x

Risk sermayedarları girişimciden neler talep eder?

Açıklama: Ersan Özer itiraf.com, istanbul.net, uzmantv.com sitelerinin kurucusudur. Konuk yazar olarak bu yazısı Webrazzi’de yayınlanmıştır.

Bir projeniz var. Hayata geçirmek istiyorsunuz. Bir risk sermayesi şirketine gittiniz. Ne mutlu ki projenize para koymaya ikna oldular.

Bunun karşılığında sizden neler talep edileceğini biliyor musunuz?

  1. Anonim şirket kurmanız istenir. Bunun 2 sebebi var:
    a) Limited şirketin hisse satışında tüm ortakların rızası gerekir. Anonim şirkette ise yazılı bir şey yoksa isteyen istediğine hisse satabilir.
    b) Şirketin kuruluşundan 2 yıl sonra hisse satışından vergi doğmaz. Yani exit yaptığınızda tüm parayı cebinize koyarsınız.
  2. Paranın hangi sürede konulacağı, nasıl harcanacağı, şirket hisselerinin nasıl satılacağı gibi birçok detayın yer aldığı bir sözleşmeyi imzalamanız istenir. (Risk sermayedarınız şirkete para koydukça hisse sahibi olur. Örneğin, yüzde 10 ortaklıkla başlar. Yine örneğin, paranın tamamını koyduğunda yüzde 50 hissedarlığa ulaşır.)
  3. Hayat sigortası yaptırmanız istenir. (Varisleriniz için hayırlı bir şey.)
  4. Şirket yönetiminde önceliği yatırımcıya vermeniz istenir. (Yani yönetim kurulu üyelerinin çoğunluk olacak tarafını risk sermayedarı seçer.)
  5. Düzenli olarak parayı nasıl harcadığınızın hesabını vermeniz istenir. (Ayrıca belli bir miktara kadar harcama yetkiniz vardır. Bunu aşan rakamlar için yönetim kurulu kararı gerekir.)
  6. Şirket hissesi satılırken önceliği yatırımcıya vermeniz istenir. (Misal, Doğan geldi ve şirketin %50’sini almak istedi. Eğer sözleşmeye madde koydurmadıysanız, “Ben Doğan ile ortak olmak istemiyorum” diyemezsiniz. Risk sermayedarı öncelik sahibi olduğu için hissesinin tamamını Doğan’a satabilir.)
  7. Hatta şu da istenir: Doğan geldi ve şirketin tamamını almak istedi. “Bu site benim çocuğum gibi. Doğan bu işi öldürür. Hayatta satmam” diyemezsiniz. Çünkü sözleşmede, “Girişimci, yatırımcının hisse satış koşullarına uygun şekilde hisselerini satmak zorundadır” maddesi yer alır. Yani risk sermayedarı kendi hissesi için kaça anlaşmışsa sizin hisseniz de aynı paraya satılır. Şirket Doğan’ın olur. (Bunun bir diğer kötü versiyonu ise, sizin daha yüksek bir değer biçmeniz ama sermayedarın onun altında değeri kabul etmesi olabilir.)

Yorumlar (17)

  1. çok guzel bir yazı olmuş. Devamı gelecek mi? baska bir sürü bilinmeyen var.

    Cevapla
  2. Sitelerimizi satmadan önce en azından A.Ş. olmak gerektiğini öğrendim. Çok faydalı oldu teşekkürler.

    Cevapla
  3. Hamdi Özkan |

    her başarılı siteye Doğan grubu göz koyuyor galiba 🙂

    Cevapla
  4. Çok güzel bir yazı olmuş, sanırım en temiz ve güvenilir yolu kendi başınıza veya güvendiğiniz bir arkadaşınızla sözleşme yaparak şirket kurmak. Maddi kaynak problemi kredi ile karşılanabilir gibi geliyor.

    Cevapla
  5. Maddi kaynak problemi krediyle aşılmaz. Aslında doğrusunu söylemek gerekirse maddi kaynağı ”problem” olarak görerek işe başlamanız da yanlıştır. Çünkü her işin bir sermayesi vardır ve internet projelerinin sermayeleri de, az sayılacak miktarlarda olmuyor. Kaldı ki krediyle alsanız bile, projenizi batırdığınızda (bildiğiniz üzere internet projelerinin büyük yüzdesi batıyor) çok büyük maddi çöküntü içerisine girersiniz. Yani yıllardır ”ülkemizde risk sermayedarı yok” diyerek dert yandık ve kredi almaktan korktuk; şimdilerde yavaş yavaş artıyor ülkemize yatırım yapan yatırımcılar, yine beğenmiyoruz. Başlangıç aşamasında olan bir ülke için tabii ki şartlar böyle olacak. Ne yani, tüm yatırımı yapıp; bir de söz hakkından, yönetim gücüne kadar her şeyi bize mi devredeceklerdi? Ne yazık ki, her şey o kadar da toz pembe değil. Eğer Türkiye’de risk sermayedarı bulmuşsanız; önce bulduğunuza sevinecek, sonra da en karlı anlaşmayı yapmak için ter dökeceksiniz. Olay tamamen bu yönde. Teşekkürler Ersan Bey, lakin gerçekten de daha detaylı bir yazı bekliyoruz bu konularda sizden. Yahoyt’a da ne hedeflerle girmiştiniz ama öyle olmadı 🙂

    Cevapla
  6. 4. madde Türk girişimcinse çok şey kaybettirir. (Elbette kazandıracakları vardır.)
    Sebebine gelince, tecrübelerimden yansıyanları aktaracağım. Bir girişim sahibi iseniz çok güzel (hatta şahane!) imkanlar ile başlayabilirsiniz. Bunlara ilaveten çok güzel vaadlerde verilir. Beklentileriniz doğrultusunda olan şeyler. Fakat şirkette söz sahibi olmak isterler. Elbette olabilecek birşey.
    Fakat bir süre sonra şirketiniz para kazanır ve artık ceviz kabuğundan çıktı mesajını vermeye başlarsa işte o zaman gerçekler kendini gösterir. Şirket yatırım yapan kişiler kendi tecrübelerini buraya aktarmak isterler. Ama iş hacmini genişletme yönünde.
    Şöyle bir örnekleme vereyim. Bir web servisiniz var ve artık milyonlar kullanıyor. Çok güzel. Tutar birisi tamam arkadaşlar budur, artık web sayfası da yapacağız ajans olacağız. Evet bu karar o gün verilmiştir ve diğer gün uygulanması istenir.
    Kısacası bir süre sonra başarınıza baskı uygulanabilir. Çünkü para gücü onlarda olacağı için imalı şeyler bile çıkabilirler karşınıza. Baskı altında kalmayın, istemediğiniz şeyleri -geçici olsa bile- başarıya ulaşabilmek adına kesinlikle! yapmayın.
    O yüzden anlaşırken ve ortak bir iş yaparken kendinize güveniyor ve fikrinize sahip çıkıyor iseniz arkasında durun ve söz sahibi olun.

    Cevapla
  7. Ersan bey, Risk sermayesi için hangi firmaları tavsiye edersiniz peki? Bilmiyorum belki reklama girer ama 🙂 isim verebilseniz harika olurdu…

    Cevapla
  8. Webrazzi’de böyle yazılar görmek gerçekten çok güzel. Risk sermayesi, yatırımcı, melek yatırımcı kelimelerinin aslında o kadar da büyülü olmadığını, kimsenin sihirli değneklere sahip olmadığını özetleyen bir yazı olmuş. A.Ş. olmak gerektiğini cember.net’in kurucusu da bir videoda anlatıyordu ben de oradan öğrenmiştim. Önemli bir detay.

    Cevapla
  9. Mustafa Gil |

    Ersan abiii, Dogan kim Dogan? neden ona satmayalim?

    Cevapla
  10. Yazı için Ersan Bey’e, yayınladığı içinde Webrazzi’ye teşekkürler.

    Girişimcilerin önündeki en büyük engel, yatırım olmuştur genelde. Birçok proje, fikir, ürün mali sorunlar nedeniyle ölü doğmuştur.

    Yusuf İbili’nin yorumuna katılıyorum. Girişimciler için, yatırımcıların ilk aşamada sunduğu şartlar ( giderlerin karşılanması, ekibe iyi bir maaş vs. ), bir girişimci için oldukça çekici gelecektir. Bununla birlikte, proje için hedef büyükse, ileri aşamalar düşünülmeli, ve anlaşma ona göre imzalanmalıdır. Kısa dönem için sağlanacak gelir karşılığında, projenin değeri arttığında elde edilecek büyük imkanlardan fedakarlık edilmemelidir.

    Yönetim konusu, girişimciye göre de değişir sanıyorum. Eğer girişimcinin işletme alanında bilgisi/tecrübesi yok ise, yönetim alanında yardım alınması proje açısından faydalı olacaktır. Bununla birlikte, bu konularda girişimci kendisinin yapabileceğine inanıyorsa, kendi modeline daha uygun bir anlaşma için uğraşabilir.

    Türkiye’de risk sermayesi henüz yeni bir alan. Büyük bir rekabet bulunmamakta. Bu da, girişimciler için bir dezavantaj, zira rekabet arttıkça, girişimcinin kendisine uygun anlaşmayı yapmak için daha fazla alternatifi olacaktır.

    Başka açıdan bakarsak, ilk projenizde istediğiniz şartları sağlayamıyorsanız, ama projenizi hayata geçirmek için başka çareniz de yoksa, bir projenizi mevcut şartlarda hayata geçirip, sağlayacağınız gelir ile diğer projelerinizin yatırımcısı kendiniz olabilirsiniz.

    Diğer dikkat çekmek istediğim bir konu ise, yatırımcının çevresi ve sahip olduğu bağlantılar da oldukça önemlidir. Doğru yerdeki insanlarla bağlantıya sahip olan bir yatırım şirketi, projenin karşılaşabileceği sorunlarda daha büyük yardımda bulunabilir.

    Önerim, mutlaka bir hukukçu ile, anlaşma imza atılmadan önce incelenmeli, bütün şartlar anlaşıldıktan sonra imzalanmalıdır.

    Cevapla
  11. Anonim şirket (AŞ) olmak zor yahu… Bir kere AŞ olduktan sonra başkalarının sofrasına aş olmaya hiç lüzum kalmaz ki. 🙂

    Cevapla
  12. Çok güzel bir yazı, bunlara ek olarak girişimcilere yatırımcı bulmalarından daha öncelikle verilmesi gereken bilgiler de var.

    Yapacağınız girişim ne olursa olsun daima en kötü getiri ihtimali hesaplayarak size ne getireceğini, sonra da fazlası ile sizden ne götüreceğini hesaplamalısınız.

    Yok efendim buradan reklam satarız, 100 bin üyeye ulaşırız gibi hayali kelimelerden uzaklaşıp, ince hesaplar yapmalı, yatırımcı ne için gerekli bunu bulmalısınız.

    Mesela üretim sürecince (web projenizi geliştirme diyelim) çalışan ekibin maddi giderlerini karşılamak için ortak almak hiç mantıklı değildir. Önce ufaktan 1-2 lokomotif ve kaynak gerektirmeyen, mümkünse reklam gelirine odaklı, zaman almayan proje yaparsınız. Buradan gelen paralar ile de ekibi besler, asıl fikri yapmaya çalışırsınız.

    Üretim bitti, altın sarayı inşa ettiniz ama buna giden bir yol yok. Dağın ardındaki saray olarak kalmak hiç iyi değildir, bu yüzden reklam yapmanız gerekir. Reklam için ayıracak bütçeniz yoksa önce kulaktan kulağa, sonra arkadaştan, dosttan karşılıksız reklam yapmalarını isteyip genel durumu görmeye çalışınız. Bu basit reklam mantığı gerçekten dönüş sağlıyorsa ne yapın edin önce kendi yağınızla reklamlara yönelin.

    En iyi reklam zaten işinizdir. Eğer işiniz kendini promo etmekte sorun yaşamıyor, projenizi gören bir kullanıcı hemen bir hesap açayım diyorsa yatırımcının canı … 🙂 Siz zaten peşinde koşulacak kişi olursunuz. Projeniz getirdiğinden çok götürürse kimse peşinizden koşmaz.

    Ersan Bey’in yaptığı gibi uzmantv gibi aşırı ve sürekli büyüyen gideri olan bir projeniz varsa yatırımcının her şartı kabul etseniz de karşı tarafı ikna edemeyebilirsiniz.

    Şirketiniz, ekibiniz veya tek başınıza çalışıyor bile olsanız önce hayali değil olası projelere yönelip, sabit bir geliri yakaladıktan sonra kafanızda planladığınız projenize yönelin.

    Hele hele ki hali hazırda bir iş planınızı proje için derinden sarsıp şirketinizi iflasa götürecek projelere dalmayınız.

    Ve en önemlisi projenizi çok detaylandırıp tüm detaylar bitene kadar kullanıcı gözünden saklamayı bırakın, projeniz beta diye küçük ve kullanıcı dostu şekilde başlasın, ilerleyen günlerde geri dönüşün ve ziyaretçi/üye sayınızdaki artışların sizi motivesi ile daha kolay olacaktır.

    Risk yatırımcısı veya melek yatırımcı dediğiniz kişiler/firmalar sadece paraya odaklanacaktır. Yani onlardna bakın bu sistem sosyal sorumluluk projesidir, budur, şudur diye hiç masaya oturmayın. Hiçbir yatırımcı yatırdığı parayı 24-36 ay sürede geri kazanamayacağı projeye destek vermek istemez.

    Kısacası (ne kadar uzun yorum olsa da 🙂 okudunuz) projenizi üretin, yatırımcıyı da genişlemek için kullanın. Yani tıkandığınız ana kadar kendi yağınız ile kavrulan projeler emin olun daha kalıcı projelerdir.

    Bu blogu takip edenler son yazılarda farketmişlerdir ki, para ile saadet olmuyor. 🙂 Hele hele karar merci projede para koymak dışında birşey yapmıyorsa o proje doğmadan ölebilir.

    Cevapla
  13. Bir onemli nokta daha var o da likidite tercihi (liquidity preference). Cogu Risk Sermayesi Sirketi yatirim yaparken bu sarti koymak ister. Koydugu sermayenin karsiligini sirketin satisi aninda korumaya almaya yoneliktir bu madde. Satis miktarinin nasil paylasilacagini anlatir.

    2x, 3x, 4x ibarelerle ifade edilir. Sirketinize 500 yatirim yapildi ve likitide tercihi 3x olarak risk sermayesi sirketi lehine kabul edildi diyelim. Cesitli senaryolari degerlendirelim.

    1- Sirketiniz 1.500e satildi. 3x sarti (500*3) devreye girecek ve risk sermayesi sirketi butun parayi alacak.

    2- 2500e satildi. Alici firma 1500u satis aninda ve geriye kalan kismi 1 sene sonra belli hedefler gerceklestirildiginde verme sartini koydu (genelde alicilar bu tip sart koyar). Risk sermayesi sirketi 1500u alir ve siz 1 sene daha hedefleri gerceklestirmek ve paranizi almak icin ugrasirsiniz.

    3- 5000e satildi. Risk sermayesi sirketinin hissesi %40 ve sizinki %60 diyelim. Alici firma yine 1000i satis aninda, 1500u 6 ay sonra’ geriye kalan 2500luk kismi 1 sene sonra vermeyi kabul etti. 1000lik kismi RS sirketi hemen alir. Kendi payindan kalan diger 1000lik kismi 6 ay sonra alir, siz 500 alirsiniz. 1. sene sonunda kendi payinizin geriye kalan kismini alirsiniz.

    Bu maddenin cok degisik uygulamalari var. Onunuze bir niyet mektubu ve anlasma konuldugunda en cok dikkat etmeniz gereken maddelerdendir. Ideali boyle bir maddenin olmamasidir.

    Yonetim kurulu cogunlugu icin her zaman savasin. En kotu ihtimal X + X + BAGIMSIZ UYE yapmaya calisin. Aksi taktirde kendi sirketinizden kovuldugunuzu ve sadece YK toplantilarina girdiginizi gorme ihtimaliniz vardir.

    Satis zorlamasi olayi (istemediginiz bir rakamda veya bir sirkete satisiniz isteniyor) icin mutlaka sozlesmeye size ayni kosullarda alim hakki maddesini ve dusunme suresi ekletin. Ornegin sizin istemediginiz 3000lik bir teklif yapildi. RS sirketi once size bu hisseleri bu rakamdan almak istediginizi sormak zorunda olacak ve 3 ay (sure maddesi) bunu dusunmeniz icin vaktiniz olacak. Bu sure zarfinda baska bir alici kendiniz arayabilirsiniz. Bagimsiz kurulus tarafindan sirket degerlemesi sartini da koydurtabilirsiniz.

    Bunlar tabiki hep en kotumser dusunceler. Hicbir risk sermayesi sirketi art niyetli olmadikca sizin kuyunuzu kazmak istemez. Bu tip durumlar genelde girisimci sirketi kotu yonettiginde, YKnin hedeflerini gerceklestiremediginde ortaya cikar. Ya sirkete kendi sectikleri yoneticiyi almak isterler, ya da cok gec olmadan paralarini kurtarmak icin sirketin sizin istemediginiz bir fiyattan satisini isterler.

    Cevapla
  14. Tekin Tatar, çok önemli bir noktaya dikkat çektiniz. Şu an risk sermayesi kullanan bir projenin (befunky) başındasınız.Eğer sizi zorda bırakmayacaksa tecrübelerinize dayanarak böyle ince konularda yazmaya devam ederseniz Ne kadar değerli bir paylaşım olur biliyor musunuz?

    Cevapla
  15. Yücel Eroğlu |

    elinize sağlık, bu bilgilendirmeler gerçektende iyi oldu =)

    Cevapla
  16. son madde çok tehlikeli, hissededar doğandan hisse başına X dolar teklif alır, toplamda diyelim 100X para ödeyecekti doğan, ama hissedar doğana der ki, gel biz güya hissebaşına x/4 fiyatına anlaştık diyelim, toplamda resmi olarak böylece 25X ödemiş olursun ama kayıtsız olarak bana 50Xi de ayrıca verirsin, böylece doğan 25X karda, yatırımcı da 50X yerine 75X alır, fikir sahibi ise alacağı 50X yerine sadece 25X alır öyle kalır.
    p.s. doğan grubunun ismini kullandım ama bu sadece bir örnek için, doğan grubu ile bir yorum yapmam doğru olmaz, tanımıyorum etmiyorum çünkü.
    p.p.s karamsar olmak istemiyorum ama mümkün bir senaryo, ve para için insanlar çok şey yapar, ondan eminim.

    Cevapla
  17. Bunlar yazılı diye illaki de bu şartlar olacak demek değil. Herkes kendi çıkarlarını korumaya çalışıyor. Yatırımcı kendi parasını korumaya ve arttırmaya çalışırken girişimci projesinden maksimum kârı elde etmeye çalışıyor. Eğer imkanınız varsa en güzeli ortaksız hareket etmek, ancak imkanlarınız sizi köşeye sıkıştırmışsa seçenekler arasında yatırımcıları da tutmakta fayda var. Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir ayrıntı var. Genelde insanlar yatırımcı ararken şartlanmış olarak bu işin içindeki insanlara bakıyorlar. Oysa dışarıda başka iş sektörlerinde internet sektörüne girmeyi isteyen ancak bilgi eksikliğinden bir köşede bekleyen bir çok insan var. Bu kişilerden birileri ile yapılacak anlaşmalar “Melek yatırımcı” olarak adlandırılan kurumlarla yapılacak anlaşmalardan daha esnek olacaktır diye düşünüyorum.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın