x

Ölümsüz Bağ Fantom!

Açıklama: Ersan Özer itiraf.com, istanbul.net, uzmantv.com sitelerinin kurucusudur. Konuk yazar olarak bu yazısı Webrazzi’de yayınlanmıştır.

Yıllardır Windows Türkçesi ile dalga geçiyoruz. Şimdi de sırada Türkçe dil seçeneğini ekleyen global web siteleri var.

Mesela, Firefox’un ana sayfasında şöyle bir çeviri harikası duruyor: “Firefox’un casus yazılımlara, virüslere ve istenmeden açılan pencerelere karşı geliştirilen koruma kalkanına yemleme (ing. phishing) koruması da eklendi.”

Reddit‘teki “ölümsüz bağ” ifadesi benim favorim. (Gerçi “Ebedi bağlantı” deseler daha hoş olurmuş.)

Reddit

Yahoo Mail‘in “Korunuyor musunuz?” başlığı, çağrışımından ötürü bu yazıya girmeyi hakediyor. Ha bir de sayfanın en görünür yerindeki yazım hatasını hala farkedemediler: “Giriş mührünüzü oluşturunç.”

Keza Google’ın “etki alanı” var. Nedense “domain” için “etki alanı” demeyi tercih ediyorlar. Oysa bizde “alan adı” neredeyse oturmuş durumda.

Browser oyunları ise şov yapıyor: OGame devasa butonunda “Imdi ücretsiz oyna” diyor, KnightFight kocaman bir “Gönderme” butonu yapmış (gönder demek istiyorlar herhalde), Seafight, şifre hatırlatma sayfasında “Giriş bilgileri mi unutuldu? Sen kayıtlı üyesin ama giriş bilgilerini mi untuttun?” gibi Tarzanca bir şeyler diyor.

Bu gidişle Windows’un “Bellek read olamadı“sını mumla arayacağız galiba. 🙂

Yorumlar (17)

  1. İşte bu yüzden global projelerin yerelleşme çabalarının sınırlı kalacağını düşünüyorum. Adam gibi projelerde sadece teknik ve tasarımla değil her bir cümle ile ilgili kafa patlatılır. Luke Wroblowski, 37signals vs. bloglarına bakın, kelime saydıklarına bile şahit olursunuz. Sonra yerelleşecem diye tercümeye verir ve tercümanın insafına kalırsınız…

    Cevapla
  2. Necmettin Begiter |

    Çeviri yapan birisi olarak (her ne kadar verdiğiniz örneklerle ilgim olmasa da) bir-iki kelime sarfetmek isterim. Firefox ile ilgili cümleyi yanlış anlamışsınız sanırım, “koruma kalkanına yemleme” değil, “koruma kalkanına yemleme koruması da eklendi” diye okursanız cümlede hiçbir problem yok ve phishing kelimesi için kullanılan “yemleme” çevirisi yapan arkadaşı da taktir ettim, gayet güzel bir çeviri.

    “Etki alanı” – “alan adı” konusuna geçiyorum. “domain name” “alan adı” olarak, “domain” ise “alan” veya “etki alanı” olarak çevrilir; burada hiçbir problem yok (ya da ben göremiyorum).

    Diğerlerine diyecek birşey yok, uzayda *dönen* bir oyunda geçmişten bir kelime görmek ilginç oluyor, keşke kalanını da öyle yapsalar 🙂

    Cevapla
  3. Burada da Çağlayan Arkan, “Phishing” yerine, “Yemleme” karşılığını kullanmış.

    Uluslararası projelerin yerelleşme çabalarındaki aracın başarısız olması, amacını desteklemeyeceğiz anlamına gelmemesi gerekiyor. Projelerde, en iyi yazılımcıyı kullanma çabası, en iyi dil bilimciyi kullanma çabasıyla kıyaslarsak, oranı hepimiz biliyoruz.

    Sadece bilgiyi saymayan bir aletin ismi, ne kadar olağan ise, türetilebilir bir dille karşılık bulan kelimelerle beraber, teknolojiyi anlama ve geliştirme konusunda son sürat sağlar.

    Cevapla
  4. tercümanla olabilecek işler değil bunlar.. en iyisi gönüllüler bulmak tabi bulunabilirse..

    Cevapla
  5. Gelelim gmaile… Yaklaşık bir yıl önce, yazım denetiminde “otomatik” yerine “otomobil” yazıyordu. 🙂

    Şimdi de blogger’a geçelim.
    http://img232.imageshack.us/img232/741/capturelj6.jpg

    Atroloji İşareti nedir? Burç değil midir? “:” nerededir?

    Zodyak yılı ne hiç bilmiyorum.
    Ayrıca burçlardan İngilizcesi “Cancer” olan “Yengeç” burcu, bir zamanlar “Kanser” olarak çevrilmişti Türkçeye… Hala öyle mi bilemiyorum.

    Dediğiniz gibi: “Bellek read olamadı tarzı çevirilere devam…” =)

    Cevapla
  6. Necmettin Begiter, eğer birebir çeviri yaparsak İngilizce kitaplarının vay haline. Özellikle mesleki yazılarda bu fark iyiden iyiye ortaya çıkıyor. Örneğin İnşaat Müh. ile alakalı bir İngilizce makale okuduğumda eğer keliemelerin sözlük anlamına bakarsak acayip komik şeyler çıkıyor ortaya.

    Sözü edilen Phishing kelimesinin buradaki anlamı oltaya getirmektir.

    Cevapla
  7. Phishing yerine olta saldırısı terimi kullanılsa daha iyi olurmuş.

    Cevapla
  8. Necmettin Begiter |

    “Birebir çeviri yaparsak” kısmının benimle ilgisini anlamadım? “Phishing” “yemleme” demek değildir, zaten yeni bir kavramdır. Birebir çeviri yapabilmek için kaynak metindeki ifadelerin hedef dildeki karşılıklarının oturmuş olması gerekir, henüz dilimize nasıl çevireceğimizi tartıştığımız bir kavramla ilgili olarak birebir çeviri zaten yapamazsınız.

    “Phishing” kelimesinin buradaki anlamının “oltaya getirmek” olup olmadığı konusunda uzun tartışmalara girebiliriz isterseniz, ama bence anlamlı olmaz, zira çeviri katı kuralları olan (“bu kelime böyle çevrilir”) bir dal değildir, sadece tavsiyeler içerir (çeviride zorlama yoktur;) ; farklı durumlarda farklı çeviriler kullanılabilir, hattâ okuyucunun anlamasını zorlaştırmamak adına metin içerisindeki örnekler (hattâ ve hattâ cümlelerin kendileri) değiştirilebilir; hiç kimse “phishing = oltaya getirmek” diye bir kural koyamaz. Olası çeviriler arasına o ifadeyi koyabilirsiniz, ama “bu böyle olacak!” diyemezsiniz. Üstelik “phishing” kimlik hırsızlığı için kullanılan belirli yöntemleri tarif eden bir kelimedir, “oltaya getirmek” gibi genel, farklı durumlarda kullanılan ve alıcıya ulaştığı anda hangi durumdaki neyi anlattığı belirli olmayan veya kullanım alanının genişliği nedeniyle belli olamayan bir çeviri yerine “yemleme” gibi kullanılmayan ama – dolayısıyla hemen anlaşılabilecek bir çevirinin kullanılması, “genel çeviri ahlâkı” açısından gayet yerinde bir yaklaşım kanımca.

    Bu arada zodyak yılı çin takvimindeki yıllara (ki bu da burç olarak çevrilebilirdi bence, zira çinde 12 burç vardır ve bunlar aylarla değil yıllarla döner) karşılık gelir.

    Benim bu konuda takıldığım noktalar ise sizlerden biraz farklı.

    Birincisi, çevirmene yeterli bilginin (kaynak ifadenin kullanım yerinin) sağlanmaması. Bu durumda çevirmeni suçlamak bence bilmemekten kaynaklanan bir tutumdur. Sizlerin yazdıklarından iki örnek vereyim:

    Çevrilecek ifade: Cancer
    Olası karşılıklar: Kanser, Yengeç
    Bu ifadeyi dilimize çevirmekle görevli olan kişi, eğer bu ifadenin etrafında “Gemini”, “Aries”, “Ram” gibi kelimeler görürse “Yengeç” olarak çevirmesi gerektiğini bilir. Ancak çevirmene sadece “Cancer” verirseniz, alacağınız cevap, gayet doğal olarak “Kanser” olur. Burada asıl hata çevirmenin değil, ona gerekli bilgiyi sağlamayanındır.

    Çevrilecek ifade: Couldn’t
    Olası karşılıklar: -[il]emedi, yapılamadı, olamadı
    Bunu çeviren arkadaşın adı Ahmet olsun.
    Çevrilecek ifade: memory
    Olası karşılıklar: hafıza
    Bunu çeviren arkadaşın adı da Nilüfer olsun.
    Bu durumda “Bellek read olamadı” için kimi suçlamak gerekir? Çevirmeni mi? Yoksa ona gereken bilgiyi sağlamayanı mı?

    Bugüne kadar, hiçbir zaman hata vermeyen bir bilgisayar programı kullanmadım. Bugüne kadar herhangi bir dilin haricî kütüphaneler ve kullanımları dahil tamamını ezbere bilen bir programcıya da rastlamadım. Bugüne kadar, herhangi bir lisanın *tamamını* bilen birine de rastlamadım. Bugüne kadar herhangi bir konuda *herşeyi* bilen birine de rastlamadım. Anasının karnından programcı doğup hayatı boyunca programlama / yaptığı programlar ile ilgili olarak tek bir hata yapmayan birini gösterebilir misiniz? Ben gösteremem. Bu söylediklerimin çevirmenler için de aynen geçerli olduğunu düşünüyorum. Çevirmenleri eleştireceğiz elbette, ama eleştirmeden önce o çevirmenle/çevirmenlerle irtibata geçip mevz-u bahis hatalarını bildirsek, eğer inatla düzeltmezlerse o zaman “saçmalamışlar” / “saçmalıyorlar” desek daha kaliteli çevirilerimiz olur bence.

    Cevapla
  9. phishing bir çok noktada “yemleme” diye çevriliyor ve bence fazlasıyla oturdu bu tabir.

    o dile hakim biri ekipte olmadıkça ve iki dili de ana dili gibi konuşmadıkça, bu tip hatalar çok normal. hiç türkçesi olmamasından iyidir bence. Hala bir çok serviste türkçenin esamesi bile okunmadığına göre… Ayrıca tahminim, bu tip çeviri hatalarını bildirildiği taktirde mutlaka düzeltilir de.

    Cevapla
  10. “Yemleme”yi ilk kez duydum. Çok güzel bir çeviri olmuş bence.

    Cevapla
  11. Global projelerde çeviri online olmalı, proje üzerinde sürekli kontrol edilerek yapılmalı. 5 sayfalık döküman tercümana verilip yerelleşme olmaz.

    Cevapla
  12. Yorumlarıyla katkıda bulunan herkese teşekkür ederim. Bilgisayar Türkçesi gibi İnternet Türkçesi de elbette üzerinde konuşulması gereken bir mesele. İlkini çözememişken hayatımıza ikincisi girdi. Webrazzi’ye yazarken kısa olmasına gayret ediyorum. Bu yaklaşımımdan dolayı bazı yanlış anlaşılmalar olabilir. Onu da yorumlar üzerinden düzeltmeye çalışacağım. Bu yazının çıkışı aslında Reddit’te “ölümsüz bağ” ifadesini görmem. Diğerleri de aklımda kalmıştı. Şöyle bir turlayıp çıkardım. Görüyorum ki, yorumlar daha çok Firefox’tan yaptığım “yemleme” alıntısı üzerinden ilerliyor. TDK’nın da önerdiği pek çok alternatif kelime var. Bunların bazısı benimseniyor, bazısı dalga konusu oluyor. Ama bilgisayar, bilişim, sunucu, yazılım, donanım, bellek gibi başarıya ulaşanla az değil. Dolayısıyla, phishing yerine yemleme demek de bir öneridir. Kalıcı olup olmayacağına sadece zaman karar verir. Ancak bana sorarsanız, başarılı olması güç görünüyor. “Tuzak” “sanal tuzak” gibi bir yerlerden hareket etmenin daha doğru olabiliceğini düşünüyorum.

    Cevapla
  13. Harika toplama, teşekkürler!
    “Widget” için ne demek lazım? Bir ara biz Düğümküme‘de “cıbır” dedik ama pek garip oldu vazgeçtik kullanmaktan.

    Cevapla
  14. Microsoft, Google vs. gibi aklınıza gelebilecek hemen hemen tüm yazılım şirketlerinin yerelleştirme çalışmalarını Türkçe, Arapça, Yunanca ve İbranice’de yürüten bir şirkette ‘yerelleştirme proje yöneticisi’ olarak çalışıyorum. Bu konu, aslında uzun uzadıya konuşulabilecek bir konu ancak, yer sıkıntısından dolayı kısaca (?) şunları söylemekle yetineyim. Yerelleştirme diye bir sektör var, hayatını benim gibi bununla kazanan Dünya üzerinde binlerce kişi var, milyarlarca doların döndüğü. İnsanlar bu konularda kafa patlatıyorlar, hayatlarını sürekli bu konuda çalışarak geçiriyorlar. Haliyle dışarıdan görünmeyen, tahmin edilemeyecek birçok nokta var aslında. Kısaca;

    – Her sektörde olduğu gibi burada da birinci madde ekonomi. Bir şirket, yerelleştirme için ne kadar fazla para harcarsa o kadar iyi sonuç alır. Yeterli sayıda ‘in-house reviewer’ı olan, kendi QA ekibi olan bir yazılım üreticinin (Örn., Oracle) ürünleriyle, en ucuz yoldan, işini ucuzundan bir yerelleştirme tedarikçisine ve hatta proz.com’dan bulduğu freelance çevirmenlere yaptıranların işleri aynı sonuçları vermiyor.

    -‘Bellek read olamadı’ gibi ifadeler çevirmenden değil, büyük ihtimalle ‘internalization’ yapan yazılım geliştirici grubun ‘read’ kelimesini
    çevrilemez olarak işaretlemesinden kaynaklanan bir hatadır.

    – Cancer örneğindeki gibi ‘bağlam yetersizliği’ de yine çevirmenlerden kaynaklanmayan hatalar. ‘Georgia’ da benim favorilerimden biri. (Yazı tipi, ülke adı ve eyalet) Yazılım üreticileri, UI çevirilerinde bağlam sağlanmazsa çevirmen -genellikle sorgu (query) yollamaya üşenerek- ‘best guess’ metodunu kullanır.

    – Yerelleştirme için geliştirilmiş çeşitli araçlar var. Online olarak da çalışılan bu araçlar bazen yetersiz kalsa da zamanla geliştiriliyorlar.

    – Gönüllülerin çalışmaları, her zaman çok başarılı olamayabiliyor. Birden çok gönüllünün çalıştığı projeler, denetim yetersizliği ve yetki
    eksikliği gibi nedenlerle tutarsız ve bazen de kalitesiz olabiliyor. Orkut’un gönüllü çevirmenlerinin, gözden geçirilmek üzere bize
    gönderilen çevirilerini görseniz durumun vehameti daha iyi anlaşılırdı. Last.fm gibi iyi örnekler olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.

    – Türkçe’nin sondan eklemeli bir dil olması, cümle yapısının farklı olmasından dolayı ‘Ahmet kişisinin fotoğrafları’ gibi saçma ifadeler
    oluşabiliyor, bunları yok etmek imkansız. Placeholder dediğimiz yer tutuculara ünlü uyumsuzluklarından dolayı ek gelemiyor.(Kaynak cümle: ‘Take a look at pictures of XXX, XXX=placeholder) Aynı konuya, İngilizce’de sonradan oluşturulan kelimelerin Türkçe karşılıklarının aynı kolaylıkla bulunamaması da dahil; ‘Windows Gadget’ın kısaltması Widget gibi. Ayrıca kültürel farklılıklar da var ki.. Uzun konu.

    – Üreticilerin, agresif pazar rekabetine ayak uydurabilmek için ürün lansmanlarının mümkün olan en kısa sürede yapılması gerekiyor. Bu ‘fazla kısa’ deadline’larla çalışmanın sonuçlarını yarım yamalak piyasaya sürülmüş ve güncellemelerle ayakta duran Windows’lardan görebiliyoruz. Aynı koşullar, işin yerelleştirme kısmı için de geçerli. Az zamanda çok işler başarmak her zaman mümkün olmuyor.

    Cevapla
  15. Yaşasın, burada hiç spam yok! 🙂

    Cevapla

Bir Cevap Yazın