Geleceğin girişimci adayı için yeni(den) ufuk ayarı

Yakın gelecekte zaman, bugün sahip olduklarımızdan onlarca, hatta yüzlerce kat güçlü işlemciler sayesinde çok daha hızlı akacak. Az zamanda daha büyük verileri işleyip, daha zeki algoritmalar geliştirecek; gerek insan-makine gerek makineler arası iletişimde yeni bir çağ başlatacağız… Gelecekle ilgili, bugünün bilinenlerinden yola çıkan ön görüsel analizlerin işaret ettiği ve en çok konuşulan senaryo bu. Hikayenin bundan sonraki bölümününse ucu epey açık. Ve hayır, yapay zekanın karanlık yüzü, insanların makinelerle yeniden sınavı, geleceğin girişimci adaylarının bugün adreslemesi gereken öncelikli sorunlar arasında yer almıyor. Bırakalım bunları, şimdilik, Elon Musk düşünsün…

Köprünün nereden nereye çizileceği, nasıl kurulacağından daha önemli

Girişimcilik, bugün ve yarın arasındaki noktaları el yordamıyla birleştirme becerisi. Birleştirdikleriniz bir köprü haline gelir de insanları bir yerden ya da zamandan diğerine götürürse, bugün başarmış sayılıyorsunuz. Bu tanım içinde mühendis köprüyü nasıl kuracağı sorusunu yanıtlayan kişi… Günümüzün değişken koşullarındaysa, köprünün nereden nereye çizileceği, nasıl kurulacağından daha önemli bir soru haline geliyor. Çünkü köprü kurma işini de, çok büyük olasılıkla, robotlara bırakacağız. Veri çağında teknik işler için bariyerler bir kez daha aşağıya indiğinde, insana günün soru(n)larına daha insani cevaplar vermek kalacak… Disiplinler arasındaki sınırların gittikçe flulaştığı dönemi, bilim ve sanat arasındaki yanlış ikilemin ortadan kalktığı dönem izleyecek. Geçen yüzlerce yılı, sınırlı doğal kaynağı yeterince iyi paylaştırmaya odaklanmak yerine, güç ve iktidara odaklanarak kaybettik. Kalan sınırlı zamanımızda daha fazla erteleyemeyeceğimiz sorularla başbaşayız bugün.

Soruların aciliyeti geleceğin girişimci adaylarının bir an önce işe koyulmasını gerekli kılıyor. Örneğin İstanbul’da da yakın zamanda deneyimlediğimiz ekstrem hava koşulları, daha iyi hava tahmini, iletişim ve haber araçlarına ihtiyacımız olduğunu getiriyor akla. İçinizi ıssız bir sıkıntı kaplıyorsa, İstanbul tabi ki yalnız değil… Google’da ya da Twitter’da yapacağımız “extreme rain” araması yakın tarihlerde benzer vakalarla Vegas’tan Almanya’ya dünya çapında birçok yerde ilklerin yaşandığını gösteriyor. Bu yüzyılın sonuna kadar, ekstrem hava koşullarının her yıl Avrupa’da 150 bin kişinin ölümüne sebep olacağı tahmin ediliyor. Onu, kıtlık, fosil yakıtların çaresizliği, azın daha da çoğalacağı yönündeki tahminler izliyor.

Steve Jobs’tan boşalan koltuğa Elon Musk’ın oturması

Bugünün ekstreminin yeni normal olacağı gelecek için yeni ufuk ayarı edinmenin vakti ise şimdi. Refah ve barışla geçen uzun dönemin ardından, yeniden yaşamda kalma mücadelesine dönüyoruz. Girişimci adayının misyonu çok yalın: İnsanlık için biraz daha zaman kazandırmak… Zaman kazandırmayı, borsada saniyede gerçekleşen işlem hacmini ne kadar arttırdığımızla ölçen dönemse kapanıyor. Kazandırılması gereken zaman, dünyanın sonunu ne kadar erteleyebildiğimizle ölçülüyor. Steve Jobs’dan boşalan koltuğa bu nedenle Elon Musk oturuyor, kanımca.

Bugüne kadar anlamı boşaltılacak kadar sık ve boş yere kullanıldığı için, bu yazıda aslında hiç kullanmak istemediğim kelime “sürdürülebilirlik”. Yine de göz ardı edemeyeceğimiz kadar önemli. Birleşmiş Milletler’in hazır reçetesine göre, dünyayı dönüştürmek için dünyanın 17 sürdürülebilirlik hedefi etrafında birleşmesi gerekiyor. Bu hedeflerse şöyle:

  1. Yoksulluğu ortadan kaldırmak
  2. Açlığı yok etmek
  3. İyi sağlık ve bakım
  4. Kaliteli eğitim
  5. Cinsiyet eşitliği
  6. Temiz su ve sanitasyon
  7. Uygun fiyatlı ve temiz enerji
  8. Düzgün iş ve ekonomik büyüme
  9. Endüstri, inovasyon ve altyapı
  10. Azaltılmış eşitsizlikler
  11. Sürdürülebilir şehirler ve komüniteler
  12. Sorumlu tüketim ve üretim
  13. İklim eylemi
  14. Su altı yaşamı
  15. Kara yaşamı
  16. Barış, adalet ve güçlü kurumlar
  17. Hedefler için iş birliği

Makro stratejiler için üretilmiş bu hedeflerin tek başına bir girişimci için bir anlam ifade etmeyeceğini düşünmekse hata olabilir. Kanımca bir girişimci için en zor sorulardan biri olan “Nereden başlasam?”ın cevabı evrensel, küresel ve ardından ulusalı kapsadığı ölçüde anlamlı. Elon Musk’a temiz enerjiyle dünyanın ömrünü uzatıp, kaçınılmaz sona yaklaştıkça insanlığı Mars’a taşımayı düşündüren; Bill Gates’i insan dışkısından arıtılan suyu içmeye ikna eden; Duolingo‘yu dünyanın en popüler eğitim uygulamalarından biri haline getiren, Uber’i, Airbnb’yi, ShareTheMeal uygulamasını başarıya ulaştıran kanımca bu kapsam.

Türkiye’den girişimci adayları, oyun alanlarının Türkiye ile sınırlı olmadığını bilmek zorunda. Yani bu soruların muhattabı yalnızca “gelişmiş” ülkeler, Zuckerberg gibi “başkan adayı” yöneticiler değil. Birileri sizi bunun aksine ikna etmeye çalışırsa, ağzına telefon kılıfınızın oval köşesiyle vurabilirsiniz. Bu, geleceğin girişimcisi olma yolunda kazandığınız erken zaferlerden biri olarak kayıtlara geçer…

Görseller: The Arrival

Yorumlar (3)

  1. Kadir Cengiz |

    Ayakta alkışlıyorum, muhteşem yazı.

    Cevapla
  2. güzel bir yazı olmuş.. devamını dileriz

    Cevapla
  3. Elon Musk, Bill Gates yalnız değil. Dünyada en anlamlı şey insanlara faydalı olabilmek. Mark ve diğerlerinin bu alanda ellerini taşın altına atmamaları hatta eleştirmeleri yersiz. Mesele sadece teknoloji değil. Webrazzi de yazılmış en anlamlı makalelerden birine imza attığınız için teşekkürler.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın