Kişiselleştirilmiş ürünler sadece D2C için değil büyük markalar için de oyun alanı haline geliyor

Markaların kişiselleştirme ile ayrışmasıyla kozmetik ve kişisel bakım başta olmak üzere global markalar da bu yönde çalışmaya başladı. Müşterinin marka ile yaşadığı deneyimi farklılaştıracak ürünlerle pazarlamacılar için bir oyun alanı bulunuyor.

Markalar, müşterilerinin ilgisini daha çok çekmek için kişiselleştirilmiş ürünler sunmakta. Monogramlı ürünler, içeriğin kişiye özel uygulanabildiği şampuanlar, diyete göre hazırlanan içecekler bu tarz ürünlere bazı örneklerden. Daha çok D2C markaların uyguladığı bu strateji, CES'te L’Oréal'in sunduğu Perso ile büyük markalara da taşındı. Yapay zeka tabanlı cihaz ile müşteriler kendi evlerinde istedikleri makyaj malzemelerinin içeriğini belirleyebilecek. 2021'de satışa sunulacak ürünün penetrasyonu ile ilgili henüz bir tahminimiz yok ancak "kişiye özel ürün" konusunda önümüzdeki dönemlerde daha çok konuşacağız gibi duruyor. 

Peki neden kişiselleştirmeden daha çok konuşmaya başladık? Öncelikle son senelerde sıklıkla karşımıza çıkan kendini gerçekleştirme, farklı olmak, kişisel gelişim gibi konular nedeniyle özel olanı bulmak, kişiliği ifade etmek gibi dürtüler daha çok hayatımıza girmeye başladı. Sosyal medyanın da etkisiyle daha çok üzerine düşündüğümüz bu konular aslında kişilerin kendi hayatının kontrolünü eline almak motivasyonu ile gelişiyor. Kullanılan ürünlerde mevcutu almak yerine seçim şansının olması müşterilerin daha çok bu yönde aksiyon almasına yardımcı oluyor. 

Bu yazıyı Webrazzi Insights için özel olarak hazırladık.
Webrazzi Insights üyeliğiniz varsa giriş yaparak yazının tamamına ulaşabilirsiniz. Henüz Insights erişiminiz yoksa hemen harekete geçebilirsiniz.
Giriş yap
veya
Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz?
Abonelik kaydınız başarıyla oluşturuldu.