x

Yazılım alanında insan kaynağı kıtlığı

Bugünlerde kiminle konuşsam yazılım mühendisi bulamamaktan şikayetçi, biz de dahil. (Blograzzi.com için aradığımız kriterlerde .Net yazılım mühendisini bulamadık.) PHP derseniz en rahat bu alanda çalışacak yazılımcılar bulunur dersiniz ama malesef konuştuğum birçok şirket sahibi, girişimci ya da yatırımcı böyle düşünmüyor (yine, ben de dahil). RubyOnRails ve Java konularına girmiyorum bile. Sistem yöneticisinin nasıl bulunamadığını gündeme bile getirmek istemiyorum.Bu konuda dertli olanlar arasında bir tarafta aradıklarını bulamayanlar var, bir tarafta bulup kısa sürede terkedilenler var, bir tarafta da bulup sonra başına yazılımcısından dolayı gelmeyen kalmamış kişiler var. Projesi çalınan mı istersiniz yoksa yarısında bırakıp giden mi ?Tanıdığım birkaç yazılımcı arkadaşımla konuştum konuyla ilgili. Durumun neden böyle olduğunu, kendilerinin neler yaptıklarını sordum. Genelde aldığım cevaplar kendi projem üzerinde çalışıyorum, kendi şirketimi kuruyorum (ya da kurdum), özel proje alacak zamanım yok gibi oldu.Bir diğer tanıdığım grup ise benim bildiğim kadarıyla bir süre öncesine kadar yazılımcı olup, artık bu işleri bıraktığını söyleyenler. Örnek cevaplar genelde şöyle oluyor. “Yok artık yazılım yapmıyorum, proje yönetiyorum.” ya da “Yazılımla uğraşmıyorum, arkadaşlarla çalışıyorum.” gibi…Bu konu da nerden çıktı diyenler için hemen sebebini belirteyim.Geçtiğimiz günlerde bir görüşme esnasında bana Türkiye’ye özel elance.com, scriptlance.com ya da getafreelancer.com modeli nasıl olur diye soruldu. Cevabım tam olarak “bol proje, az teklif, müşteri şikayetleri, yarım kalmış işler” şeklinde oldu. Görüştüğüm kişiler neden böyle düşündüğümü sorduklarında anlattım ve bu konuyu Webrazzi‘de de paylaşmak istediğimi söyleyerek izinlerini aldım.Yazımın girişinde anlattığım mevcut durumda bana katılmayanlar var mıdır bilemiyorum, ama durumun neden böyle olduğunu da kısaca kendi tespitlerimle açıklamak istiyorum.Öncelikle, gerçekten çok iyi olduğuna inandığım yazılımcı arkadaşlarım ya da tanıdıklarım var. Bu kişiler zaten ya değerli yazılım projelerinde görev almaktalar, ya önemli şirketlerin bilgi işlem departmanlarında çalışmaktalar ya da zaten çoktan kendi şirketlerini kurmuş gerçekten de katma değeri yüksek yazılımlar üretiyorlar. Hepsinin de ortak yönü ülkemizde şu günlerde geliştirilmesi planlanan web projelerinin/girişimlerinin yüzüne bakmamaları. Bazıları daha proje detayını duymadan sadece web projesi olduğu için bile geri çevirebiliyor.Bu grupların dışında bir de zaten hali hazırda ülkemizin popüler ve kaliteli altyapıya sahip web girişimlerinde çalışan yazılımcı arkadaşlarımız var. Onlara da zaten çalıştıkları şirketler öylesine sıkı sıkıya sarılmış ki hem kendileri hallerinden memnunlar ve dışarıdaki projelere bakmıyorlar, hem de zaten şirket öylesine bir iş yükü vermiş ki isteselerde zamanları olmuyor.Durum böyle olunca zaten az olan bilgili, tecrübeli ve etik yazılımcı sayısı felaket seviyelere inmiş oluyor.Bu arada hatırlatmak isterim. Söz konusu freelance servisler üzerinde hizmet sağlayan Türk yazılımcılar hali hazırda mevcut. Onların binlerce katı kadar da inanılmaz düşük ücretlere hizmet sağlayan Hindistan, Pakistan merkezli yazılımcılar ve şirketler bulunabiliyor.Ana fikir sanırım ortaya çıkmıştır. Şimdi ben bir soru sormak istiyorum. Söylediklerime katılmayan ve sözü edilen freelance servis modellerini ülkemizde hayata geçirip başarı elde edebileceğini düşünen var mı?NOT: Eğer bu yazımı okuyup “Sizin benden haberiniz yok galiba?” diyen yazılımcı arkadaşlarımız varsa lütfen Webrazzi Forum’da açtığım “Freelancer” bölümüne kendilerini ekleyebilirler mi? İletişime geçen çok olacak emin olabilirler 🙂

Yorumlar (56)

  1. Özellikle hazır sistemlerin artması ve modifiyelerinin kolaylaşmasının ardından, bu konu hakkında biraz bilgi sahibi insanlar genelde firma siteleri piyasasının hakimi oldular. Bu da tabi ki piyasa fiyatının neredeyse yarısına çalışmalarıyla gerçekleşti. Sonra sorulmasın neden yazılım piyasasından soğuyoruz 🙂

    Ve benim en çok çektiğim, klasik projelerde çalışmak zorunda kalmamız. Türkiye’de pek değişik projeyle gelen yok, gelenler de genellikle yazılımcı olarak çalıştıracakları kişileri aramak yerine kendilerine ortak arıyorlar. Bir yandan üniversitede okuyup, bir yandan bu işi yapanların genellikle kendi projelerinden başka parasız işe sıcak bakamayacakları da bir gerçek gibi gözüküyor(İstisnalar muhakkak olacaktır). Çünkü yazılım işleri için ayırdığımız belli bir zamanımız var, paraya ihtiyacımız var (ki genellikle kendi projelerimize kaynak aktarımı için veya üniversite masrafları için), bundan dolayısıyla da biraz uzak kalabiliyoruz bu tarz tekliflere.

    .NET Yazılım Mühendisi konusundaki sıkıntıya ise katılamamam mümkün değil. Çevremde bir iki firmanın bu konudaki aramalarının sonuçsuz kaldığını duydum. Açıkçası baya şaşırmıştım böyle bir durumla karşılaşınca…

    Freelance siteleri ile ilgili yorumunuzun büyük kısmına katılsam da az teklif olacağını düşünmüyorum. Açıkçası benim bu konudaki görüşüm şöyle:
    Birçoğu klasik olmak üzere (ki bazı işlerin sadece şu kadar POST(!) girilecek gibi olması muhtemel) bol proje, çok teklif (ve çok düşük fiyatlar), kalitesiz işlerden kaynaklanacak şikayetler, yarım kalan işler (sadece kodlayan taraflı problem değil çok sık karşımıza çıkan projeyi verenin vazgeçmesi…)

    Bu arada düzgün bir formatta oldu mu bilmiyorum ama kısaca freelance çalıştığımı belirten bir giriş yaptım bahsedilen yere. Format belirlenirse ona göre de düzenleme yapabilirim 😉

    Cevapla
  2. 100% Katılıyorum.

    Maalesef zeki elemanlarımız bol fakat etik olarak kultürel sorunlarımız var Türkiye’de.

    Bu nedenlerle Balkanlardan veya Hindistandan kontrat yazılım servisleri almak Türkiyeden almaktan daha cazip oluyor genelde.

    Cevapla
  3. Ertuğul Kılıç |

    Merhabalar,
    Yazılarınızı uzun süredir zevkle takip ediyorum.
    Fakat üzülerek söylemem gerekirse bu konu sadece işverenlerin gözüyle kaleme alınmış bir yazı olmuş .Dediklerinize tamamen katılmamıyorum.Niyemi ?

    Türkiyedeki yazılımcıların dediğiniz kadar kötü olduğuna inanmıyorum.
    Bu ülkede insanlar mesleğini seçerken nerdeyse sadece maaş faktörünü göz önüne alarak tercihlerini yapıyorlar.Hal böyle oluncada sadece severek yapılabilecek bir meslekte insanlar paraya doyunca daha fazla kafa patlatmak istemiyorlar.Üretkenlik sıfıra iniyor

    Ayrıca şirketlerin personel politikalarınıda unutmamak lazım.Projem bitene kada bu elemanı kullanırım daha sonra şartlarımı kabul etmezse nede olsa yeni mezun bir mühendisi daha düşük fiyata çalıştırırım düşüncesiyle yetişmiş elemanlarını bir çırpıda harcayabiliyorlar.Çalışanların çoğu kendini o kuruma ait hissetmiyor,hissettirilmiyor.Bunun bir çok canlı örneğine şahit oldum.Masumane bir öneri ve bunu gurur meselesi yapan bir proje yöneticisi tarafından 2004 yılında 25000 ytl tazminatla bir gecede kapıya konan bir tanıdığım bunun en canlı örneği.(Bunu yapanda yıllık 100 milyonlarca dolar cirosu olan bir şirket)

    Şu ana kadar sadece tek bir firma biliyorumki personeline “kar yağarsa işe gelemene gerek yok yolda sürünme evde projeye devam edersin,yarın gelirsin” dediğini. Arkadaş bu işe girebilmek için bir çok insanın ağzının suyunun aktığı Tükiyenin en büyük yazılım firmalarından birni bırakmıştı
    (Bu diğerinden dahada büyük bir şirket)

    Sene 2001 5000$ maaşla iş teklifi alıyorum sonrasını anlatmamayım bile,öküz öldü ortaklık bozuldu tavrıyla,ne olduğunu anlamadan şutlanıyorum….Bu firmada kendi alanında Türkiyenin 1 numarası….

    Şu anda içinde olduğum milyon dolarlık projede yazılım kısmı 200000$ civarında.İhaleyi alan elamanlara nerdeyse nazla iş yaptırmak durumunda kalıyoruz,niyemi Yaptıkları Teknik Şartnameyi karşılıyormuş.Kardeşim Ben KİK’e göre şartnameye projenin Analiz,Tasarım dökümanlarını koyamam ya.

    Yurt Dışında başvurduğum (ululararası) kuruluş eşimin çalışıp çalışmadığını,çocuğumun olup olmadığını önemsiyor.Ve bunların kolej masraflarını üstlenmenin hesabını yapıyorda neden benim ülkemdeki işverenler(hepsi değil tabiki ama büyük çoğunluğu) çalışanını bir bütün olarak algılamıyor.

    Daha onlarca örnek var bildiğim,bu liste daha çoook uzar gider.

    Vesselam iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmak lazım 🙂

    Cevapla
  4. Günaydın Arda Bey.

    Yazıyı okuyunca biraz gerildim, duygulandım, hüzünlendim. Bir acaip oldum sabah sabah.

    yurt dışındaki freelance sitelerine zamanında ben de üye olup, tekliflerde bulunmuştum. Hintli mestektaşlarımızla rekabet etmemizin neredeyse imkansız olduğunu gördüm.

    Türkiye de ise benzer bir iki proje görmüştüm ama isimlerini bile hatırlamııyorum şu anda. Bu konuda farklı bir yaklaşımı, http://www.crealive.net/ de görebilirsiniz. Firma, bir tasarım firması ve çalışanlarının emin değilim ama neredeyse tamamı freelance çalışanlar. ilgili yöntemin farklı bir yolu veya Türkiye şartlarındaki en güvenilir yolu da bana bu gibi geliyor;

    firmaların freelancer bulmaya çalışmaları yerine (tembeli, uykucusu, proje bitirmeyeni, para beyenmeyeni, atıp tutanı… var) bu riski alan ve güvenilir bağlantıları olan bir firma kururp iş yapıyorlar. biraz reklam gibi oldu ama açık söyliyim hiç bir bağım yok.

    Buradan kelli, bence Türkiye’deki sorun güven.

    Açıkcası bunun sebebinin yalnızca yazılımcılar olduğunu düşünmüyorum. Kabul etmeli nüfusa oranla baya fazla bir web masterımız var. Çok başarılı, yaratıcı veya zeki yazılımcılarımız var. Fakat çok az profesyonel(kabaca yaptığı işten para kazanan, ticari değerlerle hareket eden …) yazılımcımız olduğu aşikar.

    Buna karşılık yazılım firmalarına ne demeli? KOBİ sıfatı taşıyan firmaların bir çoğunun bahsettiyim, profesyonel olmayan insanlarca kurulmuş olduğunu unutmayalım.

    Bununla ilgili olarak, freelance çalışanın en önemli özelliği kendi patronu oluşudur ve küçük bir işletme gibi hareket etmelidir. Bir çoğunuzun bildiği gibi işletmecilik ve yazılımcılık iki farklı koldur.

    Uzun lafın kısası, Türkiye’de başarılı yazılım kobi potansiyelinden fazka başarılı freelancer potansiyeli olduğunu düşünmüyorum.

    Not: Çok uzattığım için özür dilerim. Bir anda akı verdi. Kesecek yer bulamadım. Affınıza sığınarak “Gönder” tuşuna tıklıyorum.

    Cevapla
  5. Merhabalar,

    Müsadenizle bir yazılımcı olarak bende konu hakkındaki fikirlerimi paylaşmak, konuya çalışan gözüyle de bakmamız gerektiğini hatırlatmak istiyorum.

    Sektörde ortaya çıkan bu kalifiye eleman sıkıntısının ana nedenlerinden birisi de işverenin çalışana bakış açısıdır. Öyleki; örneğin işveren 5 kişilik bir ekip ile 5 ayda bitirilebilecek bir projeyi 4 kişi ile 4 ayda bitirmeye çalışırsa ortaya ne gibi sonuçlar çıkabilir? İşveren tarafında; sıkıntılı bir yönetim süreci ve büyük olasılıkla da proje hedeflerine ulaşamamak gibi negatif sonuçlar olağan. Peki ya çalışan tarafında? Herşeyden önce içe sinmeyen bir proje ortaya çıkar çalışan için süreç sonunda, yapılmak istenen işler kısıtlı süreç yüznden istenilen kalitede yapılamamıştır çalışan tarafından çünkü. Maliyet baz alınarak yapılan kısıtlı/kasıtlı kaynak planlamaları yüzünden geride sosyal yaşantıdan vazgeçilmiş bir süreç kalmıştır. Ülkemizde tabiki çok güzel yönetilen 4×4 lük projeler de var, ancak benim genel gözlemim maalesef bu örnek yönünde. Yazılımcı ilk başlarda sektörü tanıma ve tecrübe edinme heyecanıyla bu tür projeler de seve seve, sabırla ve azimle çalışır, ama zaman geçtikçe görür ki; sabah 9 gece 10-11 çalışma sebebiyle ne sosyallik kalmış, ne de düzenli bir hayat. Dolayısıyla da belli bir zaman sonunda çalışan farklı arayışlara girer. Bu arayışlar ya girişimciliği denemektir, ya freelance çalışmak ya da sektör değiştirmek.

    Ülkemiz yazılım sektöründe proje yönetimi ne denli iyi yapılırsa, çalışanlarında o denli sadık, kalıcı ve işinden bıkmayan, işini çok daha iyi yapan kalifiye insanlar haline geleceğini düşünüyorum.

    Elbette sorunun tek kaynağı yönetim değildir, çalışan kaynaklı da istenilmeyen şeyler yaşanmaktadır maalesef. Yorumumun başında da belirttiğim gibi ben olaya çalışan gözüyle yaklaşmak istedim.

    Sektörümüzün herkesin istediği işi, istediği çalışanı bulan bir sektör haline gelmesi dileğiyle.

    Konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkürler Arda Bey.

    Sevgi ve Saygılarımla.

    Cevapla
  6. Yazdıklarınız da kesinlikle haklısınız. Fakat işin birde öbür tarafı var bence.

    Web programcılığı dünyada çok hızlı yükselen bir iş kolu. Gerek ücret gerek saygınlık anlamında çok yüksek değerlere sahip.

    Fakat türkiye de özellikle son 3-4 senedir gereken maddi ve manevi önemi gördüğüne inanmıyorum. Düşük ücretler, bitmeyen mesailer programcıları bezdirmiş durumda. Bu yüzdende iyi eğitim almış web programcılar artık yeter diyip kendi oluşumlarını yaratmaya başladılar. Web Ajanslarında çalışan programcıların mutlusuzluğu ile doğru orantılı olarak, kendi işini yapmaya çalışan programcı sayısı artıyor. Dolayısıyla bu az sayıdaki yetişmiş ve tecrübeli programcıların gerek tecrübelerini gerekse bilgilerini paylaşabilecekleri takımlar kurulamıyor.

    Ve birde bunlar kadar önemli olan bir diğer tarafta. Bilgisayar programcılığı bölümlerinden mezun olan genç arkadaşların gerekli kaliteli eğitimi almamış olmaları. Okuldan nerdeyse sıfır bilgi ve alt yapıyla mezun olan gençler, bu alt altyapıyı çok zor oturtuyorlar malasef. Ve hala ülkemizde gercektende tam bir web programcılığı bölümü olmamasıda. Gençleri 5-6 aylık kurslara yönlendiriyorki. Malasef bu kurslar dan çıkmış iyi programcı daha henüz göremedim.

    Yinde de karamsar olmadan geleceğe umutla bakmalı ve çok çalışmakıyız.

    Gökçe BÜLBÜL
    Head Programmer
    ReklamZ

    Cevapla
  7. Vay anam vay, tam da dertli olduğumuz konu.

    Cevapla
  8. Yazılım Mühendisi

    Her geçen gün büyüyen Blograzzi.com’a güç katacağına inanan, yeni nesil web girişimlerini tanıyan;
    .Web programlama konusunda en az 2 yıl deneyimli
    .C# ve ASP.NET 2.0 konusunda tecrübeli
    .MS SQL tecrübesine sahip
    .Kullanıcı arayüzü tasarlama, HTML, CSS, JavaScript bilgisine sahip yazılım mühendisi arıyoruz.

    @Arda bey siz bu isteklerinizi tek bir kişide mi olsun istiyorsunuz?

    Yazılım mühendisliği konusunda güzel bir makale http://www.kahvebahane.8m.com/articles/softwareEngineer.htm

    Cevapla
  9. Her arz kendi talebini yaratır.
    Freelance bir oluşumda kendi talebini yaratacaktır.

    Cevapla
  10. Yazilim Muhendisligi 3. sinif ogrencisiyim ve is ilanlarindaki ozellikle en az 2-3 yil deneyimli ifadesine siddetle karsi cikiyorum. Bunun yeni gelen nesili engelledigi kanisindayim. Biz okulda 1 senede 6-7 proje gelistiriyoruz ve neredeyse 10 hoca tarafindan mulakata tutuluyoruz. Bunlari deneyim olarak saymayan bir is ilani beni acikca cokta ilgilendirmiyor ve kesinlikle basvuru dahi yapmaya bile degmez. Belki de aradiklarinin cok daha fazlasina sahip biri olabilirim ama, direk onumuze tecrube engeli konulmasina cok karsiyim.
    Tabi birde yazilim muhendisi denilen kisinin yaptigi isler tartisilmali.
    Sizce yazilim muhendisi programlamada mi gorev alir ?

    Cevapla
  11. Ben sektörden biri değilim ama Gökçe’nin yorumuna katılarak şu gözlemimi paylaşmak istiyorum. Üniversitlerin ilgili bölümlerinden mezun olan arkadaşların bir kısmı söz konusu bölümlere biraz gayri ihtiyari giriyorlar. Bilgisayar ile ilgili bölümlerin puanlarının yüksek olması ve bu işte çok para olduğuna dair yaygın kanaat bu işi yapamayacak kişisel nitelikteki arkadaşların bu bölümlere girmesine ve nihayetinde “mühendis” sıfatıyla mezun olmalarına yol açıyor. Sonuçta yazılım üretmeyen, yeni proje üretemeyen bundan dolayı da herhangi bir şirketin bilgi işlem departmanında çalışmaya can atan “mühendisler” ortaya çıkıyor.

    Cevapla
  12. Arda, Sektörün en temel girdisi olan insan kaynağı ile ilgili önemli bir noktaya değinmişsin. Nokta olarak benzer ihtiyaçlarımızı ve karşılama yöntemlerimizi sizlerle paylaşmak istedim.
    Nokta, İnternette gerçekleşen değişimin Türkiye’de öncüsü olma misyonu ile katılımcı odaklı kaliteli içeriğin ön planda olduğu web 2.0 platformları geliştiren bir şirket.
    Bizler interneti bir ekosistem olarak görüyoruz. Nokta, bu ekosistem içinde yaratıcı ve üretken bir varlık olarak yer almakta. Bu yaşayan varlık içerisinde yöneticilerimiz, çalışma arkadaşlarımız, iş birliği içinde olduğumuz kurumlar ve tedarikçilerimiz bizler için eşit öneme sahip. Ekosistemin dengesinin korunması ve işlerliğinin sağlanması, içinde yer alan bireylerin yaratıcı ve üretken olmalarına, dolayısı ile günlerinin etkin ve kaliteli kısmını işlerine ayırmalarına bağlıdır. Bunun koşulu ise mutlu ve huzurlu bir iş ortamıdır.
    Teknoloji işinde çalışanlar, yani bizler “knowledge worker” olarak tanımlanmaktayız. Bizlerin ihtiyaçları diğer sektörlere göre farklılıklar gösterir. İletişime önem verir, bilginin paylaşılmasına ve fikirlerimize önem verilmesini bekleriz.
    Bu bilinçle Nokta olarak, insan kaynağımızı en değerli yatırımımız olarak görmekteyiz.
    Birkaç cümle ile de organizasyon yapımızdan bahsetmek istiyorum.
    Nokta, öğrenen bir organizasyondur. Web 2.0’in tasidigi tum ozellikleri içinde barındıran Şirket 2.0 (Enterprise 2.0) modeli ile organize olmaktadir. Bu yapıda öne çıkan, wiki ve blog (jotspot.com) kullanimi ile şirketin ortak belleği, vizyonu ve etik değerleri etrafında şirket kültürünün olusturulmasıdır.
    Ortak bellek, ekipler arası bilgi paylaşımı ve iletisimi en üst duzeyde tutmaktadır. Toplanti notlari canli olarak takip edilebilmekte, ekipler proje ve kararlariyla ilgili gorus ve onerileri aninda alabilmektedirler. Böylece sistem saydamlik kazanmakta ve sürekli gelişim tetiklenmektedir.
    Internet yapisi geregi cok hizli degisen ve bilgi rekabetinin yogun oldugu bir ortamdir. Nokta içinde 3-5 kisiden olusan esnek, hizli hareket edebilen, kendi stratejilerini olusturabilen, kendi kararlarini verebilen takimlar internetin hizini yakalayabilmektedir.
    Şirketimize yeni bir takım arkadaşları ararken, öncelikle görüşmeleri takımlar gerçekleştirir. Şirket içi ahenge uyumlu olması ve takım arkadaşlarının onu benimsemesi bizim için en önemli kriterdir.
    Bu arkadaşlarla uzun yıllar birlikte yol almak ve ürettikleri bilgi birikimini şirketimizin en önemli yatırımı olarak tutabilmek için onların ihtiyaçlarına özen göstermekle kendimizi sorumlu hissediyoruz.
    Bir diğer çıkmaz olan Zaman ile ilgili birkaç yorum, bir projeyi veya işi bitirmek için zaman bir kriter olabilir, ancak sürekli feedback alınan ve bu doğrultuda sürekli gelişme ihtiyacı olan internet işlerinde, hayalleri hayata geçirmek, daha da önemlisi öğrenen bir organizasyon kurmak için zaman aşılması gereken bir unsur olarak önümüze çıkmaktadır.
    Son söz olarak,
    Girişimci arkadaşlar, sabırlı bir şekilde insan kaynağını büyüterek, takım oyunu ile karar alma süreçlerinde yetki devrini gerçekleştirebilirlerse, kendi vakitlerini ise şirket vizyon ve etik değerlerini ekosisteme anlatmaya adalarsa beklediklerinin ötesinde bir noktaya ulaşacaklarını vurgulamak isterim.
    Değerli “knowledge worker”lara ise şirket kültürü ve etik değerleri ile gelecek vaad eden yeni nesil teknoloji firmalarında, bir şirkete değil bir ekosisteme artı değer üretmeye çalışırlarsa emeklerinin karşılığını fazlası ile göreceklerini söylemek isterim.
    Burçin Didinedin
    Nokta A.Ş.

    Cevapla
  13. Genç bir web geliştiricisi olarak bende görüşlerimi belirtmek isterdim. Yukarıda bir arkadaşımızın belirttiği gibi işverenlerin 5 kişi ile 5 ayda bitecek projeyi 4 kişi ile 4 ayda bitirme çabası, bunun dışında @Selçık Hoca’nın belirttiği “olm bilgisayarda çok para var, gir aç kalmazsın” şeklindeki yaklaşımlar ile okula girip “mühendis” sıfatı alan arkadaşların yetersizliği gibi nedenlerle Türkiye’de bir yazılımcı açığı var. Diğer yandan Türkiye şartlarında başarılı bir web girişimi oluşturmak isteyen bir takım girişimcilerin işin ar-ge kısmına hiç önem vermeksizin, en kısa sürede kodu istemesi gibi sebepler yüzünden bu piyasada yazılımcı bulunamıyor.

    Cevapla
  14. Yazılımcı çokmudur azmıdır bu konu ilgi alanımda değil ancak. Sistem mühendisleri hep açıkta. kariyer.net te bir ilana 150’den fazla işsiz sistem mühendisi başvuruyor. Bunların çoğu kurslara giderken bu sektörde açık var denilerek kandırılıyor. Yazılımcıya gelince çok iyi bir yazılımcı arkadaşım yakın bir zamana kadar her yıl altın örümceğini eksik etmeyen bir web tasarım ajansında çalışıyordu aldığı maaş 1200 ytl… 4 yıllık deneyim:)… eleman yok diyerek birbirimizi kandırmayalım eleman çok fakat kalifiye eleman az…

    Cevapla
  15. Bu konudaki asli sorunumuz üreten değil, üreteni engelleyen, üretileni çalan, kolaya kaçıp sonunda hiç bir proje üretemeyen durumdayız. Asli sorun budur.

