Yapay zekanın bugünü ve geleceğine DARPA gözüyle bakış
Arama

Yapay zekanın bugünü ve geleceğine DARPA gözüyle bakış

Yapay zekanın hayatımıza etkileri, iş dünyasını nasıl değiştireceği ve işlerimizi elimizden nasıl alacağına dair bir çok araştırma yapılıyor ve yazılar yazılıyor. Şüphesiz bunların büyük bir çoğunluğu 20-30 yıl içerisinde gerçekleşmiş. Bu süreç gerçekleşecek ama günümüzden itibaren nasıl bir şekilde ilerleyeceğine de bakmak gerekmez mi?

Dünyanın en ilginç kurumlarından DARPA, bildiğiniz (veya henüz bilmediğiniz) bir çok teknolojiyi ilk geliştiren ve ilk kullanan kurumlardan biridir ve üzerinde çalıştıkları teknolojiler gerçekten günümüzün çok ötesinde teknolojiler. Örneğin günümüzdeki en önemli teknolojilerden olan GPS sistemini 1960’larda geliştirmeye başlamışlar ve aynı şekilde dünyayı değiştiren Internet yapısı da yine DARPA tarafından geliştirilmiş. Tahmin edebileceğiniz gibi şu anda da muhtemelen 20 yıl sonra herkesin kullanacağı veya herkesi etkileyecek teknolojiler üzerinde çalışıyorlar. (Hepimizi ürperten BigDog’u da DARPA’nın geliştirdiğini biliyor muydunuz?)

DARPA, yapay zekanın geleceğine bir bakış oluşturmak üzere 16 dakikalık bir sunum hazırlamış ve bu sunumda yapay zekanın dalga dalga hayatımıza giriş sürecini anlatmış. Bu videodan bazı noktaları sizinle paylaşacağım ama mutlaka videoyu izleyin.

1. Dalga (Handcrafted Knowledge)

İnsanlığın tarih boyunca elde ettiği bilgiyi, algoritmalar aracılığıyla bilgisayarlara aktarmasını ilk dalga olarak düşünebiliriz. Satranç oynayan bilgisayarlar, teslimat sistemleri, temel otomasyon sistemleri ve bugün kullandığımız yazılım sistemlerinin çoğu, birbiriyle birleştirilmiş mantıksal bilginin ürünüdür. Çok temel gibi görünse de şu anda kullandığımız işletim sistemlerimiz, akıllı telefonlarımız veya trafik ışıklarının tek tuşla değiştirilebilmesi bu bilgi birikiminin sonucudur.

İlk dalga tamamen mantıksal kurallara dayalıdır. Tüm sistemlerin ürettiği çözümler, arkaplanda farklı parametrelere dayalıdır ve bu parametreler daha önce bir veya birden fazla uzman tarafından tespit edilmiştir. Yani diyebiliriz ki ilk dalga, “yeni” durumlarla baş etmekte pek yeterli değil.

2. Dalga: İstatistiksel Öğrenme (Statistical Learning)

DARPA 2004 yılında Grand Challenge adında, Mojave çölünde bir insansız araç yarışı düzenledi. Bu yarışa 15 insansız araç katıldı ve yaklaşık 240 km’lik parkuru tamamlamaları gerekiyordu. Tahmin edin ne oldu? Hiç bir araç yarışı tamamlayamadı. Tamamlamak bir yana hiç biri 10 km ileriye kadar bile gitmeyi başaramadı. Tüm bu araçlar, 1. dalga yapay zekaya yani “kural temelli” sistemlere sahipti ve araçların kameralarının çektiği her kare üstesinden gelmesi gereken yeni bir şeydi. Bunu yapamadılar.

2005 yılında tekrar düzenlenen yarışmada yarıştaki 5 araç aynı parkurun tamamını başarıyla geçmeyi başarmıştı. Bu araçlardaki yeni olan şey ise makine öğrenmesi diye kullanılan “machine learning” sistemiydi. İstatistiklere dayalı olarak önlerine çıkan engelleri aşabilecek çözümler üretebiliyorlardı. Bu arada, kazanan ekiplerden birisi hemen Google tarafından işe alındı ve şu anda Google bünyesindeki insansız araç sistemlerini geliştiriyorlar.

Bu sistemler sayesinde şu anda telefonumuzda Siri ile konuşabiliyor, telefonlarımız yüz tanıma sistemi sayesinde fotoğraflarımızı kategorilere ayırabiliyor. Dışardan bakıldığı zaman “bilgisayarlar öğrenebiliyor” demek, bu teknolojiyi çok küçük gösteriyor. Aslında mühendisler, ilk dalgada yaptıkları gibi her kuralı net olarak belirlemek yerine bir adım ileri giderek bilgisayarların bir şeyler öğrenebileceği algoritmalar geliştiriyorlar ve bu algoritmaları yoğun bir datayla eğitiyorlar. Böylece makineler öğrenmeye başlayabiliyor.

