x

Girişimcilere soruyoruz: Türk vergi sistemi sizleri yeterince destekliyor mu?

vergiGelişmekte olan ülkelerin ortak itici gücü şüphesiz yenilikçiliğin ve yaratıcılığın merkezinde olan genç beyinler. Bu nedenle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler uzun vadeli ekonomik planlarını gerçekleştirirken gençlerin devlet kapısında iş beklemesi yerine kendi işlerini kurmalarını arzuluyor ve bu yönde destek programları hazırlıyor. Hazırlanan bu destek programları ile ülkeye yeni vergi mükellefleri kazandırılırken aynı zamanda potansiyel büyümenin hızlanmasına da katkı sağlanıyor.

Çok yakın zamanda ülkemizde de yeniden düzenlenen Gelir Vergisi Kanunu’nun yirminci maddesi 6663 sayılı kanunun birinci maddesi ile tekrar düzenlenerek 29 yaşını doldurmamış genç girişimciler için 3 vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazançların 75.000 TL‘sine kadar olan kısmını gelir vergisinden müstesna ediyor.

Girişimcilerin kısmi gelir vergisi muafiyetleri girişimcilerin tüm sorunlarını çözüyor mu?

Bu sorunun cevabını aramadan önce genellikle kuruluş maliyetlerinin düşük olması sebebi ile girişimcilerin ilk tercihi olan şahıs şirketlerlerinin (vergi mükellefliği) ticari hayatlarını devam ettirdikleri süre boyunca ödeyecekleri gelir vergilerini tekrar hatırlamakta fayda var.

Şöyle ki girişimciler KDV’nin haricinde şirketlerinin artan oranlı vergi sistemi ile aşağıda detaylı inceleyebileceğimiz üzere %15 ile %35 arasında değişen oranlarda gelir vergisi ödüyorlar.

Screen-Shot-2016-06-14-at-17.18.35

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bir çoğunda “çoklu vergi sistemi” uygulandığını biliyoruz. Hatta büyümüş ve finansal olarak belirli bir pozisyon almış Türk girişimlerinin global pazardaki rakiplerinden daha az vergi ödediğini söyleyebiliriz. Amerika Birleşik Devletleri’nde %35 civarında olan kurumlar vergisi oranına nazaran Türkiye’deki şirketlerin ödediği kurumlar vergisi %20.

Maalesef tüketim vergilerindeki toplam durumumuz gelişmiş ülkeler nazarında ciddi bir sorun teşkil ediyor. KDV, ÖTV gibi vergilerle toplamda %45’i aşan özel tüketim vergilerimizin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki karşılığı %6-%9 arasında değişiyor.

Bürokrasi girişimcilerin önündeki en büyük engel

mokurSefamerve Kurucusu seri girişimci Mehmet Metin Okur‘a göre “Ülkemizde girişimcilik konusundaki vergisel ve teşviksel olarak avantajlarının Avrupa ve Amerika standartlarının çok üzerinde.”

Girişimcilerin önündeki tek engelin işlevsellik konusunda olduğunu belirten Okur, “Teşvikler için kanunlar hızlı çıkartılıyor. Kanunların çıkartılması  bir ay, çıkartılan kanunun işletilebilmesi için yıl gerekiyor. Bu noktada önümüzde bürokrasi büyük bir engel oluşturuyor. Bürokrasi zamanı ölçülebilir hale gelmeli.” diyor ve ekliyor “Üst düzey devlet kademelerimiz hızlı aksiyon almakta aşağıya indikçe aksiyon hızı ölçülemediği için girişimciler için daha ciddi bürokratik engeller çıkabilir. Kadınlarımızı vergisel ve teşviksel desteklerle çok hızlı bir şekilde ekonomimize kazandırmalıyız. Örneğin kadınlarımızın el işi ürünlerini sattıkları etsy gibi yurtdışı online pazaryerlerinde satışını yaptıkları ürünlerde vergi muafiyeti veya düzenlemesi yapılmalı.”

