x

Girişimim kaç para eder?

Konuk yazarımız Bürkan BeyliBuran Venture Capital‘da yatırım ortağı olarak görev yapıyor.

konuk-yazarÇoğunuza kötü bir haberim var. Büyük olasılıkla çok para etmez!

Girişiminizin çok para ettiğini düşünebilirsiniz çünkü aylarca alın teri dökmüşsünüzdür, yakın çevrenizden onlarca bin lira tohum yatırımı almışsınızdır, aylık satışlarınız artıyordur, web siteniz Alexa sıralamalarında hızlıca yükseliyordur, müşteri sayınız her ay %20 büyüyordur, alacaklı hesaplarınız oluşmuştur, hatta bankada nakit paranız bile vardır. Ama fark etmez!  Ne mutlu size ama girişiminiz hala bir para etmeyebilir.

Neden mi?  Ufak firmaların etkin piyasası yok da ondan.  Bu durum Türkiye’deki ekosistemin gelişmediğinden dolayı değil, tüm dünya genelinde böyle. Bir başka deyişle, ufak firma satın almak isteyenlerin satanlara oranı o kadar düşük ki, girişiminiz için değer oluşturacak market oluşmuyor.

Bir alıcı adayı mı buldunuz, girişiminizin değeri alıcı ne diyorsa üzgünüm ama odur. Alıcı adayının değerlemesini kabul etmek istemiyor musunuz ve girişiminiz size ayda 100 bin TL mi kazandırıyor, o zaman girişiminizin değeri “sizin için” ayda 100 bin TL’dir. Ne daha fazla, ne de daha az. Yine de zor olanı başardınız, sizi içtenlikle tebrik ederim. Ne mutlu size!

Peki nasıl oluyor da risk sermayesi fonları, daha fol yok yumurta yok iken azınlık hisse payları için yeni girişimlere milyon dolarlar yatırıyorlar? Bu sorunun cevabına gelin bir risk sermayesi fon yöneticisi perspektifinden bakalım.

Risk sermaye fonları yeni girişimleri nasıl değerliyorlar?

Aslında değerlemiyorlar! Yukarıda belirttiğim gibi bu pek mümkün değil.

Buran Venture Capital yatırım ekibi olarak biz finansal değerleme yapmıyoruz. Zaman zaman emsal gelir ve FAVÖK çarpanlarına bakıyoruz, bu doğru. Fakat, bunu sadece  hisse değeri ile potansiyel çıkış risklerini dengelemek ve kurucu ortakların ve bizim menfaatlerimizi en etkin yatırım şartları ile uyuşturmak için yapıyoruz. Ne girişimciler ne de biz yatırımcılar kalbimizi pek dinleyen yapıda insanlar değiliz. Çoğumuz ya mühendis, ya finansçı, ya da bilim adamı; aramızda pek sanatçı yok. Bu şekilde kodlandığımız için finansal değerleme metotları, gerçekte fazla bir anlam ifade etmese bile bu çılgın iş dalına ayak uydurmamızı sağlıyor.

Kısacası biz yatırımcıların, indirgenmiş nakit akımlarını detaylı bir şekilde hesapladığımızı, emsal gelir / FAVÖK çarpanlarını karşılaştırdığımızı, veya opsiyon fiyatlandırma modelleri gibi akademik değerleme yöntemlerini kullandığımızı düşünüyorsanız inanın yanılıyorsunuz.

Peki yatırım miktarı ve hisse oranı nasıl hesaplanıyor?

Çok kolay. Girişimin bir sonraki hisse satışına kadar ihtiyacı olan miktar, yatırım miktarını belirler. Satın alınan hisse oranı ise, yatırımı (olumsuz kararlara karşı) koruma amaçlı  yönetim kurulu kararlarını etkileyebilecek en az orandır. Bu oran da çoğunlukla %20 ve %30 arasında değişkenlik gösterir.

Peki yatırım kararı nasıl alınıyor?

Uluslararası erken aşama risk girişim sermayesi fonlarının yatırım başına geri dönüş beklentisine bakıldığı zaman, bu çarpanın 5 ila 7 yıl içerisinde yaklaşık 10 kat (tohum ve melek yatırım aşamalarında risk daha yüksek olduğu için bu çarpan daha yüksek) olduğunu gözlemliyoruz. Örnek olarak yatırılan miktar bir milyon dolar ise satın alınan hisse değerinin 5 yıl sonra en az 10 milyon dolar olması beklenir. Alınan hisse oranının %20 olduğunu varsayarsak, yatırım kararının alınabilmesi için girişimin 5 yıl sonra en az 50 milyon dolardan alıcı bulma potansiyeli olması gerekiyor.

Buran Venture Capital firmasında biz, ileri safha (Seri A) yatırımcısı olarak, dünyanın en hızlı uçan ünikornunu yakalamaya çalışmak yerine, sağlıklı büyüyen ve yakın geleceği öngörülebilir bir firmaya yatırım yapmayı tercih ediyoruz. Düşük risk profilimizi göz önünde bulundurursak, yatırımcılarımıza yatırdıkları parayı en az 5 kat kazançla geri döndürmeye yönelik adımlar atıyoruz.

Risk sermayesi fonlarının yatırım yaparken değerlendirdikleri riskler:

1

Alınan her riskin %80 oranı ile elimine edildiğini varsayarsak ki gerçekte bu oran çok daha düşüktür, girişimin potansiyel değeri matematiksel olarak yaklaşık %87 oranında indirgenmiş oluyor.  (Bu binomial kuyruk olasılık hesaplamasına göre 1- 0.89 =~ 13%)  Bu binominal kuyruk olasılık hesaplamasına göre, bir milyon dolarlık yatırım için girişimin potansiyel değerinin aslında 5 yıl içerisinde 384 milyon dolar olması hedeflenmelidir.

2

Evet, ne diyorsunuz? Faaliyet gösterdiğiniz marketin büyüklüğünü, müşteri adaptasyon oranını, rekabet paylarını, güç dinamiklerini ve yukarıda belirtilen tüm riskleri göz önünde bulundurduğunuzda girişiminiz 5 yıl sonra 50 milyon dolardan alıcı bulur mu? Bir girişimci olarak bu kararı dürüstçe verebiliyor ve riskleri objektif olarak ölçebiliyorsanız artık siz de risk sermayesi yatırımcısı gözüyle girişiminizin kaç para edebileceğini tahmin edebilirsiniz.

Peki, ihtiyacım olan yatırım miktarını az çok biliyorum, ama yatırımcıya %20 mi yoksa %30 oranında mı hisse vermeliyim?

Eğer tek yatırımcı adayınız var ise, bu kararı zaten siz veremezsiniz. Tüm pazarlık gücü yatırımcıdadır ve bu hisse oranının %40’a kadar yolu vardır. Fakat, ihtiyacınız olan yatırım miktarı karşılığında verilecek hisse oranını düşürmenin yöntemleri var. Girişiminize öz riskleri düşürmeye yönelik tüm gücünüz ve kaynaklarınız çerçevesinde, ön satış yapmak, iş ortaklıkları kurmak, ürün testleri tamamlamak gibi iş geliştirme yöntemlerinin hepsine başvurmuş olduğunuzu varsayarsak, aşağıdaki tabloda belirtilmiş çeşitli yatırım mekanizmalarını değerlendirmeyi düşünebilirsiniz.

3

 Son Öneriler

Daha yüksek değerleme için amacınız, yatırımcının aldığı riskleri azaltmak olmalıdır. Daha az risk, daha fazla (riske göre uyarlanmış) hisse fiyatına ve dolayısı ile aynı yatırım miktarı için daha az hisse vermeye olanak sağlar.

Biz yatırımcıların amacı, özverilerinizi, işinize olan bağlılığınızı ve dünyayı daha iyi bir noktaya getirme arzunuzu duyarsızca suistimal etmek değildir. Tam tersine amacımız, değerlendirme sürecinde firmanıza yatırım yapmamış olsak bile, iştirakinizle ilgili strateji geliştirmekten ekibinizi güçlendirmeye kadar her türlü desteği size vermektir.  Karşılığında da sizden realist ve mantık çerçevesinde hareket etmenizi umut ediyoruz.  Ne de olsa risk sermaye yatırımlarının başarısı karşılıklı güvene dayanmak zorundadır.

Kapital marketlerin gücü sizinle olsun!

Kaynaklar: Finans Kılavuzu: Şirketiniz için Finans Stratejisi Geliştirme, MaRSYeni Girişim Sermayesi ve Finansal Yenilikler, Andrew Metrick & Ayako Yasuda

Yorumlar (34)

  1. Acemi Girişimci |

    Bürkan Bey, öncelikle teşekkür ederim. Tahminimce bu yorumu okuyacaksınız, siz bir sorum var (ya da cevaplayabilecek her hangi birisine);

    Şu anda pazarda tutunma aşamasında olduğu için ücretsiz hizmet veren bir girişim mesela 1 milyon $ yatırım alıp, müşteri sayısını arttırıp, ücretli versiyona geçerek 2-3 yıl içerisinde yıllık 1.5 milyon dolar ciroya ulaştığı ve yıllık %20 büyüdüğü bir projeksiyonda bu şirketin ikinci tur yatırım değerlemesi nasıl hesaplanır? Yine 3. tura kadar gerekli sermaye üzerinden mi hesaplanır? Yoksa bir formül olmadan pazarlık usulü ile mi?

    Veya şöyle de sorabilirim. Mesela Armut.com, Ekolay.net gibi aracılık hizmeti veren bir girişimin cirosu ile değerlemesi arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu şirketler mal alıp satmıyor. Karlılık yüksek.

    Teşekkürler.

    Cevapla
    • Merhaba Acemi Girişimci, ilk üç sorunun cevabı nitekim aynı. Gerekli yatırım miktarı ve yatırımcının geri dönüş beklentisi, şirketin değerlemesini dolaylı olarak belirler. Pazarlık gücünün payı tabii ki de çok büyük. Şirketin büyüyen cirosu, iş modeli, marketin büyüklüğü riski azaltan dolayısı ile geri dönüş beklentisini arttıran faktörlerdir. Yurt dışında ciro ile değerleme arasındaki çarpanlara bakılıyor evet, fakat Türkiye’nin şartları (market büyüklüğü, benimseme hızı, vs.) farklı olduğu için erken aşamdaki girişimler için benzer çarpanları bire bir uygulamak ve gerçek değeri tutturmak çok zor. Şirket riskli süreçleri atlattıktan, ciro ve FAVÖK miktarlarını sürekli hale getirdikten sonra tipik değerleme metotlarını (ciro ve değerleme arasındaki ilişkileri benzer firmaları örnek alarak) kullanmak çok daha belirleyici ve verimli olabiliyor. Bilemiyorum sorularına cevap verebildim mi. Eğer veremediysem, bana her zaman LinkedIn’den direk ulaşabilirisin.

      Cevapla
  2. Ahmet Yılmaz |

    Doyurucu bir yazi olmus, elinize saglik.

    Cevapla
  3. Egolu bir yatırımcı yazısı daha…

    Cevapla
    • Merhaba fathrt, her türlü eleştriye tabii ki açığım. Makaleyi egolu bulmana üzüldüm. Amacım tabii ki girişimcilere yukarıdan bakmak değil, tersine kendilerini yatırımcının yerine koyarak bir perspektif kazanmalarını sağlamaktı. Bir girişimci perspektifi ile aşağıda linki olan Webrazzi’de yazdığım bir başka makaleyi belki daha verimli bulabilirsin. Saygılarımla.

      Not: “Acemi Girişimci” ilk soruyu ileten kişinin kullanıcı ismidir. Aman bir yanlış anlaşılma olmasın.

      Makale Linki
      https://webrazzi.com/2012/11/27/yeni-girisimlerde-hisseler-nasil-paylasilmali/

      Cevapla
      • Acemi girişimcinin kullanıcı adı olduğunu görmemiştim.Yanlış anladığım için özür dilerim..Yazınız hakkındaki düşüncelerim hala aynı bunu belirtmek isterim..Her insan aynı olmadığı gibi her yatırımcıda aynı değildir..Siz bir yatırımcıysanız kendiniz adına konusmalısınız..Yukarıdaki yazınızda benim bilgi olarak aldığım hiç bir cümle yok.Girişimciye bir şeyler katan değil girişimcinin hevesini kıran bir yazı yazmışsınız..düşük değerlemeden – düşük değerli şirketlerden bahsetmişsiniz hep..Sizin bütçeniz demek ki 1-5M $ arası..Aşağıda bir yorum yapmışsınız demissiniz ki şans eseri 20 bin $ parayı 1.2M $ yapan sonrada 450K $ parayı batıran tecrübeli bir girişimciyim.. Şans eseri kazanıp sonra batırmak tecrübe mi?..Kardeşim sende her gün yeni şeyler öğreniyorsun…Hergün yeni tecrübeler ediniyorsun..Tecrübeliyim deyipte ego tatmin etme burda…Mütevazi ol canımızı ye…Bu arada belirteyim benim amacımda kötü bir şey değil yani sizin şahsınıza ait bir şey yok..Ben sizi tanımam..Sizinle bir işimde olmaz..Ama bende bir girişimci adayıyım , öğrenmek istediklerim var..Burda değerli bir şeyler okumak istiyorum..Vaktimiz kısıtlı..Her gün bu sitede yarım saat vakit geçiriyorum..Bu vaktimi en verili şekilde geçirmek istiyorum…Dün verimsiz geçti , bugün verimsiz geçti yarında verimsiz geçerse sen kaybetmezsin ama webrazzi kaybetmeye başlar..Benim amacım ve başka olumsuz yorumlar yapan arkadaşların amacı bu sitede kaliteli içerik görmek içindir.. Tecrübelerinizi paylaşmak istiyorsanız açık ve net olun..Ben cümlelerinizin düzenine dizgisine yada imla hatalarına bakmam..Ama cümlenin değerine bakarım. Değerli cümlelerinizin olduğu bir başka yazınızı okumak ümidiyle diyorum…

        Link verdiğiniz yazıyıda okudum..Güzel yazı yazmışsınız egosuz..Kitap gibi yazı diyebilirim..Ama bu tarz yazılarda bir örnekleme yapsanız çok iyi olur..Türkiye eğitim sisteminde biz örneklemeye çok alıştık..

        Ali ile ayşe paralarının 8/2 si ile A şirketinden x liraya %x hisse aldı..Çünkü ………. gibi 🙂 teşekkürler cevabınız için

  4. Ne güzel oluşmuş sistem. Malın değerini alıcı belirliyor. İnşallah bir gün benim gibi satıcıya denk gelirsiniz de görürsünüz Market Riskini, Favök’ünü, Benimseme hızını, Müşteri Adaptasyon oranını. Genç girişimci kardeşlerim de hiç hevesini kırmasın. Dirayetli olsun. Potansiyeli olan bir malın fiyatını satıcı belirler. 3000 senelik kural budur. (Ayrıca Webrazzi yöneticilerine şunu hatırlatmak isterim ki, Sayfanızdaki Adrazzi uygulamasından sonra
    sayfa yüklenmesinde çok büyük sorunlar olmaktadır. Bilmiyorum bu konuda başka bir şikayet aldınız mı ancak ben artık inanın Webrazzi sayfasını açmaya korkuyorum)

    Cevapla
  5. “Bir alıcı adayı mı buldunuz, girişiminizin değeri alıcı ne diyorsa üzgünüm ama odur.”

    Bu yorumunuza katılmıyorum. Hangi alıcı olursa olsun, girişime düşük teklif verir. Aylık 100 bin kazanan bir girişimi hangi girişimci 500 bine satar ki ama 500 bine hangi alıcı almaz ki? Öyle değil mi?

    Cevapla
    • Öyle değil. Eğer malınızı veya girisiminizi satmak istiyor ve piyasada yeterli sayida alici bulamiyorsaniz maalesef o urunun fiyatina alici daha cok mudahale ediyor ve satis icin gerceklesebilecek fiyat asagi cekiliyor.

      100K orneginizden yola cikarak, eger piyasada yeterli alici/ilgili yoksa 200Klik bir teklife ya evet diyecek satici, yada 500Klik.aliciyi hic bulamayacak. Yani ya dusuk fiyata satacak, yada hic satmayacak. Eger yeterince derinlik olsaydi markette, o zaman fiyat gercek degerini bulabilirdi.

      Bu cevap Talat Bey icin de gecerlidir. 3000 yil falan diyince etkili/dogru olmuyor maalesef. Pazarda cok beklersiniz kendi fiyatinizi buldurmak icin. Kıps.

      Cevapla
      • Çok isabetli bir cevap. Teşekkürler, Rıza!

      • Rıza Bey ayrıntılı açıklamanız için teşekkürler, çok haklısınız. Alıcı sayısı yok denecek kadar azsa alıcının istediği fiyata satılır, doğrudur ancak şahsen ben satmam.

        2-3 ayda kazanılan paraya girişimi niye satayım ki? Siz olsanız satar mısınız? Girişiminize ait bir şirket var ve en fazla 6 aylık gelirine satmak ne kadar mantıklıdır?

        Bu; bence girişimi uçurumdan aşağı atmaktır, intihardır.

      • Yalçın Bey, girişimcinin malını/girişimini neden düşük değerlemeyle satacağını, yani sizin deyiminizle intihar edeceğini de açıklayayım:

        Sırf internet girisimi gibi dusunmeyin, girisimci paraya sıkışmış olabilir.

        Girisimci ekibini, sirketini, sirket kulturunu, sektorunu hatta musterilerini begenmiyor olabilir

        Ailevi, saglik gibi sebeplerden oturu her ihtimalde cikis karari vermis olabilir

        Ayni risk/efora, su an kazandigindan cok daha fazla kazanma sansinin oldugu bir firsat gormus olabilir

        Komik gelecek belki ama, girisiminden beklentisi yuksek fiyata exit etmek olmayabilir, baska motivasyonlari vardir

        Girisiminin dusuk degerlemeyle fiyatlandiginin farkinda degildir

        Marketin kuculecegini veya girisiminin aslinda basarisiz/rakipler karsisinda geride kalacagini ongoruyordur (bkz cember.net cikisi)

        Demem o ki, cikis karari icin.cok cesitli ve sinirsiz motivasyon/gerekce olabilir. Piyasada da alicisini dusuk degerlemeyle bile olsa bulur.

      • Rıza Bey, çok güzel açıklamışsınız. Elbette bu tarz çeşitli sebeplerden ötürü girişimci girişimini satmak ister. Açıkçası ben bu sebepleri düşünerek bir önceki yorumumu yazmamıştım.

        Ama haklısınız, bu sebepler girişimi düşük fiyata satmak için yeter de artar bile. Ancak benim demek istediğim saydığınız bu sebeplerin hiçbiri olmadan girişimci girişimini doyurucu bir fiyata satmak istemez mi?

        Başka bir örnek vereyim size; ben büyük bir şirkette iç denetçiyim, burada şirketlerin 10 yıllık cirosuna satıldığına/satın alındığına tanık oldum. Saydığınız sebepler ve çok aksi bir durum olmadığı müddetçe girişimin hak ettiği değere satılacağını düşünüyorum.

        Ayrıca domain sektörüyle ilgilendiğim için şunu da belirtmekte fayda var; öyle domain’ler var ki, başarılı girişimi daha çok değerli kılıyor. Burada söylemek istemiyorum ama birkaç tahminde bulunabilirsiniz.

        Özetle; saydığınız sebepler ve olağanüstü nedenler/durumlar olmadığı sürece, başarılı bir girişim düşük fiyata satılmaz. Şahsen başarılı ve geleceği olan bir girişimin düşük fiyata satıldığına tanık olmadım. Eminim ki, satılmışsa da saydığınız sebeplerden ötürü satılmıştır.

      • Bürkan Beyli |

        Tekrar üzerinde durmak istiyorum. Yazılan yorumlar makalenin amacına ulaşamadığını gösteriyor sanırım.

        Burda demek istediğimiz girişimin değerinin önemi olmadığı. Biz VC fonu olarak şirketin ucuz veya pahalı olduğuna bakmıyoruz. Değerlemeye önem vermiyoruz. Bizim tek derdimiz yatırdığımız parayı 5-10 katla geri alabiliyor muyuz ona bakıyoruz Alabiliyorsak süper! Alamıyorsak yatırım yapmıyoruz. Aldığımız hisse %1 bile olsa yatırımımız korunduğu ve geri dönüş tatmin ettiği sürece şirketin değerinin hiç bir önemi yok.

        Pre/post valuation kavramları zaten yatırım miktarı ve alınan hisse oranı ile tespit edilen birşey. Otomatik oluşuyor. Şirketin gerçek değerini değil alınan riskleri temsil ediyor. Girişimci hisselerini ucuza satmak istemiyorsa, her zaman satmama hakkı var. Demek yatırımcı geri dönüş beklentisini tutturamıyor demektir. Burda kötü birşey yok. Şirket aman ucuza gitti diye de birşey yok. Sadece maalesef sistem bu şekilde işlemek zorunda.

        Özetle, pre/post valuation değerleri kimsey yanıltmasın. Market olmayan bir yerde yatırım alan şireti sadece afaki (kağıt üzerinde) bir değere sahip olur. Ucuza satmam, pahalıya satarım gibi görüşler inanın çok anlamsız. Önemli olan 4-5 sene sonra şirketin ne kadardan alıcı bulabiliyor olması. Alıcı bulamuyorsa zaten yatırımcı kaybetmiş demektir.

        Sevgiler,
        Bürkan Beyli

    • Rıza Mahlas |

      Yalçın Bey, gene cevap vereyim, diğer okuyucular da faydalansın:

      “Ancak benim demek istediğim saydığınız bu sebeplerin hiçbiri olmadan girişimci girişimini doyurucu bir fiyata satmak istemez mi?” Tabiki de ister, hatta gerçek değerinden daha fazlaya da satmak ister. Ama zaten yazıda da asıl belirtilmek istenen, sizin malınızı ne kadara satmak isteyeceğinizden veya satmaya hazır olduğunuzdan çok daha düşük değerlemelere alıcı bulmanız ve bununla ilgili yaşanan sıkıntılar. Cevabımın devamı da bununla paralel.

      “Başka bir örnek vereyim size; ben büyük bir şirkette iç denetçiyim, burada şirketlerin 10 yıllık cirosuna satıldığına/satın alındığına tanık oldum. Saydığınız sebepler ve çok aksi bir durum olmadığı müddetçe girişimin hak ettiği değere satılacağını düşünüyorum. … Özetle; saydığınız sebepler ve olağanüstü nedenler/durumlar olmadığı sürece, başarılı bir girişim düşük fiyata satılmaz.”

      Yalçın Bey tek cümleyle özetliyorum: İstediğiniz fiyata almaya razı/hazır olan Alıcıyı bulursanız, satarsınız, bulamazsanız istediğiniz fiyata satamazsınız. 10 yıllık cirosuna çıkış yapan şirkete tanık oldum demişsiniz, yazıda veya benim yazdıklarımda bunun aksine bir iddia yok. Demek ki şirketler küçük bile olsalar 10 yıllık cirosuna exit edebiliyorlar AMA her şirket 10 yıllık cirosuna exit edemiyor, sorun da burada.

      “ufak firma satın almak isteyenlerin satanlara oranı o kadar düşük ki, girişiminiz için değer oluşturacak market oluşmuyor.”

      Cevapla
  6. Aslında bu makalenin erken aşamadaki girişimler ile ilgili vermek istediği üç ana mesaj var:
    1) Erken aşamalarda değerlemenin önemi yok çünkü isabetli değerleme zaten pek mümkün değil.
    2) Girişimcinin değerlemeden çok riskleri azaltmaya odaklanması önemli.
    3) Yatırımcı değerlemeye değil cıkış potansiyeline ve karar mekanizmalarında yatırımı koruyacak haklara önem verir.

    Cevapla
    • Yukarıdaki makale yerine bu 3 satırı yazsaydınız çok daha anlamlı ve gerçekçi olurdu. Bunlar tabii ki anlaşılabilir kriterler. Ayrıca @Rıza Mahlas beye şunu söylemek isterim ki verdiğiniz örnek matematikten yoksun. Aylık 100 bin TL kazanan bir web girişiminin değeri (emtia ve demirbaş düşünülmezse) kafadan 6-10 M TL’dir. Fazla matematiğe gerek yok. Eğer satıyorsa bunu 6 M TL’ye almayan ticaret bilmiyordur. Aylık 100 bin TL net kazanıp 1 M TL’ye satan varsa yarın sabah bana gelsin hiç soru sormadan alayım.

      Cevapla
  7. Merhaba,

    Sektör oyuncularından ve yıllardır webrazzi takipçilerinden biri olarak Bürkan ve Webrazzi ekibi size sorum olacak.

    @Bürkan

    http://online.tpe.gov.tr adresine giriş yapıp marka araştırma bölümünden markalarını araştırmak istediğimde (firma bölümüne Bürkan Beyli) yazınca daha önce marka başvurusu yaptığın markalar listeleniyor; Grupanya, Yakala co, Grupfoni gibi markalar için başvuru yapmışsın. Bu markalara başvurma nedenin neydi? Şirketler senin değil sanırım, neden o markaları almak istedin? Yazının sonunu “karşılıklı güven” ile bitirmişsin, bu senin olmayan markalara başvurmuş olman güvensiz bir ortam yaratır mı?

    @Webrazzi

    Konuk yazarlarımızı seçerken bu kişiler hakkında detaylı araştırma yapılıyor mu? Kimlerdir, güvenebilir miyiz gibisinden?

    Yılların destekçisi olarak bu soruların cevaplarını merak ediyoruz.

    Teşekkürler

    Cevapla
    • Merhaba Mehmet, eğer bu yorumu yazmaktaki amacın kötü niyetli değilse (başarmak istediğin Webrazzi’ye veya şahsıma zarar vermek değilse), bana yönelttiğin soruların cevaplarını hatta tarafımdan açılan mahkeme kayıtlarını memnuniyetle paylaşabilirim. Bana dilediğin zaman LinkedIn’den ulaşabilirsin. Bu blog sözü geçen konuları iyi niyetle soruşturmak için doğru bir mecra değil.

      Cevapla
      • Ben kötü niyetli biri değilim, ve sorunun cevabını merak ediyorum. Ve gerçekten de iyi niyetli biri olarak soruşturmaya değer bir konu olarak doğru bir mecrada olduğumuzu düşünüyorum.

