x

Bugün doğan çocuklar otomobil kullanma keyfi yaşayamayacak

Günümüzde otomobil kullanmak bir çok genç için korkulu rüyaya dönüşmüş durumda. Üstelik bunun nedeni araç kullanma veya ehliyet alma zorluğu değil, trafiğin kendisi. Oysa ki bağımsızlığa atılan ilk adım gibi sembolik bir anlamı vardı Y kuşağı için, ehliyet almak ve sonra ilk otomobili satın almak.

Bir uzman, geleceğin gençlerinin artık ehliyet alıp sembolik de olsa bu bağımsızlık duygusunu hiçbir zaman tadamayacağını söylüyor.

San Diego merkezli Bağlamsal Robotik Enstitüsünün başkanlığını yürüten Henrik Christensen şöyle diyor: “Benim tahminlerim bugün doğan çocukların hiç bir zaman otomobil kullanamayacağını söylüyor. Şoförsüz, otonom otomobillerin hayatımızın vazgeçilmez parçası olması için sadece 10-15 yıl gibi bir süre var önümüzde. GM, Ford ve Daimler gibi otomobil devleri 5 yıl içerisinde kendi otonom araçlarına sahip olacaklar.”

Yani, şoförsüz otomobiller lüks olmaktan çıkıp ortalama tüketicinin erişebileceği hale 15 yıl içinde gelmiş olacak. 15 yıl önce hayatımızda olmayan ama şu anda hayatımızın vazgeçilmezlerinden olan teknolojileri ve yenilikleri düşününce çok da ütopik bir yorum değil bu.

Şimdiye kadar trafik ve bunun dezavantajlarıyla yaşamayı öğrendik. Metro ve metrobüste ite kaka tutunacak yer aramaktansa (oturmayı düşünmüyordunuz değil mi?) trafikte otomobilde vakit geçirmeyi tercih ediyoruz. Ofiste oturmak veya yolda yürümektense park yeri aramayı tercih ediyoruz. Henrik’e göre sürücüsüz otomobiller hayatımıza girince bunlar da artık tarihin tozlu sayfalarında yerini alacak şeyler. Sürücüsüz otomobiller sadece altyapıyı ve sistemi düzeltip yola daha fazla otomobil koymamıza imkan vermeyecek ayrıca üretkenliğimize de ciddi bir katkı sağlayacak.

Henrik Christensen şöyle açıklıyor: “Otomobilimi sürmeyi seviyorum fakat San Diego’da gün boyunca ortalama bir vatandaş 1 saatini direksiyon başında geçiriyor. Bu süreyi şoför koltuğunda oturmak yerine görece daha üretken bir şekilde harcayabilir. Yaklaşık 20 yıl sonrasından söz ediyorum. Artık otomobil sahibi olmayacağız, otomobil bir servise dönüşecek ve sizi iş yerinize ulaştıran otomobile “beni saat 5’de buradan al” dediğiniz zaman kazandığınız zamanı düşünsenize. Otopark arama, yürüme ve tabi ki otomobil sürme gibi dertler yok. Tam bizim neslimize uygun.”

Diğer Uzmanlar Neler diyor? 

Toyota ar-ge bölümü başkanı Gill Pratt; “5. seviye otonom araçlara henüz yakın olduğumuzu bile söyleyemeyiz. Seviye 5, tamamen otonom ve hiç bir şekilde bir insan müdahalesine ihtiyaç duyulmayan seviyedir. Bunun için uzun yıllar ve milyonlarca km yol katetmemiz gerekiyor. Yakın zamanda 4. seviye otomobiller hayatımızda fazlasıyla yer alacak ve bunlar da güvenliği ve araçlar arası iletişimi çok iyi seviyede karşılayacak fakat yine de insan sürücüye ihtiyaç duyacak.” diyor.

Bunun yanında Elon Musk kesinlikle Henrik Christensen’i destekliyor ve hatta 2017’nin Tesla otomobillerinin tamamen otonom olacağı yıl olduğunu belirtiyor. Bununla beraber görece sektörde yeni olan Faraday Future, yaptığı lansmanda aracın park yerine geri dönüş kabiliyetini göstermesi de ne kadar hızlı ilerlediğini gösteriyor.

Görünüşe göre bir sonraki nesil için %100 garanti verilemiyor olsa da sürücüsüz bir hayat kesinlikle mümkün. Benim görüşüm ise kesinlikle gerçekleşeceği yönünde. Daha az insan hatası, daha değerli hayatlar… Çok uzakta değil.

GENERAL ELECTRİC'İN KATKILARIYLA TÜRKİYE'DEKİ VE DÜNYADAKİ DİJİTAL DÖNÜŞÜM BURADA

Yorumlar (2)

  1. Bak bunu hatırlatılar adama, ona göre 😉
    Stand by mode on

    Cevapla
  2. Bu uzmanların Tofaş serisinden haberi yok sanırım. Bütün dünya sürücüsüz sisteme geçse bile sokaklarda yanlayan, tüplü ve öfkeli bu araçlar hep olacak.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın