Experience Talks'un üçüncü bölümünde deneyimi tasarlarken kullanılan teknolojiler konuşuldu

Akbank'ın katkılarıyla düzenlediğimiz Experience Talks canlı yayın serimizin üçüncü canlı yayını gerçekleşti.
Experience Talks'un üçüncü bölümünde deneyimi tasarlarken kullanılan teknolojiler konuşuldu

Akbank'ın katkılarıyla gerçekleştirdiğimiz Experience Talks canlı yayın serimizin ilk bölümünde müşteri deneyiminin nasıl tasarlanması gerektiğini, ikinci bölümünde ise çalışan deneyiminin nasıl tasarlanması gerektiğini masaya yatırdığımızı sizlere geçtiğimiz aylarda aktarmıştık.

Konuşmacıları arasında Akbank Teknoloji ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı İlker Altıntaş ve Microsoft Türkiye CTO'su Onur Koç'un yer aldığı üçüncü canlı yayınımız Webrazzi'nin içerikten sorumlu genel müdür yardımcısı Ahmet Buğra Ferah moderatörlüğünde gerçekleşti.

Experience Talks'un üçüncü bölümünde ise deneyimi tasarlarken kullanılan teknolojiler tüm detayları ile birlikte konuşuldu.

Deneyimin merkeze geldiğini ve pandemi ile daha da hızlandığı bir süreçten geçtiğimizin altını çizen Akbank Teknoloji ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı İlker Altıntaş, içinde pek çok unsuru barındıran bir dönüşümden geçtiğimizi de belirtti.

Akbank teknoloji takımının 1400'ü aşkın kişiden oluştuğunu ve 160'tan fazla takım halinde organize olarak çalıştığını da paylaşan Altıntaş, son yıllardan Akbank'ın büyük bir dijital dönüşüm yaşadığını da paylaştı. Finans sektörünün dijital dönüşüm anlamında yola ilk çıkan sektörlerden biri olduğunu belirten Altıntaş, yeni nesil bulut çalışma modeli geliştirmek için çalıştıklarını da belirtti.

Yeni nesil yazılımcıların çok daha agile yazılım geliştirmek istediklerini belirten Microsoft Türkiye CTO'su Onur Koç, günümüzde bütün uygulamaların hammaddesinin veri olduğunu da paylaştı. Koç, şirketin verisini anlayabilecek, bu veriyi sınıflandırarak kontrol altına alabilecek sonrasında ise veriye zeka katabilecek insanların ekip içinde olmasının oldukça önemli olduğunu belirtti.

Yeni nesil yazılım ekip liderlerinin klasik düşüncede değil de farklı tipte insanlarla ve farklı teknolojilerle çalışabilen insanlar olduğunu belirten Koç, bu kişilerin günün sonunda sonuca odaklanabilen ve veriye dayalı karar verebilen kişiler olduğunu da paylaştı.

Son bir buçuk yılda hayatımız epey değiştiğini belirten Altıntaş, pandemi öncesinde de uzaktan çalışmayı belli ölçüde destekleyecek çalışmalar yaptıklarını hatırlattı. Pandemi ile birlikte bu çalışmalarının başka bir boyuta geçtiğini de sözlerine ekleyen Altıntaş, pandeminin ilk döneminde bankanın yüzde 70-80'inin evden çalıştığını belirtti.

Müşteri ve çalışanları dijital teknoloji ile bir araya getirdiklerini belirten Altıntaş, hizmetlerinin hiç aksamadan devam ettiğini de paylaştı. Bankacılık sektörünün bu dönemde iyi bir sınav verdiğini de belirten Altıntaş, geleceğe baktığımızda mevcuttakilerin de ötesinde bu modellerin artık kalıcı olacağına yönelik açıklamalar yaptıklarını da hatırlattı.

Pandemiyle birlikte sağlık ve lojistik sektörlerinin arından en çok talebi teknoloji sektörünün aldığını belirten Koç, pandemi yolculuğunun 3 bacağı olduğunu belirtti. Koç'a göre bu üç bacak müşteriye dokunan tüm servislerini dijital hale getirmek, şirket içindeki çalışanların bütün operasyon ve aktivitelerinin dijital hale getirilmesi ve ürün geliştirme ve inovasyonun dijital hale getirilmesi.

Hibrit çalışma şeklinin kesinlikle devam edeceğini de paylaşan Koç, dünyanın daha uluslararası bir hala geleceğini de sözlerine ekledi.

Deneyim tasarımında birinci problemin insanı anlamak olduğunu paylaşan Altıntaş, günümüzde bugüne kadar hiç yapmadığımız kadar veri ürettiğimizi de paylaştı. Hayatımızın her boyutunda artan bir veri var olduğunu belirten Altıntaş, işlerinin bu verileri yan yana getirerek deneyime dönüştürmek olduğunun da altını çizdi.

Eskiden kredi taleplerinin büyük bir bölümünü şubelerden aldıklarını hatırlatan Altıntaş, şimdi ise ihtiyaç kredilerinin yüzde 80'ini dijital kanallardan kullandırdıklarını da paylaştı. Yapay zeka uygulaması ile kredi başvurularını değerlendirdiklerini de paylaşan Altıntaş, bu teknoloji için Silikon Vadisi'nden bir şirket ile çalıştıklarını da aktardı.

5 yıl önce Microsoft Türkiye ekibinin yüzde 90'ının satış ve pazarlama alanında çalıştığını şu an ise ekibin yüzde 60'ının teknik çalışanlardan oluştuğunu paylaşan Koç, Türkiye'de bulut tabanlı yaptıkları projelerin yüzde 60'ından fazlasının açık kaynaklı olmaya başladığını da belirtti.

Microsoft Türkiye'nin bütün teknoloji ve çözümlerini sergilediği bir teknoloji merkezine sahip olduğunu da belirten Koç, bu merkezde 100'ün üzerinde çözüm bulunduğunu ve bu çözümlerin 80'nin Türkiye'deki çözüm ortakları tarafından geliştirildiğini de aktardı.

Günümüzde sadece finans sektörünün değil bütün sektörlerin iyi birer veri bilimci olmaları gerektiğini sözlerine ekleyen Altıntaş, biriken verinin değere dönüştürülmediği sürece hiçbir sektör güvende olmadığını da sözlerine ekledi. Her sektörün değişmeye ve veri odaklı hale gelme zorunluluğu olduğunu da belirten Altıntaş, veriyi işlemenin hayati bir başarı faktörü olduğunu da belirtti.

Teknoloji trendlerinin 6 ana başlıktan oluştuğunu belirten Koç, bu trendleri ise yapay zeka ve veri, sürdürülebilirlik, dijital sağlık teknolojileri, artırılmış gerçeklik teknolojileri, uzay araştırmaları ve yeni nesil yetenekler olarak sıraladı.

Videoyu buradan izleyebilrsiniz: