Teknoloji dünyasında kullanılan tanımlamalar, ayrımcılığın temelini oluşturuyor

Prisync'in kurucu ortaklarından Neslihan Şirin Saygılı, girişimci kavramını cinsiyetler üzerinden kategorik olarak ayırmanın yanlış olduğu görüşünde...
Teknoloji dünyasında kullanılan tanımlamalar, ayrımcılığın temelini oluşturuyor

"Kariyerim birçok kişiye oranla planlı ve istekliydi. Lisedeyken tıp ya da mühendislik okuyacak kişiler arasında net bir ayrım vardı. Ben mühendislik okumak isteyenler tarafındaydım. Ailem beni tıp okumam yönünde yönlendirmek istemiş olsa da ben alan olarak bilgisayarı seçtim" bu sözler Prisync'in kurucu ortaklarından Neslihan Şirin Saygılı'ya ait. Girişimci, çocukken elektronik aletlerin içini karıştırmaktan ziyade, o cihazların işleyişinin nasıl olduğunu merak ettiğini anlatıyor.

"Kadın ya da erkek öğrenci ayrımı yapılmazdı"

Bu yüzden Saygılı, bilgisayar mühendisliği olmuş. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden mezun olan girişimci, oradaki akademik kadronun içinde kadın ve erkeklerin oranının aynı olduğunu söylüyor. Bu yüzden okurken herhangi bir ayrımcı tavra maruz kalmadığını belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

"Öğrenci ayırmaksızın çok ödev ve zor sınavlarla hepimizi eğitmeye çalışıyorlardı. Arkadaşlar arasında da bu durumu dile getiren olmazdı.Bölüm anlamında bilgisayar mühendisliğinde ne yapacağınız daha net  ve popüler bir alan. Dolayısıyla kadınların iş bulamaması gibi bir durum pek söz konusu değil. Elektrik-elektronik gibi mühendisliği alanlarında daha az sayıda kadın öğrenci, daha az sayıda sektörde insan olduğunu söylüyorlardı."

TÜBİTAK'ın Pardus projesinde staj yaptı. Girişimci, "Çünkü Linux kullanmayı seviyordum. Bununla uğraşıyordum. Bir ay çalıştım. Oradan sonra o kuruma devam edebilmem için not ortalaması gerekiyordu. Ama benim not ortalamam o kadar iyi olmadığı için oraya devam edemedim" diyerek bu süreci özetliyor.  

Kod yazmak istiyordum

Okuldan mezun olup stajını tamamladıktan sonra Wincor Nixdorf'a başvurduğunu söylüyor. Orada ATM makineleriyle ilgili çalıştığını ve bu makinelerin içinde yer alan bilgisayarlara yeni özellik geliştirmekten ziyade var olan problemleri çözdüğünü anlatıyor. "Sektöre yeni giren biri için uygun bir iş değildi" diyerek daha çok kod yazmasına imkan tanıyacak bir işe girmeye karar verdiğini belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

O sırada yine bir ilandan Atrato'ya başvurdum. Şirketin ana merkezi Hollanda'daydı. Türkiye'de o şirketin işlerini yapan bir şirkette Linux çalışmaya başladım. O sırada Galatasaray Üniversitesi'nde yüksek lisanstaydım.  

Neslihan Şirin Saygılı, tam o sırada arkadaşlarımla iş kurmaya karar verdi. İşten ayrılıp Prysinc'in kurulması için çalışmaya başladı. Ortakları Samet Atdağ ve Burç Tanır ile e-ticaret alanındaki en kritik unsurlardan biri dinamik fiyatlandırma yapıyor. Manuel yapılan fiyat araştırmasındaki verimsizliği ve insan hatasından doğabilecek riskleri minimalize etmeyi vaat ediyor. Prisync bu alanda hizmet veren operasyonlarından... 50'den fazla ülkede müşterileri bulunan şirket, ağırlıklı olarak ABD, Kanada ve AB ülkelerinde aktif. Avustralyalı rakibi Spotlite'ı satın almıştı. Geçen Ocak ayında ise Prisync girişiminin Collective Spark liderliğinde 1,1 milyon dolarlık bir yatırım aldı. En son İngiltere merkezli Competitor Price Watch girişimini satın aldığını duyurmuştu.

"Kurucu ekibin arasında olmam olumlu etki yarattı"

Girişimci, 2013'ten bu yana burada çalışıyor. Saygılı sözlerine şöyle devam ediyor: 

Şirketin sorumluluğunu aldım. Ortaklar olarak aramızda sorumluluk anlamında eşit bir yapı var. Bazen toplantıya girmek istemediğimde, 'standart işlerde bence senin de orada olman gerekiyor' diyorlar. Uzun bir dönem şirketimizde çalışan tek kadın bendim. Zamanla aramıza kadın arkadaşlar geldi. Yazılım ekibinin yarısı kadınlardan oluşuyor. Yatırımcılar tarafından da sıkıntı yaşamadık. Hatta kurucu ekip arasında kadın olması ilk etki olumlu etki yaratıyor. Bir taraftan kendi adıma teknik tarafta çalışan kurucu ortak olmam dikkat çekiyor. 

Ayrımcılık dilde başlıyor

O da ayrımcılığın dilde başladığına inananlardan... "İdealde kadın girişimci olarak kategorik bir ayrım yapılması hoşuma gitmiyor. Ama gündelik hayatta bu beni pek rahatsız etmiyor" dese de erkek kurucu ortak diye bir tanım kullanılmıyorsa, kadın diye de belirtmenin de doğru olmadığını söylüyor ve ekliyor: "Ama hala toplumsal olarak hala bu ayrımı yapacak kapasiteye gelmedik. Bu durum teknoloji dünyasında girişimcilerin, yarısından fazlasının kadınlardan oluşmaya başladığı anda kendiliğinden kalkacak. Çünkü dil yaşayan bir organizma..." 

'Kadınlar Anlatıyor' yazı dizisinin diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.