x

Facebook’ta marka sayfalarının etkileşim oranı hayal kırıklığı mı?

Facebook’un hayatımıza girişi sessiz sedasız oldu ama bugün 1 milyara yaklaşan internet kullanıcısı Facebook’u kullanıyor. Dolayısıyla markalar da bu sosyal ağda yer almak istiyor ve reklam bütçeleri bu alana kayıyor. Reklamlar bir yana, beğeni sayılarının öne çıkarıldığı dünyada gerçek etkileşim ne kadar?

Ehrenberg-Bass Institute‘ün araştırmasına göre Facebook’ta marka sayfalarını beğenen kullanıcıların yüzde 1’inden biraz fazlası etkileşime dahil oluyor. Söz konusu araştırma en popüler 200 marka sayfası ve Facebook’un  ‘bu sayfayı kimler konuşuyor’ verisini dikkate alıyor. 2011’in sonundaki ortalamaları dikkate alıyor.

Ehrenberg-Bass Institute, tüm beğeniler dikkate alındığında kullanıcıların yüzde 1,3’ünün etkileşimde bulunduğunu, yeni beğeniler dikkate alındığında ise bu oranın yüzde 0,45’e düştüğünü ortaya koyuyor.

Markaların nitelikten çok nicelik üzerinde konuştukları bir gerçek. Etkileşim oranından ziyade Facebook beğeni sayısının çokluğu, hem markalar hem de diğer servisler tarafından öne çıkarılıyor. Elbetteki yüksek sayılar algıya daha olumlu yansıyor ama bu durum biraz göz boyuyor.

Peki Facebook’un sağladığı etkileşim oranı bir hayal kırıklığı mı?

Bana kalırsa pek öyle değil. Zira ölçümleyemediğimiz mecralardan bugünlere geldik. Arama motoru reklamcılığının ya da Facebook reklamlarının tıklama oranları da bu oranla pek yarışacak ölçüde değil. Dahası bu etkileşim sıradan bir reklam etkileşimiyle karşılaştırılamayacak türden.

Yüz milyonlarca kullanıcı her ne kadar Facebook’ta reklamların hedefinde olsa da, birileriyle iletişim kurmak ve ticari olmayan konulara vakit harcamak halen ilk sıradaki aktivitemiz. Facebook sayfalarının etkileşim sıralamasında din ve spor odaklı sayfaların en üst sıralarda olması bunun bir göstergesi. Science Direct de ‘ait olma’ ve ‘kendimizi ifade etme’ isteklerinin Facebook kullanımında öne çıkan ilk nedenler olduğunu söylüyor.

Google Plus, bir gün bu oranın daha yüksek olabileceğini gösterse de 100o kullanıcıdan 13’ünün sosyal ağlarda marka sayfalarına ilgi duymasını normal karşılıyorum. Hele ki bu etkileşim gayri resmi çalışmalarla yapılmamışsa. Teorik olduğunu kabul ediyorum ama sosyal ağlar reklamcılar için değil, kullanıcılar için var, en azından ben öyle olmasını umuyorum.

Dipnot: Facebook.com/webrazzi sayfasının etkileşim oranını merak edenler varsa ben şimdiden söyleyeyim, yüzde 1,28. Facebook sayfasının resmi sayfası ise yüzde 1,7 civarında.

Yorumlar (6)

  1. Demek markalara sosyal medya uzmanlığı yaptığını iddia eden ajanslar yalan söylüyor. Zaten farkındaydık ama Ehrenberg-Bass Institute bililmsel olarak ispatladı.

    Cevapla
  2. Bu daha önceden belli olan bir sonuçtu. Ama bu sadece Facebook’da yaşanan sorun değil. Sitelere verilen reklamlar için de aynısı geçerli zaten.

    Cevapla
  3. Merhaba
    Etkileşimden öte Türkiye’de yayıncıların Facebook tarafından aldığı ciddi hasardan bahsetmek istiyorum. Açıkçası sonuçların böyle çıkmasına bir yayıncı olarak çok sevindim. Reklam ajanslarında bir Facebook çılgınlığı başladı ve Türkiye’de ki yayıncıları karşılarına alıp ne var ne yok Facebook sayfalarına kaydırdılar. Firmaların PR değerleri yerlerdeyken inanılmaz Facebook reklamları döndü ve yukarıdaki araştırmadan gördüğümüz bu başarısızlıkla sonuçlanmış. Sevinmedim desem yalan olur.

    Bizde FB sayfamızda kendi sitemize ait bir reklam döndüğünde beğeni sayısından tutunda paylaşılmasına kadar ciddi hayal kırıklığı yaşadık. Bu hayal kırıklığı aslında bizi sevindirdi.

    Buna ek olarak artık banner vb. görsel reklam devri de ömrünü doldurmuştur. Özel proje üreten yayıncı sitelerin bu reklam kampanyalarından çok başarılı geri dönüş aldıkları bir gerçek. Buna örnek olarak Trendyol & Kadınlar Kulübü içerik ortaklığı örnek verilebilir, Kadınlar Kulübü forum alanlarını doğru sektör firmalarına senelik olarak kiralamaktadır. Tutup tutmayacağı çok belirsiz olan bu proje tuttu ki uzun süredir aynı firmalarla devam etmektedir.

    Buna ek olarak FB sayfalarının yönetimi o kadar kolay ki reklam ajansları bilmeden veya bilerek günü kurtarmak adına kendi kuyularını kazdıklarının farkında değiller. Zira bu sayfaları yönetmek oldukça kolay yeter ki beğeni sayısı yeterli sayıda oluşsun. İstenilen beğeni sayısına ulaştıktan sonra firmaların reklam veya pr ajanları ile olan anlaşmalarını bir kez daha gözden geçireceğini sanıyorum…

    Şimdilik bu kadar…

    Cevapla
  4. “Teorik olduğunu kabul ediyorum ama sosyal ağlar reklamcılar için değil, kullanıcılar için var, en azından ben öyle olmasını umuyorum. ”

    İnsanlara reklamlar itici geliyor. Neden bilmiyorum ama Google Reklamlarında çıkan konuya benzer reklamlar bir kere bile tıklamış değilim. Zaman kaybı olarak görüyorum ki Google arada sırada konu ile alakalı yazılar karşımıza çıkartıyor.

    Cevapla
  5. Facebook hayran sayfalarındaki beğenen sayısının, beğendiği sayfaya maddi manevi katılımı son derece düşük seviyede ve bunun en temel nedeni hayran sayfalarının beğenilme oranları arttırmak için göze sokulan “beğen” dayatmaları!

    Markaların en büyük sıkıntıları sayfayı güncel tutmakla, sürekli post atarak spam yapmak arasındaki ince çizgiyi kaçırmaları ve web sayfalarındaki sürekli beğendirme çalışmaları.

    En büyük handikaplardan biri de, ünlülerin, her fırsatta reklamlarını yaptıkları sosyal medya hesaplarını, aslında onların adına başkalarının yönet(eme)meleri. Bu alanı ticari mi yoksa şahsi mi kullanmaları gerektiğinin ayrımına henüz varabilmiş değiller bana göre.

    daha spesifik örnekler vermek gerekirse;

    twitter hiçbir varlık göstermeyen cem yılmaz’ın 2 milyona yakın takipçisi var! (neyi takip ediyorsalar artık!)

    en büyük hayran sayfalarından biri olan Avea’nın Facebook duvarındaki beğenme/paylaşma ve yorum rakamları beğenen sayısını göz önünde bulundurursak yerlerde denilebilir.

    diğer taraftan Doritos ajansının Doritos Akademi’deki hoca karakterlerini, Twitter’daki popüler kişilere ücreti karşılığında devretmesi olması gereken sosyal medya yönetimidir bana göre…

    yazıdaki şu cümle çok doğru: Etkileşim oranından ziyade Facebook beğeni sayısının çokluğu, hem markalar hem de diğer servisler tarafından öne çıkarılıyor. Elbetteki yüksek sayılar algıya daha olumlu yansıyor ama bu durum biraz göz boyuyor.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın