x

Kurumsal Web Sitelerinin Sosyal Ağlara Göçü

Dün Türkiye’nin en büyük markalarından birinin Facebook sayfasını görünce yine Facebook’un ne kadar etkili bir iş yaptığını düşündüm. Bugün Sysomos Blog’da gördüğüm “Facebook kurumsal web sitelerini öldürüyor mu?” başlıklı yazı da bu satırları yazmam için beni tetikledi. Kurumsal web sitelerinin Facebook ile ilişkisi çok ileri bir boyutta. Şirketler siteleri bir nevi Facebook’a göç ediyor..

Ard arda sıralamak istemediğim, hatta sıralayamayacağım kadar farklı uygulama ve hizmeti Facebook sayfalarına eklemek mümkün. Google’ın site oluşturma hizmetinin Facebook sayfaları yanında bir hayal kırıklığı olduğunu daha önce söylediğimi hatırlıyorum. Mark Evans ise bu değişimin artık karşı konulmaz mertebeye geldiğini ve e-ticaret tarafını göz ardı ettiğinizde, Facebook’un kullanıcılara ihtiyaçlarının çoğunu verebileceğini söylüyor.

Dijital ajansların bir kaç yıl öncesine kadar markalara ve şirketlere nasıl mikro (küçük) siteler hazırladığı herkesçe biliniyor. Sadece kampanya süresince canlı olan küçük siteler bugün Facebook’un “büyük sayfaları” altında düzene girmiş durumda. Bu durum dijital ajansların hemen hemen tüm harcamalarını Facebook çatısı altında yapması anlamına geliyor ki kullanıcılar da bu sayfaları geçici değil kalıcı bir nokta olarak ziyaret edebiliyor. Bu da en çok Facebook’un gücüne güç katıyor ve kurumsal web sitelerini bir önceki dönemden daha da geriye itiyor.

Google+’nın başarısını ölçmemizin bir kriteri de işte bu. Kurumsal web sitelerini kendi içine çekmesi. Zor da olsa kendi üst düzey çalışanlarını ve ünlüleri kendine çekmeyi başaran Google, son olarak ABD Başkanı Barack Obama’ya da bir sayfa açmayı başardı. Ancak kurumsal web sitelerini Google+’a taşımak o kadar kolay değil. Bu başarıldığında ise Facebook tarafından daha fazla ciddiye alınacak ve dengeler yeniden değerlendirilebilecek. Tabii tüm bunlar, belli bir aktif kullanıcıya sahip olmayı gerektiriyor. Bu Google için imkansız olmasa da Facebook’a zaman kazandırmaya yetiyor.

Kurumsal sitelerin yapması gereken ise kullanıcı ilgisine dayalı bu esnek yapıları iyi analiz etmek ve her zaman kullanıcıların kürkçü dükkanına döneceğini, dönmesi gerektiğini unutmamak.

Yorumlar (17)

  1. facebok artık bir çok şey denemeyi başladı, adworsa bile sürekli ilan veriyor… faysin yıldızı sönüyor artık.

    Cevapla
  2. Ben şimdilik facebook’un google ile kıyaslanabileceğini hatta kıyas bile kaldırmayacağını düşünüyorum. Bunun yanında facebook’un şirketlere sağlamış olduğu bu imkan (sanatçı, ünlü, markalara da sağlıyor) gerçekten yararlı çünkü herkes facebook’da bundan dolayıda tanıtım kolay oluyor. Ama ben bu sayfaların hem şirketin web sitesi yerine geçemeyeceğini hem de facebook sayfalarının bir şirketin kurumsal kimliğini yansıtamayacağını düşünüyorum. Bu sayfaların amacı var olan web sitelerini desteklemek ya da facebook şubesini açmak olmalı. Daha ötesinde bir amaç kurumsal kimlikten uzaklaşmak olur.

    Cevapla
  3. Boşuna demiyorlar
    geleceğin işletim sistemi = facebook
    diye 🙂

    Cevapla
  4. 2007’den beri markalar facebook sayfası yada uygulaması yaptırıp (Evet kendileri yapamıyor) binlerce takipçi topladılar. Aradan geçen 5 seneye rağmen, bu platformda yer almanın ne satışları arttırmaya, ne customer loyality’ye, ne marka bilinirliği arttırmaya (markanızı bilmeyen zaten takip etmez, bilenlere de iki süslü grafik koyup, saçma sorular yada yarışmalarla neyi pazarlıyorsunuz) hiç bir katkısı olmadığı ispatlandı. Dijital Ajansların en büyük yalanı; “takipçi sayısı dışında bu platformların geri dönüşü ölçümlenemez” dir. 5 yıldır hala bir KPI bile yaratılamadı. Bir markayı merak eden yine gidip google’da aratıyor. Facebook ve Twitter’da takipçilerin Duvarına Post göndermekle ve ReTweet ettirmekle hiçbir şey kazanılmadığını herkes anladı. Takipçilerin çoğuda parayla satın alınmış içi boş fake hesaplar. Sonuç olarak, firmaların sosyal medyada yer alma balonu çoktan patladı. Devir mobil platformda yer alarak her zaman heryerde ulaşılabilme devri.

    Cevapla
  5. Kurumsal bir websitesinde yenilikleri duyurmak oldukça zahmetli, yani ziyaretçi bulmak zor. Tembellik hastalığı insanlara yayıldıkça daha hızlı ulaşabildikleri facebook ve twitter gibi ağları kullanmak istiyor insanlar, gayet normal kurumsal olan ya da olmayan her şeyin sosyalliğe yayılması.

    Cevapla
  6. Emre Üstüner |

    Firmalar Facebook sayfalarını acıyor, begen aktiviteleri yapıyor, uygulamalar ekliyorlar. Sonra bunu tanıtmak ve insanlari sayfasina cekip bakin biz bunlari yaptik demek icin reklam harcaması yapıyorlar. Kendi sitemi tanıtirim daha iyi. Facebook bir amac değil sadece aractir. Kurumsal firmalar kendi web sitelerine yatırım yapmalı ve bunu Facebook ile desteklemelidir.

    Cevapla
  7. Facebook boşluğu dolduruyor. Bir blog sitesi, haber sitesi takip etmek Rss readerlar ile çok kolaydı. Fakat bir markayı veya kurumsal bir şirketi nasıl takip edebilirsiniz?

    Duyurular, Kampanyalar, Yeni ürün tanıtımı gibi birçok yeniliklerini anında Facebook ve twitter takipçilerine bildirebiliyor ve aynı gün içinde geri bildirimler toplayabiliyorsunuz.

    Bu sayede Hem markalar, hem takipçiler mutlu.

    Cevapla
  8. Facebook tüm dünyada etkili oldu artık, en büyük reklam aracı olarakta kullanılıyor, tüm kurumlar artık facebook kullanmaya başladı.

    Cevapla
  9. Twitter ve Facebook gibi sosyal mecralar, markaların kurumsal kimliği değildir. En fazla reklam ve pazarlama ağı olabilir. Kurumsal kimlik için resmi web sitesi şarttır.

    Cevapla
  10. Bence de Facebook kurumsal sitelerin yerini alamaz. Şirketler için Facebook’un en faydalı alanları kullanıcı ile iletişim kurma ve sorun çözme, yeni fikirler yaratma ve hedef kitleyi izleme. Bunun dışında iletişim alanında sadece kısa vadeli promosyonlar mümkün.

    Kurumsal web siteler vazgecilmez.

    Cevapla
    • Kesinlikle yorumuna katılıyorum. Fakat herkes bu şekilde düşünmüyor. Başıma gelen bir olaydan bahsedeyim. Bir firmaya (Eğitim kurumu) internet hizmetlerimiz konusunda görüşme yapmaya gittiğimizde, firma sahibinin dediği şuydu. Benim internet sitesine ihtiyacım yok, her şeyimizi facebook’tan yapıyoruz zaten 🙂 Her ne kadar bu konuda farkları anlatsak ta firma sahibi bu düşüncesinden çok uzaklaşmadı…

      Ne iş yaparsanız yapın, genel anlamda ülkemizdeki firmaların büyük bir bölümü kurumsallaşmadan çok uzak. Teknoloji konusunda belirli konularda çok çabuk adapte olabiliyoruz. Fakat teknolojiyi bilinçli anlamda kullanan sayımız çok az. Mesela bizim mahalle bakkalında, mahalle berberinde bile dizüstü bilgisayar internet var. Bunun kötü bir tarafı yok ama bu kişiler napıyor internette sabahtan akşama kadar facebook’ta sohbet, oyun vb. ile geçiyor. Daha bir gün Türkiye’de ne oluyor bir haber sitesine gireyim diyeni görmedim. (Bu örneklerim herkes için geçerli değil tabiki de) Kısaca teknoloji alanında genel anlamda elimizdeki imkanları verimli kullanmıyoruz.

      Cevapla
  11. Bence yanılıyorsunuz arkadaşlar. Bir zamanlar dünyanın en çok ziyaret edilen sitelerini düşünsenize, örneğin hi5 gibi. Ya da irc’yi düşünün ne kadar revaçtaydı. Bugün ise facebook revaçta ve şuan itibariyle hakkatende bir numara. Ama bu onun ilerde de bir numara olacağı anlamına gelmez. Google gibi değişik kulvarlarda da liderlik özelliği yok. Kocaman şirketin elindeki değerli tek şey facebook gibi bir site. Sadece bir int. sitesi…Hologram teknolojisi biraz daha gelişsin gör bak, face ne halde olacak…

    Cevapla
    • @Mehmet, Facebook’un diğer sosyal ağlardaki gibi başarısızlığa uğramayacağı biraz gözlemle açıkça gözüküyor, bunun en büyük kanıtı da bu yazıda da söylendiği gibi markaların tamamen Facebook’a yatırım yapmasıdır. Google Adwords reklamlarını gözlemlerseniz artık ya twitter hesaplarının yada (genellikle) Facebook sayfalarına yönlendirildiğini göreceksiniz, bu reklam kampanyalarına oldukça büyük bütçeler harcanıyor, yani Facebook dolaylı olarak Google’dan da birçok ziyaretçi kazanıyor, bunu yaparken para da harcamak zorunda değil, bu parayı zaten çok büyük markalar hem Facebook’ta hem de Google’da harcıyor.

      Kurumsal web sitelerine link vererek kampanya hazırlama dönemini çoktan geçtik. Öyle görünüyor ki bir daha da geri dönmeyeceğiz.

      Bunu geçtim hatta filmlerin fragmanlarında bile Facebook adresleri yazıyor artık, bahsettiğin Hi5 gibi siteler asla bu seviyeye hiçbir zaman gelemediler. Ama Facebook kendini garantiye alma yollarını konusunda uzman.

      Geçen hergün Facebook’un yerini daha da sağlamlaştırması dışında Facebook’a hiçbir risk teşkil etmiyor.

      Cevapla
  12. Kurumsal sitelerin statik yapısı temsil ettiği şirketler ile uyumlu olamıyor. Sonuçta kolay yönetilebilen, mantıklı ve geniş bir haberleşme ortamına katılma trendi giderek artacaktır. Elbette başlangıçta büyük kısmı alabilen yıllarca bu pozisyonunu da koruyabilir.

    Cevapla
  13. Facebook timeline’ a neden geçti? Gerekli miydi?

    Cevapla

Bir Cevap Yazın