x

Tariften Tabağa seçtiğiniz yemek tarifinin tüm malzemelerini, ölçüleriyle adresinize getiriyor [İndirim Kodu]

Mutfakta düzenli olarak “harikalar yaratamayan” birçoğumuz, nadiren mutfağa girdiğimiz anlarda da telefonsuz yapamıyoruz. Ya aradığımız bir tarif ve yapılışı bize yola gösteriyor ya da internette gezinirken bulduğumuz bir tarif, mutfağa giriş sebebimiz oluyor. Ne pişireceğine karar verecek amatör şefin en zorlandığı noktaysa, yapabileceklerinin elindeki malzemelerle sınırlı olması… Tariften Tabağa, bu sınırları ortadan kaldıran yeni bir girişim ve mutfakta harikalar yaratmayı herkes için erişilebilir hale getirmek istiyor.

Tariften Tabağa, internette yemek tarifleri bulabileceğiniz bir adres ancak aynı işlevi gören onlarcasından önemli bir farkla ayrışıyor. Tariften Tabağa, sunduğu her tarifin malzemelerini tam ölçüleriyle kapınıza getiriyor. Yemek tarifleriyle ustaca bir içerik kurgulayan Tariften Tabağa, aslında bir e-ticaret sitesi. Evde yemek yapmak isteyenlerin işini epey kolaylaştıran site, tarif ve malzemeleri hazırlarken size yardım eden bir çırak gibi çalışıyor. Gıdaların sağlığı açısından endişelenenler için Tariften Tabağa tüm tedarikçilerini sayfasında listeliyor.

Tariften Tabağa, yaklaşık 12 yıldır Walt Disney Türkiye’de çalışıp, kendi işini kurmak üzere girişimci olan Mert Yılmaz ve yedi yıldır LG’de görev yapan Cem Özveri‘nin ortak girişimi. Yaklaşık bir yılda geliştirilen Tariften Tabağa, geçtiğimiz Ekim’de bir girişim olarak faaliyete başlayıp, Aralık’ta da sitesini kullanıcılara açtı. Bugüne kadar 80 binden fazla ziyaretçi aldığını paylaşan Tariften Tabağa, İstanbul ağırlıklı olmak üzere, gönderim yapabildiği diğer 26 şehirle birlikte yüzlerce eve paketlerini ulaştırdığını söylüyor.

Tariften Tabağa, bugün hamur iş ağırlıklı tarifler sunuyor ve sitede tatlı, tuzlu ve ekmek kategorilerinde toplamda 500’ün üzerinde tarif bulunuyor. Tariflerin tümü Tariften Tabağa’ya özel olarak, aralarında Damy’s Kitchen, Neo Mutfak, Sercan Çam ve Züleyha Terzi’nin olduğu 11 şef tarafından hazırlanıyor.

New York merkezli Blue Apron ile aşinaysanız, Tariften Tabağa, bu modeli Türkiye’de uyarlayan girişimlerden biri. Bugüne kadar Türkiye’de birkaç kez denenen bir fikir olsa da bu, kategorinin yeterince büyüdüğünü söylemek zor. Tariften Tabağa’ya, bu kategoride başarılı olmak için nasıl bir yol izlediğini sorduğumuzda, kurucu ortak Mert Yılmaz, farklılaştıkları noktaları şu şekilde özetliyor:

“Tariflere olan güven: Ülkemizde yemek yapmayı seven ve yeni tarifler denemeye ilgi duyan tüketiciler arasında tarifin tutmasına ve yemek konusunda itibar edilen kişiler tarafından denenmiş bir tarif olmasına çok önem veriliyor. Biz de bu noktaları temel alarak konseptimizi oluşturduk. Tariften Tabağa’yı rakiplerinden ayıran en büyük özelliklerden biri sunduğumuz tarifler. Biz bu noktada yanımıza Türk tüketicilerin güvendikleri, tariflerini denedikleri ve severek takip ettikleri şefleri alarak, onları yemek yapma deneyimlerini Tariften Tabağa ile kolaylıkla ve keyif alarak yapmaya ikna etmeye çalışıyoruz.

Malzemelere olan güven: Bir diğer nokta da yepyeni bir şirketin size temin ettiği malzemeler ve bu malzemelere güven anlamındaki bakış. Bizim amacımız tüketicilerimizin marketten evlerine güvenle aldıkları en iyi markaları birebir onlara ulaştırmak.

Sunduğumuz ürün kategorileri: Yine dünyada hemen her benzer şirketin sunduğu ürünün “ana yemek” olduğunu görebilirsiniz. Biz ülkemizde ana yemek yapımının (ki kıyasla Türkiye çok daha fazla ev yemeği yapılan bir ülke) ve ana yemek malzemesinin internetten temininin (et, tavuk, balık, taze sebze gibi) ciddi bir güven ve öğrenme sonucunda ancak başarılabileceğini düşünüyoruz. O nedenle de yukarıda belirttiğimiz tüketicilerin zaten markalı aldıkları ürünleri temin ederek, önce Tariften Tabağa’yı doğru anlatmak ve sevdirmek ondan sonra da farklı ürün kategorilerini denemek gibi bir hedefimiz var.

Üyelik modeli ve Türkiye’deki anlayış: Kuzey Amerika ve Avrupa’daki hemen her başarılı yemek içerik şirketi üyelik sistemiyle çalışıyor. Biz Türkiye’de elle tutulabilen (fiziksel) ürünlerin (telefon, tv vb. dışındakiler ) üyelik sistemiyle alınmasına alışkın değiliz. Kendi kararımızı o anda verebilmeyi ve ürünü tamamıyla kendi tercihimize, kendi terminlerimize göre alabilmeyi seviyoruz. Bu da bizim modelimizi gelen anlık talebe cevap verme şeklinde kurgulamamızı gerektirdi. Operasyonel olarak bir hayli daha zor ve maliyetleri yüksek olsa da piyasa için doğru olan bu ise, adapte olmak gerekiyor.”

Tariften Tabağa, sattığı paketlerden elde ettiği karlarla gelir sağlıyor. Sitede satılan paketler, aynı ürünü sıfırdan yapmaya göre zaman; hazır satın almaya göre maliyet avantajı sağlıyor. Girişimin tarif başına gelir elde etmesi, ölçeklenme potansiyelini arttıran bir etmen; satışlar arttıkça kara geçme şansı yükseliyor.

Tariften Tabağa, TTWebrazzi koduyla alışveriş yapan ilk on kişiye yüzde 25 indirim sunuyor.

Yorumlar (5)

  1. Kanaatimce Ülkemiz için oldukça erken bir girişim.

    Cevapla
  2. Fikir çok hoşuma gitti ancak sitenin tasarımı ve işleyişi bence amatörce olmuş ayrıca her tarif için kendi malzemeleri ile gerçekleştirilen bir video olmalı bence

    Cevapla
  3. Amerika’da Blue Apron’u da deneyimlemiş biri olarak geçtiğimiz hafta Tariften Tabağa’yı da deneyimleme fırsatı bulduk. Daha yeni bir girişim olmasına rağmen Blue Apron’unkiler kadar başarılı bir paket ile karşılaştık ve çok memnun kaldık. Başarılı olmalarını canı gönülden diliyorum.

    Cevapla
  4. Çok güzel proje. Özellikle bekar hayatından sıkıldığım hazır gıdalar yemekten bıktığım şu günlerde yemek yapma konusunda beni azimlendirebilecek gibi. Yarın gün içerisinde deneyeceğim bakalım inşallah her şey kusursuz olur..

    Cevapla
  5. Güzel düşünce, fakat ürünler hep yüksek kalorili kekler, pastalar, böreklerden oluşuyor. Sağlıklı yiyecekleri de katarlarsa müşteri portföyleri oldukça genişler diye düşünüyorum. Plaza çalışanıyım ve etrafımdaki tüm bayanlar neredeyse sürekli diyette!

    Cevapla

Bir Cevap Yazın