x

LimeWire Müzik Yapımcılarına 105 Milyon Dolar Ceza Ödemeyi Kabul Etti

5 yıldır süren LimeWire davası, sonunda şirketin yüklü bir tazminat ödemeyi kabul etmesiyle sonuçlandı. Geçtiğimiz Ekim ayında kapatılan LimeWire’ın yöneticileri; aralarında Sony BMG, Warner Bros, Virgin ve UMG’nin de bulunduğu 30 müzik yayıncısıyla anlaşmış.

Reuters’in açıkladığına göre LimeWire 105 milyon dolar ceza ödemeyi kabul etmiş. Bir başka müzik paylaşım platformu Kazaa 2006 yılında 115 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti.

Detayları belli olmayan anlaşma neticesinde müzik yapımcıları LimeWire’ın kurucusu Mart Gorton hakkındaki şikayetlerini de geri çekmişler. Napster, Kazaa ve eDonkey’in ardından müzik yapımcılarının gazabına uğrayan bir başka müzik paylaşım programı olan LimeWire’ın varlığı da bu şekilde sona ermiş oldu.

Geliri sadece Pro versiyon ve ücretsiz versiyondaki reklamlar olan LimeWire’ın bu cezayı nasıl ödeyeceği ise asıl soru işareti. İnternetten müzik dinlemek ve indirmek konusundaki anlaşmazlık sanırım hiçbir zaman sona ermeyecek. iTunes bu konuda Amerika’da çok yol katetmiş olsa da diğer girişimlerin müzik yapımcılarının beklentilerini ne kadar karşılayabildiği ciddi bir soru işareti.

Ülkemizde de Fizy‘nin kapatılmasıyla gündeme gelen konu, temelde müzik yapımcılarının beklentileriyle internet şirketlerinin sağlayabildikleri arasındaki dengesizlikten kaynaklanıyor. Geçtiğimiz günlerde uzun süredir müzik yayını yapan Müzik.net‘in servisini durdurması da bunun üzücü bir göstergesi.

Müzik sektörünün internet şirketleriyle anlaşamaması sorunsalı zannedersem hiçbir zaman bitmeyecek.

Yorumlar (2)

  1. Sorun o müzik şirketlerinin hala yeni çağa geçememiş olmasıdır bence. Hala kendilerini 1980-1990 larda zannediyorlar. Kabullenmek istemiyorlar bu durumları, tüm paraları en yüksek şekilde kendileri kazanmak istiyorlar… Bence çok da büyük bir hata yapıyorlar. Çünkü bunu durdurmanın yolu tek. A kapanır, b açılır, c kapanır, d açılır. Bunu durdurmanın tek yolu, çok ucuz fiyattan sürüm yapmak.
    Albüm yaparsınız, 20.000 satar tanesi 10 tl olsa, 200.000 getirir ve orda kalır, netten yüzbinlerce kez korsan indirilir.. Ama netten 1 tl gibi cüzi fiyatlarla satılırsa, yüzbinlerce satıldığında fark ortaya çıkar.

    Tabi bu işin birde bilinirliği var. Örneğin şuan verdiğim örneğe göre, cüzi fiyattan satış yapıldığında belki albüm geliri düşük de olabilir. Fakat sanatçı için albümden çok konserler, etkinlikler çok daha önemlidir. Örneğin Tarkan sadece 1 konsere çıkarak 1 albümden kazanabileceği paranın kat be kat fazlasını kazanabilmektedir..

    O zaman yapım şirketlerinin de format değiştirerek, sanatçılarla farklı anlaşmalara gitme fikri bence uygun olur. Taraflar bu konuda anlaşmaya varmışsa eğer; tabir-i caizse paraya para demeyeceklerdir diye düşünüyorum..

    20.000 satıp 1 sene sonra unutulmaktansa; yüzbinlerce satıp, devamlı konserlerde etkinliklerde boy gösterip ömür boyu kral gibi yaşamak söz konusu bana göre 🙂

    Valla özellikle konser, etkinlik konusunda Türkiye’de izlenebilecek biri arıyorsanız; Mustafa Ceceli’nin fb’deki etkinliklerine bir gözatın. Adamın boş günü yok. Her etkinlikten 5000 tl alsa (ki daha fazladır) ne kadar kazandığı konusunda az çok fikriniz olur..

    Müzik yapım şirketleri bu kafayla gitmeye devam ederlerse daha çok ağlarlar, politika değişikliği ve sanatçılarla anlaşma şart.

    Sektöründe içinde değilim fakat sanatçılara çok düşük albüm gelir oranı bıraktıklarını sanırım hepimiz biliyoruz. Hal böyle olunca da, sanatçının da onlara aynı şekilde davranması abes kaçmıyor.

    Sürekli ortak toplantılar düzenleyip, sürekli konuşup dururlar; senelerdir bi çözüm bulamadılar gitti.. Hala da hep beraber koro gibi ağlar dururlar 🙂
    Daha çok ağlarlar.

    Cevapla
  2. Ogan Tabanli |

    BearShare hala yayinda acaba ona neden birsey yapamiyorlar?

    Cevapla

Bir Cevap Yazın