x

Networking Sanatı: Ertuğrul Belen Röportajı

Günümüzde networking hızla önem kazanan bir kavram. İş veya özel yaşam için doğru bağlantılar kurabilmek ve bunları sürdürebilmekse ayrı bir bilgi ve birikim gerektirir hale geldi. Networking’in iç güdüsel değil, bilimsel bir şekilde gerçekleşmesi gerektiğine inanan ve uzun zamandır bu konuda çalışmalarda bulunan Business Networking Akademi‘nin kurucusu Ertuğrul Belen ile Webrazzi okurları için bir röportaj gerçekleştirme imkanım oldu.

Ertuğrul Belen röportajda networking ile ilgili olarak iş dünyasının her basamağında yer alan profesyonellerin faydalanabileceğine inandığım çok önemli bilgiler paylaştı.

Ümit Öncel: Biraz kendinizden bahseder misiniz? Networking’e bu ilginiz nasıl başladı?

Ertuğrul Belen: Galatasaray Lisesi’nde sonra ABD’de ekonomi okuma ve ardından çalışma imkanım oldu. GM Hazinesinde yaklaşık 5 yıl çalıştım. Networking’e olan ilgim o dönem ortaya çıktı. Speed networking üzerine çalışmalar yapıp, konuyla ilgili yazılar yazdım ve seminerler verdim.

Türkiye’ye döndükten sonra Price Waterhouse Coopers’da 3 yıl kadar görev aldım. Bu süreçte bir kurumun üst düzey yönetiminin ilişkileri ile firmanın performansının ne kadar ilgili olduğunu görme imkanım oldu.

Bu sırada ben bir yandan da 50 yıllık geçmişi olan aile firmamızda yeni iş kanalları bulmaktan sorumluyum. Yani aslında aile firmamızın networking partneriyim. Tamamına baktığımızda 8 yıl kurumsal girişimcilik bunun yanında aile firması girişimi ve sonunda Networking Akademi ile bireysel girişimciliği tecrübe etme imkanım oldu. Tüm bu girişimlerde networking’in farklı süreçlerini bizzat tecrübe etme imkanım oldu. Bu gerçek hayat tecrübelerini de şu anda Networking Akademi ile paylaşıyorum.

ÜÖ: Peki en temel anlamda networking nedir?

EB: Bunu en güzel şöyle tanımlayabiliriz; Networking tanışma, tanıştırma ve bunları doğru yapıyorsanız tanınma sanatıdır. Etrafımızda pek çok insan var. Bu insanlarla neden iletişimde olduğunuzu veya onlarla görüşmekten neden keyif aldığınızı tanımlayamıyor olabilirsiniz ama asılda farkında olmadığınız bir sebepten dolayı bir seçim yapmışsınız. Networking insanlara bu seçimleri aktif olarak belirle diyor, Networking haritası çıkar diyor. Örneğin bazen bir bakıyorsunuz ki hayat vizyonunuz için, ilerlemek için doğru insanları tanımıyorsunuz.

ÜÖ: Networking tam olarak nerede başlıyor ve süreç olarak nasıl ilerliyor?

EB: Networking aslında farkındalık ile başlıyor. Hayatta hedeflerimizi genellikle üç kıstasla belirliyoruz; zaman, adet ya da miktar ve finansal kazanç. Örneğin ben 2 yıl şu üründen şu kadar satarsam şu kadar kazancım olur diyoruz ve yola çıkıyoruz. Networking der ki; hayatımızda zaten hedeflerle ilerliyoruz, o hedeflerini ilişkiler için de belirledin mi? Yani ilişkilerde de benzer şekilde hedeflerimizi tasarlamalıyız. Bu şu anlama geliyor; örneğin 2 yıl sonra ulaşmak istediğin hedefle ilgili sana katma değer katacak 5 kişinin kim olduklarını belirledin mi? O insanlarla nerede tanışabileceğini, onların hangi etkiliklere katıldığını biliyor musun? O organizasyonlara katılmak için plan yaptın mı? O organizasyonda o kişi ile ilk iletişimi nasıl başlatacağını, ilgisini nasıl çekebileceğini, ona senin nasıl bir fayda sağlayabileceğini düşündün mü?

O kişileri belirlediniz ve aynı organizasyonda karşılaştınız diyelim. Sonraki ilk 30 saniyede, hayatınızdan karşınızdakinin gerçekten ilgisini çekecek kesiti belirlemeniz ve sunmanız gerekiyor.

İş burada bitmiyor. O kişiyi tüm ekinlik boyunca esir alamazsınız. Geri kalan sürede diğer insanlarla iletişime geçmelisiniz. Tüm bu süreçlerde vücut dili veya kartvizitlerin doğru şekilde verilmesi ve alınmasına gibi detaylara da dikkat etmek gerekiyor.

Bunu da atlattınız, gün sonunda elinizde 20 – 30 kartvizit oldu. Eğer burada tamam derseniz tüm çabalar boşa gitmiş oluyor. Takip ve ilişkinin sürekliliğini sağlamak çok önemli.

ÜÖ: Networking’in olmazsa olmazlar neler?

EB: Aslında bu çok detaylı bir soru ama ben ilk aklıma gelenleri sıralalayım;

Her şeyden önce iyi bir ön çalışma yapılmalı. Katılacağınız etkinlikte kimler olacak, daha önce organizasyonda neler olmuş çalışmak gerekiyor. Bu kişilerle ilk tanıştığınız andaki 30 saniyelik konuşmanızı önceden hazırlamanız çok faydalı olur. Kartvizitlerinizi de önceden hazırlayın. “Son kartivitizi de az önce verdim”, “Kartvizit getirmemişim” kabul edilemez hatalar.

Katılacağınız etkinliğe erken gidin. İnsanların yavaş yavaş geldiği anda orada olun, daha sonra insanlar arkadaşları ile buluşunca onlarla sohbet etme imkanınız olmayabilir. Mutlaka etkinliğin ev sahibi ile tanışın. Onları tebrik ederek konuşmaya başlayın, onlara kimlerle tanışmanızı tavsiye ettiklerini sorun. Ya da etkinlik sonundaysa ayrılmadan önce teşekkür etmeyi unutmayın.

İnsanlarla tanışmakta zorlanıyorsanız yiyecek ve içeceklerin bulunduğu noktaya gidin. Orası rahatlama noktasıdır, insanlarla tanışmak için çok uygun bir yerdir. Bu sırada iki kişi arasındaki konuşmaları bölmemeye dikkat edin. Bu çok rahatsız edici olabilir.

Etkinlikten sonra en geç 1 hafta içinde tanıştığınız kişilere konuştuğunuz konuyla ilgili samimi bir takip mail’i gönderin, kendinizi hatırlatın. Ardından bilgi paylaşımında bulunarak iletişimi sürekli hale getirin.

ÜÖ: Speed networking ve asansör cümlesi kavramlarından da biraz bahseder misiniz?

EB: Speed networking dediğimiz, 50 ila 100 kişinin yaklaşık 2 saat içerisinde hızla ama etkili bir şekilde tanışmasını sağlamak. Kişiler tanışma istasyonları arasında belli bir sistemle ilerliyor ve her istasyonda sadece 5 dakika geçirerek herkesle tanışabiliyor.

Speed networking’de önemli olan nokta etkili tanışmak. Burada da asansör cümlesi devreye giriyor. Asansör cümlesinde klişe ve ilginç olmayan şeyler yerine akılda kalıcı, merak ettirici ilginç şeyleri öne çıkartmak gerekiyor. Bunlar daha sonraki sohbet için atılan birer tohum.

Asansör cümlesine şöyle örnek verebiliriz; diyelim 15. katta asansöre bindiniz. 11. katta tanışmak için can attığınız biri asansöre bindi. Önceden tanışmıyorsunuz. O kişiye ne derseniz o sohbet lobiye indiğinizde de devam ediyor olur, kartvizit değiş tokuşu yapılır ve bağ kurulur. Bunun için sadece 30 saniyeniz var.

30 saniyede yapmanız gereken aklınıza ilk gelen şeyi söylemek değil, kendinizle ilgili karşı tarafın ilgisini çekecek ayrıntıları seçin. Karşıdaki kişinin rahat soru sorabileceği bir sohbet ortamı yaratın. “Çok memnun oldum” cümlesini duyarsanız bu ondan duyduğunuz son söz olabilir. Soru sormasını sağlamaya çalışın.

Asansör cümlesi aslında hayatın her noktasında önemli. Örneğin bir firmanın misyonu ve vizyonu da aslında o firmanın asansör cümlesi.

ÜÖ: İnternetin sağladığı imkanları networking açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

EB: İnternetteki sosyal ağ siteleri yüz yüze görüşmek kadar önemli. Hem online, hem offline networking ayrı ayrı çok önemli ama asıl etki ikisini bir arada kullanmak. Ama internette önemli olan kaç kişi ile irtibat halinde olduğunuz değil, o kişilerle ne oranda paylaşım sağlayabileceğiniz. Ayrıca örneğin yüzyüze de görüştüğünüz kişiyi daha sonradan unutabilirsiniz ama online’da fotoğraf gibi müthiş bir imkan var.

Bu yüzden Networking Akademi olarak Xing Almanya ve Xing Türkiye ile yeni ve büyük bir anlaşma imzaladık. Xing’deki Girişimcilik adındaki 7000 kişilik bir grubun koordinasyonunu devralıyoruz. Bu sayede online networking’ü kullananların nasıl her sorularına cevap alabileceği ve doğru kişiye, doğru network’e nasıl ulaşabileceğinin alt yapıları üzerine çalışıyoruz.

ÜÖ: Peki başka yeni projeler var mı?

EB: Şu anda üzerinde çalıştığımız ve son aşamalarına gelen bir kitap projem var. Networking ile ilgili kitapların çoğunda Türkiye’ye dair uygulamalar olmuyor. Bilgi lokalize değil dolayısıyla doğru anlaşılamayabiliyor. Bu kitap Türkiye’de networking platformu üzerine yazılmış araştırma, eğitim ve uygulamaları içeren ilk kitap olacak. Sadece kavramı anlatan değil, pratiğini de anlatan keyifli bir kitap olacak.

Bunun dışında Web ve online platform çok önemli. 2011’in ikinci yarısında kitaptaki tüm uygulamaların online bir şekilde yer alacağı mikro web siteler ve mikro uygulamaların olacağı teknolojik bir platforma oluşturmayı planlıyoruz.

ÜÖ: Bu keyifli röportaj için çok teşekkürler.

EB: Ben teşekkür ederim.

Yorumlar (4)

  1. Bilgi verici röportaj için teşekkür ederim.

    Cevapla
  2. Selim Ataoren |

    Bir yerde çalışmanın ismi “kurumsal girişimcilik” mi olmuş? Vay be…

    Cevapla
  3. İlginç bir yazı olmuş kitabı merakla bekliyorum.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın