x

Kazakistan’da bakanlar blogcu oluyor. Peki ama ne kadar samimiler?

Profy’de çıkan bir yazıya göre Kazakistan başbakanı Karim Masimov, bu hafta bir talimat ile kabinesindeki tüm bakanlardan kendi kişisel bloglarını açmalarını istemiş. Kendisi de bir süredir bu adreste blog yazan başbakanın bu kararı hem çok ilginç hem de biraz kafa karıştırıcı.

Bağımsızlığını kazandığı günden bugüne kadar demokratik bir yönetime geçmekte zorlanan Kazakistan, ifade özgürlüğünü kısıtladığı ve devlet başkanı Nazarbayev’e karşı olan muhalif hareketlere izin vermediği için uluslararası birçok platformda şiddetle eleştirilen bir ülke. Tüm uluslararası baskılara rağmen demokratik seçimlerin bir türlü yapılamadığı ve yolsuzlukla mücadele gibi konularda oldukça geri kalmış bir ülkenin başbakanının tüm bakanlarını blog yazmaya çağırması ne kadar samimi bir yaklaşım olduğu tartışılır.

Traji komik olan ise, ortada blog yazarı bir başbakan olmasına rağmen, blog platformu LiveJournal‘ın Kazakistan’da yasaklı siteler arasında yer alması. Kazakistan’ın blogcu başbakanına Rusya’da bir radyo röportajında LiveJournal’ın ne zaman açılacağı sorulduğunda ise, şöyle cevap vermiş: “Ben kendim de blog yazarıyım ve ben LiveJournal’a sorunsuz olarak ulaşabiliyorum.”

Günümüzde Web 2.0 araçlarını kendi kontrolleri altına alarak propaganda yapmak, baskıcı rejimlerin kullandıkları bir yöntem haline gelmeye başladı. Çin’de de “50 cent ordusu” olarak anılan ve sayılarının 300.000’i bulduğu tahmin edilen Komunist Parti adına çalışan maaşlı internet propagandacıları hergün çeşitli internet platformlarında binlerce yorum ve blog yazısı yazarak muhalif görüşlerin sesini kısmaya çalışıyor.

Bakanların, devlet adamlarının kendi bloglarını yazmaları, yaptıkları icraatları blogları aracılığı ile halkla paylaşmaları ve onlardan gelen yorumları dinlemeleri eminim her vatandaşın özlemini duyduğu bir yapıdır. Sosyal medya araçlarını her devletin vatandaşları ile güçlü ve şeffaf bir iletişim kurmak için kesinlikle kullanması gerektiğini düşünüyorum. Fakat içini doldurmadan atılmış adımların da propaganda olarak algınlanmaktan öteye geçemeyeceği ortada. Kazakistan hükümetinin adımı çok samimi bir açılım olabilir. Fakat amaçları propaganda içerikli yazılar ve özellikle gerçek olmayan yorumlar yazdırarak, Kazakistan hakkında muhalif görüşlere izin vermeden gerçek dışı bir görünüm yaratmak ise bu tarz girişimlerin yarardan çok zararı olacağını düşünüyorum. Bence Kazak yönetimi öncelikle yasaklı siteler sorununu çözerek, halkın kendisini internet üzerinde özgürce ifade etmesinin önünü açmalı.

Yorumlar (3)

  1. Kamil Tayyar |

    “… binlerce yorum ve blog yazısı yazarak muhalif görüşlerin sesini kısmaya çalışıyor.”
    Her siyasi yapılanma tabi ki propaganda yapacak, yaptıklarının çok güzel olduğunu anlatmaya çalışacak, diğer siyasi organizasyonlardan daha yetenekli,becerikli,dürüst, vs. olduğunu anlatmaya çalışacak. Meydanlarda 100bilerce insanı toplayarak yapılan mitingler atılan sloganlar da mı muhaliflerin sesini kısmak anlamına gelir. Bence bu gayet doğal ve olması gereken durumdur. En azından kendilerini halk veya kamuoyu nezdinde haklı çıkarmaya uğraşıyorlar, daha kötüsü de olabilirdi.

    Cevapla
  2. @Kamil Tayyar Propaganda yapılması çok doğal tabii ancak burada küçük bir ayrıntı var, o da Çin’in internet yasaklarınından fazlasıyla etkilenenen bir ülke olması. Sade vatandaşa tanınmayan bir sürü hakkı, siyasetçiler güç gösterisi yapar gibi kendileri kullandıklarında ortaya eşitsizliklerle dolu bir tablo çıkıyor. Sanırım yazıda vurgulanmak istenen bu.

    Cevapla
  3. “Ben kendim de blog yazarıyım ve ben LiveJournal’a sorunsuz olarak ulaşabiliyorum.”

    Ne kadar tanıdık geldi:)

    Cevapla

Bir Cevap Yazın