Ürünler Alışveriş Sepetinde Kalmasın!
Arama
Dijital

Ürünler Alışveriş Sepetinde Kalmasın!

Yazan Murat Kalafat, Criteo Türkiye ve Doğu Avrupa Ülke Direktörü

E-ticaret veya mobil alışveriş uygulamalarında alışveriş sepetinde satın alınmamış ürünler tüm markaların ortak sorunlarından biri.

Aslında online alışveriş yapan insanların sadece yüzde 2’si alışverişini tamamlıyor. Buna ek olarak müşterilerin mağazaları birden fazla kanal kullanarak ziyaret ettiğini gözlemliyoruz. Bu da markaların; müşterilerin online alışverişleri sırasında ürünleri satın almalarını sağlamak için ilgi çekici kampanyalara ihtiyaç duymasına neden oluyor.

Bu alanda kolay ve ölçülebilir bir çözüm var: Retargeting (yeniden hedefleme)

Ancak marka ve perakendecilere uygun tek bir retargeting stratejisinden bahsetmek mümkün değil. Bu nedenle dijital kampanyaların; marka ve perakendecilerin ihtiyaçlarına uygun hale getirilebilmesi için 5 püf noktası belirledik.

Geniş Ölçekte Verimlilik Sağlayın!

E-ticaret dünyasının doğası gereği, dijital pazarlamanın temel odak noktalarından biri bütçe yönetimi. Bütçelerde tasarrufa gidilebilecek noktaları belirlemek doğru bir taktik olsa da, bazen sonuçları en üst seviyeye çıkarmak için yatırım yapmak şart. Buna ulaşmak için ise markaların; KPI’larını belirlemek için faaliyet giderleri, marjlar ve nakliye ücretleri dahil pek çok faktörü değerlendirmeleri gerekiyor.

Bu KPI’lar, belirli bir markayı veya ürünü, doğru zamanda gösterilen doğru reklam sayesinde olabildiğince geniş ve yüksek değerli bir hedef kitlenin karşısına çıkarmalı!

Müşteri Deneyimlerini Sürekli Hale Getirin!

Artık müşteriler alışverişlerini yaparken farklı kanalları kullanıyor ve online alışverişleri sırasında sürekli ve kişiselleştirilmiş bir deneyim bekliyorlar. Kişisel tavsiyeler ve kampanyalar sayesinde markalar ve perakendeciler; müşterilerin geri dönmesinin yolunu açıyor.

Satışın Ötesine Bakın!

Günümüzde hemen hemen tüm marka ve perakendecilerin istediği sadece müşterilerin geri dönmesiyle sınırlı kalmıyor. Daha da öteye giderek müşteri kazanımını ve müşterilerle yeniden etkileşime geçmeyi hedefliyorlar. Ayrıca marka ve perakendeciler için yaptıkları çalışmaların ölçümlenmesi de oldukça önemli. Bu nedenle Customer Lifetime Value’yi (bir markanın tüketici ile olan ilişkisine yönelik gelecek zamanda ortaya çıkacak değerin, bugünkü zamanda maddi karşılığı) kullanan marka ve perakendeciler yaptıkları çalışmaların ne kadar başarılı olduğunu da görebiliyorlar.

Makine Öğrenimine (Machine Learning) Önem Verin!

Çoğu marka ve perakendeci, verinin iyi bir pazarlama kampanyasının temelini oluşturduğunu bilir. Ancak bu veriyi anlamlı kılmak için ihtiyaç duyulan şey, özellikle alışveriş amaçlı yaratılmış makine öğrenimi teknolojileridir. Davranış biçimlerini ayırt etmenin, ideal reklam yerleşimini belirlemenin ve önerileri geliştirmenin yanı sıra, makine öğrenimi aynı zamanda retargeting kampanyaların verimliliğini en yükseğe çekmek için de hayati bir öneme sahip. Her reklamın içeriğini, ritmini ve sunduğu teklifi kişiselleştirmek, pazarlamacıların makine öğrenimi yoluyla gelirlerini artırmalarını sağlayacak yöntemlerden yalnızca birkaçı.

Uygulamalarınızın Reklamını Yapın!

Mobil uygulama kullanıcılarının daha fazla ürün gezdiğini, alışveriş sepetlerine daha fazla ürün eklediğini ve alışverişlerini daha yüksek bir oranda tamamladıklarını görüyoruz. ABD’de mobil kanallar üzerinden gerçekleşen satışların yüzde 71’i mobil uygulamalar yoluyla yapılıyor ve uygulamalardaki ürün sayfalarında, ürüne bakan kullanıcıların satın alan müşterilere dönüşüm oranı, mobil kullanıcıların üç katı.

Dolayısıyla, uygulama üzerinden retargeting’in ne kadar önemli olduğu ve alışverişçilerle iletişim kurmanın ve onları geri döndürmenin yeni yollarına giden kapıyı araladığı ortada.

Öte yandan, uygulama kullanıcılarının büyük bir kısmı, uygulamayı bir kez yükledikten sonra tekrar kullanmıyor ve onları uygulamaya geri dönmeye ikna etmek önemli bir sorun. İşte bu noktada da uygulama üzerinde retargeting en iyi çözümü sunabiliyor.

Bir kullanıcı uygulama üzerinde gezerken verileri toplanır. Tabi ki bu veriler kişisel bilgileri kapsamamaktadır. Şirketler de bu retargeting iş ortaklarının yayıncı ağını kullanarak, kullanıcılar ile yeniden etkileşime girebilirler. Farklı bir platform yoluyla (örneğin bir oyun üzerinden) sunulan kişiselleştirilmiş bir reklam, kullanıcıyı reklama tıklayarak uygulamaya geri dönmeye ve alışverişini tamamlamaya teşvik edebilir.

Günümüzde müşteriler, sosyal medya, mobil uygulamalar, videolar, online ve offline gibi birçok farklı kanaldan markalarla etkileşim kuruyorlar. Markalar ve perakendeciler yeniden hedefleme kampanyalarını optimize edip, reklamlarını her kanal üzerinde görünür kılarak; her müşteri için kişiselleştirilmiş ve her kanala uygun bir deneyim sunabilirler.

Böylece müşteri nerede olursa olsun yarım bıraktığı alışverişe geri çağrılması ya da bıraktığı ürünü satın alması doğru şekilde uygulanan bir retargeting stratejisi ile mümkün olabiliyor!

Yorumları GösterYorumlar Gizle (0)

Bir Yorum Yazın