçilmeli
  4. Bağımsız denetim şirketi seçilmeli
  5. Sermaye artırımı ve ana sözleşme değişikliği yapılmalı
  6. Hisse fiyatı belirlenmeli
  7. Başvuru dosyası İMKB’ye sunulmalı.

Halihazırda GİP’e kabul edilmiş az sayıdaki şirketin listesini burada görebilirsiniz. Şirketlerin halka açılmasının sermaye piyasalarını güçlendirme etkisi nedeniyle GİP’in hisse senedi piyasasını destekleyici bir unsur olarak devlet tarafından destekleneceği, ve kısa zamanda GİP’te işlem görecek şirket sayısının binlere ulaşacağı ifade ediliyor. GİP’le ilgili ayrıntılı bilgiyi İMKB web sitesinden alabilirsiniz.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (1)

Bir Yorum Yazın