x

Friendfeed Rakibi Nsyght Türkçe Olarak Yayında

Kullandığımız sosyal ağların artmasıyla birlikte, yarattığımız profilleri takip etmek da bir o kadar zorlaştı. Platformlar birbirleriyle entegre çalışabiliyorlar ancak tam bir kontrol sağlanabildiği söylenemez. Nsyght, sosyal ağ profillerini tek bir yerden kontrol etme fikri üzerine oluşturulmuş bir servis. İngiltere ve Türkiye’de bulunan 4 kişilik bir ekip tarafından hayata geçirilen Nysyght birkaç gün önce Türkçe versiyonunu yayına aldı.

Friendfeed alternatifi olarak geçtiğimiz haftalarda yabancı bloglarda da yer alan servis, farklı sosyal ağlardaki konuşmalar arasında bağ kurarak tek bir tartışmaymış gibi sunabiliyor. Özellike Twitter üzerindeki paylaşımları bir arada sıralayabilmesi karşılıklı konuşmayı sağlıklı takip edebilmek adına fayda sağlıyor.

Nsygth’i öne çıkartan özelliklerden bir diğeri ise arkadaşlarınızın paylaşımlarını filtreleyebiliyor olması. Örnek verecek olursak, arkadaşlarınızın yaptığı paylaşımlar arasında sadece videolu paylaşımları veya resimli paylaşımları listelemek, aradığınızı bulmak adına büyük kolaylık sağlayabiliyor. Aynı şekilde Twitter paylaşımlarının analiz edilerek paylaşılan dosya tipine göre kategorilendirilmesi de bilgi kirliliği arasında bir düzen kurulmasını sağlayabilir.

Servis Friendfeed’in birebir rakibi gibi görünse de sitede Friendfeed desteğinin bulunmaması Nsyght’yi kullanacak kitle düşünüldüğünde bir eksik olarak görülebilir. Çünkü tahmin edersiniz ki, Friendfeed’den Nsyght’a geçmek isteyen kullanıcı takip ettiği kişileri yeni platforma taşıyamayacak.

Nsyght’ta sosyal profillerden veri alma ve işleme sürecinin de beklediğimden daha uzun sürdüğünü söyleyebilirim. Buna rağmen analiz işlemi bittiğinde kullanışlı bir sosyal medya aracına sahip olunuyor. Friendfeed’in Facebook tarafından satın alınmasının ardından bir duraklama sürecine girdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Nsyght bu duraklama döneminde yenilikçi özelliklerle piyasada kendine yer edinebilir. Yalnız projenin ismini nasıl okumamız gerektiği konusunda proje takımından biri bizi aydınlatırsa çok sevineceğiz. 🙂

Yorumlar (17)

  1. Her yere aynı kişileri taşımanın gereği var mı ki? Varsın olmasın ff paylaşımı da. Orda da yeni kişiler ile tanışalım.

    Cevapla
  2. Doğacan Güney |

    İnceleme için teşekkürler.

    Nsyght -> insight gibi okunuyor. Maalesef okunması ve yazılması biraz zor 🙂

    Cevapla
  3. Proje gercekten güzel tebrik ederim. Ancak domain biraz zor akılda kalıyor..

    Cevapla
  4. yazılması zor uygulama başarılı görünüyor ama bi çiğlik var. biraz daha geliştirip derlenirse birde güzel isim bulunursa daha başarılı olabilir.

    Cevapla
  5. Yahu adamlar sanki blog açmış. Biraz daha geliştirilip güzel de isim bulunursa deniyor. Sanki logo ve domain değiştirmekten ibaret gibi görünüyor bu olaylar. Tamam, ismin önemini ben hep savundum, savunurum da. Ama marka tescilleri yapılmış, Pr çalışmalarına çoktan başlanmış, yabancı kaynaklı bloglarda kendine yer bulmuş bir projenin de ismini “şunu da yapıverin bunu da yapıverin” diyerek değiştiremezsiniz. Kimse de kusura bakmasın.

    Ben ismi oldukça başarılı buldum. Özellikle akılda “kalmaması” sebebiyle. Yani bu marka, marka ismiyle değil, o ismin bıraktığı algıyla akıllarda kalacak. Bir daha ismini hatırlamayabilirsiniz, ama muhakkak “neydi lan ismi insight’a benzeyen marka” diyeceksiniz.

    Diyeceksiniz derken, projeye kefil olmuşum gibi oldu 🙂 Hiç alakası yok, henüz incelemedim. Zaten yukarıdaki görüşlerimin de projenin başarılı olacağı ve olmayacağıyla da hiçbir ilgisi yok. Yarın batsa da bu proje, “neydi lan şu 2 günde batan, ismini hatırlayamadığımız şey” diyeceksiniz.

    Handikap değil. Ürün Altuğ’un anlattıklarına göre fena değil gibi. Özellikle Twitter konusuna getirdikleri yaklaşım beni yakaladı diyebilirim. Çünkü başından beri Twitter’ın sevmediğim özelliklerindendir başıboş “@’lar.”

    Benim arkadaşlara önerim, marka ismiyle ilgili bu “olumsuz gibi görünen” durumu fırsata çevirsinler. İyi bir kampanyayla o ismi kafalara kazımak mümkün. Her ismi olduğu gibi.

    Tamamen atıyorum, mesela şu tarz şeyler yapılabilir. (Şu tarz diyorum, bu demiyorum)

    Madem FF’in rakibisin, ya da öyle görülüyorsun, belirlersin atıyorum 50 tane “kilit” FF kullanıcısı, bunları 1 aylık sürece yayarak elinde video kamerayla çeşitli etkinliklerde yakalarsın. Zaten bi Likemind’a gitsen yarısından çoğu çıkar bu rakamın Türkiye’de. Ki Türkiye’yi yabana atmayalım, FF’i nasıl kalkındırdığını hepimiz biliyoruz, rakamlar da bunu söylüyor. Neyse, yakalarsın bu kişileri, o anda video kayıtta olur. Kısaca sistemini anlatırsın, “böyle böyle” dersin, sonra da elinde bir kartta logosu olur. 2 sn gösterirsin ve geri çekersin. İsmi doğru hatırlayanlara ödül verirsin. Tabii kartı da soruyu sorduktan sonra o kişiye verirsin. Hatırlayan da hatırlamayan da bu kampanyadan sonra ismi öğrenir zaten. Hem hedef kitlene yönelik “bir nevi” pazarlama kampanyası gerçekleştirmiş olursun, hem de akılda kalıcı olmayan isminin esprili bir şekilde markalaşmasına katkıda bulunursun.

    Belirlenen 50 kişiyi de hiçbir yerde açıklamazsın, süre geçtikçe FF’teki “kilit” kitleden insanlar içten içe “bana da soracaklar mı” diye meraklanır. Bunu 1 aylık bir süreye yaydığından, düzenli olarak bu “deneyimler” paylaşılır. Yani “şu site bugun beni yakaladı, böyle böyle, bıdıbıdı” diye bu kişiler muhakkak paylaşır. Bu kampanyaya özel micro bir site hazırlarsın, görüntüleri de yayınlarsın. Hem de üstüne üstlük merak uyandırırsın.

    Sadece FF kullanıcılarıyla sınırlamak da gerekmiyor. Ünlü bloggerlar falan da sürece dahil edilebilir. O zaman etkisi çok daha büyük olur.

    Tekrar söylüyorum, bu fikri tamamiyle attım. 20 saniyede kafadan uydurduğum bu şeyi eleştirmek yerine, mantıklı öneriler yapılırsa sevinirim. Ben “bu” yapılmalı diye değil, “neler yapılabilir”i göstermek için böyle bir fikri ortaya atıyorum. Yani asıl söylemek istediğim, bu etkileri yaratabilecek yaratıcı kampanyaların düşünülmesi de, yapılması da çok zor değil. Kara kara düşünüp “hakkaten lan nası isim bu alla alla” demek yerine, handikapları avantaja çevirmek çok daha mantıklı değil mi?

    Bu arada FF konusunda Altuğ’un görüşlerine katılıyorum. Kesinlikle eklenmesi gerekiyor. “Bence” öyle olmaz o işler. Ha, bizim düşündüğümüzden başka bir nedeni varsa da bilemem.

    Tekrar belirteyim, servisi henüz incelemesem de en azından bu yorumu bana yazdırdıkları için tebrik ediyorum arkadaşları ve başarılar diliyorum. (İnceleyeceğim bu arada)

    Cevapla
  6. ben üye oldum. Facebook hesabımdaki güncellemeleri kolaylıkla public yapmamı sağladı. Çok hoş bi site. İşin içinde Türk yazılımcılar da olunca daha mükemmel oldu. Benim profilim > http://nsyght.com/users/tayfun/

    Cevapla
  7. Boş işler bana göre. Topu topu 2 tane sosyal ağı takip ediceksin. 1.si facebook, 2.’side linkedin, twitter, friednfeed bunlardan bir tanesi. Ondan sonra ne kafa karışır ne başka birşey

    Cevapla
  8. ensayt (nsyght) diye Türkçe okuyabiliriz. Muhtemelen domain name alınmış olduğu için bu isim alınmış olabilir. Servisi ilk günlerinden bu yana kullanıyorum, oldukça hızlı gelişti. Eklemeyi planladıkları güzel özellikleri var. Büyük çapta yatırım aldılar, daha önce açıklanana göre 2 milyon dolar değerlemeye denk gelen bir yatırım almışlar. Kullanıcı sayısı arttıkça adını daha çok duyacağımızdan eminim. Arkadaşları tebrik ediyor başarılar diliyorum.

    Cevapla
  9. Sanki kimsenin düşünmediği düşünülmüş:D

    Millete baygınlık gelmiş zaten sosyal ağ zırıltılarından.

    Bu nasıl hizmet ya! Önce yığınla sosyal hesap açacan, sonra bu hesapların hepsini kontrol etmek için birde buraya üye olacan 😀

    Allah aşkına insanın gülesi geliyor.

    Orada hazır bir sosyal ağ var, ben bunların google’ı nasıl olurum 😀 Hesaptaki zekaya bak. Hiç kimse akıl edemedi zati.

    Eğer faydalanmak istiyorsan hazır potansiyelden az kafanı çalıştırda Zynga gibi işler yap.

    Tüketime odaklı toplumu tetikleyen herşeyden bıktım. Bu internetin bir anayasası yok ki kardeşim.

    İşi gücü olmayan, elinden bi iş gelmeyen adamlar, internet girişimcisi, sosyal medya uzmanı oluyor.

    Herkese müjde! Bu furya bitiyor. Sırtını buraya dayayanlar kendini pekte güvende görmesin yani.

    Cevapla
  10. Bu siteyi hazirlayanlarin profillerine bir bakin da, Turkiye’den nasil insanlar cikiyormus gorun. Hele su benim ustumde yorum yapan kisi gibi kifayetsiz muhterisler iyice okusunlar da, Enis ile Dogacan’in hangi projelerde yonetimde olduklarini ogrensinler.Biri Apache’de, biri hadoop’da gorevli.

    Cevapla
  11. Çok başarısız.
    Hesabımı kapamak istedim. Göremeyince hesap kapama yeri bir mail falan atayım bari dedim. Ama o da de sitede bir iletişim formu, sayfası, mail adresi belirtilen bir yer yok. Neyse geliştirenlerden birinin facebook hesabını bulup mesaj attım. Hesap kapamamanın bulunmamasının büyük bir eksiklik olduğunu belirttim. Hesap silme seçeneği yoksa hesabımı siler misiniz dedim. Bir de bir iletişim sayfasının olmamasından yakındım.

    Gelen cevap ise oldukça şaşırtıcıydı. Hesap silme koymamışlar çünkü gerek görmemişler ne gerek varmış. Zaten import ettiğimiz servisleri kaldırabiliyormuşuz hesap silmeye ne gerek varmış. Aynı şekilde iletişim sayfasına da gerek yokmuş.

    Bu kafayla zor diyorum.

    Cevapla
  12. denemedim ama ne kadar iyi olursa olsun köşeler tutulmuş halde. özellikle sosyal paylaşım sitelerinde ne kadar iyi olursan ol ilk atışı yapıp kitleyi kazananın yerini almak imkansıza yakın. çünkü bunlar kullanan için ordaki çevresiyle eşdeğer önemde. biri etkili isimleri göç ettirmekten bahsetmiş ama kimsenin öyle bir gücü yok, olmayacak da. tam tersi anlatan dinleyene muhtaç. obama bile twitter kötü daha iyisini buldum diyip çıksa (şu saatten sonra) takipçilerinin en az 10 da 1 ini kaybeder.

    bir de zaten sıkıldık yeni form doldurmaktan. 3 hesabın olacak, herşeye yetecek. gmail, facebook, twitter. diğerleri için connect kullanacaksın oldu bitti.

    bu arada webrazzi yorum yapmayı bu şekilde kolaylaştırarak geç de olsa bir güzellik yapmış 🙂

    Cevapla

Bir Cevap Yazın