Girişimciler de UX süreçlerini takvimlerine eklemeli
Arama
Yenilikler

Girişimciler de UX süreçlerini takvimlerine eklemeli

Hemen herkesin ‘kullanıcı deneyimi’ ile ilintili cümleleri son zamanlarda daha sık duymaya başladığına eminim. UX, yani User Experience, kabul edilmiş çevirisi ile Kullanıcı Deneyimi şu sıralar çoğu kişinin gözbebeği olmuş bile. Olmayanlara da “mutlaka olmalı” dedirten bir kavram.

Kullanıcı Deneyimi konusunda, bugüne dek ülkemizde çok fazla çalışma yapılmadığını görüyoruz. Tüm girişimciler, e-ticaret siteleri, kurumsal firmalar… Bunlardan kaçı, kullanıcı deneyimi testleri yaparak piyasaya adım attı ya da kendilerini iyileştirdi? Aradan sıyrılan örnekler olacaktır, ama genelde UX konusunda bir hayli zayıfız.

Kullanıcının (Uğur Özmen hocamızın deyişi ile “müşteri”; ona daha sonra geleceğim) hareketlerinin takibi, yani onu ekran başındaki davranışlarının takip edilmesi çok önemli. Daha doğrusu, bunları teste tabi tutmak ve buna göre geliştirmeler yapmak, sürecin en başından bunu yapacağınız işin içine katmak şart. Milletçe içimizde barınan, “yolda düzeltiriz” mantığı ile uyuşmuyor UX.

UX, e-ticaret siteleri için de bir ihtiyaç. Kullanıcı deneyimi kullanıcı için iyi hale getirmek, bir e-ticaret sitesindeyken kullanıcıyı siparişe götürecek en kolay yol, geçişler, görüntülenen sayfalar, dikkate dağıtan ya da aksine dikkat çeken öğeler… Bir sayfada ne varsa, kullanıcı deneyimi için önemli. UX elbette ki sadece, internet ile ilgili bir şey değil. UX tüm hayatımızın tam ortasında yer alıyor. Çünkü sürekli bir şeyler kullanıyoruz, bir akıllı telefon ya da bir toplu taşıma aracı, bir restaurantta yemek yerken bile bir deneyim yaşıyoruz.

Geçtiğimiz haftasonu, Microsoft Türkiye ofisinde Userspots tarafından organize edilen UX Türkiye etkinliğine katıldım. 2 gün boyunca süren etkinlikte, kullanıcı deneyimine dair herşey konuşuldu. Üstelik, UX konusu sadece UI (User Interface) tasarımcılarını ilgilendiren, daha doğrusu sadece tasarımcıları ilgilendiren bir konu değil. Kullanıcı deneyimi sadece bir tasarımcının ya da tasarımı isteyen müşterinin kararına bırakılan bir şey olmamalı. Kaldı ki, görüştüğüm bazı tasarımcıların aklına UX ile ilgili takılan tek konu, bunun müşteri tarafında kabul edilebilirliği idi.

Samimi olmak gerekirse, bizler bazen analitiklere ve kullanıcı eğilimlerine katlanamıyoruz. “Yaptım, oldu” tarzı, UX ile ilgilenenler için tam bir hastalık niteliği taşıyor. Çünkü UX’in savunduğu şey, bu işin kullanıcının deneyimine kalması. Kullanıcının merkezde olması ve adımların kullanıcıyı düşünerek atılması. Elbette hepsi değil. Bununla ilgili örneği de aslında, Sahibinden.com’dan Gökhan Besen verdi. Besen’in örneği, Google’da çalışan kıdemli tasarımcı Douglas Bowman’ın, Google’ın arka planında bulunan bir renk tonunu mühendislerin UX testleri ile kullanıcı eğilimlerine göre seçmesiydi. Google’da çalışan tasarımcı bir süre sonra  istifa etti, çünkü aynı rengin tonları bile kullanıcıların en çok hangi renk tonuna tıkladığıyla belirleniyordu. Evet, UX bu kadar önemli ama yine Gökhan Besen’in dediğin gibi, bu kadar abartmak doğal değil.

KULLANICI MI MÜŞTERİ Mİ?

Uğur Özmen, keyifli konuşmasında müşteri deneyiminden de bahsetti. Daha doğrusu, kullanıcıya, müşteri demekten korktuğumuzu da aldığı notlarla kanıtlamış oldu. Aslında kullanıcı ile müşteri birbirinden çok farklı şeyler değil. En azından bir e-ticaret sitesindeki UX ile ilgili konuşurken, aslında bir müşteri deneyiminden bahsediyoruz. E-ticaret sitesi ile ilgili deneyim ekran başına geçmeden önce başlasa bile, UX’in en çok e-ticaret için açısından önemini çok büyük buluyorum.

Yıllarca UX testleri yerine, ısı haritaları ya da kullanıcıların nerelere tıkladığı, siparişlerine giden yollarda hangi hunileri izlediği tespit edilerek tasarımsal değişiklikler yapıldı. Evet, bu değişiklikler çok mantıklıydı ve meyveleri de toplandı. Fakat gel gelelim, bunlar daha önceden bir teste tabi tutularak yapılmadı. Kobay hep yine biz kullanıcılar olduk. Kaçanlar bir daha geri gelmedi. İşte UX, bu yüzden çok çok önemli ve artık ismini daha da sık duyacağız. Userspots’ın kurucusu Mustafa Dalcı’nın da böyle bir girişimde bulunması, UX konusuna destek vererek  bir UX Türkiye etkinliği düzenlemesi takdire şayandı.

Kullanıcı deneyimine verilen değer artışı hızla yükselecektir. Özellikle, mobil tarafta olan kullanıcı deneyimi ile ilgili yapılacak çok şey olduğunu düşünüyorum. Yıllar yıllar önce Apple Macintosh ile başlayan bu UX süreci, günümüzde çok daha büyük değer, hatta hayati değer taşıyor. Yurtdışında yer alan firmalar, bu sürece çok büyük değer vermeye başladılar bile. Artık bizler de sıkça UX testlerine tabi tutulan girişimler görmeyi arzuluyoruz. Zira UX konusu girişimciler ve geliştiriciler için de çok önemli bir süreç. “Yolda düzeltiriz” mantığı artık geçerliliğini yitirmiş durumda. Girişimciler, girişim yapmayı düşünenler, kağıt üzerinde çıkardığı süreçlerine bir de UX sürecini de mutlaka eklemeliler ve bununla profesyonel olarak ilgilenmeliler.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (3)
  1. Gökhan Besen dedi ki:

    Bu etkinliği Webrazzi’de gördüğüme sevindim Sami. Google örneğinde verdiğim tasarımcı Douglas Bowman idi. İlgilenenler için Google’a veda yazısı şurada:

    http://stopdesign.com/archive/2009/03/20/goodbye-google.html

    Dikkat ederseniz bir sonraki yazısının başlığı “Hello Twitter” 🙂 Koskoca Google deyip yanlışa ortak olmamak önemli. Sonuçta şirketleri ileriye taşıyan insanlardır. Abartılmadığı sürece test etmek çok değerli sonuçlar verir ama kantarın topuzunu iyi ayarlamak lazım.

  2. Hasan Yalçın dedi ki:

    Bu etkinliğin, sonra erdikten sonra, zayıf bir tanıtım yazısıyla Webrazzi’de gördüğüme sevinmedim! Çok daha önce duyurulmalı, daha geniş kitlelerin böyle kaliteli ve ücretsiz bir etkinliğe katılımı en azından web’e gönül verenler adına sağlanmalıydı. Sadece 1 değil 19 konuşmacı vardı bu etkinlikte!

  3. Uğur Özmen dedi ki:

    Kullanıcı ile müşteriyi ayıran nokta, “deneyim süreci”nin nerede başladığıdır.

    Kullanıcı için bu süreç bilgisayarın önüne oturunca başlar.

    Oysa müşteri için, satın alacağı mal veya hizmet hakkında düşünmeye başlayınca deneyim de başlar. Ayrıca, müşterinin deneyimi kendisine ait özelliklere (segment’ine) göre değişir. Duygular ve beklentiler de deneyimin parçasıdır.

    Konuşmada verdiğim örneklerin ortak noktası, kullanıcı deneyiminin iyi yapılıp, müşteri deneyiminin gözardı edilmesi idi.

    😉

    Bunun dışında, etkinliğin Webrazzi’de yer alması çok güzel.

Bir Yorum Yazın