VC’ler ne ister?
Arama

VC’ler ne ister?

Konuk yazarımız Dilek Dayınlarlı, 212 Ltd‘ de yatırımcı. Dünyanın en prestijli VC programlarından olan Kauffman Fellows’un Türkiye’deki ilk mezunlarından biri. 

Dilek DAYINLARLI Photo (1)Yatırım almak zor bir süreç: Hem paranın bu kadar pahalı olduğu bir pazarda insanları yatırım yapmaya ikna etmek hem de nasıl yatırıma karar verildiğini anlamadan bu sürece girmek bu işi zorlaştıran ana unsurlar.

Bu nedenle aslında girişimcilere ilk olarak VC yapısının ne olduğunu ve nasıl çalıştığını aktarmak gerekiyor. VC olarak biz de vizyonumuz, yetkinliklerimiz, takımımız ve planlarımızla yatırım alıyoruz.

Yatırımcılarımıza karşı sorumluluğumuz, 5-10 yıllık bir süre içerisinde yatırımlarını maksimize ederek, aldığımız riski karşılayacak şekilde piyasadan daha yüksek bir getiri sağlayarak geri ödemek.

Yani aslında yatırım almanın ne kadar zor bir şey olduğunu biliyoruz…

Oluşturduğumuz fon ile amacımız canavar girişimcileri ve girişimleri bulup onlara yatırım yapmak ve onlara bu zorlu yolculukta güç katıp, değer oluşturmak. Fakat erken aşama girişim yatırımları en riskli yatırımlardan ve bu riski dengelemek için birden çok girişime yatırım yapıp bir portföy oluşturuyoruz.

Venture capital neye yatırım yapar?

  • Venture Capital hızlı büyüyen şirketler için finansman ve destek sağlar
  • Genellikle ilk alınan kurumsal yatırımcıdır
  • Genellikle geliri olan, pozitif nakit akışı öncesi girişimlere yatırım yapar

Kısaca VC fikir aşamasında yatırım yapmaz. Tohum girişimlere yatırım yapan fonlar gibi istisnalar dışında, dünyanın her yerinde bu böyledir. Birçok girişimci arkadaşın “Ürünü ortaya çıkarttıysam, gelirim varsa ve hızlı büyüyorsam niye yatırım alayım?” dediğini duyar gibiyim. Aslında tam işte o noktada bize ihtiyaçvar. Büyümek, ölçeklenmek kolay bir süreç değil. Girişimlerin büyümesi esnasında yaşanan süreçler aslında doğada olduğu gibi, çok nazik veya tam tersi yıkıcı olabilir.

VC nasıl yatırım yapmaya karar verir?

Benim gibi analitik biriyseniz; muhtemelen ilk aklınıza gelen soru “İşi verilere bırakarak erken aşama startup’lara yatırım yapılabilir mi?” olacaktır. Bu kadarı yeterli olsaydı, size net olarak VC’nin neye dikkat ettiği konusunda çok kolay cevap verebilirdim. Ancak günümüzde bu konuda örnekler görmemize rağmen, halen veri ve algoritmalar ile bunu çözebilmek için erken. Erken aşama girişimler ile ilgili elimizde yeteri kadar veri yok ve olanlar da çok değişken.

Bizler yatırımlarımızı “Kalıp Tanıma” (pattern recognition) ile yapıyoruz genel olarak. Binlerce iş planı ve girişim inceledikten, birçok yönetim kurulunda yer aldıktan ve yıllarca çeşitli sektörleri inceledikten sonra, kimin güçlü kurucu ve CEO olabileceği, hangi iş modelinin sonunda çalışma olasılığının yüksek olduğu ve hangi girişimin çok başarılı olabileceği konusunda bir fikir oluşturmaya başlıyoruz. Kısaca VC açısından kendi deneyimleri, vizyonu, onun için nelerin önemli olduğu ve trendlere nasıl baktığı yatırım kararını çok etkiliyor.

212 Ltd. bugüne kadar 1,200 girişimle birebir görüştü, 11’ine yatırım yaptı

212 olarak bugüne kadar elimize binlerce iş planı ve girişim ulaştı. Bunlardan bin 200’den fazlasıyla birebir görüştük, 200’den fazlasıyla ileri aşamaya geçtik ve toplam 11 yatırım yaptık. Kısacası yaklaşık her görüştüğümüz 100 firmadan 1’ine yatırım yapıyoruz diyebiliriz. Bu oran Amerika ile çok benzeşiyor. Girişimcilere çok saygı duyuyoruz ve elimizden geldikçe görüşmeye çalışıyoruz ancak, görüşemediğimiz girişimcilerin çoğu henüz fikir aşamasında olan, birden çok girişim fikrine sahip, yani odağı dağınık arkadaşlardan oluşuyor.

İlk görüşmeden sonrası?

İlk görüşmeden sonra, yatırım aşamasına kadar genelde 3 ila 6 ay arası bir süreç var. Bu süreçlerden sonra girişimcilere önerim şunlar:

A+ Takım kurun: Yatırımcılar genellikle pazara, teknolojiye, iş modeline ve ekibe baktıklarını söylerler ama tüm VC’lerin hemfikir olacağı nokta; aslında konunun tamamen ekiple ilgili olduğu. Unutmayın; ekibin her üyesi girişiminizin ilk yatırımcıları aynı zamanda ve bizler bizden önce kim bu fırsatı fark etmiş görmek isteriz. Girişimlerin en büyük başarısızlık nedenlerinden biri; ekiplerinin gereken özelliklere sahip olmaması veya süreçte kurucular arasında yaşanan sorunlar.

Diğer yandan erken aşama girişimlerde başarıya ulaşmayı sağlayan en önemli etkenlerin başında da kurucuların öğrenme hızı ve kalitesi geliyor. Kendinize çok iyi bir danışma kurulu oluşturun. Herkesin akıllı danışmanlara ve çok iyi avukatlara ihtiyacı var. Büyürken yavaş işe alıp, gerektiğinde çok hızlı yollarınızı ayırın.

Büyük problemleri ve büyük pazarları hedefleyin: Balıklar en fazla içinde oldukları akvaryum kadar büyüyebilirler, bunu sakın unutmayın! Yüzde 100’ünü bile aldığınızda $10M, hatta $100M olan bir pazar VC’nin ilgisini çekmeyecektir. Pazarın çok büyük büyüme potansiyeli olması veya hali hazırda milyar dolarlık bir hacime sahip olması önemli. Neden? Aldığımız risk büyük. Başarılı olan şirketlerimizin bir sonraki Pozitron, Yemeksepeti veya GittiGidiyor olabilmesine ihtiyacımız var.

Önceliklendirin: Müşteri işiniz için en önemli önceliklerden biri. Sunduğunuz hangi çözüm müşteriye en büyük değeri sağlıyor? Bu, sizin girişiminizi büyütmek için odaklanmanız gereken nokta. Türkiye’deki girişimcilerde gördüğüm en büyük problemlerden biri önceliklendirmeyi yapamayıp, süreçleri çok karmaşık hale getirip odaklanamamaları. Aslında bu da çok normal; zaten çok zor bir iş yapıyorlar ve etraflarında kendilerini ara ara çekip yukarıdan bakmalarını sağlayacak mentorları neredeyse hiç yok. Bu yüzden yatırım yaptıktan sonra girişimcileri ihtiyaçları olan alanda mentorlarla bir araya getirmek, benim VC olarak en önem verdiğim nokta.

Rakamlara hakim olun: Finance for Non-Financial Managers’ı okuyun ve işiniz için en önemli metrikleri öğrenin. Aylık ve çeyreklik bazda nakit kaynaklarınızı ve büyümenizdeki önemli metrikleri anlayın. Unutmayın ölçmediğiniz şeyi iyileştiremezsiniz.

Ali Karabey’in Girişimcilere Öneriler listesini okuyun.

Özetlemek gerekirse; yatırım almaya karar verdikten sonra şu soruları kendinize sorun: Bir hikayeniz var mı ve dersinize çalıştınız mı? Bu ne demek? Önemli bir problem çözüyor musunuz, problemi nasıl buldunuz, vizyonunuz ne, bunu çözebilmek için bir inovasyon yapıyor musunuz, bu problemi çözmek için takımın üstünlüğü ve gücü ne, pazar, ürün, teknoloji, rekabet ve finansal planınız nedir? Takım arkadaşlarınız ve onların başardıkları zor işleri öne çıkartın.

Girişim zor bir yolculuk, bunu bir oyun olarak düşünebilirsiniz. Her seviyeyi kazanmak için çok uğraşıyorsunuz, ama bir sonraki seviyede tekrar sıfırdan daha zoruyla karşılaşıyorsunuz. Ta ki oyunu kazanana kadar. Girişim içinde bir çok zorlu seviye var ve yatırım almak bu aradaki seviyelerden biri ancak bir sonraki seviye daha zor olacak ve henüz oyunu kazanmadınız.

Herşeye rağmen bu ülkeden daha çok başarı hikayeleri çıkacak. Belki bunlardan biri de sizsiniz! Bu benim işimi aşkla yapmamın en büyük sebebi ve amacım oyunu sonuna kadar götürüp kazanacakları bulmak.

Görsel kaynak: Shutterstock

Yorumları GösterYorumlar Gizle (39)
  1. Talat Saltuğ dedi ki:

    Ürünü ortaya çıkarttıysam, gelirim varsa ve hızlı büyüyorsam niye yatırım alayım?

    1. gizli bilgi dedi ki:

      yakaladiginiz ivmenin suresi kisa olmamasi icin

  2. Mert Bulan dedi ki:

    Benim anlamadığım olay şu;

    Türkiye’deki tüm yatırımcılar pazara bakıyor. Sürekli büyük pazarlara girin diyorlar. Ancak gelin görün ki Peter Thiel gibi başarılı girişimci-yatırımcılar “Rekabet kaybedenler içindir” diyor. Büyük pazarlara girmeyin diyor. Havayolu firmalarını örnek gösterip, karlılığın ne kadar düşük olduğunu söylüyor. Tekel olmaya çalışın diyor. Şimdi biz burada Peter Thiel’a mı inanılım yoksa hayatında dünya çapında başarılı bir işe imza atmamış Türkiye’deki yatırımcılara mı?

    Peter Thiel’ın bu konuya değindiği videosu: https://www.youtube.com/watch?v=5_0dVHMpJlo

    Ayrıca buradan yukarıda bahsettiğim örnekteki gibi olan Türk yatırımcılara da ufak bir çağrıda bulunmak istiyorum; Lütfen bilişim sektöründen uzak durun. Gidip çiğ köfteci zinciri ya da kafe falan açın. Tam istediğiniz gibi bunlar büyük bir pazara sahip, istediğiniz gibi 1 koyup 5 de kazanırsınız. Risk de yok hem.

