x

Uber Avrupa’ya açıldı, ilk durak Londra

Kentsel ulaşımda araç kiralama ve taksi dışına dikey çözümler özellikle internet sektöründeki girişimcilerin dijital entegrasyon zekası yardımıyla çoğalıyor. Memlekette henüz DriveYoyo gibi örnekler yeni yeni belirirken, ABD ve Avrupa’da ortaya çıkan Uber ve Hailo gibi hızla markalaşan girişimler kıtalararası büyüme planlarını hayata geçirmekte.

Geçtiğimiz hafta LeWeb London konferansının medya sponsorlarından olan Webrazzi’nin temsilcileri olarak Londra’daydık ve San Francisco merkezli Uber’in Avrupa’ya açılma sürecinde Londra’da başlattığı kampanyaya denk geldik. Konferansın ilk gününde Uber’in kurucularından Travis Kalanick ve şirketin yatırımcılarından Menlo Ventures’dan Shervin Pishevar’ın katıldığı oturumu izlemiş ve gerek fikir gerekse uygulama olarak projenin gördüğü ilgiye şahit olmuştuk.

Sürpriz eşzamanlı geldi ve Uber firması, bugün Avrupa’da ilk kez Londra‘da başlattığı servisinden önce LeWeb London kapsamında gazeteci ve blogger konuklarına iki gün boyunca servislerini ücretsiz kullanma hakkı tanıdı. Biz de yararlananlar arasındaydık.

11 milyon dolar yatırım

Kısaca Uber’den bahsedelim. Şirket Kalanick ve StumbleUpon’un da kurucuları arasında yer alan Garrett Camp tarafından Haziran 2010’da kuruldu. ‘İstediğiniz zaman istediğiniz yerde konforlu araç sağlama’ hedefiyle yola çıkan şirket, Ekim 2010’da melek yatırımcılardan 1.25 milyon topladıktan sonra kısa sürede büyüdü ve Şubat 2011’de Benchmark Capital’dan 11 milyon dolar yatırım daha aldı.

Uber şu anda San Francisco, New York, Chicago, San Diego, Philadelphia dışında Toronto ve Londra’da da faaliyette. Firmanın Londra’dan hemen sonra Avrupa’da Paris ve Berlin’de, ABD’de de Washington D.C. Boston ve Seattle’da da hizmet vermeye başlayacağı söyleniyor.

Nasıl çalışıyor?

Kentsel özel araç kiralama servisi dediğimizde akla otomobil filosuna milyonlarca dolar yatırım yapmış bir firma gelmesin. Uber’in yaptığı aslında anlık olarak ‘araç sevk’ (dispatching) hizmeti vermek. Uber’le anlaşan kurum ya da kişiler, siyah ve lüks sedan modeli araçlarını sürücüsüyle birlikte Uber’e tahsis ediyor. Uber de sürücülere kendi uygulaması yüklü iPhone ve Androidli telefonlarla birlikte kullanım eğitimi veriyor.

Uber’e isim, adres ve kredi kartı gibi bilgilerinizi paylaşarak üye oluyorsunuz. Aşağıdaki kısa videomuzda göreceğiniz üzere araca ihtiyacınız olduğunda Uber uygulamasını açıyor ve harita üzerinde önce aracın sizi alacağı konumuu işaretliyorsunuz.

Uygulama çok hızlı şekilde size en yakın aracı bulup ve bulunduğunuz noktaya kaç dakikada varacağını söylüyor. ‘Aracı çağır’ butonuna bastığınız andan itibaren aracın seyrüseferi, varış süresi de an be an harita üzerinde gösteriliyor. Varış yerine varıp aracı terkettiğinizde, alınan yol, kalkış-varış noktaları ve ücret detaylarının bulunduğu fatura ceinize geliyor. Ücret tabi ki kredi kartınızdan anında tahsil ediliyor.

Karlı bir çözüm mü?

Lüks araçların kullanıldığı servisin ücretini merak ediyorsunuzdur. Londra’da taksi ücretleriyle kıyasladığımızda aynı güzergah için yaklaşık yüzde 50 fazla bir rakama denk geldiğini gördük.

Dış kaynaklı yorumlardan aynı oranın ABD kentlerinde de korunduğunu öğrendik. Yoldan çevrilen sarı taksiyle 20 dolara gidilen yere kapının önüne gelen 2012 model bir BMW 530i ile 30 dolara gitmeyi sanırız pek çok kişi tercih eder. Ancak asgari bir açılış ücreti olduğunu ve şehir dışına taşan güzergahlarda daha yüksek ücret uygulandığını da ekleyelim.

Google Maps API ve GPS’ten yararlanan Uber uygulamasında bindiğiniz aracın sürücüsünü de yolculuk ertesinde değerlendirebiliyorsunuz. Uber’in kullanımına ilişkin Londra’da çektiğimiz kısa videoyu aşağıda izleyerek sistemin nasıl çalıştığını birebir görebilirsiniz.

Yorumlar (6)

  1. korsan taksi olmuyor mu bu?

    Cevapla
  2. Neden korsan olsun. Birçok faydası var. Hem ekonomi için, hem çevre için, hemde tüketici için.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın