Eğitim teknolojileri son yıllarda hızla gelişirken, birçok girişim sınıf deneyimini dijitalleştirmeye odaklanıyor. Ancak bu dönüşümün merkezinde hala temel bir sorun var. Öğretmen ve öğrenci arasındaki etkileşimin sürdürülebilir ve verimli şekilde dijital ortama taşınması.
Mart 2024’te Atakan Özkaya, Adalet Veyis Turgut ve Murat Angın tarafından kurulan Madlen, tam da bu noktaya odaklanarak klasik EdTech araçlarından ayrışıyor. Öğretmen ve öğrenciyi aynı platformda buluşturan yapısıyla dikkat çeken girişim, yalnızca teknik bir çözüm sunmak yerine eğitimin yapısal sorunlarına temas etmeyi hedefliyor. Madlen’in çıkış noktası bir yazılım problemi değil, eğitimde fırsat eşitsizliği.
Bu yaklaşım, platformun gelişimini yalnızca bir ürün tasarımı değil, aynı zamanda eğitimde erişim ve kaliteyi yeniden düşünme çabası haline getiriyor. Kısa sürede hem kullanıcı hem de gelir tarafında ölçeklenmesi de bu ihtiyacın karşılık bulduğunu gösteriyor.
Kurucu ortaklardan Atakan Özkaya’nın pandemi döneminde Doğu Anadolu’daki bir öğrenciyle yaptığı konuşma, girişimin temel vizyonunu şekillendirdi. Coğrafya veya ekonomik koşullar ne olursa olsun her çocuğun dünya standartlarında eğitime erişebilmesi hedeflendi.
Madlen kendisini yalnızca yapay zeka destekli bir içerik üretim aracı olarak konumlandırmıyor. Şirketin ana hedefi okul içindeki tüm öğrenme döngüsünü tek bir zeka katmanında birleştirmek.
Platformun öğretmen tarafında 40’tan fazla yapay zeka aracı bulunuyor. Bu araçlar ders planlama, ölçme-değerlendirme, içerik üretimi, raporlama ve farklılaştırılmış öğretim süreçlerini otomatikleştiriyor. Sistem yalnızca Türkiye’deki Maarif modeliyle sınırlı kalmıyor. IB, Cambridge, AP, IGCSE ve A-Level gibi uluslararası müfredatları da destekliyor. Öğrenci tarafında ise Sokratik yöntemle çalışan bir yapay zeka tutor yer alıyor.
Sistem öğrencinin eksiklerini gerçek zamanlı analiz ederek buna göre kişiselleştirilmiş sorular ve takip görevleri oluşturuyor. Böylece öğretmenin ürettiği veri, doğrudan öğrencinin öğrenme yolculuğunu besleyen bir yapıya dönüşüyor.
Madlen’in dikkat çeken taraflarından biri de açık uçlu öğrenci çalışmalarını değerlendirebilmesi. Şirket, çoğu yapay zeka tabanlı eğitim ürününün kaçındığı bu alanı teknik olarak çözerek öğretmenin pedagojik değerlendirme sürecini ölçeklendirmeyi hedefliyor.
Kendi sistemlerini geliştirdiler
Girişim, hazır bir yapay zeka altyapısı kullanmak yerine sistemi tamamen kendi geliştirerek kurdu. Sistem, Amazon Web Services üzerinde çalışıyor. Mimari üç katmandan oluşuyor. İlk katmanda, kullanıcı isteklerini alt görevlere ayıran ve maliyet, hız ve kaliteye göre en uygun modeli seçen çok modelli bir orkestrasyon sistemi bulunuyor. Bu sistem gerektiğinde güçlü reasoning modellerini, hızlı işlemlerde ise daha hafif modelleri kullanıyor ve failover, doğrulama ve model rotasyonu gibi mekanizmalar içeriyor.
İkinci katmanda, farklı müfredatları desteklemek için konu bağımlılıkları ve öğrenme ön koşullarını içeren pedagojik veri modeli yer alıyor ve kullanıcı verileriyle sürekli güncelleniyor. Üçüncü katmanda ise ders planlama, değerlendirme ve öğrenci rehberliği gibi alanlarda uzmanlaşmış çoklu yapay zeka ajanları birlikte çalışarak öğretim sürecini bütüncül şekilde yönetiyor.
300 bin saatten fazla tasarruf sağladı
Mayıs 2025’te ticari olarak kullanıma açılan Madlen, bir yıldan kısa sürede 1 milyon doların üzerinde yıllık tekrarlanan gelir (ARR) seviyesine ulaştı. Şirket bugün 16 okul grubunda ve 75’ten fazla kampüste aktif olarak kullanılıyor. Platformun ulaştığı toplam kullanıcı sayısı ise 50 bini aşkın öğrenci ve 20 binden fazla öğretmen. Şirketin paylaştığı verilere göre platform bugüne kadar öğretmenlere 300 binden fazla saat zaman tasarrufu sağladı.
Yakın zamanda yayımlanan kullanım verisi temelli araştırma raporu da öğretmenlerin yapay zekayı sınıf içinde nasıl kullandığına dair dikkat çekici bulgular içeriyor. Rapora göre yapay zeka tarafından üretilen soruların yüzde 98,08’i öğretmenler tarafından hiçbir değişiklik yapılmadan öğrencilere atanıyor.
Madlen aynı zamanda uluslararası arenada da çeşitli programlara kabul edildi. Şirket; Microsoft Founders Hub, Endeavor ve Google AccelerateX programlarında yer alıyor. Ayrıca Brighteye Ventures’ın Londra merkezli Founder Studio programına seçildi. Ödül tarafında ise girişim Times Higher Education Asia Awards kapsamında şampiyonluk elde ederken GESAwards MENA kapsamında da En İyi EdTech Girişimi ödülünü kazandı.
Şirket bugüne kadar 1 milyon doların üzerinde yatırım aldı. İlk yatırımcıları arasında İş Bankası Yapay Zeka Fabrikası yer alırken son dönemde Global Scale Ventures’tan yatırım aldı. Madlen’in önümüzdeki dönemdeki odağı ise uluslararası büyüme olacak. Şirket, Birleşik Krallık ve MENA bölgesindeki pilot uygulamalarını büyütmeyi planlıyor. Bu doğrultuda genel merkezini önümüzdeki aylarda Londra’ya taşıyacak.
Kurucu ekip, Türkiye’de kanıtladıkları öğretmen odaklı yapay zeka modelini küresel ölçekte ölçeklendirmeyi hedeflediklerini söylüyor. Eğitimde yapay zekanın geleceğine dair tartışmalar sürerken Madlen’in yaklaşımı daha pragmatik bir noktada duruyor. Yapay zekanın sınıflarda gelecekte değil, bugün aktif olarak kullanıldığını göstermeyi amaçlıyor.
İlk Yorumu yazmak ister misiniz?
Yorum Yazmak için Giriş Yap