x

Türkiye online restoran rezervasyon pazarı ne durumda?

online restoran

Online restoran rezervasyonu son birkaç yılın en hareketli dikeylerinden biri oldu Türkiye’de. Hızla küreselleşmek isteyen girişimler bir bir Türkiye’ye açılırken, Türkiye’den de yerel/küresel hedefli girişimlerin ortaya çıktığına tanık olduk, oluyoruz. Henüz oluşma ve hızlı büyüme aşamasında olan pazarın gördüğü ilgi, potansiyeli düşünüldüğünde, şaşırtıcı olmayabilir ancak henüz çok kaygan bir zemindeyiz.

Makroekonomik gelişmeleri ekonomi sayfalarına bırakıp, sadece online restoran rezervasyonuna odaklandığınızda pazarın nasıl büyüyeceği akla gelen ilk soru. Diğer taraftan bu büyümenin, Şehir Fırsatı benzeri indirim sitelerinden farklı olarak sürdürülebilirlik kriterini sağlaması gerekiyor…

Tüm bu risklere rağmen Türkiye’de kazanmanın ödülü büyük. Online restoran rezervasyonu alanında önde gelen küresel girişimlerden biri olan Zomato’nun restoran sayısı açısından en büyük pazarının açık ara farkla İstanbul olduğunu söylüyor şirketin Küresel Büyümeden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oytun Çalapöver. Oytun ile Türkiye online restoran rezervasyon pazarıyla ilgili merak edilenleri konuştuğumuz keyifli bir röportaj yaptık:

Merve Kara: Türkiye online restoran rezervasyon pazarının bugünkü büyüklüğü ve potansiyeli ne kadar? 

Oytun Çalapöver: Dışarıda yeme ve içmeye harcanan paranın, Türkiye’de senelik 20 milyar TL civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Bunun hemen hemen yüzde 30-40’lık bir kısmı İstanbul ve çevresine odaklanıyor. Restoran sayısı, kişi başına düşen gelir ve ekonomideki genel büyüme, nüfus ve demografik yapı, iklimsel faktörler değerlendirildiğinde, restoran sektörü gerçekten göz kamaştıran bir fırsat olarak ön plana çıkıyor.

oytun calapover

İstanbul’daki 30 bin kadar mekanın, çok küçük bir kısmının iş hacmi rezervasyon üzerinden yaratılıyor. Bunda toplumsal alışkanlıklar kadar, müşteri ve işletmelerin rezervasyon kanalına, benzer diğer büyük metropolitanlardakilere oranla çok daha az bağlı olması belirleyici oluyor.

Her ne kadar, bin 500 ila 2 bin adet mekan aracı veya kendi dijital platformları üzerinden online rezervasyon alabiliyor olsa da, aktif olarak online rezervasyon müşteri kanalını yönetip, bu yolla kendine efektif bir iş kanalı açarak büyütmeye odaklı restoran sayısı bu rakamın çok çok altında.

Bununla beraber, özellikle son bir sene içerisinde, hem kullanıcılar hem de işletmelerin, online rezervasyonun kolaylığı, rahatlığı ve sağladığı ek faydaları daha net bir şekilde hissetmeye ve anlamaya başlamasıyla birlikte, pazarda da ciddi bir farkındalık oluştu. Bunun da, önümüzdeki bir yıl içerisinde 4-5X gibi bir büyümeyle sonuçlanmasını ön görüyoruz. Zomato olarak da bu büyümeden en büyük payı alabilecek şekilde pozisyonlanmış durumdayız.

Birçok online restoran rezervasyon girişiminin hızlı küreselleşme stratejisi kapsamında Türkiye pazarına son birkaç yılda giriş yaptığını gördük. Bunun sebepleri neler?

Bunda üç ana faktör etkili: Restoran sektörünün var olan büyüklüğü, gelecekteki büyüme potansiyeli ve rezervasyon pazarının emekleme evresini tamamlamamış olması.

Rakamlarla açıklamam gerekirse, dünyanın dört bir yanında hizmet veren Zomato’nun, restoran sayısı olarak en büyük pazarı açık bir farkla İstanbul. Zomato, İstanbul’da 27 binden fazla mekanın güncel bilgileri, mönüleri, fiyatları, adres ve konum bilgileriyle, kullanıcı yorum ve puanlarını sunarken; Londra, Jakarta, New York City ve benzeri çok büyük şehirlerde bile bu rakam 20 bin civarında seyrediyor.

Özellikle 2015 yazına kadar, küresel düşük faizlerin yarattığı rahat yatırım ortamı ve bunun sonucunda internet şirketlerine akan büyük fonların da etkisiyle, Türkiye pazarı da online rezervasyon girişimleri için en cazip birkaç pazardan biri olarak ön plana çıkmış oldu.

Böyle bir ortamda Türkiye’de kurulan online restoran rezervasyonu girişimlerinin yabancı rakiplerine karşı avantajları var mı? Yani yerel ya da küresel olmak ciddi bir avantaj sağlıyor mu girişimlere?

Yok. Aynı şekilde, yabancı menşeili girişimlerin de yerli rakiplerine karşı bir avantajı bulunmuyor. Online rezervasyon girişimlerinin amacı ve yarattıkları değer, kullanıcıların işletmelerle dijital bir platformda bir araya gelmesini sağladıkları noktada ortaya çıkıyor. Kullanıcılara kolay ve 7/24 rezervasyon imkanı sunan platformlar, işletmeler için de, hedefli ve geniş bir potansiyel müşteri kitlesine ulaşarak, az iş yükü gerektirecek şekilde rezervasyon alma, rezervasyonları yönetme, müşteri bilgisi toplama ve iletişim fırsatları sağlıyorlar.

Ancak bu noktada birçok platformun yaşadığı problem, son kullanıcıya dokunamamaları nedeniyle restoranlar için yeni müşteri yaratma potansiyellerinin çok düşük kalması. Platformlardaki restoran sayıları çok az olduğundan, platformların aracı olarak iki tarafa sağladığı değer de, sürdürülebilir bir iş kurmaya çok fazla el vermiyor. Yani klasik bir yumurta tavuk problemi.

Bugün bu alandaki girişimlerin birçoğu indirim odaklı büyüme ve yeni müşteri edinimine öncelik veriyor. Bu sürdürülebilirlikleri konusunda soru işaretleri yaratıyor mu? 

Yukarıda bahsettiğim temel problem, platformları hem kullanıcı hem de işletmelere indirim ve bunun gibi sürdürülebilir olmayan değerler sunmaya itiyor. Birim bazında da karlı olmayan bu operasyonu, orta ve uzun vadede sürdürmek ve geliştirmek imkansıza yakın. Kaldı ki platformların kendi organik kullanıcı sayıları çok düşük seviyelerde kaldığından, işletmelerde yeni müşteriye ulaşma anlamında platformlar tarafından sunulan değer açısından büyük soru işaretleri beliriyor.

Zomato’nun avantajı bu noktada ortaya çıkıyor. Hemen hemen bütün restoranlarla alakalı bilgilerin saha ekiplerimiz tarafından toplanıp, düzenleniyor ve güncelleniyor olması sayesinde kullanıcılar Zomato’yu sadece restoran aramak, keşfetmek ve deneyimlerini başkalarıyla paylaşmak için bile kullanabilmesini sağlıyor. Bu sayede aylık ziyaretçi sayımız 4 milyonu geçiyor. Böylece Zomato, restoranlara hem kendilerini hem de online rezervasyon kanallarını ön plana çıkarmak ve(ya) tanıtmak için ayda 4 milyonluk bir potansiyel müşteri bazı sunmuş oluyor.

Büyüme/karlılık ekseninde pazarda başka ne tür sorunlar var?

Yukarıda yazdıklarımla bağlantılı olarak değerlendirildiğinde, yeni kullanıcı edinme oranları ciddi seviyelere ulaşıyor ve birim bazlı karlılık bile neredeyse ulaşılması imkansız bir hedef haline geliyor. Zomato olarak bizim mevcut kullanım sayımıza ek olarak sağladığımız aylık yüzde 10 – 15’lik büyüme, rezervasyon, sipariş gibi diğer alanlarda hızlı bir şekilde karlı işler kurabilmemizi sağlıyor.

Pazarın gideceği yönle ilgili öngörüleriniz?

Her ne kadar online rezervasyon, sipariş ve bunun gibi işlem odaklı dikeyler, birden fazla oyuncuyu barındırmaya müsait olsa da, kısa süre içerisinde kullanım anlamında bir konsolidasyon oluşacağından eminim.

Yorumlar (1)

  1. türk halki olarak pek rezervasyonlu is yapmayi sevmiyoruz malesef onun icin bu tür girisimler türkiyede gereken eforun 2 3 katini sarfetmesi gerekiyor.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın