Gelecek FinTech’lerin mi, TechFin’lerin mi?
Arama
Fintech

Gelecek FinTech’lerin mi, TechFin’lerin mi?

İnsanın para ile olan ilişkisi yüzlerce yıldır bir hayli karışık olduğunu söylemek mümkün. Aslında finansın basit olan ancak karmaşıklaştırılan ve komplike hale getirilen pek çok tarafı da var. Günümüzde ise tüm finans ihtiyaçlarımız yalınlaşıyor, tüketici daha basit ve öz şeylere talep gösteriyor. Müşteri odaklılık sayesinde elde edilen yalınlık, piyasaya bankalar tarafından farklı ürünler sürülmesine sebep oluyor. Bir de son zamanlarda ortaya çıkan rekabetle birlikte, artık banka olmayan kuruluşların da bankacılık lisansı almaya başladığını gözlemliyoruz. Üstelik tüm dünyada.

Yaşanan krizler ve batık bankalar dünyanın pek çok ülkesinde “bankacılık yapmayı” çok sağlam temellere dayandırdı. Regülasyonlar ve teminat tutarları öyle bir noktaya geldi ki, aslına bunların hepsi de hiç kimsenin mağdur olmaması içindi. Ancak geçen süreçte bir finans ürünü ortaya çıkarmak, bankacılık yapmak arkada çok büyük bir güç bulundurmayı gerektiriyordu. Ancak rüzgarın yönü değişmiş durumda. Bankaların yanı sıra, FinTech olarak adlandırdığımız girişimler de finansal teknoloji ürünlerini sunuyor, belki vade toplamıyorlar ama kategorilendirilmiş lisanslarla birlikte finansın farklı alanlarında kendilerini bankalara rakip konuma getiriyor. Aslında bugüne kadar yaşanılan tecrübe, yoğurdu üfleyerek yememize sebep olurken, bir diğer yandan da FinTech girişimleri bankaların iştahını kabartıyor.

FinTech duymaya alışkın olduğumuz bir kelime, bu alanda kurulan yeni dijital bankalar, ürünler, dev bankalar tarafından satın alınan girişimler… Ancak bir de son zamanlarda hayatımıza girmeye başlayan bir başka kavram daha var. Bu kavram bir kavganın habercisi mi? Bence evet. Çünkü çoktan başlamış olan bir kavga, dev pastanın etrafındaki isimleri bir araya getirdiğimizde açıkça görülüyor, az sonra değineceğiz.

TechFin nedir?

TechFin olarak adlandırdığımız kavram, odağında finans olan firmaların değil, teknoloji olan firmaların atağıyla ortaya çıkıyor. Finans için teknoloji çok önemli, ister küçük bir fintech girişimi olun isterseniz kocaman bir bankanın hakimi, yapmanız gereken en önemli şeylerden birisi teknolojiye yatırım. Bankacıların işleri yürütme ve para yapma konusunda iyi oldukları aşikar. Ancak son dönemde bir de teknoloji firmaların başarılı çalışmaları var.

Amazon, Alibaba, Apple, Facebook, Google, Baidu, Tencent… Bu firmaların hepsi birer aynı zamanda TechFin haline gelmiş kabul ediliyor. TechFin’ler, bankaların direkt olarak rakibi olmayacak olsalar bile, müşterilerin parayla olan ilişkilerinde daha ciddi ve derin bir rol üstlenerek kendilerine pay çıkartıyor. TechFin dediğimiz kavram, yeni duymaya başlanan bir kavram olabilir ama örneğin Alibaba’nın kurduğu dijital banka MYbank haberini 2015 yılının yaz aylarında yazmışım. Alibaba’nın bir e-ticaret firması olarak bu alana yatırım yapması yeni bir karar değil. Neredeyse FinTech girişimleri kadar eskiye dayanan bir geçmişle birlikte teknoloji firmalarının finans alanına ilgisi var. Ya da ödeme alanında yine Alibaba’nın AliPay‘i.

Belki bilindik anlamıyla bankacılık değil ama, örneğin ödemeye aracılık etme konusunda pek çok teknoloji firması büyük adımlar atıyor. Apple Pay, Android Pay, Samsung Pay belki de ilk akla gelenler. Ödemeye aracılık etme ve ödeme teknolojileri hamleleri de bankalar kadar, bu tarz TechFin’ler tarafından üstleniliyor. Elbette ortada bir anlaşmalar bütünü var. Yani bir savaşın içerisinde olmadığımız aşikar, ancak herkesin tetikte olduğu bir köşe kapmaca olduğunu gözlemlemek için sıradan bir müşteri olmak yetiyor. Bunu da sıradan müşterilere sunulan tekliflerden anlamak mümkün.

