x

Rocket Internet neden Türkiye’den çıktı?

Konuk yazarımız Nurettin ÖzdoğanDivas Pırlanta Yönetici Ortağıdır.

Dün haberi duydugumda ilk iş olarak Rocket İnternet‘te yönetici olarak calişan eski bir arkadasima sms attım, doğru mu diye. Cevap olarak “Evet herseyi kapattık bugün” dedi.

Bir girişimci perspektifinden Rocket’i cok yakından takip ettim, sadece Türkiye’deki girişimlerini değil basta Almanya olmak üzere Ortadoğu, Güney Asya, Afrika ve Latin Amerika’dakileri bile ezbere bilirim.

Herşeyden önce Rocket’in Türkiye piyasasından çıkmış olması sektörümüz için kayıp. Zira birçok yabancı yatırımcı bu olayı referans alıp Türk internet sektörüne kuşku ile bakacak. Daha da önemlisi 400 kişilik istihdam, tedarikçileri, yarattığı vergi vs. Bu listeyi uzatabiliriz.Rocket’ın kurucuları internet işini çok iyi biliyor, Türkiye’den çıkması ile ilgili muhakkak bir bildikleri vardır. Samwer kardeşler olarak bilinen girişimci kardeşler, öncelikle Almanya’da ebay’in klonu olan alando.de’yi kurup 1999’da 54 milyon dolara sattılar. Daha sonra kurdukları Jamba adlı mobil içerik şirketini de 273 milyon dolara sattılar. Bu sermayeyle birçok şirkete yatırım yaptılar (facebook da dahil), kendileri de farklı internet sirketleri kurdular. Rocket da bu kurulan şirketlerin çatısı.

Rocket Internet’in neden çıktığıyla ilgili bir analiz yapmadan önce Rocket’in bütün dünyadaki iş modelini anlatalım.

Herşey hızlıdır: Rocket’ta herşey hızlıdır. (İsminden de bunu anlayabilirsiniz) Piyasaya girişinden tutun da işe alıma, ürün sayısı arttırımdan tutun da pazarlama faaliyetlerine kadar herşey hızlıdır. Rocket için hız ger-çek-ten herşeyden önemlidir. Nitekim pazardan çıkışı da hızlıdır.

İşe alımı kendine hastır: Çok hızlı bir şekilde sektörün büyük oyuncularından elemanlar transfer eder. Üst düzey yöneticilere bir önceki aldığı yerden iki kat maaş verir, normal çalışanlara da %30-50 fazla verir. Bu şekilde hızlı ekip kurar. Lider olarak da Mckinsey, IBM, Boston Consulting, Finansal Danışmanlık Şirketleri, Silikon Vadisi gibi yerlerden girişimcilik ruhu olan azimli ve süper eğitimli insanları seçer. Duruma göre bulunduğu ülkede internet işi yapmış CEO’ları transfer edip, farklı opsiyonlar verir.

Pazarlamayı içeride yapar: Performans reklamcılığın piri Almanya’dır. Alman kökenli Rocket’da bu işi iyi biliyor. SEO, Adwords, Facebook reklamcılığı için bulunduğu ülkedeki en iyi pazarlamacıları transfer ediyor, Almanya merkezin desteğini alarak süratla para harcar. Ve bu konuda hiç ajans kullanmaz.

Tedariki kesin alım yapar: Şirket kurulduğunda satın almacıların gayet iyi bir bütçesi vardır. Bu bütçeyle iyi markalardan süratla kesin alım yapılır. Depo malla dolar.

Başarılı olanı uygular ve exit yapar: Rocket’ı birçok kişi klonların efendisi olarak adlandırıyor. Özellikle Amerika’da başarılı olmuş bir fikri, Avrupa ve diğer ülkelere çok hızlı uyarlarlar. Hız o kadar önemlidir ki site arayüzünden buton rengine kadar “Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek yok” deyimini en iyi Rocket anlatır. Birçok kişi bunu eleştirir, ama ben bunu onların iş modelinin bir gereksinimi olarak görüyorum. Sonra da kısa sürede global oyuncu ya da bir yatırım şirketine exit yapar.

Rocket’ı biraz daha yakından tanıdıktan sonra, neden çıktığı ile ilgili analizimizi yapalım.

1) Türkiye’deki eticaret modeli Rocket’a uymadı

Rocket’in hemen hemen sitelerinin hepsi, (zidaya, evimister, sporena vs) dikey eticaret sitesi modelinde. Bu çok önemli nokta. Çünkü Türkiye’de eticaret markafoni, trendyol ve limango’nun başlattığı impulse marketing yani tüketicinin karşısına getiren limitli ve kısa süreli kampanya formatına uygun.

İnsanların alışkanlıklarını değiştirmek için büyük bir devrim gerekiyor. Dikey eticaret hızlı gelişeceklerin aksine ben bu devrim olmadan dikey eticaret sitelerinin ölçek yaratacağını düşünmüyorum. (Markafoni ve Trendyol bu devrimi yaptı ve sonuçta günde 10 binlerce paket çıkan bir ölçek yarattılar)

Şu anda yatay-dikey eticaret siteleri commodity yani emtialaşmış fiyatı net belli olan ürün grupları için işliyor. LCD, Cep Telefonu, Bilgisayar, cicek, vs. (Bkz hepsiburada, ciceksepeti) Moda, aksesuar, ev vs gibi ürün gruplarında kampanya modeli daha çok işliyor.

Böyle bir pazarda Rocket’ın dikey eticaret siteleri beklenilen ölçeği yaratmamış olabilir.

2) Rekabetin yoğun kar marjının düşük olması Türkiye’de iş yapmayı anlamsız kıldı

Özellikle Hepsiburada, Markafoni ve Trendyol’un çok güçlü olması, Rocket’ın rekabet yapmasını anlamsız kılmış olmalı. Arman Kırım Hoca’nın dediği gibi “Bazen pazardan çıkmak erdem olduğu gibi akıllıcadır da”

Türkiye’deki eticaret kar marjı olayı özel alışveriş kulubü mantalitesine göre işliyor. Bu da çok düşük kar marjları kapsıyor. Yüzde 30’dan başlıyor, yüzde 10’a hatta çok iyi markalarda yüzde 5’e kadar düşebiliyor. Bir dikey eticaret sitesinin bu operasyonel maaliyetlerle bu kar marjını kaldırması mümkün değil. İstediğiniz kadar hesap kitap yapın.

Kesin alım yapıp, karlı satması gerekiyor ancak bu sefer stok maaliyeti ve riski oluşuyor.

Bu rekabet ve kar marjı da en önemli etkenlerden.

3) Global bir fokuslanma kararının bir parçası olmalı

Rocket Türkiye’deki diğer rakiplerine oranla daha geriden geliyordu. Çünkü hepsiburada, markafoni, trendyol çok hızlı büyümüştü ve nitekim pazar kısmen de olsa olgunlaştı. Ancak Rocket sadece Türkiye’de değil, büyümekte olan pazarlar olan Latin Amerika, Ortadoğu, Güney Asya, Afrika ve Hindistan’da da 10larca girişimleri bulunmakta.

Özellikle rekabetin henüz olgunlaşmadığı daha çok ölçekli (Bence Latin Amerika ve Güney Asya) yerlere enerjisini ve sermayesini kanalize edip, oralarda açık ara lider olmayı kafasına koymuş olabilir.

Her ne kadar sermaye sıkıntısı olmayan bir grup da olsa, parayı ve enerjiyi bir yere kanalize etmek bambaşka bir şey. Sonuçta sınırsız bir kaynak değil, büyük sermaye de olsa kıt kaynaktan bahsediyoruz.

4) Operasyonel maliyetlerle exit stratejisi örtüşmedi

Rocket’in iş modeli karlı bir şirket yaratmaktan ziyade, şirketi ciro ve ölçek bazlı büyütüp 3-5 yıl içinde satmak üzerine. İki türlü exit müşterisi var, ya global internet oyuncuları ya da büyük yatırım şirketleri. (Amerika’da olsa halka açılırsın belki.)

Operasyonel maaliyetlerini alt alta koyun.

– 400 kişinin maaşı, sigortası, primi

– Stok maaliyetleri

– Her geçen gün artmakta olan pazarlama giderleri, aylık 5-6 0’larla ifade edilecek, adwords ve facebook reklamları

Akla hayale almayacak bir gider bütününden bahsediyoruz. 3-5 yıl içinde şirketin geleceği büyüklüğü de öngörüp yine bu zaman zarfında şirketi alabilecek potansiyel müşterilerin ne kadar değer biçecegi de büyüme planlarına rakamlarına göre hesaplanmıştır.

Bu kadar işi bilen insanlar, bu rakamları yerine koyarak illa ki bir denklem oluşturmustur. Bu denklem beklentinin altı olduğu için de hesaplar/beklentiler uymamış olabilir. Ne kadar internet girişimciliği gibi havalı bir ismi de olsa ticaret ticarettir!

Rocket’in Türkiye’den çıkmasına üzüldüm. Umarım sektörümüz bundan cok fazla yara almadan yoluna devam eder.

Yorumlar (45)

  1. kedi köpek |

    Önümüzdeki dönemde avrupanın içine düşeceği kriz ön görüsü parayı garanti altında alma ihtiyacı yaratmış olabilir. Uzun bir süre yeni eticaret yatırımı yapacaklarını sanmıyorum.

    Cevapla
  2. Cok basarili bir analiz olmus, battilar cikiyorlar yaklasimi bencede hic dogru degil. Rocket etik konusunda kotu olsa da, akilli ve islerini bilen insanlar.

    Iyimi oldu kotumu oldu konusunda ise, bence rocket asil zarari girerken vemisti, olan bence zaten oldu o sebeple kalsalar daha faydali olurdu.

    Cevapla
  3. Mehmet Mutlu |

    Rocket Internet’in turkiyeden cikisini kotu bir sey gibi gorenlere inanamiyorum. Bu adamlarin yaptigi bunca hile hurda’yi gormuyormusunuz? Turkiye pazarini bir `red sea market`’e donusturduler. Yani tum oyuncularin birbirinden tek ustugunlugunun fiyat oldugu, bir pazara. Samwer’lerin mektuplarini okuyun: rekabet icin zero-sum game denilen, kazanilan para ve harcanan paranin toplaminin 0 oldugu stratejiyi oneriyorlar. Zero-Sum game turkiyede sokmez. Gunaydin. Zaten biz turkler birbirimize ezelden beri zero-sum game yapiyorduk.

    Tum bu yapilanlara karsi, piyasadaki diger oyuncular armut mu topluyorlardi? Hayir.

    Isler iyice kizismadan cekilmeleri cok hayirli oldu. Acaba roket internet internetten ivir zivir satma degilde, ornegin akaryakit veya `kumar oynatma` isinde olsaydi, ve turkiyeye gelip bu isleri cevirseydi acaba neler olurdu?

    Roket internetin turkiyeden cikmasinin bir zarar degil, cok da guzel, ve turkiyedeki girisimciler icin iyi birsey oldugunu dusunuyorum. Yabanci yatirimcilara da, oyle ‘ellerini kollarini sallayarak’* turkiye pazarina ‘firtina gibi’ giremeyecekleri konusunda da bir ders oldugunu dusunuyorum.

    Vatana millete hayirli ugurlu olsun diyorum.

    Cevapla
    • Yazdiklariniza katiliyorum, vizyonu olmayan insanlarin baskalarinin fikirlerinden kopya ettkleri ve para harcayarak olcek yaratma dusuncesiyle kagit uzerinde buyuk cirolara getirmek ama kar elde etmesekte olur nasil olsa cakar cikariz mantiginin burada sokmedigini gormeleriyle iyi bir ders almislardir. hersey parayla olmaz. orjinal olmak herseyden onemlidir…

      Cevapla
  4. Çok güzel bir yazı olmuş, eline sağlık. Özellikle “Rocket’in iş modeli karlı bir şirket yaratmaktan ziyade, şirketi ciro ve ölçek bazlı büyütüp 3-5 yıl içinde satmak üzerine.” cümlesi herşeyi anlatıyor.

    Cevapla
  5. Tüm Türkiye üst yönetici kadrosu bu sayfada görüldüğü üzere Dubai ofisine kaydırılmış. Daha önce sayfada sadece Hisham Zarka ve Annas Abedin varken şu anda 4 MD seviyesinde yönetici oraya geçmiş. Anlaşılan olan 400 çalışana oldu.
    Dubai’dekilere iyi eğlenceler.

    http://www.rocket-internet.de/office/mena-dubai

    Cevapla
  6. 1-2 ay önce Azerbaycanda yeni bir girişim başlattılar. http://www.zidora.az, gerçi 2 gündür oda hizmet vermeyi durdurmuş. teknik bir nedenden dolayı sipariş almadıklarını anons ettiler. Site zidaya.com un aynısı. buton renklerine kadar. Umarım Azerbaycan’daki faaliyetleri devam eder. Çünkü ülkede bu işi iyi bilen firma faaliyet göstermemekte. Azerbaycan piyasası da ilk defa büyük bir oyuncuyla tanışmıştı. Azerbaycandada bir eticaret sitesinin iş yapması için ya piyasadan çok daha ucuza satış yapacak, yada ülkede olmayan ürün ve markaları satacak. Aksi takdirde zaten az kullanıcı ve online tüketici canlı canlı alışveriş almayı daha çok cazip bulur.

    Cevapla
  7. Why Turkey is Hot 🙂

    Cevapla
  8. Emre Mertcan |

    “Tedariki kesin alım yapar” bölümünü Türkiye operasyonunda gerçekleştiremediler evimister de görüldüğü üzere. Şikayetlerin tamamına yakını gönderim süresinin belirtilenden uzun sürmesiyi.

    Cevapla
  9. Konuk yazarınız konuya baya bir konuk kalmış. Geçmişine yönelik araştırmaları doğru olsa da son zamanlardaki durumu farklıydı Rocket’in.

    Zira ajanslarla çalışıyordu. Artık yayıncı ile kendisi arasında birden fazla aracı firma kullanıyordu zidaya ve diğer tüm girişimlerinde.

    Böyle yazıları görünce içimden acaba diyorum: “Bir analiz nasıl yapılır, ben daha mı iyi biliyorum? Ben de yazmalı mıyım acaba?”

    Eklemek isterim ki ticaretin birçok alanı gibi e-ticarette de birkaç ana konu dışında %30 falan kâr marjı olayı hikaye oldu. %20-10 arası net kâr marjına ulaştığında hatta üründen zarar etmediğinde şükreder hale geliyor insanlar artık.

    Cevapla
    • Deniz Turkoglu |

      Hiç bir ajans ile çalışılmıyordu. Affilate network ve ajans birbirbirinden farklı konulardır. Marketing tümüyle inhousedur.

      Cevapla
      • İngilizce terimlerle daha afili konuşmayı türkçe bir platform için gereksiz gördüğümü belirterek yanıt vereyim.

        Pazarlama (siz türkçesini bilmediğiniz için ingilizcesini yazayım-MARKETING) kelimesi bir bütündür. Parçalanamaz.

        Kendi pazarlamasını stratejilerini içeriden yapıyor evet lakin reklamların yayınlanması ve reklam yayıncılarına ulaşmak için ajansları kullanıyordu. Örneğin zanox gelirortakları vs.

        Türkçe’de ajans kelimesi sadece bir kelimeyi karşılamaz.

        Aralara ingilizce sözcük sıkıştırmak ingilizce ile afili konuşmaya çalışmak yerine Türkçe’ye biraz daha önem vermenizi tavsiye ederim.

        Kullandığınız tabirler sizin yorumlamanız. Benim yazdıklarım ise yazarın cümlelerine hitaben yazılmış şeyler.

        Türkçe de ortaklık ağı diye bir söz öbeği yoktur. Reklam ajansları reklam firmaları vardır. Resmi olarak da ortaklık ağı diye meslek iş grubu yoktur.

        Kendi içlerinde yaptıkları pazarlama farklıdır. Ama reklam firmaları aracılığıyla reklam yayınlattıklarına göre arada reklam ajansları firmaları vardır.

        Bunlar da pazarlamanızın bir koludur. Pazarlamanın içindedir.

        Pazarlama sadece ürünlerin hangi reklam firması aracılığıyla reklamı yapılacağını nerede satılıp satılmayacağını belirlemek değildir.

  10. rocket internet hizli olabilir, ama her yerde ayni performans gosteremiyorlar. Mesela, Malezya’daki lazada.com.my cok fazla sikayete maruz kaliyor, facebook sayfasindan gorulebiliyor.

    Cevapla
  11. Ben soyle bir ekleme yapmak istiyorum. Avustralya’da yasiyorum, rocket buraya da bir sure once buyuk hizla girdi. Turkiye operasyonlarinida cok ustun koru takip ediyordum sitelerden ve yazilarinizdan. Tamamen ayni tarz bi giris yaptilar diyebilirim.

    Burada bir kac projeye giristiler. En olgun projeleri, zanui.com.au. Fakat burada da iyi bi giris yapamadilar. Zanui’den gorduklerim uzerine iki ekleme yapacagim.

    1-) Orada da toplu isten cikarimlar oldugunu duydum. Gerci ogrencileri cikarmislar, 50 kisi kadar, ogrenci cikarmak kolay oldugu icin. Fakat yine de kotuye bi isaret olarak alinabilinir, ozellikle diger kotu giden seyleri de dusunursek.

    2-) Rocket mal stoklar dediniz, fakat zanui tamamen drop shipping modelini esas aliyor. Turkiye’de bu model daha olgunlasmadigi icin denememis olabilirler. Kisacasi urunu toptanci tutuyor, siz siparis verdiginizde, onlarda araci rolunu ustlenip oradan siparis veriyorlar. Komisyonlarini aliyolar kisacasi hic stock tutmadan. (genelde en cok satilan urunler stok tutulur bu tip sistemlerde, amazon bile onemli bi kismini drop ship yapiyor)

    Amaclari drop shipping yapip, cok iyi musteri hizmetleri sunmak idi. Ki roportajlarinda vs de bunu onde tutuyolardi. Fakat musteri feedbackleri cok kotu internette ve siparis edenler arasinda. Avustralya’da da nufusun azligindan dolayi drop shipping modeli cok olgun degil. Yani toptanci icin competitive bir alan degil. O yuzden o en cok ne kadar kar edebilecegine bakiyor cogu sefer, shipping yaparkende, baska islerde de.

    Ve musteri memnuniyeti bununla beraber dusebiliyor. Burada ki girisimleride sallantili oldu biraz kisacasi, tabii zaman ne gosterir belli olmaz.

    Eger Avustralya’da da bir umit gosteremezler ise, belki de bunu rocket’in o unlu execution focus unu baska yerlerde uygulama zorluguna baglayabiliriz. Belki de bu model ihrac edilecek bir model degil. Yurtdisinda cok aktif olduklarini biliyorum. Fakat cok derinlemesine takip etmedim. Su ana kadarda Almanya’da yasadiklari basarinin bi benzerini baska yerde uygulayabildiklerini de duymadim (yurtdisinda yuruyen bir cok projeleri olmasina ragmen, validate edildi mi rocket modeli yurtdisinda, duymadim. Yani kisacasi buyuk bir exit, ya da ikinci bir buyuk yatirim almis proje duymadim. Varsa lutfen duzeltin beni)

    Bu arada rocket bi cok girisimci tarafindan incelenmesi gereken bir startup. Ben oldukca begeniyorum. Ama global’de ayni flow u tutabilecekler mi, orasini tam bilemiyorum.

    Cevapla
  12. Bircok finansal veri, dukkani kapatmalarinin daha mantikli oldugu yonunde olabilir. Islerinin planladiklari gibi gitmemesinin de mantikli aciklamalari olabilir. Ama tum dunyadaki girisimcilerin Samwer kardesleri sevmemesinin yarattigi ‘Karma’ bile bu basarisizlik icin yeterlidir.

    Cevapla
  13. Doğru tespitlerinize katılıyorum. Sonuçta girişim de olsa, yatırımcıda olsa ticaret ticarettir. Rocket beklediği kar rakamları oluşmadığı için, hedefleri pozisyonları oluşturabileceği diğer yatırımları gözden geçirerek kendi yapısına göre bir karar vermiştir.

    Cevapla
  14. Şu anda yatay-dikey eticaret siteleri commodity yani emtialaşmış fiyatı net belli olan ürün grupları için işliyor. LCD, Cep Telefonu, Bilgisayar, cicek, vs. (Bkz hepsiburada, ciceksepeti) Moda, aksesuar, ev vs gibi ürün gruplarında kampanya modeli daha çok işliyor.

    Daha önce dikey eticaret işi yapmamış bir insandan iddialı laflar. Keşke şu sektör yazılarını işi bilenlere yazdırsanız…

    Cevapla
  15. Bu tür büyük şirketler, ancak yerelleşme noktasında ileri atılımlar yaptıklarında Türkiye pazarında başarılı olabiliyorlar. Çünkü unutmamak lazım, Türkiye ayrı, Dünya ayrı bir yer 😉 Bu arada analiz mükemmel olmuş tebrik ederim.

    Cevapla
  16. Cok guzel yazi olmus. Eline saglik Nurettincigim

    Cevapla
  17. Fatih ÜNAL |

    Pazara girip, sonradan fikir değiştirmeleri çok ilginç ama “Sadece aptallar fikir değiştirmez.” (Richard Branson) sözünü de unutmamak gerek.

    Cevapla
  18. Türkiye’den çıkış yapmaları neden bu kadar büyütülüyor anlamadım. Rüzgar gibi girdiler, rüzgar gibi gittiler. Birçok Türk girişimi varken Evimister de neyin nesidir? Zaten fiyatlar akıl alacak gibi değildir. Kampanya adı altında zararına satış yaptıklarını da net olarak biliyorum. Böyle bir operasyonda 400 çalışan ile bu kadar Rocket gibi hızlı girip çıkmak da pazarın içine edip , fiyat dengesini bozup, birçok müşteriyi mağdur edip(http://www.sikayetvar.com/firma/detay/evimistercom), 1 aydan uzun bir süre aldıkları ürünleri göndermeyip insanları e-ticaretten soğutmaktan başka birşey değildir. Rocket gibi girip pazara zarar vermekten başka ortada yaptığı birşeyi göremiyorum. 400 çalışana gelelim. Hepsi de Rocket gittikten sonra sektörde farklı firmalarda görev almaya devam edeceklerdir. (Bu maaşlarla değil) Tedarikçiler farklı sitelerden mallarını satacaklardır. Milyonlarca site var. Rocket gidince herşey bitiyormuş gibi bir hava yaratılması çok garip geliyor bana. Neyin kafasıdır bu? Gitmeleri daha çok e-ticaret müşterisinin mağdur olmaması adına iyi bir gelişmedir. Rocket gibi geldiler Rocket gibi gittiler. Güle güle Rocket!

    Cevapla
  19. İbrahim ÖZKAN |

    Rocket Internet’in Türkiye’den çıkması bir tarafa, elinde kısa sürede ciddi bir marka değeri olan bu projeleri başka gruplara satması fikri olabilir miydi? En azından bilir markaları birileri alabilir, belirli bir sürede toparlayabilir gibi geldi.

    Cevapla
  20. Ben bu hız olayını tuttum. Olmayacak duaya amin deyip de para ve motivasyon kaybetmenin alemi yok. Samwerler
    bunu öğreneli çok olmuş belli ki.

    Stop lost noktasını baştan düşünmemiş olmalarını düşünemiyorum dahi. Elbette düşünmüşlerdir ve kapatma, en azından samwer kardeşler için bence sürpriz değildi.

    Muhtemelen şöyle bir senaryoları vardı; Türkiye piyasasına 20 milyon dolar sermaye ile gireriz, 10 ay gibi bir sürede başa baş noktasında isek 6 ay daha zorlarız, zarardaysak kapatırız, 20 milyonun üstüne de kalem çekeriz, dünya büyük daha çook 20 milyonlar kazanacak ülke var.

    Nasrettin hocanın dediği gibi kazan’ın doğurduğuna(bir projeden 273 milyon dolar kazanmak) inanıyoruz da öldüğüne(Türkiyeden çıkmaları) neden inanmıyoruz. Samwerler inanıyor.

    Sonra burası Türkiye, Markafoni gibi türkçe(yerel alışkanlıklara hakim) konuşan bi site varken Zidaya gibi almanca konuşan bi yerden alım yapmak için, Markafonin yarı fiyatına ürün satması lazımdı ki “fark” oluşturabilsin.

    Sonuç olarak;
    Büyük paralarla piyasaya girip, rekabeti farklılaşmakta aramak yerine, para kaba kuvvetiyle suyu bulandırmanın alemi yok. Özellikle e-ticaretten bahsediyorsak, paranın fazlası lazım. Zamanlama da çok önemli. Markafoni bi markafoni daha çıkartsaya, mynet bi mynet daha çıkartsaya. E-buy gittigidiyoru niye aldı, bi gittigidiyor daha çıkartsaydıya, tecrübesi de var parası da.
    Güle güle Rocket, gelecek olanlar; papuç pahalı haa ona göre 🙂

    Cevapla
  21. Nasıl bir mantıktır ki yönetici kadrosu türklerden oluşmuyormuş. Arap yönetici kadrosu Tr’deki şartları ne derece biliyorlardı? Bir ülkenin şartlarını iyice analiz etmeden girmenin sonucu. Şirketlerini dahi satmadan yada devretmeden kapatmak zorunda kalıcaklar.
    Bu hızlı kaçış Tr piyasasından çok başka sebeplerden gibi. Düşünün ki o kadar emek verilen hazır kurulmuş şirketleri dahi satmak ile uğraşmadan direk kapatma yoluna gittiyse bunun tek bir sebebi olabilir. Şirket daralmaya gidiyor. Tüm avrupayı vuran son 2. dalga kriz buralarda yatırımı bulunan şirketleri kötü etkiledi. Şuan piyasalar rahatlasada tüm dünyayı etkisi altına alıcak olan 3. bir dalga konuşuluyor.

    Yukarıda adı geçen şirkette böyle bir dalgaya karşı hazırlık aşamasına girmiş olabilir. Türkiyede ki faaliyetlerine son vermekten ziyade dondurmuş olabilir. Yoksa şirketleri devretmesi yada satması çok daha mantıklı bir hareketti. İşler düzelince tekrar piyasaya girmek isteyecekitir. Bu askıya alma işlerinide yatırım/gider pozisyonlardan başlayıp, gideri ve çalışan sayısı fazla olan yerlerde de daralmaya doğru gidersiniz. Bunu şirketin o anda ki pozisyonu belirler. Çok içerde olmadığınız pozisyonları anında kapatma yolunada gidebilirsiniz. Karar almada şirketin pozisyonları en önemli etken.

    Cevapla
  22. Durum guzel ve analitik ozetlenmis. RI ile ilgili son haberleri ve daha onemlisi yorumlari pek cok yerde okudum. Ancak arkadaslar anlamadigim bir sey var. Samwerler soyle boyle ancak onlar bu gurubun yatirimcisi ve high-level yoneticisi. Bir sirketin basari yada basarisizligindan sorumlu olan gunluk icranin basi, yani CEO su, GM u degil midir? Samwerler ve 400 kardesimiz bu kadar konusuluyorda, neden 26 yasinda, Turkiye’yi hic tanimayan CEO sunu kimse sorgulamiyor? Elinde her dikey icin bir kac milyon Euro butce ve 400 aslan gibi bir ekip ile sonuca ulasamamak??? Acaba CEO su “bizden” olsaydi?

    Cevapla
    • Kesinlikle katılıyorum, eğer ortada bir başarısızlık varsa yönetim birinci derece sorumludur. Ama bazen de olmayınca olmaz, CEO değil feriştahı gelse şartlar musait değilse o fasulye o toprakta yetişmez.

      Cevapla
  23. Çok hoş bir blog 🙂 bizim blogta büyüyüp sizin gibi olur inşallah 🙂

    Cevapla
  24. Başlık biraz hatalı olmuş. Neden Türkiye’den çıktı diyince, Türk yapımı gibi anlaşılıyor. Türkiye’den neden çıktı diyince de vurgu kayboluyor. Asıl önemli olanı siz seçin.

    Rocket internet Türk kullanıcısına uygun reklamlar yapmadı. Çoğu sitesinin adını çevremde internetten alışveriş yapan hiç kimse duymamış bile. Bence sorun buydu. Ancak çıkması tabii ki, ekonomik açıdan bir kayıp.

    Cevapla
  25. Piyasaya ilk girdikelrinde bir sektör içinden bir dostum 2 yıl içinde piyasanın altını üstünü getirp çıkacakalr demişti.
    1 yıl bile olmadı..

    Cevapla
  26. Yazı iyi de, başlığın resmi cevabı yok mu?

    Cevapla
  27. Güzel cümlelerle yazılmış, analitik olarak üzerinde çalışılmış bir yazı. Doğru olduğu kadar eksik ve hatalı tespitler de içeriyor.

    Evet Rocket’in geçmişi ve yatırımcı olarak hedefleri konusunda yazılanlar doğrudur. Ancak Türk e-ticaret pazarı konusunda yanlış tespitler var.

    “Türkiye’de eticaret markafoni, trendyol ve limango’nun başlattığı impulse marketing yani tüketicinin karşısına getiren limitli ve kısa süreli kampanya formatına uygun” demiş konuk yazar. Impulse marketing ile doğru zamanda giriş yapılarak başarılı işler çıktı ortaya. Peki şu anki durumları nedir bu şirketlerin? 3 yıl sonra impulse marketing ne olacak Türkiye’de? Gerçekten sektörü iyi bilen ve bu şirketlerin geleceğini görebilen kişiler bu yoruma katılmayacaklardır.

    Rocket Türkiye pazarına girdiğinde dikey e-ticaret büyürken impulse marketing durağanlaşmaya hatta küçülmeye başlamıştı. Bu şirketler özellikle ürün tedarik etmekte zorlandıkları, çok fazla çalışan ile hızlı operasyonlar yürütmek zorlaştığı için iş modellerini revize etmeye başlamışlardı. Ürün tedarik edemedikleri için private label denilen kendi markalarını ürettirmeye başlamışlardı. Bunun maliyetleri ve impulse marketinge ne kadar yük getirdiğini tahmin edebiliyor musunuz?

    Bunun aksine dikey e-ticaret firmaları her yıl 2-3 kat büyüme gösteriyorlardı ve marka tedariği tarafında daha uzun süreli ve bağlayıcı anlaşmalar yapmaya başlamışlardı. Dikey e-ticarette faaliyet gösteren şirketlere karşı muazzam bir yatırımcı iştahı vardı. Ancak Rocket’in Türkiye pazarına girişi ve faaliyeti sırasında gösterdiği umarsız ve sektör geleceğini düşünmeyen tutum ve aksiyonları ve ayrıca ani çıkışı hepsi ayrı ayrı zarar verdi sektöre.

    Bugün itibariyle konuşursak, dikey e-ticarette kâr marjı kalmadı. Sürekli zararına satış yapılmak zorunda kalınıyor. Tedarikçi ve üretici çok büyük zarara uğradı. Dikey e-ticarete olan güvenlerini kaybettiler. İstihdam açısından ortalık birbirine girdi. Yeni mezun bilgisayar mühendisi min 6-7 bin TL maaş talebi ile masaya oturuyor. Satın almacılar (ki bu iş kolu uzun süreli karşılıklı ilişkilere ve kişisel bağlantılara bağlıdır) büyük zarar gördüler. Rocket’in satın almacıları ayrı zarar gördü, rakip firmalarınkiler ise ayrı. Bu konuların hepsi ayrı bir yazı konusu bu sebeple çok detaya girmiyorum.

    Adwords’de rakamlar yükseldi. Trafik düştü.

    Tüketici de fiyat inancı kalmadı. E-ticarete olan güven azaldı. Tüketici bir ürünü zararına satış ile dahi satın alsa “acaba bir yerlerden %30 indirim kodu bulup daha ucuza alır mıydım? Kazık mı yedim acaba” diye düşünmeye başladı. Perakendeciliğin ne olduğunu bilen herkes bunun ne anlama geldiğini iyi bilir. Tüketicinin bu düşünceye sahip olması artık iş yapamaz hale geldiğiniz noktadır. Çünkü moda ürünlerinin fiyatı tüketicinin o fiyata olan inancı ile belirlenir.

    “İnsanların alışkanlıklarını değiştirmek için büyük bir devrim gerekiyor. Dikey eticaret hızlı gelişeceklerin aksine ben bu devrim olmadan dikey eticaret sitelerinin ölçek yaratacağını düşünmüyorum” demiş konuk yazar. zappos’un ölçeklenmesi 10 yıl aldı. zalando.de 3 yıl boyunca milyonlarca € zarar etti ve 18 kez yatırım aldı. Sonra rüştünü ispat edebildi. Dikkatinizi çekerim zalando Rocket’ın yatırım portföyündedir. Dikey E-ticaret hızlı büyümez. Yavaş ve emin adımlarla büyür. Ancak bunu çok iyi bilen Rocket Türk E-ticaret sektörünü deney tahtası olarak kullandı. Acaba olur mu? “Küçük bir pazarda yüz milyonlar yakarsak göl maya tutar mı” dedi. Tutmadı. Gitti.

    Bu durum Rocket için çok normal. Zalando tek başına her gün 2-3 milyon € ciro yapıyor. Türkiye’de dikey başına yaktıkları 20 milyon onlara zarar vermez. Ama Türkiye dikey e-ticaret sektörünü öldürür. Ki zaten öldürdü. Daha önceki yazıya yaptığım yorumlarda da söylediğim gibi yakında rakipleri hakkında da batma/kapatma haberleri alabilirsiniz.

    “Şu anda yatay-dikey eticaret siteleri commodity yani emtialaşmış fiyatı net belli olan ürün grupları için işliyor. LCD, Cep Telefonu, Bilgisayar, cicek, vs. (Bkz hepsiburada, ciceksepeti) Moda, aksesuar, ev vs gibi ürün gruplarında kampanya modeli daha çok işliyor” demiş konuk yazar. Hepsiburada LCD, cep telefonu, bilgisayardan “gerçekten” para kazanıyor mu acaba? Kâr ediyor mu? Yenal Bey’e sormak lazım. Ben pek öyle olduğunu sanmıyorum.

    Yukarıda da yazdığım gibi moda gruplarında ürün fiyatı tüketicinin o fiyata olan inancı ile belirlenir. Bugün dünyanın neresinde olursanız olun bir markanın ürününün piyasa bedelinin altında satarsanız iş yaparsınız. Peki neden öyle olmuyor. Neden Versace ürünlerini Taksim meydanına döküp %50 indirimle satmıyor? Satmaz mı? Ben size söyleyeyim. İnsanlar birbirlerini öldürürler. Neden Nike 30 tır mal yükleyip salı pazarına dökmüyor bu ürünleri? Milyonlarca kişiye de broşür bastırıp %80’e varan indirim yazıp göndermiyor? Satmaz mı dersiniz. Siz o zaman İstanbul trafiği ne hale geliyor görürsünüz. Impulse marketing internetin pazar yeridir. Bugüne kadar Türkçe karşılık bulamamışlardı “private shopping” için ben söyleyeyim tam karşılığını “sosyete pazarı”.

    Bugün Türkiye’de pazar yerlerinde ve işportada yapılan, bit pazarlarında yapılan satışların cirosu çok katlı mağazaların (boyner, ykm vs.) kat ve kat fazlasıdır. Markafoni, trendyol ve gittigidiyor’un büyük cirolar yapması çok normal. Peki sizin bildiğiniz 3 yıl sonrası için kurumsal şirket olma projeksiyonu olan pazarcı var mı? Yok çünkü para kazanmıyorlar. Düşük kâr marjları, her gün bir sonraki günün mal tedariği için savaş vermek ve gerçek markalar ile çalışamamak, malın kalitesinde sürdürülebilirlik sağlayamamak bunun sebebidir. Bir de üstüne yüzlerce çalışanın maliyetini ve mesafeli sözleşmelerden doğan akıl almaz yükümlülükleri ekleyin. Çok katlı mağazada mı yoksa pazar yerinde mi gelecek görüyorsunuz?

    Sadede geleyim. Rocket girişi, varoluşu ve çıkışıyla dikey e-ticaret pazarımızı 5-6 yıl geriye götürdü maalesef. Hepimize geçmiş olsun.

    Cevapla
    • bu yazdıklarınız bana hiç inandırıcı gelmiyor.
      size göre kar edemiyorlar diye üzülmemiz lazım. ama üç kuruşluk giysileri 50tl ye satan bir sektör bu. ayakkabılar 20tl maliyetle 150 tlye satılıyor. nasıl kar etmiyorlar aradaki tüm kar sadece üretici firmaya mı kalıyor sanki.

      kar edemiyorlarsa kapatsınlar, işlerine gelince serbest ticaret oluyor ya.

      Cevapla
    • Adamlar, yalnızca stopploss yapmışlar. Yani,o saate kadar kaybettikleri parayı sineye çekerek, satış yapmışlar. O dörtyüz çalışanın kendilerine son bir kıyağı olmuş, o süper çocukların en süperleri yazdıkları yazılımla, o gün o saatte bizi işten at, siteleri kapat sinyalini vermişler adamlara. Sonuçta 400 adam Samwerleri kurtarmış ama kendilerini yakmışlar. Samwer’lerde hem 400 zeki adamdan kolayca kurtulmuş, hem de Türkiye’de yaşayan insanların, kolay yolunacak kazlar olmadığını anlamışlar.

      Cevapla
  28. http://www.evimister.com/Country-Taste-3-lu-Sofa-7007.html 2.290 TL yerine 399 TL – Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Ne yapmaya çalışıyorlar anlayan var mı?

    Cevapla
    • Nurettin Bacanak |

      2290TL, etiket fiyatı olmak için bile inanılmaz fahiş.

      Cevapla
      • Şikayetvar.com’da görüleceği üzere, 729 kişi (sadece burada), ürünlerini almamışlar:
        http://www.sikayetvar.com/firma/detay/evimistercom

        Biz de onlara mal tedarik etmiştik, çok büyük bir miktar değil, ama paramızı alamadık. Dolayısıyla, çok büyük firma olduklarından çok, çok büyük üçkağıtçı oldukları ortada.

        Bu mağdur olanların, mağduriyetleri nasıl giderilebilir ? Bu konuda yol gösterilirse daha iyi olacaktır.

  29. Bir IT’ci olarak böyle bir analiz için internetin bir numarası webrazzi’ye teşekkür ederim.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın