Dikkat Bu Bir Başarısızlık Hikayesidir!

Son yazımda sosyal medyayı kullanarak iş hayatında büyük çıkış yakalayan Pizzacı Ramon’un hikayesini paylaşmıştım. Bu hikayenin aksine şimdi köklü bir Amerikan şirketi Blockbuster’ın başarısızlık hikayesini paylaşacağım. Şirketin içinde bulunduğu bu durumunu, Fütüristler Derneği Başkanı Ufuk Tarhan ile değerlendireceğiz.

Öncelikle şirketten kısaca bahsetmek istiyorum. Blockbuster 1985 yılında David Cook tarafından Dallas’ta kurulan DVD film kiralama şirketi. Şirket 25 yılda, başta Amerika olmak üzere toplam 29 ülkede, 5000’i aşkın video kiralama dükkanı açtı. Amerika’da ve diğer 17 ülkede örümcek ağı gibi yayılan şirket, 2010’un Eylül ayında iflas ettiğini açıkladı. Şirket’in CEO’su James Keyes yaptığı son açıklamasında, nakit borçlarının olduğunu ve şirketin iş modelinde yeni düzenlemeler yapacaklarını belirtti.

Blockbuster, başta Amerika olmak üzere bir çok ülkede DVD kiralama dükkanı açtı. İnsanlar şehir merkezindeki film kiralama dükkanlarına giderek, dilediği DVD’yi kiralayıp evlerine dönüyorlardı. Ertesi gün yine aynı yolu giderek, kiraladıkları filmi geri iade ediyorlardı. Eğer bir aksilik çıkarsa ve filmi geri götüremezlerse gecikme cezasını ödemek zorunda kalıyorlardı. Blockbuster teknolojiyi ve yenilikleri sadece kiraladığı ürünlerde takip ediyordu.

25 yıl önce kaset kiralamaya başlayan şirket, ardından CD ve daha sonra DVD formatındaki filmleri kiralamaya başladılar. Geçtiğimiz yıllarda internet üzerinden sipariş vermeye başlayan şirket, daha önceki yıllarda o kadar agresif şekilde büyüdü ki hem binlerce dükkan hem de internet üzerinden hizmet vermeyi başarıyla sürdüremedi.

- Bu video, Netflix, Redbox ve iTunes gibi yeni nesil DVD kiralama servislerinden önce, Amerikan halkın bir zamanlar nasıl video kiraladıklarını mizahi bir şekilde gösteriyor.

Pazarlama ve ekonomi uzmanlarına göre şirket, güçlü rakiplerine daha fazla dayanamadı ve iflasın eşiğine geldi. Burada ‘güçlü’ olarak tanımlanan şey rakiplerinin sahip oldukları yatırım miktarı değil, yeni çağa uygun olarak hizmet vermeleriydi.

Bu rakiplerden en kuvvetlisi Netflix olarak gösteriliyor. Netflix’in internet sitesi üzerinden dilediğiniz filmi anında izleyebilir yada evinize posta yoluyla film siparişi verebilirsiniz. Diğer bir rakip olan Redbox, yaklaşık 22.000 film kiralama makineleriyle bütün Amerika’ya yayılmış durumda. Redbox’ın dokunmatik ekranlı film kiralama makineleri, süpermarketlerde, eczanelerde, benzin istasyonlarında ve alışveriş merkezlerinde 1 dolara film kiralama hizmeti sunuyor.

Blockbuster’ın rakipleri arasında iş modeli kadar fiyat farkı da dikkat çekiyor. Mesela Blockbuster’dan kiralayacağınız bir DVD’ye ortalama 5 dolar veriyorken, Netflix’ten aylık 8 dolara sınırsız film paketi ya da Redbox’ın hemen hemen her yerde bulunan kiosklarindan 1 dolara film kiralayabiliyorsunuz.

www.netflix.com

www.redbox.com

Yukarıda size kısaca 25 yıllık bir şirketin çöküş hikayesini anlattım. Şimdi sözü Fütüristler Derneği Başkanı Ufuk Tarhan’a bırakmak istiyorum.

Ufuk Hanım, öncelikle bize kısaca kendinizden ve fütüristlik hakkında bahseder misiniz?

ODTÜ Ekonomi Mezunuyum. 1982-2005 arasında çoğunluğu bilişimde olmak üzere çeşitli sektörlerde üst düzey yöneticilik, genel müdürlük, yönetim kurulu üyelikleri yaptım. 2002 Yılında Dünya Gazetesi’nden Bilişim Sektörünün En Başarılı İş Kadını Ödülünü alıp, bilişim sektöründen mezun oldum. Ondan sonra yönettiğim şirket ve projeler, o sektörlerde; Tekno-Agro-Farma kadın olarak isimlendirilmeme sebep olacak derecede ‘ilk’lerdi.

