x

Banka ve kredi kartlarının e-ticarette kullanımına ilişkin yeni BDDK kararı sektörü nasıl etkiler?

Türkiye’de e-ticaretin perakende içindeki payının artmasını merakla beklerken BDDK‘dan e-ticaretle ilişkili dikkat çekici bir karar geldi. Bireysel banka kartı ve kredi kartlarının tüm elektronik ticaret işlemlerine kapatılmasına ilişkin bu kararı ve etkisini  Bankalararası Kart Merkezi (BKM) ve sektörün 3 büyük oyuncusundan aldığımız yanıtlarla masaya yatırıyoruz.

Öncelikle konuyu netleştirmekte fayda var. BKM’den aldığımız  açıklamaya göre; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 16 Şubat 2017 tarih ve 7052 sayılı kararı ile Türkiye’de faaliyet gösteren tüm bankalara, kart hamilinin aksi yönde açık talebinin bulunmadığı hallerde, bireysel banka kartı ve kredi kartlarını yurtiçindeki ve yurtdışındaki tüm elektronik ticaret işlemlerine kapatması yönünde bir talimat verilmiş durumda. Yani e-ticarete açılması yönünde açık bir talimat verilmemiş kartlar e-ticaret alışverişlerine kapatılacak. Fakat söz konusu uygulama için BDDK tarafından altı aylık bir geçiş süresi verilmiş ve bu karar talimat karar tarihinden 6 ay sonra bağlayıcılık kazanacak. (Bankanızdan sağdaki gibi bir mesaj almış olabilirsiniz.)

BKM, belirtilen geçiş süresi sonunda düzenlenecek olan bireysel banka kartı ve kredi kartları kart hamillerine, elektronik ticaret işlemlerine kapalı olarak gönderileceğini ve kart hamillerinin bu özelliği kullanmak istemesi halinde ilgili kart bankası ile iletişime geçmesinin gerekli olduğunu söylüyor. Bu kararın niçin alındığından emin olmamakla birlikte kaç adet kartı etkileyeceğini de henüz bilmiyoruz. Fakat BKM, BDDK kararında yer alan talimatla ilgili geçiş süresinin sorunsuz tamamlanması için bankaların gerekli adımları attığını söylüyor ve kart hamillerinin bu konudaki soru ve talepleri için bankalarına başvurmaları gerektiğini ekliyor.

Biz de Hepsipay Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kuloğlun11.com CFO’su Tolga Kocakalay ve GittiGidiyor Genel Müdürü ve TOBB E-ticaret Meclisi Başkanı Öget Kantarcı‘nın konuyla ilgili olarak yorumlarını aldık.

Murat Kuloğlu: E-ticarette hızı yavaşlatan her adımdan kaçınmak lazım

“Bildiğiniz üzere hız, e-ticarette tüketici davranışını etkileyen en önemli konu. Hızı yavaşlatan her adım ya da ekstra işlem, müşterinin kolayca alışverişten vazgeçmesine yada ertelemesine sebep oluyor.

Ödeme şirketlerinin en önemli iş ortağı olan bankalarımızın, düzenleyici otoritenin bu uygulama zorunluluğuna karşı alacakları bilgilendirme aksiyonları sayesinde minimum etki ile atlatılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Uygulamanın hayata geçtiği ilk dönemde mutlaka yavaşlama etkisi olacaktır.

Hepsipay ekibi olarak güvenlik en önem verdiğimiz konudur. Hizmet verdiğimiz firmalarda kart hamillerinin bilgileri dışında kartlarından alışveriş yapılması gibi kötü durumlarla karşılaşmamaları için ağırlıklı olarak şifreli işlem yaptırmaktayız. Öte yandan uzman fraud ekibimiz de tüm işlemleri Hepsipay’e özel bir yazılım ile sürekli olarak takip etmekte, şüphe duyulan durumlarda işyerlerine bilgi vermektedir. Böylelikle hem işyerlerini hem de kart hamillerini istemedikleri durumlardan korumuş oluyoruz. Uygulamanın yaşanan tatsız olayları minimuma indirmek hedefi ile planlandığına eminiz.

Her geçen gün ödemeler dünyasında nasıl hem güvenli, hem de daha kolay bir deneyim yaratabiliriz sorusuna kafa yorduğumuz için müşterileri korurken, deneyimin de zorlaştırılmaması gerektiğine inanıyoruz. Ekonomik etkisini minimuma indirecek şekilde ve takvimle hayata geçmesinde fayda olacaktır.”

Öget Kantarcı: İki kez e-ticaret alışverişi yapanlardan onay alınmasın

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) E-Ticaret Sektör Meclisi olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) yeni düzenlemesine ilişkin fikirlerimizi ilgili mercilere sunmuştuk; değerlendirmelerimizi paylaşmaya da devam ediyoruz. Söz konusu güncellemeyle ilgili olarak, kart kullanıcılarından internetten alışverişe devam edebilmeleri için kanıtlanabilir talep alınması şartının uygulamada e-ticaret sektörünü olumsuz etkileyebileceğini öngörüyoruz. Çünkü süreç içerisinde düzenlemeden haberdar olmaması nedeniyle bankasına talep bildiremeyen tüketiciler, kartla internetten alışverişe devam edemeyeceği için dönemsel mağduriyet oluşabileceğini değerlendiriyoruz.

Bizim bu konudaki önerimiz, bu tarz mağduriyetlerin önlenmesi adına, şu ana kadar e-ticaret işlemlerinde en az iki defa kullanılmış kredi kartlarının bu onay zorunluluğundan muaf tutulmasıdır ki bu, süreci hem hızlandıracak hem de kolaylaştıracaktır.  Tabii ki bu süreçte e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin de geçiş döneminde kullanıcıları bilgilendirmesi ve bu anlamda bankalara destek olması gerekli.

Ödemelerin yüzde 90’ı aşan bir oranda kredi kartıyla gerçekleştiği e-ticaret sektörüne doğrudan etki edecek bu gibi düzenlemelerde, elektronik ticaretin son yıllarda Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörleri arasında olduğu da dikkate alınmalı.

TÜBİSAD, ETİD, BKM, Euromonitor ve IDC gibi kaynaklara baktığımızda Türkiye’de e-ticaret pazarının son 2 yılda ortalama yüzde 27 seviyelerinde büyüdüğünü, toplam e-ticaret hacminin 2015 yılında yaklaşık 25 milyar TL düzeyine geldiğini görüyoruz. 2016’da da yüzde 25 bandında bir büyümeyle e-ticaret hacminin 30 milyar TL’yi aştığını tahmin ediyoruz. İnternetten alışverişte tüketicinin karşısına çıkacak bariyerlerin perakende firmaları ve KOBİ’lerin bu kanaldaki potansiyelden faydalanmasının da önünü kesebileceğini düşünüyoruz.

Diğer yandan, vatandaşların dolandırıcılar tarafından zarara uğratılmasına engel olabilmek e-ticaret sektörü açısından son derece önemli bir nokta. Tüketici güvenini artırmak içinse kredi kartı kullanım tercihlerini sınırlamaktan öte, kart sahiplerinin dolandırıcılık faaliyetlerine ilişkin bilinçlendirilmesini sağlayacak önlemler alınması ve e-ticaret sektörünün gelişmesini destekleyecek düzenlemeler yapılmasının da büyük önem taşıdığına inanıyoruz.

Tolga Kocakalay: Sert geçişler e-ticarete zarar verebilir

“Söz konusu tebliğ kapsamına seyahat (turizm, otel, uçak gibi), telekom, e-ticaret ve online vergi ödemeleri gibi ödemeler dahil edilmiş olup, BKM verilerine göre 2016 yılında internetten 307 milyon adet kartlı ödeme işlemi üzerinden toplam 69 milyar TL işlem hacmi sağlanmıştır.

Bu büyüklükte bir hacmi yaratan kart sahiplerinin kısa bir süre içinde bu karardan haberdar olup, bankaları ile iletişime geçmelerini beklemek, bu sektörlerin doğasına biraz aykırı gibi gözüküyor. Kaldı ki, bankaların onay mekanizmalarında da bir standart görülmemektedir. Bazı müşteriler için SMS üzerinden bir onay yeterli olurken, diğerlerinin bu işlem için banka şubelerine kadar gitmeleri gerekmektedir. Özellikle, e-ticaret gibi müşterilerin karar dinamikleri arasında zaman olgusunun önemli yer kapladığı sektörlerde, bu gibi sert geçişlerin piyasada olumsuz algılanması hayli muhtemeldir.

Sektörün önde gelen e-ticaret platformu n11.com olarak görüşümüz bu uygulamanın yürürlük tarihinden sonra yeni açılacak ve yenileme vadesi gelen banka/kredi kartlarının kapsamına alınması, müşteriler ve sektör nezdinde daha yumuşak bir geçiş sağlayacağı yönündedir. Mevcut durumda bankalar tarafından iletişime henüz geçilmemiş ve onayları alınmamış müşterilerin internet işlemleri esnasında ödeme hatası almaları muhtemel problemlerden biridir. Bu da e-ticareti olumsuz etkileyecektir.”

Mobil bankacılık uygulamalarıyla onay vermek mümkün olabilir

BDDK’nın söz konusu güncellemesi şimdilik belirtilen süreçte işleyecek gibi gözüküyor. Ancak bazı bankaların bu onayı mobil uygulama üzerinden almak için güncelleme yaptığını da görüyoruz ki bu adım kullanıcıların mobil bankacılık uygulamalarına yönelmesi için de bir şans olarak değerlendirilebilir.

Önümüzdeki dönemde tebliğin uygulanmasına dair bir değişiklik olması halinde sizlerle paylaşmaya çalışacağız. Konuyla ilgili yorumlarınızı da bizimle paylaşabilirsiniz.

Yorumlar (13)

  1. Şöyle bir yorumu yazmaya gerek var mıydı: “Bu kararın niçin alındığından emin olmamakla birlikte…” Neden alındığı belli, internetin dahi ne olduğunu bilmeyen kişilerin kredi kartları ile internette veya başka kanallarda alışveriş yapılıyor. Kart kullanıcılarının %5’inin bile alışveriş yapmadığı internette, tüm kartların internette alışverişe açık olması gibi bir absürdlük olamazdı zaten. Alınan karar doğru, ama çok geç kalınmıştır.

    Cevapla
    • Önemli değil |

      Arkadaşım, o zaman şöyle bir sonuç çıkıyor sen banka olarak veya devlet olarak kredi kartı verdiğin müşterine/vatandaşına kullanmasını bilmez muamelesi yapıyorsun. Zaten 3D security sistemin varken buna ne gerek var. Bunun cevabını ver anlından öpeceğim.

      Cevapla
      • Devlet otoritesi, vatandaşının zarar görmemesi için önlemler alarak süreçlerini düzenlemek zorundadır, bu önlemde de geç kalınmıştır ama zararın neresinde dönülse kardır. Kredi kartları, müşteriye teslime kadar her türlü işleme kapalı olmalı, daha sonra banka-müşteri arasındaki onaya göre her bir işlem yöntemi tek tek onay alınarak açılmalıdır. Ben hayatımda telefonla bir şey almadım, alacağımı da sanmıyorum, geçen gün baktım, kredi kartım telefonla satışlara açıktır diye ayarlanmış olduğunu gördüm. Herhangi bir yetkilendirme işleminde, en alt alt düzeyde yetkiden başlanıp daha geniş statüye bunun üzerine onaylarla gelinir, bu en basit güvenlik kuralıdır. Olayın 3D ile bir ilgisi yok, dünyada her banka, her site, her telefonla satış işlemi 3D üzerinden zorunlu olarak işlem yapıyor sanki de bunu referans alacağız kendimize. Bu arada “alın” diye yazılır, yorumlarınız da Türkçeniz gibi yanlış olmasın.

  2. Geç kalınmış bir uygulama… Çok yerinde bir karar.. Bir sürü insan hiç internet alışverişi yapmamış olsalar bile, kredi kartlarının her türlü ödeme türüne (telefon, posta, internet vs.) açık olduğunu bilmeden yaşıyor… Ama şu da var; onay mekanizması mantıklı bir hale getirilmeli… Bankaya gitmek gibi işlemler işin içine girerse o zaman sıkıntılı olur… Online şekilde güvenlik onayından sonra bu işlem yapılırsa, sorun yaşanacağını sanmıyorum..

    Cevapla
  3. Volkan Küçük |

    Yine muhtemelen dünyadaki tek bize özgü bir yöntem bulunmus. Zaten işler kesat bu nasıl bir önlem.

    Cevapla
  4. Bankada Çalışan Bir Operasyon Yetkilisi Olarak , Olayın Aslı Yanı Kartların Kapatılmasının En Büyük Sebeplerinden Biri Yeni Kartların Daha Kullanıcıya Ulaşmadan Kargodayken Vb Sebeplerden Dolayı Kaybolup Kartın Sahibinin Haberi Olmadan Hesapdan Para Çekilip İnternet Alışverişi Yapılması. Ve Yapılan Bu Alışveriş Neticesinde Banka Müşterisini Kaybetmemek İçin Vede Mağdur Durumuna Düşürmemek İçin Parayı Karta İade Etmesi.

    Cevapla
    • Orası işin bir boyutu… Başka bir boyutu da şu. Kredi kartlarımız elden ele geziyor. her mağazada birilerine veriyoruz. restoranlarda seyyar pos yok veriyoruz. Adam istediği bilgiyi rahatlıkla alabilir. Güya şifresiz alışveriş yapılamıyor ama uygulamada öyle değil… Kimlik filan da sorulmuyor. Zaten nette öyle bir ihtimal de yok.

      Cevapla
  5. Buraları takip eden kişilerin bile yasaktan yana olması ne acı bir durum. Gerçi diyecekler ki yasak deği, isteyen açtırsın falan filan. Hiçbir fraud yöntemini uygulamayan firmalar, bankalar varken işimiz zor. Madem oyle 3d zorunlu olsun konu kapansın. Yurtdışında neredeyse kimse 3d bile kullanmazken işlerini nasıl hallediyorlar diye düşünmek yerine yasakla gitsin, isteyen ugrassin actirsinmis. Amazon, Turkiye ye urun yolluyormus limiti indir yasakla, adamlar oradan 3d bile olmadan alisveris yaptiriyor, sen buradan onu bile yaptirmiyorsun. Sonra ekosistemmis bilmemneymis girimsimmis. Gidin maasinizi alin ugrasmayin bole seylerle.

    Cevapla
  6. İnternetten yapılan her türlü alışverişte anlık onay olmadan (örneğin SMS ya da farklı bir mobil uygulama) alışverişin tamamlanmasına ya da tahsilat yapılmasına izin verilmemeli. Kredi kartı numarası filan o kadar gizli birşey değil ki.Geçenlerde işyerinden bir arkadaşın kartı ile 3700 tl alışveriş yapılmış. Her alışverişte ya smsle ya da başka bir uygulama ile onay alınsa iyi olur… Çok anlamam bu işlerden ama E ticaret yapan siteler sadece kendi gözlüklerinden bakıyorlar. Onlar he halükarda paralarını alıyorlar nasıl olsa. Ya suistimale uğrayanlar…

    Cevapla
  7. Aynı BTK gibi gereksiz saçma kararlar alan bir kurumun aldığı yine gereksiz ve saçma bir karar. Yapacak işleri yok büyük ihtimal böyle saçma sapan işler yapıp insanları mağdur ediyorlar. Ülkenin tek sorunu kurumların otoriter olması. Bu kurumların aldığı alacağı kararları denetleyip sen hayırdır ne yapıyorsun hangi sebeple bunu yapıyorsun hangi amaçla bu kararı alıyorsun ve yaptırıp uygulatıyorsun diyip kafalarına vuracak başka bir kurum olmamasıdır.

    Cevapla
  8. Üzücü olan şu ki, e-ticaret siteleri üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda hukuki olarak caydırıcı bir uygulama koymak yerine kullanıcılara bu yasağı getirmek biraz düşündürücü. Daha düne kadar siz e-ticaret sitelerinden dolandırıcılık yapmak üzere kurulmuş call center ları kapatmayip, buralarda çalısanları “nitelikli dolandırıcılık ” tan yargılamadiysan, zaten bu aldığın önlem de ise yaramaz. Türkiye’ de e-ticaret kullanım orani dusukken, e-ticaret pek cok bitme noktasına gelmis KOBİ ye yeni bir ekmek kapisi olurken alışverişi kolaylastirici adimlar atmak gerek. 3d secure sarti koy alternatif onlemler al zorunlu kil uymayanlari kapat bu daha dogru bir uygulama olma mi ?

    Cevapla
  9. Gerekli, geç kalınmış bir uygulama. Zararın neresinden dönersek kardır.

    Cevapla
  10. İşin ticari boyutunu düşünecek olursak, yapılan dolandırıcılıkların önüne geçmek için önlem olmuş diyebiliriz. Fakat bu bile tartışmaya açık bir konu. Lakin ben bir işe yarayabileceğini düşünmüyorum. Daha kolay ve belirgin adımlar atmak yerine işi yokuşa sürmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın