Çocuklara yönelik uygulamaların %95’inde en az bir reklam var
Arama
Dijital

Çocuklara yönelik uygulamaların %95’inde en az bir reklam var

Reklam dünyasında her zaman önemli bir demografiyi temsil eden çocuklar, şirketlerin reklam harcamalarında da oldukça büyük bir paya sahip. Statista‘nın verilerine göre 2012  yılında küreselde çocuklara yönelik yapılan reklam harcamaları 3.5 milyar doları bulurken, 2019’da bunun 4.2 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Pastanın en büyük kısmını 3 milyar doları aşan harcama ile geleneksel kanallar alsa da, dikkatler dijital platformlarda toplanıyor. Zira 2012’de sadece 300 milyon dolar olan çocuklara yönelik dijital reklam harcamalarının önümüzdeki yıl 1.2 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Ebeveynlerin satın alma kararlarını etkilemede dahil olmak üzere, birçok konuda söz sahibi olan çocukların satın alma güçleri oldukça kayda değer. Araştırmalar ise aileler tarafından çocuklar üzerinde daha az kontrolün sağlanabildiği dijital platformlarda yayınlanan reklamların ne kadar manipülesi ve sömürücü özelliklere sahip olduğunu gösteriyor.

Michigan Üniversitesi‘nde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre reklamların birçoğu potansiyel olarak hileli materyallerle dolu. “Advertising in Young Children’s Apps: A Content Analysis” adını taşıyan araştırma 135 farklı mobil oyunu kapsamış. 1 ila 5 yaş arası çocuklara yönelik oyunların hedef alındığı araştırmanın sonuçları, bu oyunların %95’inde en az bir reklam türünün yayınlandığını ortaya koyuyor. Daha da vahimi reklamların genellikle ABD’nin reklam yönergelerine ters düşmesi yönünde. Araştırma, uygulamaların “eğitici” etiketli olup olmadığına bakılmaksızın reklam yayınlama hızının benzer olduğu olduğunu gösteriyor.

Reklamın öteki yüzü: Manipülasyon

Konu ‘reklam’ olduğunda ‘manipülasyon’ elbette kaçınılmaz diye düşünebilirsiniz. Ancak her geçen yıl daha fazla marka, aralarında psikologların da olduğu araştırmalarda,  farklı yaş gruplarındaki çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal ihtiyaçları hakkında derinlemesine bilgiye ulaşıp, reklam stratejilerini buna göre geliştiriyorlar. Mesela, uygulama içinde bir oyun karakterinin ağlaması, hali hazırda arasında duygusal bağ kuran bir çocuğun satın alma işlemi yapması için yeterli bir neden olabiliyor. Yapılan harcamalar, çok büyük miktarda olmadığı için de birçok ebeveyn bu duruma göz yumabiliyor. Çocukların davranışları, hayalleri, gelişim süreçlerini de  dahil ederek onlara ulaşmak isteyen birçok şirket, bu veriler ile pazarlama stratejilerini şekillendiriyor.

Araştırmada reklamverenlerin, içinde oyun karakterlerinin yer aldığı pop-up, uygulama için harcama, gizli reklamlar ve oyun öğeleri olarak oluşturulmuş reklamların çocukları manipüle ettiği ortaya çıktı.

Son olarak çalışmaya katılan Jenny Radesky’nin sözlerine yer verelim.  “Ben bir araştırmacıyım ve objektif olmak istiyorum, ama çalışmadan sonra, aklıma sadece bir kelime geliyor: Kızgınım.”

Görsel kaynak: Pexels

Yorumları GösterYorumlar Gizle (0)

Bir Yorum Yazın