2006 da ‘hayr’ola falcılığa, kehanetlere mi başlıyorsun?’ sorularından yılmadım ve  M-GEN Gelecek Planlama Merkezi’ni kurarak girişimciliğe dikey geçiş yaptım. :) Aslında 15 yıldır World Future Society (WFS) üyesi iken 2009 yılında Türkiye Fütüristler Derneği Başkanı olmam, ‘kristal küre başında oturuyor’ zannından kurtulmamda önemli bir adım oldu. Bu yıl World Future Soicety’de ‘kişisel gelecek’ üzerine bir konuşma yaptım, Türkiye’den ilk kez fütürist ve bir kadın konuşmacının da kayıtlara geçmesini sağlamış oldum. Sık sık; bize ‘gelecek’ anlatıyorsunuz, peki kendi geleceğiniz için neler tasarladınız? diye sorgulanıyorum. Gelecek için tasarılarım, düşüncelerim; Gelecekte; ‘Dijital Dünyanın önemli Webratörlerinden, Siberyoner İnvenstör’ü, Stratejik İş Avatarı olarak tanınacağım. Sosyal Medya ve Dijital İş stratejileri ile müşterilerime Success Story rekorları kırdırmak istiyorum. Milletin başına habire icat, yeni kavram ve modeller çıkarmayı sürdüreceğim. En son buluşlarımdan biri; Tablet Seminerler. Bunu çok geliştireceğim, eğitimin H&M’i olacak. Dünyanın en önemli gelecek dergisi The FUTURIST’in birebir aynısını Türkiye’de yayınlamaya devam edecek, dijital ortama taşınmasını sağlayacağım. Sıkı bir blogger ve internet yazarı olma çabalarım sürecek. Buna video blogging ve video, deneyim senaristliğini ekleyeceğim. iPhone applicationu için içerik geliştireceğim. Eşimle gemi seyahatleri yapıp, olursa ve vakit kalırsa torunlarıma bakacağım. :)

Fütüristlik, fütürizm; hayatımı, iş sonuçlarını kalibre etmeme yardımcı olan en önemli yaklaşım, bakış açısı.

Fütürizm; geleceği tahmin değil, tarif etmeye dayanan, uzgörülü, sürdürülebilir, gelecek senaryoları kurgulamak, bunlardan stratejik planlar üretmek ve o doğrultuda yaşamak, çalışmak demek. En kısa tanımı ile ‘olumlu gelecek tasarımı’ fütürizm, bunu yapalar da fütüristlerdir diyebiliriz. Fütüristler Dünyada World Future Society, Türkiye’de de Fütüristler Derneği çatısı altında örgütlenmişlerdir. Ben Türkiye’deki derneğin başkanıyım.

Şirket yönetimi konusunda fütürizmden nasıl faydalanılabilir?

Gelecek, dünyanın gelişmiş ülkelerinin ve şirketlerinin ajandalarında fütüristik bakış açısıyla, yıllara ve alanlara göre stratejik olarak planlanmış durumdadır. Bireyler, kurumlar, şirketler bu planlar çerçevesinde desteklenir ve yönlendirilir. Bireyler bu yaklaşımlar sonucunda yaşamsal kararlar, tedbirler alır, planlar yaparlar. Geleceğe katlanmaz, katılmaz, onu bizzat oluştururlar.

Gündeminde fütürizm olmayan şirketler, toplumlar ve bireyler başkalarının planlanmış gündemlerini yaşar, planlamaya katılamaz, olup bitenden habersiz pek çok fırsatı kaçırır, yaratıcılıklarını geliştiremezler. İçinde yaşadıkları toplum ve kendileri için gelişmelerin liderliğini yapamazlar. Kazanan değil kaybeden, katlanan olurlar.

Yararlanmak için genellikle benimsenen yöntem ‘fütürist danışmanlarla’ çalışmaktır, çünkü içeride olmak bir müddet sonra iç körlük ve vizyon daralmasına neden oluyor.

Blockbuster’ı iflasa sürükleyen hataların başında geleceği görememesi geliyor diyebilir miyiz? Bir fütürist olarak Blockbuster bu süreç zarfında şartlarını olumluya çevirebilmek adına neler yapabilirdi?

Blockbuster fütürist bakamadığı için batmış, çok açık. DVD kiralamaya giriştiği zamanki bakışı fütürist imiş, gereğini yapmış ve yepyeni bir alan açmış. Ancak daha sonra gelişmeleri ve gelecekte olabilecekleri öngöremediği için gereken transformasyonu sağlayamamış, batmış. Bu örnek aslında kendi içinde hem fütürist bakış açısı ile başarıyı, hem de fütürist bakılamazsa başarısızlığı hazırlayan faktörler için çok güzel bir örnek.