2. dalga yapay zeka sistemleri oldukça yetenekli olsa da her zaman istenilen sonuçları veremeyebiliyor. Çünkü kapasitesi hala sınırlı ve temelinde yatan algoritmaya göre tepki gösteriyor. Bu konudaki en iyi örnek sanırım Microsoft’un yapay zeka botu Tay. Twitter kullanıcılarıyla sohbet eden Tay 24 saat geçmeden ırkçı birine dönüşmüştü hatırlarsanız. Karşılaştığı dataların yoğunluğu ve geliştirilme modeli onu bu savunma mekanizmasına itmişti. Aslına bakarsanız harika bir şekilde çalışıyordu.

Yapay sinir ağları ve 2. dalga yapay zeka sistemlerinin işe yaramadığını söylemek tabi ki mümkün değil. Şu anda bir çok alanda işlerini çok iyi şekilde yapıyorlar fakat ilk dalgada her çıktı belliyken ikinci dalgada yapay zekaya gelen verilerin nasıl bir çıktı üretebileceğini kestirmek zor olabiliyor. Bu nedenle de gelecekte bir nazi hayranı robot görmek istemiyorsak 3. dalga bir yapay zeka sistemine ihtiyaç duyuyoruz.

3. Dalga: Bağlamsal Uyum (Contextual Adaptation)

Gelecekte hayatımızı en çok etkileyecek sistemler, 3. dalga yapay zeka sistemleri sayesinde olacak. Bu sistemde yapay zeka, yaşadığımız dünyanın nasıl çalıştığını ve içinde bulunduğu durumu anlayacak modeller geliştirecek. Başka bir deyişle kendi başına karar verme süreçlerini şekillendirecek mantıksal kurallar keşfedecek.

Bir örnekle açıklayacak olursak. Kedi fotoğrafını tarattığımız 2. dalga yapay zeka ve 3. dalga yapay zeka sistemlerini karşılaştıralım.

2. dalga yapay zeka sistemi yukarıdaki kedi fotoğrafını gördüğü zaman bir kedi olduğunu yüksek ihtimalle tespit edebilir. Bunun neden bir kedi olduğunu sorarsanız “sistemdeki datalarımla eşleştirdiğim için” gibi bir cevap alabilirsiniz. Fakat aynı sistemi 3. dalga yapay zeka sistemine sorarsanız size fotoğrafı incelediğini, kuyruğunu, kulaklarını, gözlerini, bıyıklarını, patilerini ve daha bir çok detayı tespit ettiğini ve bu nedenle bunun bir kedi olduğunu düşündüğünü söyleyebilir. Yani mantıksal bir açıklama yapabilir.

3. dalga sistemler, farklı kaynaklardan bilgi alabilir, bu bilgileri kendi sistemleri için kullanılabilir hale getirebilir, kendini programlayabilir ve hatta soyut düşünceyi bile geliştirebilir. Bunu yapabilme yetenekleri sayesinde akıllı cihazlarınızdaki verilerinizden sağlık durumunuza yönelik öngörülerde bulunabilir veya otomobillerden topladığı veriler doğrultusunda şehirleşmeye yönelik sonuçlar çıkarabilir.

DARPA yetkilileri tabi ki 3. dalga sistemler için alınması gereken çok yol olduğunu da ekliyor. Yani yukarıdaki video geçmiş, günümüz ve potansiyel gelecek hakkında öngörüleri paylaşıyor.

“Terminatör geliştirmeye yaklaşmadık bile. Önümüzde onlarca yıl var.” diyen DARPA yetkilileri 3. dalga sistemlerin bu yöndeki önemli adımlardan biri olduğunu düşünüyor.

3 farklı adım arasındaki fark ve neler yapabilecekleri detaylı olarak paylaşılırken 4. adımın ne olacağına dair bir öngörü bile paylaşılmaması oldukça meraklandırıyor. Acaba 4. dalga Elon Musk’ın robot-insan ilişkisi olabilir mi? Belki de 4. dalga yapay zeka sistemleri, 3. dalga yapay zeka sistemleri tarafından geliştirilecektir. Henüz yapabiliyorken belki de bu alanda araştırmalar yapmak, beyin jimnastiği yapmak en iyisi olacak.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (1)
  1. hello DARPA dude, sorry to say:) but there is a difference between learning, memorising data adaptation and computation calculation probability:) sorry to say but your beautifull machines will never learn and be a real boy:) sorry# 2) human nature is more complex then you think! anyway maybe one day i can buy from you a stonish giant women who dont talk to much:) mmmmm what a nice comment:) hemde full english!

Bir Yorum Yazın