Para transferi konusunu ele alalım. Müşterilerin belki de en çok şikayet ettiği konulardan birisi. Çünkü mevcut bankacılık sistemiyle özellikle uluslararası para transferi hala çok yavaş ve çok pahalı. Buna çözüm getiren girişimler aldı başını yürüdü. Misal TransferWise, son baktığımdan beridir üzerinden epey zaman geçmiş olmasına rağmen bugün de boynuzu epey uzamış bir unicorn Londra merkezli FinTech girişimi, değeri milyarlar dolarla ölçülüyor. Yahut bu FinTech girişimin karşısına bir TechFin nasıl çıkabilir? Örneklendirelim. Bugün çoğu insan Facebook’un Messenger’ını kullanıyor. Peki Messenger’a bir para gönderme özelliği geliyor mu? Bunu da Webrazzi’de kaleme aldığım tarih Ekim 2014. Tam dört yılı geçmiş bir tarihte Facebook, para gönderme özellliğini test etmeye çalışıyormuş. Bugün Messenger uygulaması üzerinden ülkemizde para göndermek mümkün değil. Ancak Facebook bunun çalışmalarını devam ettirdi, bir süre testler gerçekleştirdi P2P ödemeleri bazı ülkelerde kullanıma sundu. Ancak halen tüm dünyada uygulanan global bir çözüm olmaktan uzakta.

Teknoloji şirketleri, kendilerini TechFin olarak andıracak ürünler geliştirmeye hızla devam edecek. Zerre şüphe yok ve rüzgarın onlar için arkadan estiği de bir gerçek.

Deneyimli bankacılar tecrübe konuşturuyor

Ben onlara yaşlı kurtlar diyorum. Belki Webrazzi’de de yazdığımız ve kurulan pek çok fintech girişiminin arkasında deneyimli bankacılar var, çoğu istisnasız. Herhalde saysak geçmişinde bankacılık deneyimi olmadan gelip de bir FinTech girişimi kuranların sayısı bir elin parmağını geçmeyecektir. Özellikle FinTech başkentlerinden birisi olarak kabul gören Londra’da, kurulan fintech girişimlerinin çoğu eski bankacılar tarafından kuruluyor ya da onların fonlamasıyla (kurucu ortak da olabilir, tohum yatırımı da olabilir) birlikte faaliyetlerine başlıyor.

FinTech ve TechFin arasındaki tatlı rekabetin galibini kim belirler bilmiyorum ama terazinin hangi kefesinin ağır basacağını yine bence bankacılar belirleyecek. Bakalım tecrübeli bankacılar bir FinTech girişimi mi kurmak isteyecek, yoksa bir teknoloji firmasında kariyerini devam ettirerek, teknoloji firmasının bir finans ürünü geliştirmesine mi yardımcı olacak? Bu önemli bir denge. Çünkü teknoloji firmalarının bankalardan yaptığı bankacı transferleri kadar, teknoloji firmalarından bankalara geçen yöneticiler de haber olabiliyor. Bu çok açık uçlu bir seçim, ancak verdiğim örnek gerçekten de gelecekte neler görebileceğimizin bir ipucu. Bir tarafın daha ağır basacağına dair güçlü bir his uyandırıyor.

Günün sonunda “müşteri için” değişen ne?

Finansal hizmet hangi banka, hangi FinTech ya da hangi TechFin tarafından verilirse verilsin, günümüzde müşterilerin yine baktığı tek şey yaşadıkları müşteri deneyimi ve sağladıkları fayda olmaya devam edecek. Bugünden sonra finans dünyasında pek çok şey değişecek, ancak müşterilerin beklentileri de asla yerinde saymayacak. Gittikçe yükselen müşteri isteklerine en iyi yanıtı veren markalar, ya da belki de bu hizmeti verecek robotları üretecek yazılım firması, müşterinin gözünde kazanan olacak… Biz ismine her ne dersek diyelim, müşteri gene kendi bildiğini okuyacak, kendisi için en iyisini seçecek.

Bu arada belirtelim gelecek hafta gerçekleşecek olan Webrazzi Fintech‘te daha fazlasını konuşacağız. Şimdiden yerinizi ayırtın.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (1)
  1. Sevket07AYT dedi ki:

    Tam da bu makale ile alakalı okurken rasladım “Mastercard and Microsoft in digital identity drive” https://www.bankingtech.com/2018/12/mastercard-and-microsoft-in-digital-identity-drive/

Bir Yorum Yazın