Fütürizm doğuştan gelen bir olgu mu yoksa sonradan kazanılabilir mi? Fütürizmle ilgilenen okuyucularımıza ve şirket yöneticilerine tavsiyeleriniz var mı?

Fütürizme daha yatkın genlerle doğmuş olmak mümkün tabii, ancak bu yaklaşım; araştırma, merak, inceleme, hayaller kurma, sorgulama, planlama, revize edebilme, tasarımlar yapma vs ile sürekli beslenmeli, geliştirilmeli. Fütürizm; sonsuz bir mental aksiyon, öğrenme hali. Hiç durmak yok. İlgilenenlere  The FUTURSIT okumakla başlamalarını öneririm. Ben öyle başlamıştım. 15 yıldır tek bir sayı bile atlamadım. Şimdi de Türkiye’de Türkçe yayınlıyoruz biliyorsunuz.

Değerli paylaşımlarınız için teşekkür ederiz, Son olarak eklemek istediğiniz birşey var mı?

Önümüzdeki 2 ve 5 yıl hem şirketlerin hem bireylerin geleceği için çok önemli. Fütürist bakışla, gelecek planlaması yapmak ve bunları dijital stratejilerle yeni çağa taşımak çok çok çok hayati. Blockbuster’ın akibetine uğramak artık o kadar yıl almaz. Aynı şekilde başarılı olmak da o kadar uzun süre gerektirmez. Şimdi her şey çok hızlı, farklı ve dijital. Kimse vakit kaybetmeyip, çalışmalara başlamalı…

Blockbuster’ın hikayesiyle başlamış olduğumuz `başarısızlıklar` hakkındaki yazı dizisine, Ufuk Tarhan’la birlikle diğer başarısız şirketlerin hikayeleriyle devam edeceğiz.

Sizin de paylaşmak istediğiniz başarısızlık hikayeleri varsa lütfen yorum alanında bizimle paylaşın.

WEBRAZZİ PRO’DAN KONUYLA İLGİLİ İÇERİK
WEBRAZZİ VERİTABANI

E-Posta Listemize Katılın

Yorumlar (7)

  1. Bahaeddin |

    Blockbuster’i kullanan biriydim Netflix ciktiginda Amerikada yasiyordum. ilk once insanlar Netflix i kavrayamadi. Hemen arkasindan Hollowood Video diye bir firma cikti piyasaya Netflix in yaptigini Blockbuster ile birlestirdi. Belli bir standart ucret karisiliginda sinirsiz film kiralama hizmeti vermeye basladi. Bende ordan kiralamaya devam ettim ayni zamandada Netflix e devam ediyordum. Sonra Netflix e hollowood Videoda yetisemedi ve hizlica onlarda dukkanlarini kapatti.

    Cevapla
  2. Tuba |

    İnternet çağında, ucuz ve kolay erişim sağlamanın en az yaratıcı ürünler ortaya koymak kadar önemli olduğunu gösteren bir örnek gerçekten.
    Film kiralama makineleriyle 1 dolara DVD kiralama sistemi çok cazip. Bu sistem Türkiyede’de gelişmeli. Bu yolla aynı zamanda korsan film sektörününde önününe geçilmiş olur.

    Cevapla
  3. Fatma |

    Elinize sağlık , basarisizlik tan aldigimiz derslerle basariya kosar adim gideceğiz. Yazılarınızın devamını merakla bekliyor olacagim

    Cevapla
  4. Rıza Sırman |

    Bir dolara film kiralama olayı bence de çok cazip ve ben de korsanı engelleyeceğini düşünüyorum. Keşke Türkiye’deki müzik sektörü de böyle bir teknolojik çözüm bulsa, tek yaptıkları korsandan şikayet etmek.

    Cevapla
  5. Mert |

    Merhaba,

    Elinize sağlık çok güzel makale olmuş. Başarısızlık olarak, Nokia inanılmaz çıkışını yaşamasının ardından ABD den gelen Windows tan sonraki en büyük OS operasyonuna(iOS ama daha çok Android) yenik düşmesini anlatırsanız çok keyifle okurum, mesela. Hem Nokianın yakın zamanda çok zor duruma düşeceğini şimdiden uzgörmüş oluruz ileride, biz demiştik deriz böylece :)

    Cevapla
  6. Uğur Özmen |

    Ben buradaki sorunu “geleceği görmemek” olarak niteleyemiyorum.

    Hangi iş kolunda olduğunu anlayamamak olarak niteliyorum. Tıpkı Theodore Levitt’in “marketing miopia” (pazarlama miyopluğu) isimli makalesinde belirttiği gibi… http://ugurozmen.com/blog/pazarlama/pazarlama-miyoplugu

    Blockbuster kendini “film kiralama” ve “dükkan” işinde görmüş. Film gösterme işinde görseydi, dağıtım kanalına değil, işin özüne odaklanırdı.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın