x

Barselona’da iki cephe: NFC ve 3G-WiFi kucaklaşması [Webrazzi MWC2012’de]

Sık katılanlar ya da dışarıdan sıkı takip edenler bilir, Barselona’da düzenlenen Mobile World Congress genellikle üç beş ürün ya da servisin medya starı olduğu dev bir etkinlikler toplamıdır. Bir yandan da teknoloji basını dışındaki yayınların ilgisini çekmeyen geleceğin teknolojileri de bu fuarda görücüye çıkar. Asıl ağır toplar da işte onlar.

İkinci kategoriyi düşünerek fuarın ilk günündeki izlenimlerimiz, operatörler, mobil cihaz ve servis üreticileri, uygulama geliştiriciler ve bunlar arasında para alışverişini yöneten teknoloji firmalarının ‘kullanıcı için vazgeçilmezlik’ iddia ettiği bir mücadele alanı olduğu yönünde. Hemen tüm firmalar, sundukları çözümlerle ‘onlar sayesinde birbirimize bağlandığımız ve hayatımızı anlamlandırdığımızı’ söylüyor farklı cümlelerle. Peki dertleri ne? Bu mobil X2Y trafiğinde oluşan dev ekonomideki yerlerini sağlamlaştırmak ve elbette günün sonunda aldıkları payı artırmak. Sadece mobil operatörlerin beş yıl sonra yıllık toplam 1.1 trilyon dolarlık gelir rakamına ulaşacağı bir pazardan bahsediyoruz.

Bu noktadan baktığınızda MWC2012’de yeni iki cephede yoğun bir savaş göze çarpıyor. İlki NFC (Türkçesiyle Yakın Alan İletişimi), diğeri ise veri transferinde WiFi alanlarını da ele geçirmeye çalışan GSM operatörleriyle Wi-Fi bağlantıyı mobilize etmeye çalışan ISP’lerin rekabeti.

WiFi ve 3G: Düşman kardeşler

Barselona’da varlık gösteren, Telefonica’dan T-Mobile’a ve Turkcell’e, tüm GSM operatörlerinin ortak kanısı, artık 3G ile WiFi’ın bütünleşik bir yapı içinde birleşmesi. ADSL altyapılarına sahip firmalarla karşılıklı lisans anlaşmalarıyla sinerji yaratmanın örneklerini Türkiye’de de görüyoruz; Avae-TTNET,  Turkcell-Superonline ve Vodafone-Koçnet işbirlikleri bu alanda önemli bir örnek teşkil ediyor. Kısacası Barselona’da da bütünleşik erişim çözümleri en çok konuşulan konulardan biri.

MWC2012’de tanıtılan akıllı cihazların yarısından çoğu LTE (4G) özelliğiyle geliyor. Buradan yola çıkarak, GSM operatörlerinin kapsama alanından öte, çığ gibi büyüyecek veri transferinin altından kalkacak altyapıyı oluşturmada sıkıntı yaşayabilecekleri dile geliyor. Bugün 97 ülkede, toplam dünya nüfusundan fazla sayıda internete bağlı mobil cihaz var. Bu cihazlarla gerçekleşen veri transferinin 2016 sonunda geçtiğimiz yıl başına kıyasla 18 kat artmış ve toplamda ayda ortalama 11 exabyte’a ulaşmış olacağı öngörülüyor.

Yanlış olmasın, mobil veri transferinden bahsederken mobil operatörlerin 3G ağları üzerinden yapılanı kastetmiyorum sadece. Hatta bunun büyük bölümünün Wi-Fi ağlarla sağlandığını biliyoruz. Bugün Wi-Fi özelliği olmayan tek bir akıllı telefon hatta orta fiyat sınıfında feature phone yok. Ben dahil herkes WiFi ağı bulunan hemen yer yerde onu kullanıyoruz, bir restorana bile girdiğimizde çoğumuzun garsona ilk sorusu WiFi şifresi oluyor.

Sonuçta bugün internet erişiminde rakip gibi görünen iki sektörün kucaklaştığı bir ortam var Barselona’da.

Türkiye NFC’de ilk beşte

NFC cephesinde Türkiye’nin bir hayli sükse yaptığı bir fuar yaşıyoruz. Yazılan makaleleri gözden geçirdiğinizde, NFC-tabanlı ödeme sistemlerinin ‘best practice’ örnekleri arasında ülke bazında Türkiye’nin adı ilk sırada geçiyor. Fransa, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık da ilk beş içindeki diğer ülkeler. Tüm dünyada şu anda başka 45 GSM operatörü daha hızlı şekilde altyapı hazırlıklarını sürdürüyor.

Bugün fuar alanında bir araya geldiğimiz Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv de benzer bilgiler aktardı. T11 ve T20 modelleriyle iki yılı bulun bir süre sonunda toplam 40 bin temassız alışveriş noktasına ulaşıldığını, bu noktalarda 10 milyondan fazla işlem yapıldığını paylaştı. Benim öğrendiğim, bu rakamın sadece Hindistan ve ABD’de geçildiği yönünde. Ciliv’in bir vurgusu da, T20‘nin dünyada ilk Android NFC uygulamasını taşıyan telefon olduğu.

Google Wallet’ın 2012’de yaygınnlaşması, AT&T, Verizon ve T-Mobile’ın ortaklaşa kurduğu Isis adlı sanal cüzdan uygulamasının yıl ortasından sonra devreye girmesiyle NFC’de patlama beklemek mantıklı. Deloitte raporuna göre 2012 sonunda NFC çipseti taşıyan akıllı telefon sayısı 200 milyon, 2013 sonundaysa 300 milyon olacak. Gartner’ın MWC2012’de açıkladığı rapora göreyse 2015 sonunda tüm mobil cihazların yüzde 50’sinde NFC aksamı bulunacak. NFC için yarıiletken üreten firmaların 2015 sonundaki toplam gelir rakamı 1 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.

Strategy Analytics’in MWC2012’de paylaştığı rapor, 2010-2016 arasında NFC ile yapılan ödemelerin hacminin 50 milyar doları bulacağı yönünde. Elbette ödeme dışında NFC’nin güvenlikten sağlığa, ulaşımdan navigasyona pek çok alanda kullanım şekillerini görüyor olacağız. O da başka bir incelemenin konusu olsun.

Yorumlar (1)

  1. Öncelikle elinize sağlık, güzel bir yazı olmuş.

    3G bağlantısını karasal hatlardan bağımsız düşünmek çok yanlış olur. Sonuçta veriyi taşıyan ana hat her zaman karasal hatlardır. Son kullanıcı, veriye 3G ile erişse de bu veri en hızlı bir şekilde karasal hat ile taşınmak zorundadır (hem hız hem de maliyet açısından).
    Turkcell’in Superonline’a, Vodafone’un da Koçnet’e yatırım yapmasının nedenleri budur. BTK’nın 2011 4. çeyrek raporu incelenirse, ilk defa xDSL abone sayısının gerilediği görülür çünkü yıllarca TTNet tekelindeki (diğer ufak tefek firmalar malesef göstermelik) xDSL bağlantı hizmet kalitesinden şikayet eden ve gittiği her yerden (mobil olarak) internet erişimine sahip olmak isteyen (çağımız gereği artık bu lüks değil, gereklilik) aboneler 3G bağlantıya yöneliyorlar. GSM şirketleri de artan karasal veri talebini ancak Superonline, KoçNet gibi şirketleri satın alarak karışılayabileceklerini çok iyi biliyorlar.
    Gelecek kesinlikle 3G’de ve NFC’de.
    Bu konudaTurkcell’in daha erken davrandığını ve vizyonunun daha sağlam olduğunu görüyoruz.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın