x

Röportaj: Sanal Ürünler İçin Ödeme Platformu Boomerang Networks

Türkiye’de adını ilk defa Zurna.com ile duyduğumuz başarılı Türk girişimcisi Onur Günday ile şu an üzerinde çalıştığı projesini ve sektöre bakışını konuştuğumuz keyifli bir roportaj gerçekleştirdik.

Reyhan Çepik ­- Merhaba Onur, Webrazzi okuyucuları için biraz kendinden ve geçmişteki projelerinden kısaca bahseder misin?

Onur Günday – 1979 Florida doğumluyum, 10 sene kadar Türkiye’de yaşadım. Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra Stanford Üniversitesi’nden B.S. in Technology Management bölümünü bitirdim. Daha sonra Expedia.com’da Program Manager olarak çalıştım. 12 Cruise şirketinin platformlarını bir platform üzerinde birleştirerek, dünyanın en büyük kruvaziyer seyahat acentasını kurduk. Daha sonra OutCubator adlı incubator’ı kurdum. Amacım  kendi startuplarımızı kurmak ve startup kurmak isteyen deneyimli kişilere yardımcı olmaktı. Bunun için, Ukrayna’da bir ekip oluşturup OutCubator’ı geliştirdim. İlk projemiz Çin, Amerika ve Avrupa arasında ticareti sağlayan Closo.com adlı uluslararası bir elektronik ticaret platformuydu. Closo.com ile senede 3 milyon dolarlık bir gelir seviyesine ulaştık. Sonra Zurna.com ve diğer lokal dillerde sosyal ağlar lanse ettik. Amacımız, Closo’ya trafik getirmekti.

Diğer bir projemiz, San Francisco bazlı Red Herring’den bir executive ile ortaklaşa gerçeklestirdiğimiz Adperk adındaki video reklam platformuydu. Bu platformda, kullanıcılar reklam seyredip, puan kazanıyor, bu puanlarla da dergi aboneliği alabiliyorlardı. Microsoft’tan iki mühendis ile Seattle bazlı MiNeeds diye bir lokal sosyal servis platformu lanse ettik. Kullanıcılar ihtiyaçlarını post ediyorlar, servis sağlayıcılar da site üzerinden teklif sunuyorlardı. Son olarak da bütün Amerika’ya hitaben, Rofo.com adlı kiralık iş yeri arama motorunu geliştirdik. Bu projelerin hepsi niş projelerdi. Daha çok kişiye hitap edebilecek ve herkesin hayatını etkileyebilecek projeler arayışındayken gelişen sosyal oyun sektörü dikkatimizi çekti ve Zurna’daki monetizasyon deneyimimizi Adperk’teki incentivization deneyimimizle birleştirip, sosyal networklerdeki oyunlara uygulama fikri çıktı. En sonunda Boomerang Networks‘ü lanse ettik.

R.Ç. – Boomerang Networks’den ve ne iş yaptığından biraz bahseder misiniz?

O.G –Boomerang Networks, bir monetization/ödeme şirketi. Özellikle Facebook ve diğer sosyal ağlardaki oyun şirketleri bizim platformumuzu kullanıyorlar. Bu sayede Türkiye’de de yaygın olan Farmville, Mafia Wars, Çete Savaşları gibi oyunları oynayan kullanıcılar inek, kedi, köpek, tarlalarına ekin, silah vs… almak istediklerinde, kolaylıkla ödeme yapıp sanal paralarını alabiliyorlar.

R.Ç. – Kullanıcıların sanal para alma ve ödeme şekilleri ne şekilde oluyor? Bunu biraz açar mısınız?

O.G. – Bir sürü şekilde yapmak mümkün. Facebook’ta birçok ülkeden ve yaş grubundan kullanıcılar var. Herkesin parası yada kredi kartı olmayabiliyor. Ayrıca para vermek de istemiyorlar. Bizim yaptığımız şey, dünya üzerinde bulunan 50’yi aşkın ödeme metodlarını bir arayüz altında birleştiriyoruz ve Offer denilen, alternatif ödeme sistemi sağlıyoruz. Kullanıcıların “ödeme yapamıyorum” demesine fırsat bırakmıyoruz, illa ki birkac fonksiyon sağlıyoruz.

R.Ç. – Offer’ı bize biraz açar mısın?

O.G – Offer’lar, CPA bazlı reklamlar ama biz bu reklamları sanal paraya çeviriyoruz. Örnek vermek gerekirse, kullanıcı CPA reklama tıklıyor, diyelim ki bir mobil melodi servisine üye oluyor. O mobil melodi servisi de kullanıcı için bize 5 lira komisyon ödüyor. Bu komisyon ile oyunun içinde sanal para alıyoruz ve kullanıcıya anında veriyoruz. Bu mobil melodi servisi bir örnek, bunun dışında mesela Gittigidiyor’dan alışveriş de yapabilir, bir dergiye abone olabilir, anket doldurabilir, Facebook’ta bir uygulama yükleyebilir ve sanal parasını alabilir. Bunun gibi yaklaşık 20 değişik seçenek sunuyoruz.

R.Ç. – Boomerang Networks için herhangi bir yatırım aldınız mı? Bu yatırımla birlikte neler değişti?

O.G – Evet. Paypal’ın CFO’sundan yatırım aldık. Bu şekilde yatırımlara “akıllı yatırım” deniliyor. Bu tarz yatırımlar, para getirisinin yanında stratejik başka katma değerleri de beraberinde getiriyor.

R.Ç. – Türkiye’de bu hizmet kullanılıyor mu?

O.G – Facebook’un en başarılı uygulama geliştiricileri arasında, Türkler var. İşin enteresan yanı, bu kişilerin kim olduğunu hiç duymamış olabilirsiniz ama milyonlarca kullanıcıya sahipler. Mesela Hüseyin Yaslan, Engin Kartal, Kaan Soral Facebook üzerinde uygulama geliştiriyorlar. Onun dışında hem Facebook’ta hem Facebook dışında çalışan Consala adlı firma, SonKorsan, Madeniyet ve Minefight adlı 3 oyununda bizimle çalışıyor.

R.Ç. – Uluslarası bir şirket olarak Türkiye pazarındaki konumuz nasıl? Gerek reklam verenler gerekse oyun geliştiricileri bu sistemi benimsediler mi?

O.G – Türkiye pazarında monetizasyon konusunda lideriz. Hem Türk ad networkleriyle, hem de bize direk CPA bazlı reklam veren şirketlerle çalışıyoruz. Ayrıca dedigim gibi, oyun geliştiricileri veya Facebook uygulama geliştiricileri bu sistem ile hem para kazanıyorlar hem de oyunlarını yayıyorlar. Reklam şirketleri ve reklam verenlerin CPA bazlı yani gerçek performans bazlı reklamlara daha çok alışmaları lazım. Herkes hala CPM ve CPC bazlı çalışıyor veya şu siteye “1000 liralık reklam verelim, bu siteye de 500 liralık reklam verelim 1 hafta kalsın” gibi geleneksel reklam metodları hala hakim. Bu metod benimsendiği takdirde, internet reklamcılığının gelecegi CPA bazlı, yani hedef odaklı reklamlar vasıtasıyla olacak.

R.Ç. – Kısa bir süre önce Offerpal Media uyguladığı  reklam politikasından dolayı uygulama geliştiricilerinden ve  Facebook kullanıcılarından olumsuz tepkiler aldi. Şirket, bu süre zarfında CEO’su Anu Shukla‘yı görevinden aldı. Gerek Facebook yönetimi gerekse uygulama geliştiricileri de kendi reklam politikalarini gözden geçirme kararı aldılar. Boomerang Networks olarak sizin reklam politikanız nasıl? Sektörde yaşanan bu olaylar sizi nasil etkiledi?

O.G – Bize gelen reklamların hepsini editoryal ekibimiz inceliyor. Kullanıcının sanal parasını alması için ne yapması gerektiğine bakıyor ve ona göre açıklamalar ekliyor. Sonra Facebook, MySpace kurallarına, ülke kurallarına uygunluğuna bakıyoruz ve kullanıcılara sunuyoruz. Facebook gibi reklam alan uygulamalara sahip şirketler kullanıcılarının da haklarını koruyorlar. Bunun için belli kuralları var. Biz de Boomerang olarak şeffaf teklifler sunuyoruz.

R.Ç. – Şu an üzerinde çalıştığınız proje global pazara hizmet veriyor. Zurna gibi sadece Türkiye pazarına hizmet veren projelerin olacak mı?

O.G – Biz Zurna projesiyle öğrendik ki, sadece Türkiye’ye yönelik proje yapmak, özellikle internet alanında çok sakıncalı. İki ay önce, 12.ci İzmir Sulh Ceza Mahkemesi bize hiç haber vermeden, Zurna.net ile karıştırarak Zurna.com’u kapatma kararı almış. Karara ait herhangi bir bilgilendirme elimize ulaşmadı. Bilgisi dahilinde olmayan kararlar vermeye yetkili yargıç ve mahkemeler oldukça ve buna izin veren kanun açıkları varken Türkiye’ye yönelik iş yapmak çok riskli. Global pazara hitap etmek hem daha az riskli hem de daha fazla kazanç sağlıyor.

R.Ç. – Silikon Vadisinde bulunmanın size sağladığı avantajlar neler oldu? Bu projeleri Türkiye’de başlatsaydınız aynı sinerjiyi yakalayabilir miydiniz?

O.G – Burada kanun biraz daha iyi işliyor. Haliyle şirketin yaptığı anlaşmaları, ödenecek ve alınacak paraları sağlama almış oluyorsun. Türkiye’de iş yaparken, ödeme toplamak için uzun zamanlarını harcaman gerekiyor. Bu sağlam bazın üstünde katma değer olarak Silikon Vadisi, bilgili, akıllı ve işten anlayan, fikri olan insanları birarada sunuyor. Bu sekilde yeni fikirler, trendlerin ne oldugunu, nelerin iş yapıp yapamayacağını insan hemen anlayabiliyor. Her teknolojik konuda bir uzman var. Türkiye’de iyi tutan bir Simit Sarayı’nın karşısında yanında ve çaprazında rakip Simit Sarayları ortaya çıkıyor. Tavuk satan bir şirket, bu şirkete taşımacılık hizmeti veren şirkete iş vermek veya onu satın almak yerine, kendi taşımacılık şirketini kuruyor. Türkiye’de bu yüzden iş yapmak karmaşık ve hayli riskli. Böyle bir iş ortamının doğuracağı sinerji ile Silikon Vadisinde ortaya çıkacak olan sinerji tartışılır. Buradaki sistem iç dinamiklerinizi harekete geçiren ve besleyen bir yapıya sahip.

R.Ç. – Uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?

O.G –Sloganımız “Let there be virtual currency”. Yani her şekilde kullanıcıların, nereden gelirlerse gelsinler, hangi yaş grubuna, ekonomik grubu dahil olurlarsa olsunlar, sanal para kazanabilmelerini sağlamak istiyoruz. Bu da dünyanın her yerinden CPA reklam, ve ödeme sistemleriyle entegre olmamızı gerektiriyor. Sistemimizi bir çok dile çevirmemiz gerekiyor (su an 15 dilde hizmet veriyoruz). Diğer bir amacımız da tabii ki, platformumuzu kullanan şirketlerin sayısının artması. Şu an en büyük 3 sosyal oyun şirketlerinden bir tanesiyle çalışmaya başladık.

R.Ç. – Son olarak geçtiğimiz günlerde ziyaretçilerine kapılarını açan Game Developer Conference’ı (Oyun Geliştiricileri Konferansı) ziyaret etme şansı buldunuz mu? İzlenimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

O.G – Game Developers Conference, dünya’nın en büyük oyun konferansı. Bu konferans için yüzlerce oyun şirketi ve girişimci San Fransisco’ya geliyor. Bu sene, oyun endüstrisinde büyük bir gelişme oldu. Kutu oyunların satışlarında büyük bir düşüş yaşandı. Sosyal oyunlar Facebook’un yayılmasıyla, inanılmaz önem kazandı. Casual Game denilen flash bazlı oyunlar ise, yavaş yavaş kendilerini yeniden sosyal alanlarda yapılandırmaya calışıyorlar. Oyun endüstrisi ekonomik durgunluk arasında Amerika’da ve Dünya’da tek yatırım alan endüstri diyebiliriz. Bu yüzden, bu sene ayrıca bir heyecan yaşanıyor. Bizim icin önemi ise; Boomerang bir seneden beri Offerwall ile çesitli oyun şirketlerinin monetizasyonunu yaparken, ilk defa public hale geldik ve Techcrunch, Venturebeat, ve Insidefacebook bloglarından da bir hayli ilgi gördük ve güzel yorumlar aldık. Konferans, bizim şirket için bir dönüm noktası oldu.

R.Ç. – Röportaj için çok teşekkür ederim.

O.G – Asıl ben teşekkur ederim. Türkiye’ye selamlar.

Yorumlar (7)

  1. Tebrikler, güzel bir röportaj olmuş. Türkiye’den bu tarz evrensel işlerin çıktığını görmek gurur verici.

    Cevapla
  2. Gayet basarili bir roportaj olmus. Silikon Vadisini ve oradaki basarili Turk girisimcileri tanitmak adina super bir roportaj serisi oluyor. Devaminin daha kisa sure icerisinde gelmesi dilegiyle.

    Cevapla
  3. Çok güzel bir röportaj yapmışsınız tebrik ederim,ayrıca Türk girişimcilerin başarılı servislerle global pazarda adından söz ettirmesi mutluluk verici bir durum.
    Ama şu görüşe katılmıyorum; Türkiye’de internet girişimi yapmadaki çekingenlik yanlış eğer kurallara uygun oynarsanız ve iyi bir bilişim hukukçusu ile çalışırsanız ,bu sorunların hiçbiri ile karşılaşmazsınız ,karşılaşsanız da yerinde müdaheleler ile kısa sürede olumlu sonuçlar elde edebilirsiniz.
    Bunun en güzel örneği Ekşisözlük’tür ,defalarca karşılaştığı hukuksal sorunları avukatı sayesinde kısa sürede aşmış ve Türkiye’nin en fenomen sitesi haline gelmişti.Ayrıca Gittigidiyor,Yonja,Yemeksepeti,Sahibinden,Çember.net(xing) bu uygulamalar ülkemizden çıkıp ve başarısından sınırların ötesinde dahi söz ettirmiş girişimlerdir.Türkiye’de gerçekten iyi yatırım iyi para kazandırır.Ama sermayeniz ve çok iyi bir ekibiniz olması gerekiyor ,ülke insanının neleri sevip neleri sevmediğini çok iyi inceleyip araştırmanız gerekiyor.Cimri’ye bakın :Mayıs 2008’de açıldı ve 2 yıl olmadı daha,diğer yandan 2000 yılında açılmış ve Ülkemizde bu fiyat karşılaştırma konusunda adtea marka haline gelmiş Akakçe.com’la arasında çok küçük trafik farkı kaldı(Alexa sıralamasında aralarında sadece 230 site fark var) bakın kaç yıl sonra ve yapılmış bişeyi yapmalarına rağmen muhteşem bi başarı gösterdiler,yani siz bu ülkede de internet üzerine yatırım yapıp başarılı olabilirsiniz,sadece yapılmış olandan daha iyisini yapın ve hukuksal kurallara dikkat edin.Yazdığım yorum herhangi bir art niyet aranmasın tamamen kendi fikirlerimi dile getirdim.Böyle başarılı girişimcileri tanıma imkanı verdiği içinde Webrazzi’ye teşekkürler.

    Cevapla
  4. Bazen diyorum ki, satayım köydeki tarlayı, inekleri, tavukları, gideyim amerika’da startup kurayım… Sonra diyorum, boş ver be olum, fındık işi de güzel… halka hizmet ediyoruz, bir nevi aile planlamasına katkımız oluyor… Sonra yine diyorum ki, satayım satayım…

    Cevapla
  5. Ama adamlarda dikiş tutturmak için birçok site açıp kapamışlar.

    Cevapla
  6. “Reklam şirketleri ve reklam verenlerin CPA bazlı yani gerçek performans bazlı reklamlara daha çok alışmaları lazım. Herkes hala CPM ve CPC bazlı çalışıyor veya şu siteye “1000 liralık reklam verelim, bu siteye de 500 liralık reklam verelim 1 hafta kalsın” gibi geleneksel reklam metodları hala hakim. Bu metod benimsendiği takdirde, internet reklamcılığının gelecegi CPA bazlı, yani hedef odaklı reklamlar vasıtasıyla olacak.”
    Türkiye’de çok geri kaldığımız bir konuya değinilmiş. Yurt dışımda bu konula ilgili inanılmaz gelişmeler var. Umarım Türkiye’de web yayıncıları içinde bu tarz servisler artar.
    Özellikle gittigidiyor.com ortaklık program ını ppc’den satış ortaklığına çevirmeli. Çünkü ppc’den kendileride zarar edip kullanıcıların hesaplarını kapatabiliyorlar. Ama satış ortaklığı oldumu çift taraflı bir kazançtır. Ebay ortağı olmalarına rağmen neden böyle bir uygulama yaptılar anlamış değilim. Hem böyle yaparak Türkiye’de satış ortaklığı kavramının gelişmesini engellediler. Eskiden satış ortaklığıydı ama şuanki ppc modeli uygulanan ortaklık programı kadar gelişmiş değildi. Umarım burdan sesimizi duyarlar..
    Türkiye’de Affiliate modelleri geliştirilmeli ki firmalarda webmasterlarda kazansın ve pazar büyüsün.. Teşekkürler.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın