AB'nin oluşturduğu 'Avrupa İlaç Stratejisi'nin bir ayağı daha tamamlandı

Ocak 2025'ten geçerli olmaya başlayacak sağlık teknolojileri alanında yeni bir mevzuat kabul edildi. Buna göre inovatif ilaç, tıbbi cihaz ve tedavi yöntemleri AB ülkeleri içinde daha yaygın olarak kullanılacak.
AB'nin oluşturduğu  'Avrupa İlaç Stratejisi'nin bir ayağı daha tamamlandı

Avrupa Birliği (AB) Covid-19 salgınıyla mücadele etmek için 4,2 trilyon Euro'luk ekonomik destek paketi açıklamıştı. Ama pandemi süreci beklentileri aşmış, birçok ülke hem ekonomik, hem politik hem de sağlık alanında büyük darbeler aldı. Bu noktada sağlık alanında olası etkilerin sonuçlarını hafifletmek için AB Komisyonu geçen yılın sonunda "Avrupa İlaç Stratejisi" oluşturduğunu duyurmuştu.

Bununla amaç, hastaların yenilikçi ve uygun fiyatlı ilaçlara erişimini sağlamaktı. Bir tarafta AB ilaç endüstrisinin rekabet gücünü artırmak ve sektörün sürdürülebilirliğini desteklemekti. Yani Covid-19 salgının ortaya koyduğu sağlık alanındaki eksiklikleri gidermek öncelikli hedefler arasında yer alıyor.

2025'te geçerli olacak yeni nesil sağlık teknolojileri mevzuatı

Bugün edindiğimiz bilgilere göre bu stratejinin bir parçası tamamlandı. Ocak 2025'ten geçerli olmaya başlayacak sağlık teknolojileri alanında yeni bir mevzuat kabul edildi. Buna göre inovatif ilaç, tıbbi cihaz ve tedavi yöntemleri daha yaygın olarak kullanılacak. 

Böylece hasta ve sağlık sistemi ihtiyaçları yeniden belirlenecek. Ortak geliştirilen sağlık teknolojileri diğer AB ülkeleri tarafından tanınacak. Bu işbirliği çerçevesinde projeler üye devletler arasında finanse edilecek. Bu alandaki çalışmalara ayrılan kaynaklar daha verimli kullanılacak. 

AB'de sağlık ve gıda güvenliğinden sorumlu Stella Kyriakides, salgınla tüm Avrupa için sürdürülebilir tedavinin ne kadar önemli olduğunu anladıklarını belirtiyor. "Yenilikçi ilaçlara ve bazı yüksek riskli tıbbi cihazlara erişimi kolaylaştırmamıza yardımcı olacak" diyerek mevzuatın önemini ortaya koyuyor ve sözlerini şöyle sonlandırıyor:  "Yeni kurallar, değerlendirme sürecinde kapsayıcılığı ve şeffaflığını güvence altına alacak. Böylece üye devletlerin yetkilileri ve sektör için öngörülebilirliği artıracak. Sağlık sistemlerinde yenilikçi teknolojilere hasta erişimi konusunda daha zamanında ve kanıta dayalı kararlar alınabilecek. Bu da yeni bir işbirliğinin kapısını aralayacak."