    1. vedat dedi ki:

      Sam Altman’de bir konuşmasında büyüme ihtimali yüksek olan küçük bir pazar ile büyüyün diyor. Hatta meşhur How to start a start-up stanford dersinde söylüyor bunu.

    2. Mert Bulan dedi ki:

      Dilek Hanım’ın ne kadar profesyonel olduğunu az önce gördüm.

      Kendisi benim buraya yazdığım yorumu okuduktan sonra Twitter’dan beni takip edip ardından 4 adet peş peşe tweet attı. Güya Peter Thiel, büyük pazara girmeyin demiyormuş, her VC 1 koyup 10 almak istermiş. Kendisine üstteki yorumumda bulunun videoda Peter Thiel’ın “Ve her zaman yapılan büyük bir hata, daha ilk günden kocaman bir pazarı hedeflemek.” sözünün geçtiği kısmı gösterdim, kendisine Y Combinator gibi firmaların asıl amacının insanların sevebileceği ürünlerin ortaya çıkması olduğunu söyledim. Daha sonra asıl amacı para kazanmak olanların ticarete yatırım yaptığını, kendi firmalarının yapmış olduğu 11 yatırımın 5 tanesinin e-ticaret sitesi olduğunu söyleyince beni Twitter’dan engelleyip, yazdığı tweetleri de sildi. (çünkü profesyonellik bunu gerektirir) Kendisi herhalde takipçilerinin de desteğini alacağını düşünerek, bu konuyu (mention’ı bilerek başa koymayarak) Twitter’a taşıdı. Halbuki buraya yazdığım yoruma cevap yazabilirdi.

      Bu olayı burada paylaşıyorum ki Dilek Hanım’ın çalıştığı yatırım firmasından yatırım almak isteyen girişimciler bu firmaya gitmeden önce nasıl iş yaptıklarını görsünler.

      1. Murat dedi ki:

        Dostum herkes konuya kendi penceresinden bakıyor. Bu konuyu belki binlerce kişi okudu. Sen konuyu çok kişiselleştirmişsin. 😀 Yok mesajı şundan dolayı twitter a taşıdı. Yok ben yazdım o sildi. Yok beni engelledi. Twitter dan bakacak olsam ordan bakardım. 3 Yıldır takip ediyorum webrazzi’yi ilk defa yorum yapıyorum. Olaylara azıcık geniş bak. Şu an sen binlerce insanın okuduğu konuyu seninle konusu yapılan kişi boyutuna taşımışsın. Bir de merak ettim acaba siz ne iş yapıyorsunuz. Sizin ne gibi katkılarınız var. Örneğin bir projesi olan size de gelebiliyor mu. Benim ihtiyacım yok benim işim küçük bana KOSGEB yardımcı oluyor. Yetiyor artıyor bile. Ama sizin desteklerinizi de merak ettim açıkçası.

      2. kaan dedi ki:

        Atılan twitleri okudun mu bilmiyorum ama okuduysan olayı kişiselleştiren kişinin nasıl Mert Bulan olduğuna karar verdin anlamadım doğrusu. Dilek Hanım ayar verim derken ayar almış.

        4 Twite de şaibe bırakmayacak şekilde cevap vermiş adam. Takdir ettim doğrusu.

        Dilek Hanım’ın bir twiti daha var

        “Cahillik kötü şey, hele her şeyi bildiğini sanan en teklikesi. Sanırım ülkemizin ana problemi!!”

        Mert Bulan teyit etmiş Dilek Hanım’ı…

      3. Ata dedi ki:

        Bence sen Dilek hanımın peşini bırakma artık heryerde yapıştır ama Peter Thiel diyerek. Bide farklı nicklerle yorumun altında kendini destekleyip övmüş. Dilek hanımı tanımam etmem VC lerle işimde olmadı kendisi tecrübelerini yazmış webrazzide yayınlamaya layık görmüş, varsa bi tecrüben yayınlansın webrazide bizde okuyalım yoksa peter thieli yanlız sen okumuyorsun herkes biliyor, bir düşünce kesin doğru olacak diye bir kaide de yok zaten.

      4. Kesinlikle katılıyorum. Peter Thiel’ın dediği gibi küçük pazarı hedefleyip, iş tutarsa pazarı büyütmeye çalışmak en doğrusu. Geçenlerde Slack’in ilk yatırımcılarından Sam Toros da benzer bir şey söyledi. Türkçesi, büyük pazarda kuş olacağıma küçük pazarda yumurta satarım gibi birşeydi.

  3. Ali dedi ki:

    Para kazanmak ister tabii ki, ne isteyecek? Kaldıracın yükselmesine bakacak ve çıkışı gerçekleştirecek.. (Bknz: General Atlantic) Bence başlık VC’lerde çalışan insanlar ne ister? Bir tane exit yapamamış bir VC’nin yatırımcısı PR yapmak ister..

    1. sinan dedi ki:

      😀 super bir yorum

  4. Barbaros dedi ki:

    Türkiye’de bir yatırımdan çıkış yapmak o kadar kolay değil. Yatırımcıların garantiye oynamaları zaten bu yüzden. Dar bir koridarda duvarları itip genişletmeye çalışarak kendilrine yol amaya çalışıyor yatırımcılar.
    Bu şirketlerin/yatrırımcıların potföylerinde çok büyük meblağların olması hiç önemli değil önemli olan hangi yatırımın geri dönüşünün ne kadar olacağı.

    Bulunduğum sektör nispeten çok küçük bir sektör. Herkesin birbirini tanıdığı bildiği pazardaki oyuncuların tamamen belli olduğu ve bir hamlede neyle nasıl ne kadar etki yaratabileceğini önceden kestirebileceğin öngörü sahibi olabildiğin bir sektör. Kârlılık oranı da yükseliyor gayet. Yalnız şu var; 5 yıl sonra sektör şuanki halinden birkaç kat büyük bir hacme ulaşacak.
    Benim görüştüğüm birkaç yatırımcıya anlatamadığım şey ise tam olarak bu. Buraya yatırım yapın, sektörü domine etme lider olma şansımız yüksek. Dolayısıyla kısa vadede küçük yatırımlarla uzun vadede büyük dönüşler elde edeceksiniz diyorsun. İstediğin meblağ büyük değil diye inanmıyorlar. 2 milyondan 5 milyona çıkarınca da ohooo o sektöre o kadar yapılmaz diyorlar. Ne anladım ben bu işten

  5. Mertcan dedi ki:

    Ali tebrik ediyorum biraz ağır olmuş ama son cümle ama cuk olmuş. Girişimciyi düşünmeden tek yönlü bakışla yazılmış bir yazı bencede

  6. Erdem dedi ki:

    Arkadaşlar kimse boş hayallere kapılmasın. Amerika’da konuşulanlar ve ordaki doğrular burda tutmaz. Early adapter dediğimiz segmentin sayısı Türkiyede belli Amerikada belli. Olmayan/küçük bir pazarda ürün çıkarmaya çalışıp burda yatırım aramak/bulmak imkansız. Girişimci arkadaşlara tavsiyem yatırım alma hesapları yapmayın, ürününüze odaklanın, müşteri bulun, zaten yatırımcılar ilk karşılaşmanızda sizle ilgilenecektir.

  7. ahmet dedi ki:

    11 yatiriminizdan kaci basarili oldu? Yukaridaki kriterlere gore yatirim yaptiysaniz ve yatirimlariniz bu durumdaysa (cogu batti batiyor), girisimciler sizi neden ciddiye alsin?

  8. ahmet dedi ki:

    Yatırımlar battıkca, PR artıyor gerçekten, çok doğru söyledin Ali.

  9. haha dedi ki:

    212’den yatirim almak isteyen kim? 🙂 Olmadi, dersine calis gel. 3 ay sonra tekrar git, 6 ay sonraya tekrar toplanti versinler, ugrasilmaz bunlarla.

  10. Mustafa06 dedi ki:

    Sıfırdan başlayıp milyar dolarlık hacme sahip olabilecegini düşünemez her girişimci. Facebook ve sahibinden dusunmusmuydu. Kervan yolda dizilir başta değil

  11. mustafa06 dedi ki:

    Sıfırdan başlayıp milyar dolarlık hacme ulaşabileceğini her girişimci başlarken düşünemez. Bunu ancak büyük şirketler on gorebilir. Facebook ve twitter girişimcisi ve sahibinden.com başlarken milyar dolar hacme ulasabilecdklerini dusunmusmuydu. Para kazanırken kervan yolda dizilir. Girişimci için milyon dolar iyidir milyar kazanamayacak diye milyondan olmayın !

  12. kerem dedi ki:

    Türkiye’deki girişimcilere söylenebilecek tek şey şu aslında; Türkiye’de ne yatırım arayın, ne de yatırımcıya gidin, zira hepsi açgözlü. Evet Amerika’dakiler de “greedy” ama en azından şunu söyleyebiliyorlar: “make something people love”. Buradakiler ne diyor? Ne dedikleri ortada ya, hakikatte ne dediklerini kendileri bile bilmiyor.. Takılmayın bunlara, işinize bakın ve insanların seveceği birşeyler yapın, üretin..

  13. Berkant Dağtekin dedi ki:

    Türkiye’de yatırım yapmakta olay, almakta. Azıcık parayi görünce Türk insanı ilk teklife projeyi satıyor yada boşluyor. Haliyle yatırımcı da yatırım yapmaktan korkuyor yada garantiye oynuyor. Bu yatırımcı tarafı. Gelelim üreticiye proje sahibine. Projem para kazandırmaya başlamış, gelecek var ee ben neden yatırımcı alayım şirketimin hisselerini vereyim zira 1e 10 garantisi görmeden bana yatırım yapmayacaginiza göre projeyi bu aşamaya getiren yönetici vasfı var ise ileriye de götürebilir. Birazcık bağlantısı olsun yeter.

    Hep örnekleri yurt dışı veriliyor onlar gibi yapılıyor deniliyor nedense orada fikire para verildiğini ortada birsey yokken bile destek verildiğini söylemiyor. Adamlar yurt dışında yatırım yapıyor çünkü fikirler orjinal. Bizde fikire değil bu bize para kazandırır mantığıyla yatırım yapıldığından ondan 3 5 örnek dışında bişey çıkmıyor.

    Bu konu ile ilgili sabaha kadar konuşulabilir. Afedersiniz ama kabaca al birini vur ötekine.

  14. Umut dedi ki:

    Bu yazıların faydalı olduğunu düşünüyorum. Daha önce de yazmıştım. Bir takım arkadaşlar sıvayıp geçmişlerdi. Bu arkadaşların ne kadar iş yaptığını, başarılı olduğunu, kaç yatırımcı ile görüştüklerini,ne kadar alıp, ne kadar verdiklerini, işleri hala sürüyor mu gibi soruları sormayacağım. Ben sadece kendi deneyimlerimi yazdım.

    Dilek Hanım’a gelince, samimi olduğunu biliyorum, zaten kendi de diyor, 1200 girişimle görüştük, 11’ine yatırım yaptık. Yanlış anımsamıyorsam bu 11 girişimin bazılarının girişimcileri de yatırımcıları da ortak. Bana sorsan, 1200-11=1189 girişim ya da hayalde kaybedilen seçilen 11’den daha yüksek ancak bu tamamen his.

    Benim bir girişimim var, 30 larımda, girişim için yaşlı ancak sektör henüz yeniyken 2008’lerde başladım. Bir tane uzaktan eğitim sitesi.Tamamen hedefe yönelik,o zamanlar Türkiye’de uzaktan eğitim henüz üniversitelerde yeni yeni başlamış, TRT açık öğretim mantığında bir şeydi.Adobe’un bir programı kullanılırdı vs. Udemy, Coursera yoktu.

    Bizim de alt yapı kuracak paramız yoktu, önce internet servis sağlayıcılarına gittik. Alt yapı desteği karşılığı gelir paylaşımı ya da hissedarlık önerdik. Tabii ki reddedildik. Gerekçe basitti, uzaktan eğitim tutmaz!

    Sonra gazetede haberini okuduğum her yatırımcıya gittim. Balıklama atlayış. Sazan da diyebilirsiniz. Bunların bazısı iyi ofislerde ,büyük kısmı ise, apartman dairelerinde bir masa bir bilgisayar gibi donanımlarla kurulan yerlerdi. Giderdin, beklerdin, sonra gazetede gördüğün/okuduğun adam seni içeri alırdı, büyük ciddiyetle dinler, notlar alırdı. O kadar heyecanlanırdım ki, hayaller var tabi, anlat babam anlat. Sayelerinde 3-5 yıllık projeksiyonlar yapmayı, excel’i, SWOT’u, NDA, hisse rehni, Hollanda bankaları bilmem ne yüzlerce şey öğrendim. Bazısı bir daha aramazdı, bazılarıyla aylarca görüştüğüm oldu. Bir kısmıyla Starbucks ve Nero’da buluştuğumu hikayemi anlattığımı söylemeyi de unutmayım bu arada.

    Sonra bigün Türk Telekom şirketlerinden birine gittim, alt yapı için. Deli fiyat verdiler, onlar da bir portal hazırlıyormuş, karşılıklı birbirimizi tanıdık, onlar da beni TTNET’e refere ettiler. TTNET ile 1 yıla yakın ayda 1 ya da 2 defa toplantı yaptık. İstediler babam istediler, şunu yap, bunu yap… Sonra birgün pazar bize göre ufak deyip vazgeçtiler:) Pazarın ufak olduğunu (site doktorlara yönelik hedefli bir site) 1.5 yıl sonra anladılar, saygı duydum. Ancak sayelerinde ben girişimciden kendi şirketine borçlanarak yatırım yapan adam konumuna gelmiştim. Bu süreç boyunca Halkbank, Akbank, Yapıkredi Bankası hepsiyle kanka oldum. Kredi taksitlerini hala ödüyorum:)

    Bütün bunlar 2009-2011 arası olan görüşmeler. Tutmaz dedikleri iş 2 yaşına gelmişti.

    Yine tam hatırlamıyorum, 212 yeni kurulmuştu.Projemi yolladım. Sağolsun ilgilendiler, Numan Bey davet etti, görüştük, güzel iş, ayakta kalmışsınız, işini bilen adamlarsınız, sizi beğendim gibi sözler edildi. Oradan çıkıp Arnavutköyde bir çay içtiğimi ve kardeşimi aradığımı anımsıyorum, “bu sefer oldu, bunlar baya bir profesyonel, e tabi Amerika görmüş adamlar” gibi muhabbetler ettik.

    Ertesi gün,ben mi mesaj attım, onlar mı döndü, bana başarılar dilediler. Sağolsunlar;başarılı olduk.

    Yılmadım, aklınıza hayaline gelmeyecek, yatırımcı olma potansiyeli olan herkesle görüştüğümü bilmenizi isterim.

    Neyse uzatmayım, yerli VC’den ümidi kesince, Linkedin’de tanıdığım yabancılara sunum hazırlayıp yolladım. Bu arada bu işlerle ilgilenen bir arkadaş Dubai’den bir fon getirdi. Şaka değil gerçek, adamlar defalarca günü birlik sırf bizim için geliyorlardı, toplanıyorduk, herşeyi konuşuyorduk. Sonunda anlaştık.

    O hafta 17-25 Aralık patladı:), adamlar Türkiye’deki işlerini bir süreliğine- önlerini görene kadar dondurduklarını açıkladılar. Hakikaten de daha önceden planlanan birkaç yatırımları vardı, hepsi durdu, hala da birşey yapmadılar. Ancak karşıma çıkan en doğru dürüst, işini bilen adamlardı.

    O gece, çalışanlarıma bir mail yazdım, ” Hayallerimiz ve çabalarımız neticelenememiştir, emeklerine teşekkür ederim. Yeni dönemde maaş ödeyemebilirim, benim de şevkim kalmadı. İsteyen yarın işi bırakabilir, bu ay ki maaşlarınız ve tazminatlarınız dahil olmak üzere hepsini en geç 3 ay içinde ödeyeceğim. Hakkınızı helal edin”. Saat 01’e yakındı, mail gitti. Ardarda cevaplar gelmeye başladı. Umut Bey diye başlayan ifadeler, “abi” şekline dönmüştü. Muhasebecim ben kendimi toparlayana kadar ücretini almadan işini yapacağını, yazılımcı arkadaşlar, yazılım desteğine devam edeceklerini, elemanlarım biz birşeyler bulur, bu işi ayağa kaldırırız,sen yeterki kirayı öde abi gibi geri dönüşler oldu.

    Ağladım.

    Neticede 2 yıldır, şirket kar ediyor, ben de o gece kendime verdiğim söz üzere, şirketin gelirlerine karışmıyorum, çocuklar çalışıyor, giderleri karşılıyor, kalanı paylaşıyorlar. Şirket 7 yaşında!

    Bu arada, uzaktan öğretim ya da “yenilikçi öğretim” diye başladığım ve inandığım hikaye devam ediyor. Coursera, Udemy milyonlar milyarlarla ölçülüyor.

    Geçen yazımda dediğim ve insanların beni sıvamasına neden olan şeyleri yaşadığım için yazmıştım. Çok kapı çaldım,çok çabaladım. Ama bu memlekette hakketen zor kardeşim. İnanın çok zor.

    Fakat VC’lerle görüşmeye devam edin, size inanılmaz bir vizyon sağlıyorlar. Neyin olması gerektiğini, neyin olmayacağını görüyorsun. Bunlar yaparsa ben de yaparım diyorsun. Fırsat varsa, imkanların az buçuk banka kredilerini ödemeye yeterse, hayatının birkaç değerli yılını rehin etmeye hazırsan (ki hisse rehninden maalesef çok daha pahalı bu, ben o yüzden yatırımcı aradım) işi yaparsın.

    Bakınız, geçen gün yıllardır çalıştığım bankanın müdürü ile konuşuyoruz, “en iyi müşterimsiniz, benimle hiç faiz pazarlığı yapmadınız” dedi, ben de dedim ki, 1000 lira borç bulamazken, bana para verdin, güvendin, bu bana kafi.

    Güveniyorsanız deneyin, ama her deneyin çok zor olduğunu bilin. Girdiğiniz her kapının size açılmayacağını, o şaşalı binalarda bıraktığınız kimlik kartlarınızı, bıraktığınız heyecanla geri almayacağınızı, çok görüşmenin motivasyondan çok, umut kırıcı olduğunu, size gelen her başarılar dileriz, mailinin aslında sizi mezara gömeceğini bilin, anlayın, ona göre girecekseniz bu işlere girin.

    Ya da hakketen diğer arkadaşların dediği gibi, bi dükkan açın, çiğköfte mi satarsınız, döner mi bilmiyorum. Ama hayallerinizi gücünüz yoksa zorlamayın, nefesiniz yetmeyecekse, gençliğinizi heba etmeyin. İnanın çok özler, çok ararsınız.

    Diyeceksiniz ki, sen niye bırakmadın, dönmem gerektiğini anladığım noktaya geldiğimde çok açılmıştım, ilerlemekten başka çarem yoktu.Yoksa farkedeydim bu kadar zor olacağını inanın girmezdim:)

    Saygılar,

    1. Reha dedi ki:

      Valla inanın son derece keyifle ve faydalanarak okudum yorumunuzu/yazınızı… Eminim bu yolda ilerleyecek insanlar için paylaşabileceğiniz daha çok tecrübeniz, vereceğiniz çok tavsiyeniz vardır… Nacizane tavsiyem/ricam; madem uzaktan eğitim işini önemsiyorsunuz bence bir nevi “girişimci eğitimi verin”… En azından bir blog tarzında deneyimlerinizi paylaşın, güncel konular üzerinde yorumlar yapın… “Eşekten düşenin halini, eşekten düşen anlar” derler, madem bu yolların tozunu yuttunuz, yeni yutacaklara yol gösterin… Yolunuz açık olsun… Yürekten başarılar diliyorum…

      1. Umut dedi ki:

        Teşekkürler, naçizane fikirlerimi yazıyorum, umarım faydalı olur.

    2. Ahmet dedi ki:

      Valla asıl yazıdan çok daha faydalı bir yorum olmuş.

      Zaten yorumumu da yayınlamıyor burası bari bu teşekkürümü yayınlasalar. Reha nın da dediği gibi bir blog vb bir yerde tecrübelerini takip etmek çok isteriz doğrusu.

    3. mehmet yılmaz dedi ki:

      Hocam senin bu duruşunla sonuçta başarısız olma gibi bir ihtimalin yokmuş zaten. Keşke hepimiz bu kadar azimli olabilsek.

      Saygılar.

  15. Orhan Orhan dedi ki:

    Para kolay kazanılmıyor bu ülkede.Şu anda girişimcilerde aranılan özelliklerin/şartların böyle olması gayet normal.Kimseyi neden böyle yapıyorsun diye sorgulayamayız.Bu durum zamanla gelişmiş ülkelerdeki yatrımcı/girişimci ilişkileri seviyesini yakalayacaktır.

  16. ARISTO-Z dedi ki:

    Mrb,

    Pozitif düşünürsek, twitter vs. özelden yazılmasının sebebi, eleştiride bulunanı mahcup etmemek niyeti olabilir mi?

    Tartışılmaz global-ortak parametre “büyük düşün yerel davran”..

    Aksi takdirde ölçeklendirme yapılamaz, sorunlar artar ve tek tek dantel işler gibi emek vererek arz-talep dengesi yapılandırılamaz. Zaten öbür türlü yatırım almadan, güç de yetmez…

    212’ye gelince, her attığı kuşu vursaydı Mia USD kaynağı olurdu.

    Not: 212 ile bizzat iyi bir hatıram da yok, beklentim de yok.

    syg.

  17. murat dedi ki:

    Şu an balon bir eko sistem var. Yatırımcı girişimciyi nasıl değerlendireceğini bilmiyor,girişimci metod ve iş planı konusunda zayıf.Üniversiteler allahlık alibey.Ulusal rekabet ile makas artık çok açılmış.Teknoloji transfer ofisleri (34 adet 5 yıl 5 trilyon bütçeli) bir tane transfer yok.15 yıllık ymeksepeti 500M ediyo seviniyoruz. Teknoparklar emlakçı gibi yönetiliyor.Dünya markamız yok.İlk 500 de yüksek teknoloji kullanana firma sayısı 5.Iphone da 1500 adet parça var 777 tedarikçisi var.Bir vida bile koyamıyoruz.Vestel gururla yerli derken lansmanda samsung gibi kılıf yaptı diyor.Sanayiciden ünlüye herkes arsaya yatırım yapıyor.Kısa yoldan çok para kazanalım az risk alalım kültürü var. Sanayi yazılımın amortismanını hesaplamaya çalışıyor makina kafasında hala çünkü.Rekabette ulusal hedef yok doğal olarak vizyon genişlemiyor.Nitelik değil nicelikle ilgileniyoruz.Şu kadar tubitak destei,şu kadar üniv. şu kadar melek yatırımcı şu kadar vc şu kadar tto şu kadar vb. sonuç varmı yok. Neden çünkü ölçemediğin bir şeyi değerlendiremezsin.Denetleme mekanizması olmadan doğru eğitim sistemi olmadan vizyon olmadan tüm bu hikayeler sadece pr da kalır kendi kendimize ödül verir dururuz.Sonuç bizden bir cacık olmaz. Nokta

  18. Ahmet Yılmaz dedi ki:

    Bir yatirimci da webrazzi yorumcularindan dayak yemesin:)

  19. Mehmet dedi ki:

    Herşey çok güzel fakat yatırımı riskli bir olay değil ki risk mali zekanın olmaması. Eğer yatırım yaptığınız alan sizin elinizde şekillebiliyorsa sıkıntı yok burda devreye mali zeka girer ve hangi problemle karşılasırsanız karşılaşın bunu çözersiniz ya da çözmek için ter dökersiniz. Diğer türlü yatırımlar yani sizin elinizde olmayan yüksek ihtimalli farklı sebeplere bağlı kalan yatırımlardır onlarda kumar oynamaya benzer. Destek konusunda bir şey demiyorum tabiki büyüme bir süreçtir fakat yatırımlara servet ödüyor onu anlamış değilim yani bir telefon parasına 60 ülkede bunun içinde depolama, yazılım, tahsilat, teslimat arka planda aklınıza ne gelirse siz karışmıyorsunuz ve yapacağınız tek şey tavsiye etmek. Bence yatırımı gözünüzde büyütmemelisiniz.

  20. Orkun dedi ki:

    Bu konuda girişimcilerin biraz tepkili olmaları anlaşılabilir. Bunun nedeni de hem melek yatırımcı denen kişilerin, hem de VC denen şirketlerin sağda solda söyledikleri şeyler ile yaptıkları şeylerin birbirinden farklı olması, girişimcilerin de bu tutarsızlıkları görüp eleştiride bulunmaları. Bunun bir benzerini Aslanoba’nın görüşlerinde de gördük, sürekli distruptive projeler olması lazım diyor ama sonra gidip hiç alakası olmayan işlere yatırımlar yapıyor 🙂

    212’de de benzer bir durum var, baktığınızda sitelerini bile güncellemediklerini görüyoruz. Örneğin butigo, evimnet gibi projeler batmış durumda, ama sitede hala aktif görünüyor. Bunlar bildiğiniz üzere, onların deyimiyle milyar dolarlık sektörlerde pay almak için yapılmış projelerdi. Peki neden başarılı olamadılar? Burada 212’nin hataları nelerdi, girişimcilerin hataları nelerdi? Bunların yazılıp konuşulması daha faydalı olur. Yoksa para kazanan ve gelecek vaat eden bir girişime dünyada nasıl yatırım yapılacağı belli, 212 ne derse desin, bunlar değişmez.

  21. Talat Saltuğ dedi ki:

    Bütün bu yorumlardan da anlaşılıyor ki, yatırımcı ya da vc tarzı çalışmalar daha şimdiden tukaka olmuş bile. Halbuki daha yolun çok başındayız. Bu mutlaka bir acemilik dönemi olarak değerlendirilmelidir. Yatırımcıların da hakikaten arkadaşların değindiği gibi henüz işin incelikleri hakkında kafaları çok karışık. Belirli bir standart oluşamamış gözüküyor şu anda. Ancak ben bunun zamanla düzeleceğini ve yatırımcıların da saçma sapan şeylerden değerleme üretmeyi bırakıp girişimlere daha objektif bakabileceklerine inanıyorum. Bir çok yerde gençlerin kafasını karıştıran yok girişimci önemli, yok vizyon önemli, yok ekip önemli, yok iş planı önemli gibi çocukca söylemleri artık bırakıp en önemli şeyin İŞ FİKRİ yani PROJE olduğunu kafalarına sokmaları gerekiyor. Birisi sana, sen yatırım yaptığında tutabilecek bir işi getirmişse kimin getirdiğinin , iş planının fasafisonun hiç önemi yok. (Tabii ki etik kurallar çerçevesinin dışına çıkılmadığı ortamlardan bahsediyorum) İyi bir yatırımcının yanındaki profesyonel bir ekip gelen işe 24 saatte kafadan iş planı çıkartır nereye varacağını hesaplar. Bunu yapamıyorsa zaten hiçbir yere yatırım yapmasın. İlk defa bir işe kalkışmış bir girişimcinin kendi girişimi için yaptığı öngörülere ve hesaplamalara güveniyorsan parayı çöpe atma derim. Yatırımcı da bir girişimci olamıyorsa zaten hiç bir şey tutmaz. Son olarak şunu söylemek isterim ki, özel bir şeyler üretin ve inandığınız bu işte azimle çalışmaya devam edin. Hiç yatırımcı falan aramayın. Çok emek sarfederek, çok çalışarak, çok araştırarak belirli bir yere getirin. Bakın yatırımcılar sizin mail adresinizi nasıl araştırmaya başlayacaklar. Ticaretin kuralı bu , Dediydi dersiniz … Sevgiyle kalın .

  22. Ata dedi ki:

    Burdaki yorumları okuyunca sanırsın ki Türkiye’de para bol herkes saçıyor ama VC ler kimseye para vermiyor. Ülkede koca firmaların fabrikalarını satıp gayrimenküle yatırdığını görürken 3-5 sene sonra ne olacağı belli olmayan startuplara VC lerin milyon dolarları vermesini bence takdir etmeliyiz. Hem burası amerika değil ordaki şartlara göre yatırım yapılmaz diyceksiniz hemde Amerikadaki gibi early stage bir girişim için milyonlar verilmesini istiyeceksiniz. Ya bu ülkede OSB de arazisi olan adam fabrika yapmak yerine 1 liraya aldığı araziyi 10 liraya satmaya çalışıyor siz hala exit olmuyor diyorsunuz kime exit ediceksiniz çok merak ediyorum yemeksepeti bile almanlara gitti yok mu bu ülkenin zengini neden almıyor sahibindeni, yemeksepetini. Eleştirirken biraz da ülkemizin durumunu göz önünde bulunduralım bence

  23. Ahmet Yılmaz dedi ki:

    Eyy 212, eyy Dilek Hanim batan projelerinizin neden battigini anlatin biraz aydinlanalim eger niyetiniz gercekten girisimcilere faydali olmaksa!

  24. FY dedi ki:

    Dilek Hanım’ın yazısı bu yazı dizisindeki en samimi olanı bence.

    Ben de çok eleştiririm yatırımcıları ama her söylenen de, her yapılan da kötü olmaz ki kardeşim.

    Bi tane yatırımcının sözüne 30-40 tane yorum yazılıyor; herkes durumundan yakınıyor ama “webrazzi arena” diye bir yarışma programı açılıyor (hem de kimseden hisse/komisyon almamak şartı ile) fakat sadece 4 yorum yapılıyor. “Aaa ben duymadım/görmedim” diye kimse numara yapmasın 🙂 .

    Eminim, 212’nin başvurusunu reddettiği 1189 kişinin içerisinde bir çoğumuz. Biri benim mesela.

    Varmak istediğim nokta şu; buradaki insanların tamamına yakınının bir projesi var ve bunu en hızlı şekilde büyütmek istedikleri için haliyle yatırımcı arıyorlar. Kapanan her kapı girişimcinin yatırımcılara karşı içindeki kini büyütüyor ve arabeskvari bir ruh haline sokuyor. Biz de yakaladığımız ilk yatırımcıya da boşalıyoruz. Durum bu.

    Ama bir taraftan da hepimizin istediği gibi bir yarışmanın duyurusuna kimse “Teşekkür ederim Arda” bile demiyor. Garip.

    Şu ana kadar yazısı yayınlanan 5 yatırımcıdan 3’üne başvurdum ve ret edildim. Bu insanın zoruna tabi ki gidiyor ama bu Dilek Hanım’ın amansızca eleştirilmesini gerektirmez ki! Bence güzel bir yazı.

    (Umut, Ata, Ali, Orhan gibi arkadaşların paylaşımları da çok faydalı. Zevkle okudum.)

    Buradan webrazzi’ye bir önerim var.

    Benzer yazı dizisini daha yayına alın ama bu sefer masanın diğer tarafındakilerin düşüncelerini ANONİM olarak paylaşın. Bunun için biraz veri toplamanız ve derlemeniz gerekecek. Ben paylaşıma hazırım.

  25. Volkan Akkuş dedi ki:

    Webrazzi Arena yorumunuza kesinlikle katılıyorum. Homejoy kapanınca tartışmak için harika yorumlar gelir dedim ama hiçbir şey göremeyince sizin gibi hayal kırıklığına uğradım. Gerçekleri çarpıtarak yapılan PR haberleri ve işletme/finans tayfasının farklı bakış açısı kafamızı çok karıştırıyor.

  26. islahiye medya dedi ki:

    Fikir aşamasındaki projelere sıcak bakmayışınıza sıcak bakmıyorum !

Bir Yorum Yazın