        Kendi şahsi fikrimi de söyleyeyim. Bu soruya şeffaf bir cevap vermezseniz arkadaşın parmak bastığı noktayı doğru olarak kabul ederim. Bence bu sizin şahsınıza daha çok zarar verir.

    • Kardeşim dün bu yazıyı okurken aynı soruları bende sordum..Baştan sona itici bir yazı..Değersiz önemsiz girişimlerden dem vurup girişimcilere girişiminize değeri siz değil biz biçeriz diyor açık açık…Kardeşim sen kimsin necisin , bu hayatta neyi başardında ahkam kesiyorsun burda..Bu yazıların girişine bi özgeçmiş yazsanız süper olur…Haykes adlı bir girişimin olmuş ama yapamamıssın..olmamış…Hatta linkedin profiline haykeste kurucu ortakktı diye yazamayacak kadar olmamış bir iş…Sonra burda yorum yapan arkadaşa acemi girişimci diyorsun..Asıl acemi kim acaba.. Sayın ARDA KUTSAL dan yukarıda sorduğun sorunun cevabını bende istiyorum..

      Cevapla
      • Acemi Girişimci |

        Birader, Acemi Girişimci diye bana hitap etmişti ilk soruyu sorduğum için. Diğer düşüncelerin hakkında bir yorum yapmayacağım ama bu konuda da suskun kalmak vicdanıma sığmadı. Saygılar.

      • Bürkan Beyli |

        Tekrar merhaba fathkrt, yukarıda ki notuna cevar vermeye çalıştım. Benim Türkiye’de beş girişimim oldu. 2’si battı, 3’ü başarılı oldu. 1’ini ortaklarıma sattım, 1’i isim değiştirerek farklı bir girişime ortak oldu. Sonuncusu ise Kobiks.com melek yatırım alma aşamasındadır. Batanlardan biri Haykes daha firma kurulmadan denenmiş ve çöpe atılmış bir çöğçatanlık girişimiydi.

        Kamil = Mehmet, sanırım aynı kişisiniz. Merak ettiğin konuları tartışmak için en doğru mecra maalesef adalet sarayı oldu ve davaların bir kısmı hala devam etmekte. Aradığın şefaf cevapların hepsini tarafımdan hazırlanmış, telif haklarının bana ait olduğunu ispatlayan Telif Hakları Genel Müdürlüğü’ündeki halka açık dosyalarda detaylı bir şekilde bulabilirsin. Bu dava detaylarının burada tartışılması hem verimsizliğe hem de makale konusu ile gerçekten ilgilenen insanların zamanını süistimal etmeye neden olacaktır.

      • Bürkan Beyli;

        Öncelikle ayni kişi olmadığımızı belirtim. Telif hakları konusunda en ufak bir bilgim yok. Sadece Mehmet Bey’in sorusu gerçekten çok ilginç geldiği için cevabı merak ettim.

        Sorulara cevap vermektense olayı geçiştirme derdine düşmüşsünüz. Soru çok basit “bu telif haklarına başvuru nedeniniz?” Ben bu belgeleri nasıl araştıracağımı bilmiyorum. Bilsem zaten sormazdım.

        Sadece başvuru tarihini bizle paylaşırsanız ben bu şirketlerin kuruluş tarihlerine bakarak kontrol edeceğim. Bizimle bu bilgiyi burada paylaşmanız yeterli olacaktır hepimiz için.

      • Bürkan Beyli |

        Merhaba Kamil, evet şirket kuruluş ve marka başvuru tarihlerine bakılması uygundur. Fakat bazı marka başvuruları hukuki danışmanlarımızın tavisyeleri üzerine varolan bir girişimimizin marka başvurularını korumak amacıyla işlenmiş ve ilgili telif hakları kayıtları kültür bakanlığı üzerinden yapılmıştır. Bu dosylara en kolay TPE dosya takip numaraları ile ulaşmak mümkün olacaktır. Bu detaylara ulaşamazsan bana lütfen LinkedIn üzerinden yaz. Maalesef onlarca hukuki dosya, yüzlerce sayfa var bu konularla ilgili.

      • Başarılı girişiminizi linkedin profilinize koyup başarısız olanları koymamanızı anlamadım…Zarar karın ortağı derler başarısızlıkta başarının ortağıdır…

  8. Ahmet Yılmaz |

    Mehmet in marka tescil ile ilgili sorulari kesinlikle burada cevaplanmali. Burkan Beyli topu suslu sozlerle taca atmis.

    Ancak yukaridaki makaleyi boyle bir platformda yayinlama hakkiniz varsa bizimde yine ayni platformda bu sorularin cevabini ogrenme hakkimiz var.

    Cevapla
  9. Parası olan ve kendini beğenmiş egosuz zirve yapmış bir yatırımcı yazısı. Parası olmasaydı kuşkusuz böyle yazmazdı.

    Cevapla
    • Bürkan Beyli |

      Merhaba Ticiz.com, yatırımcılık kariyerim bana şu dersi verdi: Para kazanmanın ilk kuralı kaybetmemektir.

      Aslında ben 20 bin dolar yatırım ile (tamamiyle şans eseri) 1.2 milyon dolar kazanıp hemen arkasından (takip eden yıl içerisinde) riskleri doğru değerlendiremeyip 450 bin dolan batıran tecrübeli bir yatırımcı olarak bu makaleyi yazdım. Amacım tecrübelerimi size ve girişimcilere aktarmak. Kendini beğenmiş olarak algılanıyorsam bu benim hatam, Bu konuda herkesten açık yüreklilikle özür dileyebilirim. Kimseye yukarından bakmadığımı ve bu yorumlara incelikle cevap yazmaya özen gösterdiğimi bilmenizi isterim. Ben de bir girişimciyim. Bence dünyanın en zor, özveri ve cesaret isteyen kariyeri. Girişimcilere saygım çok büyük. Başarılı girişimcilere saygım çok daha büyük! Girişimcilik için çok farklı yeterliliklere sahip olmak gerekiyor.

      Cevapla
      • Değerli kardeşim Bürkan, makalende büyük olasılıkla istemsiz olarak ortaya çıkan yada belki hatalı olarak gözlemlediğim “kendini beğenmişlik” olayını asla şahsi olarak algılama. Amacım kesinlikle yıkıcı bir eleştiri değildi. Bu aşamada eğer seni bu eleştirimizle küçücükte olsa üzdükse, kırdıksa moral bozukluğuna sebep olduksa süratle bu düşünceyi zihninden atabilirsin. Zira amacımız bu değildi. Cevap olarak yazdığın kaliteli cümleler için teşekkür ediyorum. Cevaben son olarak “Girişimcilik için çok farklı yeterliliklere sahip olmak gerekiyor.” Demişsin. Evet burada tam anlamıyla hemfikiriz inşaAllah. İnsan her ne iş yapıyorsa yapsın başarı ve kazanç için yaptığı işte her açıdan gerekli yeterliliğe sahip olmalıdır. İyi çalışmalar diliyorum.

  10. Bazen birkaç kelime veya başlık bile insanların karakterleri konusunda önemli ipuçları verir. “Girişimim kaç para eder” benim algıma göre oldukça küçümser ve zaten ben sizin hakkınızdan geleceğim bir yazı hazırlayacağım tadında olmuş.
    Marka başvuruları konusunda ise tek diyebileceğim, kurumsal şirketlerin bir pazara girerken öncesinde markalarını ve doğru sınıfları almaları gerektiğidir. Eğer ki bir insan bir pazara girecek şirketleri kontrol ediyor ve boşta markaları alıyor ve sonrasında onları bu şirketlere hatalarından dolayı yüksek fiyatlara satmayı ticaret olarak görüyorsa olabilir; para kazanmanın çok yolu var. Kendi çocuğuma tavsiye edebileceğim bir “para” lanma yöntemi değildir. Özü güzel de olsa tarzı nedeniyle çok itici bir yazı olmuş.

    Cevapla
    • Merhaba Tolga, eleştirilerin biraz acımasız ama ok. Herkesin bir algısı ve görüşü var tabii ki. Hepsi çok değerli. Yine de bu yazı teknik konularda ve yaklaşım olarak girişimcilere yön göstermeye yardımcı olmuştur diye umuyorum.

      Kötü niyetli marka başvurularına karşı aslında çok net kanunlar ve yönetmelikler var. Bu şekilde para kazanmak mümkün değil. Örneğini biliyor musun ki bu tip yorumlar yazıyorsun? TPE’nin bu tür başvurulara karşı çok net bir tavrı var. Eğer marka hak edilmemişse veya firma markete girmemiş ise markayı değiştirmek zaten kolay. Bu nedenle, marka başvurusunu yapan başka biri var ise ve buna rağmen bu markanın üzerine gidiliyorsa, asıl kötü niyetli olan pazara girecek olan şirket olur. Bu konuda yönetmelik çok net.

      Cevapla

Bir Cevap Yazın