    Bu demek değildir piyasada iyi iş çıkartabilecek adamlar yok. Tabiki var, fakat bu adamların sayısı malesef ihtiyaçlarımızı karşılayamaz.

    Bazı arkadaşların yorumuna farklı bir bakış açısı getirmek isterim. Hemen her çalışan pozisyonundaki arkadaşım şunu savunmuş “bir sürü işi tek adamdan istemek haksızlık böyle iş olmaz”. Bir arkadaşımda 2001 yılındaki 5000$ lık maaşlardan bahsetmiş.

    2001 yılında balon gündemler yüzünden saçma sapan bir iş modeli vardı. Kendi şirketimde kendim yazılımları hazırladım. Piyasada gerçekten banada 5-10k teklifler gelirken ben 1500 usd gelirle çalışmaya devam ettim. 1 sene sürece bakınca ben daha karlı çıktım. Çünki o dönemdeki rakamlar balondu. O dönemde üretilen sitelerin hangisi hala ayakta?

    Tek elemandan pek çok iş istemek konusuda çalışan arkadaşlarımızın çok kolay bir kaçış noktası durumunda hep. Ama nefendim yazılımcı html bilmezmiş. Aman js bilmezmiş. Kusura bakmayın ama siz Pascal ile değil .net ile yazılım geliştiriyorsanız paşa paşa html de bileceksiniz. CSS de bileceksiniz, js de bileceksiniz. .net konusunda bilgili adama otur pascal ile dos tabanlı program yaz demediğimiz sürece iş verenlerin bakış açısında sorun göremiyorum. Bence bu kolay cevapları bir kenara bırakıp projelerine odaklanmaları daha iyi olur.

    Dünyada bu saydığımız teknolojileri bilmek değil, bilgisi ile arkasında durabileceği projeleri tamamlamak değerli. Bende pek çok konuda bilgi sahibiyim. Ama oturup zaman harcamıyor, emek vermiyorsam kimseye şöyle böyle demeyi doğru bulmuyorum.

    Ülkemizin durumu malesef ortada. Son 8 seneyi düşünürsek kaç tane proje üretildiğini. Kaç projenin ulusal yada global pazarda marka değeri kazandığını hesaplarsak zaten bunları daha net görmüş oluruz.

    Projelerin başarısı arkasında duran işverenin dirayetinden çok ekibinde kalitesine ve iş bitirme becerisine bağlı. Eskiden gerçekten işi bilmeyen bir yönetici kadrosu varken artık bu kadrolar tecrübeli ve bilgili kişilerin elinde ve gerçekten doğru iş modelleri ile elemanlarından verim beklemekteler.

    Cevapla
  16. iyi programcı ve iyi tasarımcı bulmak cok zor, yenibiris’te 3 ay ilanım sabit kaldı ama malasef dönüşler cok olumsuz.

    Cevapla
  17. Büyük projeler geliştirebilmek için takım ruhu gereklidir freelance çalışma sistemine karşı biri olarak ne yazıkki tek çare bu olduğunu düşünüyorum. Bu sorunun tek sebebi de Türkiye’deki firmalar diyebilirim. Kariyer.net sitesinde CV mi doldurduktan sonra birçok yerde iş başvurusunda bulundum birçoğundan da uzun bir süre sonra alabildiğim cevap ne yazık ki olumsuz, tekrar düşündüm acaba sorun nerdeydi. Bilgi mi? hayır çünkü bilgimi ölçecek bir test yapılmamıştı bu cevapları almamın sebebi Referans olarak bir yer gösteremiyordum yani yazılım alanında ilk defa çalışacaktım benim aradığım maaş tan ziyade sadece bir işti ve az önce elaman bulamayan firmalar bu işe gönül vermiş olan genç yazılımcıları alsaydı bence piyasada birçok kaliteli yazılımcı bulabilirdik.

    Hiçbir yerde iş bulamayan yazılımcı ne yapacaktı ya işi bırakıp başka alanlara kayacak ya da kendi işini kurmaya başlayacaktı. Tecrubesiz biri olarak
    bir projeye imza attığımda elbette bir şirket kadar bir yere gelemeyecektim

    Cevapla
  18. Konuyu üç başlık altında incelemek gerekiyor diye düşüyorum.

    1.Nitelikli yazılımcı:
    Türkiye’de pek çok arkadaşında katıldığı gibi nitelikli yazılımcı eksiği var.Bunun pek çok sebebi var başlıcası sektörün devamlı gelişmesi sonucu zaten uygun fiyat veren küçük bir firmanın hatta bireyin bile yapılacak iş buluyor olması. Zaten aslında büyük diye tabir ettiğimiz Veripark, Nexum , Aselsan vb firmalar artık yurt dışına iş yapmaları bu yüzden Türkiye’de olan küçük ve orta çaplı işlere teklif vermeye bile tenezül etmemeleri. Dolasıyla nitelikli yazılımcı direk kendi işini kuruyor ve öle yada böyla ayakta kalabiliyor. Küçük yazılımcı firmaların fazlalığı da staj ve benzeri iş olanaklarına müsait olmadığı için nitelikli eleman kısır bir döngünün içinde kalıyor. Yeni yazılımcılar ya başka iş kollarına yönleniyor ya da kendi çabaları ile bir yerlere gelmeye çalışıyor. Özetle çözümü büyüklerin stajerlere ve projelerde junior yazılımcılara daha fazla yer vermesi olarak görüyorum.

    2.Freelance iş yaptırmak:
    Kesinlikle sıcak baktığım sık sıkta uyguladığım bir method. Yanlız bir kaç püf noktası bulunmakta. Özellikle belirtilen sitelerde pm ve kullanıcı yorumlarına şiddetle dikkat edin bazıları farklı accountlar açıp kendi kendilerine oy vererek ratelerini yükseltiyorlar. Mümkünse daha önce iş yaptıkları arkadaşlara mesaj atıp sorun. Msn ve diğer kontak bilgisi almaya çalışın hatta telefon bile isteyebilirsiniz. Sadece site aracı ile iletişim kurarsanız başınız ağrıyabilir. Ben bugüne kadar orta ölçekli 3 iş yaptırdım. Dışarıda 20 bin dolarlık işleri ben 2000 dolar civarında yaptırdım. Çok da memnun kaldım. Dolasıyla bu tip sitelere her zaman sıcak bakıyorum.Sadece yapan arkadaş hakkında iyi bir araştırma ile güzel sonuçlar alınabiliniyor.

    3. Freelance is modellini benimseyen site tutar mı?
    EVET TUTAR…
    Sadece yazılım odaklı olmasa evet bal gibi de tutar. Sadece yazılımda kısıtlamak Hindistan gibi ülkeler sayesinde başarısını kısıtlayabilir. Ama çeviri, data entry vb iş olanakları yaratan bir site içeriğinde olursa tutacağına emin olabilirsiniz. Bu konu hakkında ciddi araştırma yapmaktayım. Böyle bir projeyi hayata geçirmeyi de düşünüyorum. Fikir alışverişinde bulunmak isteyen arkadaşlar ile tanışmak da isterim.

    Cevapla
  19. Bu konudaki tecrübelerimi aktarayım, yazılımcı arkadaşlar yorumlasınlar;

    1- Sene 2000, Garanti Bankası e-Ticaret yöneticiliğini yaparken sanal cüzdan uygulamasını hayata geçirmek için browser’dan açılan sayfadaki formu “auto fill” yapacak(şimdi google toolbarda olan özellik) bir uygulama için görüştüğümüz firmalar ve yazılımcılar bizden 15.000- 30.000 dolar isterlerken elance üzerinden 200 dolara yaptırdım.

    2- Geçen sene açılan ünlü bir video sitesinin birçok özelliği 100-300 dolar arasında ücretlerle 1 hafta gibi kısa bir süre rentacoder üzerinden pakistanlıya yaptırıldı.

    3- ismini veremeyeceğim 2 proje kendi kategorisinde dünyada en iyi olan bir siteleri 1500 dolara şu anda klonlatıyor. aynı sitelerin yazılması en az 3-4 kişi ile 6 ayda mümkünken bu imkan ile ciddi ucuzluyor.

    benim “gerçek” deneyimlerim bunlar

    Cevapla
    • savaş bey selam ben (proje bazlı) site yazılımı konusunda sıkıntı yaşıyorum maaşlı bi arkadaş aldım ev tuttum vb ama babası çağırmış adanaya bırakıp gitti site yukarıda link yazdığım değil şu an demosu var projenin %10 ancak yapıldı 2 ay gibi bir sürede yukarıda bahsettiğiniz olay hakkında beni biraz daha aydınlatmanızı rica edeceğim mail adresimi yukarıda belirttim oradan telefonlada irtibat kurabiliriz.iyi çalışmalar dilerim

      Cevapla
  20. Freelance iş ortamları tabiki bir çok kişiyi ülkemizde x.xxx$ rakamlar veren şirketlerden uzaklaştırarak xxx$ veren Hindistanlı , Pakistanlı.. gibi kodculara ulaşturdı.

    Benim özellikle belirtmek istediğim ise şu başarılı projeler için gereken devamlı ( yani sürekli ) destek , bu ortamlarda ne kadar sağlanabiliyo ?

    Cevapla
  21. Bence kaliteli eleman var ve çok fakat kendilerini ispatlamaları için bir ortam bulunmıyor. Genelde 3-5 yıl deneyimi olan askerliğini bitirmiş eleman arnıyor. Nerde öyle eleman var. Bir defa askere giden bildiğinin yarısını unutur diye düşünüyorum. Halbuki üniversiteyi yeni bitirmiş fakat adam akıllı proje yapmamış ve notlara da önem vermeyen ama çok zeki gençler iş bulamıyor. Mahalledeki internet cafe de webmaster olarak çalışımaya başlıyor. Böyle bir genç ne yapar tabi kendip projesini yapar. Ufak tefek kendine kalıcı kar getirmeyen işlerle zorunda kalmadıkça da uğraşmaz. Bence kaliteli ve kalıcı yazılımcı bulmak için amerikadaki gibi meaaş ve şirketden pay modeline geçilmeli. Çünkü yazılımcı projeye zihinsel emeğini ekliyor. Fabrika gibi seri üretim yapmıyor veya da siteyi raftan alıp vermiyor.

    Cevapla
  22. Kod yazdırmak için yazılım mühendisi ararsanız, bulmanız zor. Piyasada kaç tane var zaten? Yazılım mühendisini basite indirgiyorsunuz, bu yaklaşım çok hatalı. Buzdolabı tamiri için elektronik mühendisi çağırmak gibi bir şey sizin istediğiniz. Bu yazılım/kodlama katmanında çalışacak ara elemanları, teknik liseler, bilg. programcılığı gibi bölümlerin mezunlarının üstlenmesi lazım.

    İkincisi, yazılım mühendisliği adı altında yüksek lisans eğitimleri var; gidin bakın ders programlarına ne göreceksiniz? Bilgisayar mühendisliği lisans programlarının, elektronik ve düşük seviye yazılımlarla çalışan kısımları çıkartılmış bir müfredat var ortada. Bu alınan eğitim hafif değildir, yapacağı işler ve sorumluluk alanları da web projelerinden biraz daha fazlasıdır. Siz bir öğrencinin bile rahatlıkla yapabileceği iş için “2 yıl deneyimli Yazılım Mühendisi” istiyoruz derseniz, bu iş olmaz. Windows’a application yazdıran soft eng ister, web sitesi yaptıracak adam soft eng ister, ne bu yahu. Buzdolabınız bozulunca mekatronik mühendisi mi çağırıyorsunuz anlamıyorum ki.
    Over qualification büyük sorun bence.

    Freelance mantığı için ise dediklerinize sonuna kadar katılıyorum.

    Cevapla
    • Volkan AKKUŞ |

      Katılıyorum. Over qualification is the problem.
      Peki bunun nedeni ne? Düşmanını bilmeyen komutan, çocukları bile askere aldırır.
      Ama türkiye’nin büyük holdinglerini ve patronlarının nasıl çalıştığını gören biri olarak derim ki, çoğu işimiz böyle sadece bilgisayar programcılığı değil. Sanayicilerimiz de böyle.
      Bir yerde gölgeler adamların boyundan uzunsa, orada güneş batıyor demektir. Özetle budur.

      Cevapla
  23. Umut Onatlar |

    @Savas Sakar: Ben 1500 dolara klonlanip basarili olan girisim gormedim Savas bey 🙂 O yuzden yazdiginiz tum yorumlariniz degerini yitiriyor. 1500 dolara klonlattigini sanarsiniz ancak. Ortaya cikan sey ise kullanilmaz olur.

    Hem Turkiye’de hem de diger Amerika harici lokal pazarlarda, hic bir girisim hazir script/software ya da 1500 dolara pakistanliya klonlatilarak hazirlanmamistir. Almanya ve Turkiye’de basarili olmus girisimler hakkinda oldukca detayli bilgim var, emin olun ciddi emekler verilerek altyapiya onem vererek basarili olmuslardir.

    Sizin dediginiz dogru olsaydi, her akli evvel 1500 dolara site yapar, basarili olur, milyonlar kazanirdi. Su an hem Amerika’da hem de diger dunya pazarlarinda ciddiye alinan, basarili olan/olma ihtimali gorulen tum projelerin arkasinda ciddi bir muhendislik akli ve bilinci vardir. Birazcik google, size yardimci olacaktir.

    Cevapla
  24. Freelancer işlerde herkesin de söylediği gibi problem “güven eksikliği” ama bu çözümsüz bir problem değil.
    Şirketlerin insan kaynakları departmanları ne iş yapıyorlar? Burada çalışan arkadaşlar sap ile samanı birbirinden ayırmayı beceremiyorlar mı?(bence bu iş, otomotiğe bindirip, yapay zeka nimetlerinden faydalanan bir yazılımla -örneğin botego ile- bile yaptırılabilir.)

    İkinci bir yöntem , Nokta nın yaptığı gibi önce proje takımlarının görüşmesi ve kişinin , takım ve kurum için yetkinliğinin onaylanması,hem çalışanlar hem şirket için yüksek verim alınabilecek bir yöntem.

    Bence Türkiye de sorun “freelance” elemalarda değil “freelance” çalıştırmak isteyip istemediğini bile henüz keşfedememiş işverenlerde…
    Klasik işverenimiz , CV sormadan önce adamın blogu var mı varsa ne yazmış diye sorsalar , kişi hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilirler..
    Eğer işveren ve o departman böyle bir uygulamayı kesin olarak düşünüyorsa , çok ucuza , yetkin , freelace takımları kurabilir.İş alıp , iş dağıtabilir.

    Cevapla
  25. Savas Sakar’in dediklerine tamamen katiliyorum.Ayni nedenlerden dolayi, ben de Turkiye’deki hic bir yazilimciyla muhattap olmuyorum. Sorun “over-qualification” degil, birilerinin kendi kendilerini “over-rate” etmesi ve sonradan hakkimizi alamiyoruz diye mizmizlanmasi.
    @Ertugul Kilic: Ertugul ismini ilk defa duyuyorum. Ismini yanlis yazan birine kod yazdirmak? Gercekten, degeriniz hic bilinmiyor bu ulkede.
    @Umut Onatlar: Cehalet kisiyi baglar.

    Cevapla
  26. @onr’a katılıyorum,
    Mühendislik hakkında Vikipedia’da şöyle bir açıklama var: Mühendis (isim) Arapça muhendis. Mühendis kelimesi Arapça’da hendese(geometri) ile meşgul olan, geometri bilen kişi manasına gelmektedir. İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elekronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse.

    Nasıl İnşaat Mühendisinden, Ekskavatör konusunda uzman, silindir konusunda 2 yıl deneyimli vs gibi istekler olmuyorsa…

    …Yazılım Mühendisliği’de böyle olmalı uzman olan kişi web projesinde mi çalışacak, C#, ASP.Net, MySql, Html, Js, CSS, vs. vs. (sonsuza kadar gidebilir) projede hangileri kullanılıyorsa bu konularda bilgisi olan veya uzman olan kişilerle birlikte çalışan-koordine eden kişi olmalı bence.

    Saygılarımızla

    Cevapla
  27. MBA li ego pompacıları olayların nasıl gerçekleştiğini bilmediği sürece gerçek yazılımcının ne performansını görebilirsiniz, ne de “işi yarıda bırakıp kaçmasına” engel olabilirsiniz.

    Siz öncelikle yapılacak projenin sınırlarını çizin işe başlamadan. Proje yürürken “ay şunu da koyalım, ay bunu da yerleştirelim, ay bu da olsun ay şu da olsun” derseniz hiçbir kodçudan beklediğinizi alamazsınız, tam bir özellik listesi ve kullanıcı rolleri tanımlanmamış bir proje ile çıkarsanız milletin başına. Dut yemiş bülbül gibi kalırsınız, şakıyamazsınız.

    Tabi bir de bu işi yani “kodçu”luğu yapması gereken bilimum teknik üniversitelerin “İlgili bölümlerinden mezun” /bu tabire neden kıl olduğumu şimdi anlayacaksınız/ arkadaşlarımız “öğrenmeleri” gerekeni öğrenmeyip, mühendis halleri ile MBA yapıp planlamacı, yönetici pozisyonlarının peşinden koşturduklarından mütevellit olsa gerek, aradığınızı bulamıyorsunuz. İlgili Bölümlerden Mezun insanları aramak yerine bu işe yatkın elemanları eğitmezseniz /öss’ye de kafam girsin/ böyle satırlarca yazı yazarsınız “neden bulamıyoruz ki.. a aaaa” diyerek.

    Bence boşa serzenişlerdesiniz. Proje benim aylarımı alacak, proje bittikten kim bilir kaç hafta sonra ödememi alabileceğim. Benden sağlam kod çıkarmamı bekliyorsunuz, çok beklersiniz efendim; para peşin, kırmızı meşin.
    Kaç tane müşterimden çalışmaya başlamış, fonksiyonunu yerine getiren ajaxlı majaxlı yanarlı dönerli projelerin bitimi ardından “ödeme” diye AYLARCA koşmuş biri olarak benim düşüncem budur.

    Cevapla
  28. İş ilanlarına baktığınız da, çok fazla vasıf istendiği görülmekte.

    Örneğin Arda beyin ilanının da belirtilen özellikler, bir çok işverenin talep ettiği, vasıfların sadece ufak bir kısmı diyebiliriz.

    Burada bahsedilmesi gereken, Bunu yapan firmaların amacı, iş yükünü tek bir kalifiye insan üzerine yıkıp, maliyeti düşürmekten başka bir şey değildir.

    Hiç kimse bu vasıfların tek bir kişide olmasının normal mi acaba? yada ne kadar etkili ve kaliteli olacağı konusunu tartışmıyor.

    Freelance sektörüne kayılıyor, kalitesiz iş yapılıyor denilmekte ama, bir kişiye iki kişilik vasıf yüklemekte kalitesiz değil ama etkisiz eleman doğuracaktır.

    Neden Freelance’a yöneliyor sorusu ise tartışıldığı ve açıklandığı gibi iki kişilik vasfın bir kişide istenmesinden kaynaklanmaktadır.

    Konuyu uzatmaya ve kelime oyunları yapmaya gerek yok.

    Eğer eleman ihtiyacı varsa hangi alanda olduğu tespit edilmeli.

    Web programlama konusun da eleman sıkıntısı varsa ve bir eleman işe almışsan, sen buna şuan elimde tasarım işi var, hadi bakalım programlama yerine tasarım yap dersen bu etkili bir yöntem olmayacaktır.

    İnanıyorum ki bir gün firmalar bu bilince kavuşur, her platform ve alan dalları için alanında uzman eleman isterlerse bu daha başarılı sonuçlar doğuracaktır.

    Asp, Asp.net üzerine kafa yormuş, programcı arkadaşlardan kaç kişisi profesyonel olarak tasarım yapabilmektedir.

    Veya tasarım da uzman kaç kişi, DreamWeaver yerine, notepad de yazabilecek kalite de HTML bilgisine sahip.

    Firmalar hem programcı hem tasarımcı vasfının üzerine bir de deneyim, askerlik ve referans şartlarını koyarsa onlar yerinde saymaya, ömrü boyunca sadece küçük ölçekli firmalara müşteri temsilcisi yollayıp 3-5 kuruşa tasarım yapmaya mahkum kalacaklardır.

    Eğer Yazılımcı arıyorlarsa örnek vermek gerekirse;

    .C# ve ASP.NET 2.0 konusunda tecrübeli
    .MS SQL tecrübesine sahip
    .Notepad de yazabilecek kalitede HTML, CSS, JavaScript bilgisine sahip,

    Eğer tasarımcı arıyorlarsa;
    .DreamWeaver, Notepad de yazabilecek kalitede HTML
    .Flash
    .CSS, JavaScript bilgisine sahip,

    şeklin de ilan verilirse gayet başarılı eleman ihtiyaçları karşılanacaktır.

    Ama önemli olan alınan elemanın hangi alanda kullanılacağı.

    İşten atılmaların ve ayrılmaların bir nedenide
    (kardeşim ben yazılımcıyım ama bana tasarım yaptırmaya çalışıyorlar) denilmesidir.

    Tasarımcı derken, yaratıcılık, üretkenlik ve vizyon gerektiren aynı zaman da grafik materyalleri çok iyi kullanan kişiler olmalı.

    Yazılımcı ise yeni teknolojileri takip eden, matematiksel zekaya sahip, (algoritmalar oluşturabilen), vizyon sahibi (bir işi yapmadan kafasında tamamlayabilen) vasıfa sahip kişilerden oluşmalıdır.

    Sadece (matematiksel zeka) tanımı bile iki konuyu (tasarımcı ve yazılımcı) birbirinden ayırabilecek bir kelimedir.

    Bu iki vasıfı birbirine karıştıran zihniyetler olduğu sürece, bırakın teklif edilen meblağları, çalışma koşullarını, onları saymıyoruz bile… Onlara yapacağımız işler yerine, kendi projemizi oluşturalım, kendi işimizi netten yürütelim.

    En azından buna hakkımız vardır…

    Cevapla
  29. Clone scriptlerde webrazzide savunuluyorsa vah halimize derim 🙂

    Cevapla
  30. MUHAMMED TÜRKASLAN |

    yazılım konusunda insan kaynağı kıtlığı olması normaldir.bu sadece Türkiye’nin sorunu değil tüm dünya çapındaki bir sorundur.Çünkü,yazılım her isteyenin öğrenebileceği birşey değildir.Yazılım zaten başlı başına bir bilim ve her yazılım bilen aynı değil.Basit bir hesap makinesi programı yazan adam da ”Ben yazılımcıyım” diyor,google’ın algoritmalarını yazan Larry Page de ”ben yazılımcıyım” diyor.Dolayısı ile bizim ilgilendiğimiz Larry Page gibi üstün meziyete sahip yazılımcılar.

    Yazılım öğrenimi sırasında her insan seviyesine ve kapasitesine göre birşeyler kapar.Ben şahsen yakın çevremden Bill Gates olma hayali ile yazılım kurslarına çuvalla para ödeyip,üç-dört haftada havlu atan ve ödediği parayı kurtarmaya çalışan sürüyle insan tanıdım.Birkaç arkadaşım da üniversitede kazandıkları yazılım mühendisliği bölümünü bir sene içinde bırakıp,tekrar ÖSS’ye girdiler.

    Yazılım öğrenip bunu meslek edinmek isteyenlerin yazılım öğrenebilecek kapasitede bir zekaları ve küçük yaştan aldıkları iyi bir eğitim şarttır.Yazılım konusunda dünya çapına iş çıkaran geliştiricilerin neredeyse tamamı bu işe çocuk denecek yaşta başlamışlardır.Mesela Bill Gates ilk programını 14 yaşında yazıp satmıştır.Facebook’u kuran Zuckerberg ilk programını 8 yaşında yazıp şirketlere satmıştır.Sergey Brin ve Larry Page gibi isimler için de aynı şeylerden bahsetmek mümkün.Çocukluktan alınacak eğitim çok önemli.

    Ayrıca günümüzde yazılım teknolojileri oldukça kompleks bir hal aldı.Dolayısı ile 10-15 sene evvelki gibi yazılım alanında tek başına iş çıkarmak günümüzde imkansız gibi birşey.Çünkü rakipleriniz artık milyar dolarlık dev şirketler ve çok uzman yazılım geliştirici kadroları var.Bu iş kompleks bir hale geldi bana göre.Artık,geleceğin fırsatı internette değil genetikte.Şimdiki aklım olsa genetik mühendisi olurdum.Gen programcıları mumla aranacak gelecekte çünkü

    Cevapla
    • Volkan AKKUŞ |

      Benim bir arkadaşım vardı. Eczacılık okudu. Hacettepe de. 1 numara. Master yaptı Hacettepe’de. 1 numara.
      Yıllardır yerli türk bir ecza firmasında, yabancı ilaçların kopyalarını oluşturur. Sabahın köründe çalışmaya başlar geceye kadar. Para galiba 5.000 lira.
      Problem anlayışta. Ekonomik yollarda. Sektör fark etmiyor. Parayı tutan düdüğü çalıyor. İşi iyi bilen değil, işi yaptıran parayı kontrol ediyor. İşi iyi bilen de iş yönetimini bilemeyebiliyor.

      Cevapla
  31. senel: Klon, genetik anlamda birebir aynı organizmaya, yazılım anlamında ise ayni islevi goren benzer (birebir ayni degil) yazilima deniyor. Bilen kime sorarsan sor, izlesene Youtube’un klonudur diyecektir. Kodlar kopya/calinti veya ortada bir patent ihlali olmadigi surece klon yazilim ne etik disi, ne de yasa disi. Dana net anlasilmasi icin bir ornek: Tum arabalar Ford’un klonudur.

    Cevapla
  32. Sevgili Sunset:

    izlesenenin ne kadar mukemmel bir altyapı ve optimizasyonla hazırlandığını, clone olmadığını bi yapan bi alan bide bu isi deneyenler biliyor 🙂

    Cevapla
  33. Sevgili senel:
    Sorun, kelimeye yanlis anlam yuklemenden kaynaklaniyor. Bu yanilgiyi maalesef cok kisi dusuyor. Google is your friend.

    techcrunch “AOL to Release YouTube Clone”
    techcrunch “Microsoft YouTube Clone Coming”
    ars technica “First a YouTube clone, now Microsoft takes aim at Flickr”
    Wired “NBC, News Corp. Plan YouTube Clone”
    Zdnet “Myspace clones Youtube”
    Business 2.0 “Send in the Clones”

    Cevapla
  34. Konunun nedenlerini eğitim sisteminden başlayıp işi bilmeyen işverene kadar sıralayabiliriz. Ücretler ve plansızlık gibi sorunlarız bazıları da ülkemiz dinamikleriyle alakalı şeyler. Ama ben gerçek problemin web yazılımı konusunda bir geçiş döneminde bulunmamızdır. Bu konuyla ilgili yaklaşık 1,5 ay önce bir yazı yazmıştım.

    http://blog.harunpeksen.net/2007/10/web-30-yazilimcisi-olmak.html

    Kolay gelsin.

    Cevapla
  35. Enteresan doğrusu,
    Bu alanda yazılımcı bulamamanıza şaşırdım. Belirttiğiniz özellikler çok dar bir alan üretse de benim bu alanda tanıdığım en az 3 tane iyi yazılımcı var. Fakat 3’ü de oldukça iyi firmalarda çalışıyorlar.

    Yalnız şunu da biliyorum. Bu arkadaşların 3’ü de c#’ı işyerinde öğrendiler. İş gereği olmadan MYSQL, PHP, JAVA, LINUX öğreneni bulabilirsiniz.
    Ama c#’ı kaç kişi hobi için öğrenmeye çalışır tam kestiremiyorum. Bana çok büyük bir kitleymiş gibi gelmiyor.

    Cevapla
  36. Goruyorum ki enteresan konulara girmissiniz arkadaslar.

    ozetle ne kadar ekmek o kadar kofte.

    iyi programcilari barindiramayan zihniyet kaybetmeye mahkumdur.

    bir cok arkadasim yurt disina gitti. kalanlarda cok uluslu buyuk sirketlerde rahatina bakiyor.

    ozellestirmeler olmaz ise iceride beyin de kalmayacak.

    ben sen gibi inatci az paraya idame etmeye calisan ulke sevdalisi idealistler de neyimizle ovunecegiz bilmiyorum.

    karamsarligim icin afedersiniz.

    patronlar yazilimin getirilerini anlamadiklari surece bu sektor adam olamayacak.

    sevgiler saygilar
    Atilla

    Cevapla
  37. Emre Yılmaz |

    copycat projeler ve klone projeler klonla, devret ,parayı al, unut şeklinde güzel bir yaklaşım ve hep olacaktır

    bizde bu hepsi birarada, herşeyi yapan adam, joker yazılımcı yaklaşımı gelişmemiş iş geliştirme modelleme hızlı köşe donme acımasızca çalışan sömürme kasımız yüzünden ama zamanla geçecektir. çünkü işe yaramaz

    gelecekte hayalden öte gerçekten multifonksiyonel insanlar olacaktır ama bu tıp ve genetiktir bu da burda konumuz değil.

    bunun yanında ucuz hintli developerlarla proje geliştirme veya freelancerlara iş outsource etmekle ilgili konuda Savaş Sakar ‘ın tarafında olmakla ve yazdıklarına tamamen hak vermekle birlikte

    yakın gelecekte bütün servisler kendi başına platformlar olacakları için bu işlerin pek freelance dönmeyeceğine inanıyorum.
    saygılar.

    Cevapla
  38. Yazılım alanında uzman olmamama rağmen yazılım projelerinde tasarımcı olarak bulunduğum için ben de deneyimlerimi aktarmak istiyorum. Öncelikle internet üzerinde geliştirilecek her türlü projenin ancak bir ekiple mümkün olduğunu unutmamak gerekiyor. Elbette bir tasarımcı veya yazılımcı kendi sınırlarını aşar, bilmesi gerekenden fazlasını bilir, bu kendi tasarrufudur. Ancak verilen ilanlarda yazılımcıdan arayüz kodlama, flash programcıdan tasarım, tasarımcıdan php istemek gibi yollar tercih edildiği sürece bu sektörün düzene girebileceğini sanmıyorum.

    Bütünü görebilen çok az. Türkiye’de herkes kısa yoldan gitmek istiyor. Bir proje zaman ister ne gam…Kimsenin bu zamanı vermeye niyeti yok..Bugün yazmaya başladık madem, yarın online edelim, ertesi günde para basmaya başlayalım gibi bir anlayış hakim.

    Birçoğumuz sadece emeğini satarak para kazanıyor. Bir de tüm bu ciddiyetsizlik üzerine düşük ücretler ve performans zımbırtıları eklenince çorba tuzsuz, ekmek çiğ, yutuyoruz bir şekilde…

    hepimize kolay gelsin

    Cevapla
  39. sevgili Savaş Sakar.Bende dünyaca ünlü bir siteyi,iki günde klonlatırım.Bunda bir sorun yok.Belki maliyetler üç aşağı beş yukarı senin söylediklerinden farklı olur,ama neticede rahatlıkla yapılabilecek birşey.

    Esas sorun şu.Veritabanı ve sunucu yetersizliği sorununa son zamanlarda eklenen birde yapay zeka sorunu.Gelişmiş,tüm web siteleri daha şimdiden basit yapay zeka algoritmalarına yönelmiş durumdalar.Yapay zeka algoritması ise klonlama yöntemleri ile olmuyor.Çok daha karmaşık bir işlem diğerlerinden.

    Ayrıca söylediğim gibi global web projesi geliştirememenin önündeki en önemli iki engel sunucu sorunu ve veritabanı sorunu.Mesela facebook gibi bir site düşün.49 milyon tane üyesi var.Hergün milyonlarca kişi sitede online.Böylesine devasa bir kitleyi karşılayacak sunucu sence Türkiye’de varmı? bunun onda birine yaklaşan sunucuların astronomik maliyetleri ortada.Bir diğer sorun ise global bir proje için var olmazsa olmaz olan dinamik veritabanı sorunudur.Milyonlarca insana ait bilgiler ve bu insanlarla ilgili birçok uygulama için bu milyonlarca abonenin en özel bilgilerinden bile haberdar olan yapay zeka algoritmaları.Bu sorunları nasıl aşmayı planlıyorsun?

    Sevgili Savaş; sen ve senin gibi düşünenlerin cevabını bekliyorum.Değişik fikirler her zaman için insanı geliştirir.Cevabınızı bekliyorum.

    Cevapla
  40. Arda Bey yazınızı okuduktan sonra çok merak ettiğim bir kaç konu var :
    Firmanızın/girişiminizin işe alma stratejisi nedir?
    Çalışanlarınıza ne gibi sosyal olanaklar(anlaşmalı sinema/spor merkezi/hastahane/özel sigorta/toplu şirket etkinlikleri vb.) sunuyorsunuz?
    Herhangi bir proje üzerinde çalışırken proje takvimi baştan belirleniyor ve zamanında kontroller yapılıyor mu? Proje takvimine ortalama olarak kaç defa ekstra iş koyuluyor?

    Cevapla
  41. Ertuğrul Kılıç beyefendi’nin yorumunu okudum.işin yazılım kısmı 200,000 dolar diyorsunuz.bence bir piyasa araştırması yapın.bu bahsettiğiniz her ne projesi ile fazlaca uçmuşlar size iş yapanlar.çünkü sadece işin yazılım kısmından bahsetmişsiniz.bakın bu yazılım işinde etiket olmaz,tecrübe olur.eğer yabancı diliniz varsa,yurtdışına çıkmanızı tavsiye ederim.inanın yazılımın beşiği olan Rusya,ABD ve Hindistan gibi ülkelerde çok daha mükemmel yazılımcıları çok daha ucuza bulabilirsiniz.Ne yazıkki bizim millet her konuda hırsız olduğu için yazılım alanında da hırsızlık alışkanlığından taviz vermiyor.

    Ayrıca öyle internet projelerine milyon dolarlar bağlamak bana biraz deli cesareti gibi geliyor.Deli cesareti bir adamı ya vezir eder yada rezil.Dünya çapında yazılım dahileri bile bu işe başlarken sanal aleme milyonlarca dolar yatırmayıp,kendilerine finansman ve sponsor aramışlardır.çünkü risk gerçekten büyük.biz burada hep başaranları anlatıyoruz,birde başarısız olanları anlatsak herhalde buna sayma gücümüz yetmez.