Geminin doğru yöne baktığından emin olmak zorundayız

emreburdurluDün Publicis Groupe tarafından satın alındığını duyurduğumuz Digitouch‘ın kurucu ortağı Emre Burdurlu‘ya göre devletin vergi teşviği ve destek programlarından önce ilk olarak girişimciyi nakit yönetimi, iş planlama ve strateji, ekip yönetimi, önceliklendirme ve delegasyon gibi tecrübe gerektiren becerilerde geliştirmesine olanak sağlaması gerekiyor.

Alınan teşviğin işi hızlandırabileceğini lakin hiç bir zaman işi işleyen bir hale sokmayacağını düşünen Burdurlu, bu sebeple ilk olarak geminin doğru yöne baktığından emin olunmasının zaruri olduğunu, değilse kaptana düzeltmesi için gerekli araçlar sunulup planlanmasını ve en son her şey yoluna girdiğinde yelkenlerin açılması gerektiğine inanıyor.

Karmaşa teşebbüsün doğasına aykırı

fettahoglu

MÜSİAD Gençlik Kurulu Genel Başkanı Yavuz Fettahoğlu‘na göre yavaş işleyen bürokrasi sadece genç müteşebbisler ile ilgili değil ülkemizde vatandaş-devlet arasında yaşanan birçok sorunun temelini oluşturuyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu, Ticaret Odaları, Noter, Vergi Dairesi çemberinde harcanan enerji ve zamanın devletin milli sermayesi olarak görülmesi gerektiğini belirten Fettahoğlu, Türk vergi sistemindeki esnekliğin ve sadeliğin aynı ölçüde bürokraside de uygulanabildiği takdirde girişimcilerin verimliliğinin artabileceğine inanıyor.

Devlet eliyle girişimciliği doğru bulmuyorum

aykutkSilikon Vadisi merkezli MobileAction‘un kurucusu ve CEO’su Aykut Karaalioğlu Türkiye’de çok fazla sayıda teknokent ve buna bağlı olarak devlet teşvik ve hibelerin olduğunu ama devletin gençleri doğrudan kendi kaynakları ile girişimciliğe yönlendirmesini doğru bulmadığını belirtiyor.

Silikon Vadisi’nde neredeyse devletin hiçbir gölgesinin olmadığının altını çizen Karaalioğlu Amerika’daki gelir vergisinin çok yüksek olmasına rağmen yetenek ve bilgi havuzunun halen San Francisco’da olduğunu, bunun en önemli sebebinin ise “düşünebilen ve sorgulayabileyen” bir eko-sistem oluşturmaktan geçtiğini söylüyor.

Vergi sistemimizde gençleri destekleyen sadece bir madde var

TOBB İstanbul GGK İcra Kurulu Başkanı Abdulsamet Temel 5 Mayıs tarihinde Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren 29 yaş altı gençlerin 3 yıl boyunca yararlanabileceği vergi muafiyetinin şu ana kadar gençlere pozitif ayrımcılık yapan ilk kanun olduğunu ve bu kanunun kamunun genç girişimcileri daha iyi tanıması konusunda attığı önemli ve yeterli bir adım olduğunun altını çiziyor.

Özellikle ihracat yapan veya yurt dışında işletme kurma arzusunda olan girişimlerin farklı teşvik modelleri ve muafiyetlerle desteklenebileceğini belirten Temel, kamunun genç girişimcilerin önünü açmasına yönelik yapılacak her türlü çalışma da TOBB Genç Girişimciler Kurulu olarak taşın altına ellerini koymak istediklerini belirtiyor.

Yurtdışında kazanılan dövizlerin vergilendirilmesi konusunda düzenlemelere ihtiyacımız var

ahmetaADNBOOST kurucu ortağı Ahmet Arslan özellikle yurtdışına yapılan giderler ve yurtdışından kazanılan dövizlerin vergilendirilmesi konusunda gelecek teşviklere ve yeni düzenlemelere Türkiye’den dünyaya iş yapan tüm teknoloji girişimlerinin ciddi anlamda ihtiyacı olduğunu düşünüyor ve ekliyor “Teknopark firmalarına sağlanan vergisel muafiyetlerin ve kolaylıkların Teknoparkların dışarısında kalarak ARGE’yi iş modelinin merkezine koyabilen tüm şirketlere de verilmesi devletimizin girişimcilere sağlayacağı en büyük katkı olacaktır.”

Ölüm vadisini atlatmanın tek yolu vergi teşviği olabilir

gucluBuldumBuldum.com kurucusu ve CEO’su Güçlü Gökozan‘a göre girişimlerin ilk yıllarında alacakları vergi teşvikleri ve bürokratik engellerin hızlıca aşılması girişimcilerin şirketlerini kurdukları ilk dönemlerindeki zorlukları simgeleyen ölüm vadisinden başarılı bir şekilde çıkmalarına yardımcı olabilir.

Türkiye gibi başlangıç sermayesinin zor olduğu bir ülkede girişimlerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirten Gökozan‘a göre, vergi muafiyetine ek olarak topluluk fonlaması modellerinin devlet desteği ile teşvik edilmesi çığır açıcı etkiler bile doğurabilir.

Genç girişimciler kanun yapıcılardan daha az bürokrasi ve daha fazla vergi muafiyeti istiyor. Peki sizin Türk vergi sistemimizin ve bürokrasimizin genç girişimcileri hangi noktada daha iyi destekleyebileceği konusunda bir fikriniz var mı?

Görsel kaynak: Shutterstock/Nomad_Soul

Yorumlar (17)

  1. Birçok teşvik modelinden ve destekten bahsediliyor… Hangisi bize en uygun, hangilerini hangi şartlarda alabiyoruz vb. vs. Girişimcilerin kafalarında oluşan yüzlerce soru işareti için çok hızlı ve doğru destek alabilecekleri bir birim olmalı.. Bu işler tek noktadan götürülmeli… Adeta online bie danışman gibi İllaki KOSGEB’den randevu almak ve yüzyüze görüşme yapmak zorunda kalınmamalı.. Online olarak sürekli girişimcilere destek veren bir portal olmalı… Böyle bir merkez var mı? Varsa neden duymadım (tanıtım eksikliği mi var), yoksa neden yapılmıyor?

    Cevapla
  2. Yerinde tespitler barındıran çok güzel bir yazı olmuş. Devletin genç girişimcilere TUBİTAK ve KOSGEB üzerinden verdiği desteklerin büyük bir bölümü maliyenin kasasına vergi olarak zaten geri dönüyor. Özellikle KOSGEB desteklerindeki, önce harca sonra ben sana ödeme yapayım mantığı, girişimciyi banka kredisi veya outsourcing hizmeti vererek finansman oluşturma yoluna itiyor. Bu durum girişimcinin asıl işine odaklanmasını engelliyor. Evrak işleri ve bürokrasiye harcanan zaman da cabası. Devlet, girişimcilere parasal destekler vermek yerine, girişimcilik ekosisteminin gelişmesine zemin hazırlayacak önlemler almalı. Bunun için ilk adım kesinlikle vergi siteminin revize edilmesidir. Girişimciye maddi külfet oluşturacak angarya giderler ortadan kaldırılmalıdır. Bunun yanı sıra genç girişimciler için network oluşturma, satış, pazarlama, finans yönetimi, üretim planlama, proje yönetimi vb. konularda danışmanlık giderleri karşılanmalı veya danışman sağlanmalıdır.

    Cevapla
  3. İçinizi karartmak istemem ama üniversite mezunları arasında işsizlik inanılmaz boyutlara ulaşmaya başladı artık. KPSS kurslarındaki yaş ortalaması 27-28. Plansız programsız neo liberal politikalar bir jenerasyonu mahfetti. Adam daha karnını doyuracak iş bile bulamıyor. Sıfır vergi alsan ne olur? Sözde gençler kendi işini kuracak, o işi büyütecek de düşük vergi oranları ile dünyayla rekabet edecek. Eğer hükümet gerçekten gençleri desteklemek istiyorsa her şeyden önce şirket kurabilecek sermayeyi sağlamalı. Bu işlerde devletin gölgesinin olmasını kimse istemez ama Türkiye, Amerika değil. Burda öyle fantastik şeyler olmuyor. Devlet destekleri de amacına ulaşmadığına göre, bu gidişle yakında Türk baharını yaşayacağız demedi demeyin.

    Cevapla
  4. Ülkemizde baya teşvikler var fakat uygulamada çok fazla sıkıntılarımız bulunmakta. Bürokrasi çok fazla işliyor ve işlemler çok uzuyor bu teşviklerde. Benim özellikle değinmek istediğim bir konuda, üniversitenden yeni mezun olan gençlerimizin Teknogirişim ya da Tübitak’dan aldığı teşvikleri harcama yapıldıktan sonra ancak geri alabiliyor olmaları. Bazen harcanılan paranın geri alınması 6 ay gibi bir süreyi bulabiliyor doğal olarak da nakit akışı problemine düşen girişimler ya bankaların yolunu tutup erken aşamada kredi çekerek batmalarını geciktirmeye ya da doğal olarak nakit ihtiyacından batmak durumuna geliyorlar. Bu konuya devletimizin sorumlu mercilerinin eğilmesi bürokrasi ve yanlış işleyen teşviklerin girişimcilerin yolunu açacak zemine oturtulması gerekiyor. Kısacası teşvikler var ama doğru işleyen bir sistem ortada yok.

    Cevapla
  5. @Caner Bey’e katılıyorum ayrıca yazılım ürünü geliştiren girişimciler geliştirme aşamasında ve sonrasında hemen gelir elde edemedikleri için bir yandan bağkur bir yandan personelin sigorta primleri altında ezilmekte. En azından yeni kurulmuş bilişim firmalarından, arge yapan firmalardan bir süre bağkur ve sigorta primi gibi vergisel yüklerde alınmasa ekosistemin daha hızlı büyüyeceğini düşünüyorum.

    Cevapla
  6. En azindan 15.000 Liraya kadar gelir vergisi 0% olmali.
    Avusturya’da € 11.000 ‘ya kadar vergi 0% mesela.
    Bknz. https://www.bmf.gv.at/steuern/selbststaendige-unternehmer/einkommensteuer/est-steuertarif.html

    Cevapla
  7. Devlet KOSGEB aracılığı ile teşvik veriyor, daha doğrusu yeni girişimciye destek verdiğini sanıyor. Halbuki mevcut destek paketleri varlıklıyı daha varlıklı yapmaya yöneliktir. Yapılması gereken şey sırasıyla; belli bir ciroya kadar %0 vergi, şirket kurulum için maddi ve danışmanlık desteği sonrasında ihtiyaca göre faizsiz kredi desteği vermesi yeterli olacaktır. Bu aşamaları geçen girişimciye başarısına göre hibeler verilebilir. İlerde zaten dağıttığını vergi ile geri toplayacaksın ey devlet.

    Cevapla
  8. Muhittin Demirdöven |

    Türkiye vergi sistemi, düzeni, işleyişi bırakın girişimciyi desteklemeyi, ülkedeki ekonomik kalkınmanın önündeki en büyük engel.

    Vergi oranlarının kol böreği standartlarına uygun büyüklükte olması, konunun yetkililerinin bile netleştiremediği kadar çok çeşide sahip olması, paranızı bir cebinizden alıp diğer cebinize koyarken dahi sistemin size dönüp “Ooo paran varmış, alırım bi %30’unu” diyerek gülümsemesi gibi bir sürü durum mevcut.

    Sırf bu vergi sistemi, bu işleyiş yüzünden hayata geçemeyen sayısız girişim var, hayata geçmesine rağmen ne sağlayıcısına kar bırakabilen ne de fiyat veya hizmet anlamında müşterisini memnun edebilen kıvamda ilerleyen girişimler var.

    Başka bir açıyla, bu güne kadar “heh işte ya, budur!” diyebildiğimiz kıvamda yerli bir ödeme sistemine sahip olamayışımızın, yine o kıvamdaki yabancı ödeme sistemlerinin ülkemize uğramayışının, uğrayanları ise kaybedişimizin yegane sebebi bu vergi sistemi, bu işleyiş.

    Yaz yaz bitmez bu konu, imkanı yok.

    Özetle, Türkiye vergi sistemi girişimciyi desteklemiyor, sistem sadece kendisini destekliyor.

    Neyse, güm güm güm kapıya vuruluyor, bir bakıp geleyim ben.

    Cevapla
  9. Yeni yeni adımlar atılıyor ama eksik çok sorun var.Mesela 10.000 TL’ye kadar aylık satışlarda vergi %0, 20.000 TL kadar olan ise vergi %2, 50.000 TL kadar olan vergi %6 , 50.001 ve 100.000 TL ise vergi %10 şeklinde olmalıdır.Bu sistem 3 yıl şeklinde sürdürülmelidir. 100.000 ve üzeri olur ise %18 şeklinde vergilendirilebilir. 3 Yıl sonunda aylık ve yıllık ortalama satış rakamları ilk işe başlama süresindeki gibi ise her 6 aylık dönemde kademeli olarak arttırılmalıdır.Örnek aylık satış rakamı 18.700 TL ortalama ise 1. yıl hariç olmak üzere 6 aylık dönemde %2 şeklinde , aylık ortalama ise 38.700 TL ise ilk yıl hariç olmak üzere %4 şeklinde yansıtılmalıdır.

    Ayrıca yaşı kaç olursa olsun ilk kez iş kuran kişilere’de bu durum yansıtılmalıdır.Aynı hane halkından eşi yada çocukları evlenmemiş olmak kaydı ile aynı durumdan yararlanma durumu olmayacak şekilde bir sistem oluşturulabilir.Çocukları evlenmiş ise yada eşinden boşanan kişilerde aynı şekilden yararlanabilir.

    Kosgeb, Tubitak vb devlet desteklerinden yararlanarak yada ar-ge çalışması yapan herkese yapmış olduğu arge çalışmasından 3 yıl sıfır vergi olacak.

    Bu destek kapsamında 1. yıl hariç olmak üzere 1.000.000 TL ve üzeri satış rakamı yakalanması halinde 2.yıl %6 vergi , 3. yılda 6+6 : %12 vergi şeklinde yansıtılabilir.

    3.Yıl’dan sonra net satış rakamı 1.000.000 ve üzeri olması halinde %18, ancak ar-ge çalışmasını endüstriyel çalışma haline getirebilirse +3 yıllık vergi muhafiyet durumundan tekrar yararlanabilir.

    Diğer yandan yeni girişimci ve yeni işletme ar-ge çalışması yapması halinde girişimci yatırım bütçesi üzerinden, ar-ge çalışması yapan şirkette ar-ge yatırım bedeli üzerinden ilk yıl %70 oranında destek paketi , ikinci yılda yakalaması halinde %60 destek oranı , 3. yıl yakalaması halinde de %50 olmak üzere max. 400.000 TL’ye kadar kobi desteği sunabilirler.Örnek girişimci ilk açılışta 100.000 TL’lik işletme kuruyor ve ilk yıl 70.000 TL’lik satış yapması halinde %70 destek oranı yakalarken , 100.000 TL’lik bütçeye 2. yıl ulaşması halinde ise %60 destek oranı , 100.000 TL’lik satış rakamına ulaşması halinde ise %50 destek oranından yararlanma hakkına ulaşabilir.

    400.000 TL’nin destek paketi 100.000 TL’si personel gideri , 200.000 TL hizmet,makina , teçhizat olurken , 100.000 TL’lik destek paketide bankalar ile anlaşarak 3 yıla yönelik nakit şeklinde çek desteği sunabilirler.Çek ödemelerini ise % destek oranından 100.000 TL’ye kadar kullanabilirler.Bu 100.000 çek desteğini 3 yıl içerisinde sürekli kullan kapat şeklinde gerçekleştirilebilir olmalıdır.
    Örnek 100.000 TL’lik çek desteğinin 20.000 TL’lik kısmını destek oranı üzerinden % 70 , %60, % 50 şeklinde kullanabilir.Geri kalan kısmı 3 yıl içerisinde farklı farklı şekilde kullanabilir olmalıdır.Böylelikle nakit akışlarında bir nebze destek de sunmuş olabilirler.

    Cevapla
  10. Hükümetin geçim kaynağı vergiler olacağına, devletin kendi tesislerini sattırmak yerine, yeni tesisler şirketler vs açıp, onların geliri ile devlete ek gelir sağlamış olsa (vergiye ihtiyacını azaltmış olsa, kendisini kalkındırabilseydi), bu sayede de vergileri düşük tutsaydı, insanlar düşük vergiler ve bir takım kolaylıklar sayesinde daha rahat iş kurabilirdi.. Bu durumda çok zor.

    Cevapla
  11. Desteklemekten ziyade köstekleme var.

    Cevapla
    • Aslında hileler yerine projelerin ilk başlarında vergi oranlarında azalmaya gitseler daha iyi olacak ama şimdiye kadar böyle bir şeyin bahisi bile geçmedi galiba..
      Bakalım belki önümüzdeki günlerde bir şeyler olur (hiç sanmasakta)

      Cevapla
  12. Detaya girmeyecegim lakin bu olayi makro olcekte sorgulamak lazim. Neyin vergisini veriyoruz biz; guzide devletimizin bize tum bu imkanlari(finansal istikrar, can ve mal guvenligi, adalet vb) saglamasi sonucunda ortaya cikarabildigimiz degerin vergisini veriyoruz.

    Peki gercekten oyle mi? Mal ve can guvenligimiz, finansal/ siyasal istikrar, adalet var mi? Sirketinize giderken bir canli bomba tarafindan patlatilmayacaginiz ne malum ya da sirketinize kayyum atanmayacagi?

    Girisimciler devlete ragmen bir seyler basariyorlar bu ulkede, birisi odeme yapacaksa eger bu devlet olmali.

    Cevapla
  13. Vergilendirmenin esas amacı; katma değer oluşturacak herhangi bir iş yapıyorsanız, ve kazancınız belli bir değeri aştıysa belli oranda bu kazancınızı devlete vermek zorunda bırakılıyorsunuz. Ve sonrasında da beklenen, bu vergilerle tekrar bize ulaşım ve altyapı gibi hizmetlerin sunulmasıdır.

    Girişimciler açısından ise durum şöyle ki; ortada bir girişim var ve henüz girişimin olgunlaşıp olgunlaşamayacağı ve kar getirip getirmeyeceği belirsiz. Dolayısıyla ilk aşamada vergiden muaf tutulup, vergi dilimleri yeni girişimciler için daha geç girecekleri halde düzenleme yapılırsa doğru olacaktır.

    Cevapla
  14. Devlet desteği “Kosgeb girişimcilik desteği” yeni başlayanlar için palavradan ibaret.

    Temsili bir hesap yapalım.

    Diyelim ki ayda 2000TL kazanıyorsun ve her duyarlı vatandaş gibi devlete vergide vermek istiyorsun.

    Hemen size diyorlarki vergi ödeyebilmek için “mükellef olmalısın”.

    Peki bir mükellefin minimum bir aylık gideri ne kadar?

    En dandik ofis maliyeti = ofis + stopaj aylık 900tl
    bağkur = 600tl
    muhasebe = 150tl
    tahakkuk vs. gibi giderleri saymıyorum.
    2000TL kazancın var %18 versen = 360TL kdv

    Toplayın Giderimiz = 2000TL

    EEEEE ben her duyarlı vatandaş gibi, 2000TL gelirimin 360TL vergisini ödeyecektim ne oldu şimdi 🙂
    Elde var “0”

    ——

    Kosgeb destekli iş kursanız, hibe olarak verdiği para aylık maksimum 1000TL, bu parayı bağkur, stopaj vs. ödemelerinde kullanamazsınız.

    Sonuç 360TL vergiyi vermek için en kötü 1500TL harcamalısınız.

    —–

    Dolayısı ile hiç vergi vermesen = 0 TL

    Şimdi ben mi aptalım yoksa devlet mi çok akıllı.

    Düz mantık bir hesap yaptım, yanlışlarım varsa da öğrenmek isterim.

    Cevapla
    • yaptığınız 2 meşru seçeneğin karşılaştırması değil. zaten gelir elde edecek bir faaliyette bulunuyorsanız bir şekilde vergi mükellefi olmak durumundasınız. ayrıca ilk seçenekte sigortasızsınız. 150TL’ye muhasebe kaldı mı, hiç duymadım!

      Cevapla
  15. Mert Alkanat |

    Türkiye’den bir cacık olmaz arkadaşlar. Gidebiliyorsanız yurt dışına gidin girişiminizi yapın biz de sizi tebrik edelim ve sağlık olsun diyelim. Olay bundan ibaret. Tüketim toplumuyuz işte aynı zamanda bizim peder müteahhit toplumu… Yazık çok yazık…

    Cevapla

Bir Cevap Yazın