Apple Watch, bir tüketici elektroniği ürünü olmanın ötesine geçerek kalp sağlığı odağında konumlanan en yaygın dijital sağlık araçlarından biri haline gelmiş durumda.
EKG, düzensiz kalp ritmi uyarıları ve uzun süreli pasif izleme gibi özellikleriyle klinik tartışmaların da konusu olan Apple Watch, sağlık teknolojileri alanında yakından izleniyor. Cihazın atriyal fibrilasyonu (AFib) yani kalp ritim bozukluğunu erken tespit etmedeki etkinliği ise yeni bir akademik çalışmayla yeniden gündeme geldi.
Araştırma, Apple Watch’un kalp ritim bozukluğu tespitinde geleneksel izleme yöntemlerine kıyasla daha etkili olabileceğini ortaya koydu. Amsterdam UMC tarafından yürütülen ve altı ay süren çalışmaya, 65 yaş üstü ve inme riski yüksek 437 kişi katıldı.
Katılımcıların yarısına yakın bir bölümüne Apple Watch verilirken, diğer grup standart sağlık takibi altında izlendi. Araştırma sonunda Apple Watch kullanan grupta 21 kişiye AFib tanısı konuldu. Bu kişilerin yüzde 57’sinde herhangi bir belirti görülmedi.
Standart bakım alan grupta ise yalnızca beş kişide AFib tespit edildi ve bu kişilerin tamamı belirtiler yaşadıklarını bildirdi. Uzmanlar, AFib’in çoğu zaman aralıklı ve belirtisiz seyrettiğine dikkat çekerek, kısa süreli tıbbi kontrollerde bu durumun gözden kaçabildiğini vurguluyor.
Sürekli kalp ritmi izleme özelliğine sahip giyilebilir cihazların, bu tür vakaların daha erken fark edilmesini sağlayabileceği belirtiliyor. Çalışmayı yürüten kardiyologlar, erken teşhisin inme riskini azaltabileceğini ve uzun vadede sağlık sistemleri için maliyetleri düşürebileceğini ifade ediyor. Araştırmanın sonuçları, tıbbi dergi JACC’ta yayımlandı.
İlk Yorumu yazmak ister misiniz?
Yorum Yazmak için Giriş Yap