    Cevapla
  42. Bence burda asıl sorun, yazılımcıların kendini kurumlara anlatamaması. Şahsen kendimden örnek vermek gerekirse, herhangi bir konuda uzman olduğumu söylemek bana hiçbir zaman mantıklı gelmiyor, Uzmanlık sıfatını çok abartmış olduğumdanmı, yoksa sürekli işin ehli üstadların nerelerde olduklarını takip etmemdenmi o kısmı tam bilmiyorum açıkcası.
    Kurumlarla yapılan iş görüşmelerinde sizin her konudan anlayan, anlamazsa bile anlıyomuş gibi yapmanızı beklediklerinden; sizin yaptığınız mütevazilik çok hoş karşılanmıyor. Sonrasında işe aldıkları iş bilen(!) yazılımcıları şutlamaları birkaç gün sürüyor. İşte burda işi bilen yazılımcıyla bilmeyen yazılımcı arasındaki farkın; ortaya çıkardığı projelerden ve yazılımcının öğrenme arzusundan anlaşılması gerektiği kanaatindeyim.
    Kendimden bir örnek daha vermek gerekirse;
    İyi bildiğimiz firmalardan birisiye yaptığım iş görüşmesinde; yazılım dışında (örn: vt optimizasyonu) bazı alanlarla ilgili sorular sordular. Konu hakkında çok iyi bilgim olmadığını söylediğimde ise yüzleri ekşidi.
    Kendilerine eğitim imkanlarını, yazılımcıların proje sürecinde yazılım dışında fikir katkısı yapıp yapamadıkları gibi sorular sordum. Neticede pozisyona uygun görülmedim. Anladığım kadarıyla firmaların yazılımcıyı sadece yazılımcı olarak işe alma istekleri, kurumda kendini geliştirmesini hor görmeleri iyi eleman bulmalarını zorlaştırıyor. Örneğin bana artık firmalarda (sadece) yazılım elemanı olarak çalışmak yerine projelere her alanda katkı yapabileceğim firmalar daha çalışılabilir geliyor.

    Cevapla
  43. WOYWODİN yorumumda bahsettiğim o rakam gerçektende doğrudur.Lakin kik vb. kurallar yüzünden esnek olamama gibi bir sıkınıtmız var.Zikrettiğim rakam toplam bedelin yanında devede kulak kalır.

    Sunset,sen ismini doğru ve açık olarak yazda istersen kaç harften oluşuyormuş bir öğretiver ,isim doğru olarak nasıl yazılırmış 🙂
    Belki bunun için bile kısa bir kod yazarsın nedersin ?

    Cevapla
  44. Bilgisayar programlama ve sistem yaratma üzerine bir iki not:

    Bilgisyar programlayabilmek sistem yaratmanın en temel gereği ve haliyle çok önemli bir beceridir. Sistem yaratabilen kişiler çalışan veya iş veren gibi poziyonların/kalıpların üstünde düşünme becerilerini geliştirdiklerinden bu kalıplara girmeye zorlandıklarında başları ağrır.

    Sistemi yaratan sahibi olmak ister. İster çalışan ister işveren olsun bir sistem geliştirmişseniz aidiyet ve sahiplik duyguları beslersiniz. Yukarıdaki yorumlarda bahsedilen pek çok çekişmenin sebebi bence bu duygulardır.

    Bir sistem takım olarak geliştirildiğinde en iyi haline gelir. Takımda iş veren ve iş yapan ayrımı olamaz, olursa yine bu aitlik sahiplenme duygularından herkesin başı ağrımaya başlar.

    Lider bir kişi veya iş veren değildir, lider yapılacaklar listesidir.

    Sistemler yapılıp bitirilmez, organik bir canlı gibi her zaman yaşar. O yüzden iyi yazılımların 1.0 2.0 diye sürümleri vardır.

    Nacizane bir kaç düşünce bunlar. Düğümkümede bu ve benzeri konularda sık sık yazıyoruz.

    Cevapla
  45. Arda yazı için teşekkürler. Yorumların hepsini okudum. Sanırım bu şartlar altında en temelde hem iş yapanın hem iş verenin karşılıklı saygı göstermesi gerekiyor.

    Cevapla
  46. Yazılımcı sıkıntısı olduğunu düşünmüyorum, sadece iyi yazılımcıların beklentileri de yüksek oluyor.

    Ama yazılım geliştirmek giderek daha standart bir iş haline geliyor iyi ki; bu açıdan öngörülebilir ve planlanabilir ve sürdürülebilir oluyor. Yazılımcılar değiştirilebilir olmalıdır her zaman.

    Web projeleri açısından da çok fazla problemler var gerçekleşmelerini engelleyen. Girişimciler batıda bu işin omurgasını oluşturan risk sermayesi, inkübasyon gibi kaynaklardan yoksunlar.
    Ayrıca vergi ve yasal sorumluluklar oldukça ağır.

    Yazılımcılardan business konusunda başarı beklemek mümkün değil her zaman tabi, o da ayrı bir sorun.

    Türkiye’de startupların sermaye, hukuki danışmanlık ve iş yönetimi konusunda ciddi desteklere ihtiyaçları var.

    Cevapla
  47. Yazılanları okurken yoruldum. Buraya kadar okuyabilenler için kısa birşey de ben söyleyim.

    Bana kalırsa ülkemizin yazılım sektörünün sorunu profesyonelleşmeye izin vermeyen yapısı. Bunun da sebebi az kaynakla çok iş yaptırma zorunluluğu. İşverenleri de bu anlamda anlayabiliyorum. Sonuç olarak birkaç bin dolar maaşla yazılımcı çalıştırmak ülkemiz şartlarında zor birşey. Hal böyle olunca da market alışveriş listesi gibi suyundan da koy tarzı iş ilanlarına rastlıyoruz. Bu sefer de doğal olarak verim alınamayınca Türk yazılımcısı kötü oluyor. Kısacası ne kadar ekmek o kadar köfte. Ya yaratıcılık? Youtube’un kapatıldığı bir ülkede mi? Bilmem ki nasıl olur…

    Cevapla
  48. Outsource olarak çalıştığım firmaya dışardan intranet hazırlayan bir firma programı kurmaya geldi geçen gün. Kimbilir kaç paraya yaptılar. 2 hafta oldu kurulumlar bitmedi. Elemanlar sürekli gelip gidip patlayan ekranları tamir etmeye çalışıyor. Freelance yaptırılsa biterdi belki. Peki ya ürün bittikten sonraki destek? O tartışılır. Freelance yapan kişiyi bulabilecek misiniz bir daha? Bu bir eksiklik olabilir ancak firmalardan verim alabiliyorsunuz da freelancerdan mı alamayacaksınız? Birçok Freelancer birçok şirketten daha iyi teklif verebilir. Neden çünkü daha önce benzer işler yapmıştır. Vakti çoktur, araştırmıştır, gerekli scriptleri bulmuştur, kod kütüphanesi vardır, kaynakları çoktur, günün istediği saatinde çalışabilir, patron kendisidir. İşi bitirememek için bir sebep yok bence. Keşke Türkiyede de freelance işlerin yer aldığı bir portal olsa. 3 yıldır yazılımcıyım ama şirketimden memnun değilim. Niye kalıyorsun derseniz tamamen duygusal. Şartlar beni yazılım şirketi kurmaya itiyor.

    Gece, gündüz, haftasonu, bayram demeden çalıştım. Bu işi severek yapıyor olmasam bu tempoyla bu işi yapamazdım gibime geliyor. Şirketler de tam böyle elemanlar arıyorlar. Ya tecrübeli olup kısa zamanda çok iş yapacaksın ya da bilmiyorsan bile öğrenip aynı işi mesai saatlerinin dışında da çalışarak bitireceksin. Bir bakıma sürüneceksin. Yazılımcı olmak gerçekten kolay değil. İşin yükünü çeken, yanlış planlamanın kurbanı olup çok çalışan, kazançtan pay almayan ama sorunlardan sorumlu tutulan bir pozisyon.

    Yazılım işini firmalara veren firmalar da işi bilmiyor. Ben iş yaptıracak olsam sorarım bu işi yapacaksın ama bu işleri daha önce yaptın mı? Kaç adam çalıştıracaksın? Bu adamların yetkinlikleri neler? İlerde update gerektirecek birşey var mı? Kalite belgen var mı? Kaç yıllık bir firmasın? Piyasada o kadar çok firma var ki seçim zorlaşıyor. Kaliteliyim diyenler çok para istiyor, az isteyenlerden de şüpheleniyor insan. Rakipler çok olduğundan işi almak isteyen firma daha az adam/gün maliyet çıkarıyor. Sonuç beceriksiz proje yöneticilerinin planlama noksanlığı, takip sıkıntısı ve fazla mesaide çalışan mutsuz yazılımcıların elinden çıkan yamalı bohça tarzındaki yazılım.

    Cevapla
  49. Her arz kendi talebini yaratır.
    Freelance bir oluşumda kendi talebini yaratacaktır.

    Cevapla
  50. Freelancer sayfası nerede bulamadım.

    Cevapla
  51. İçerik yönetiminizde tinyMCE editorü kullanabilirsiz, yazı dümdüz bir text şeklinde zor okunuyor, sevgiler

    Cevapla

Bir Cevap Yazın