x

ArkaMarka.com hem hacklendi hem yenilendi

Bundan tam 1 yıl önce Webrazzi’de incelemesine yer verdiğim pazarlama ve marka konularına odaklı sosyal ağ ArkaMarka.com servis yetkililerinden aldığım bilgiye göre birkaç saat içinde yeni versiyonu ile yayında olacak.

Ancak yeni yapısıyla yayına girmek için bekleyen ArkaMarka.com‘un ana sayfasında tam da servisin odak konusuna yakışır bir pazarlama kampanyası sürüyor.

Yazıyı hazırladığım saatlerde henüz yeni versiyon devreye girmediği için sözünü ettiğim ana sayfayı görmeniz mümkündü, ancak (eğer siz okurken yeni versiyon yayına alındıysa) gecikmiş olanlar için ekran görüntüsü aşağıda yer alıyor. Ayrıca ana sayfa bir başka adrese yönlendirilerek bu ekran görüntüsü sağlandığı için isterseniz hala yayında ise buradan da ulaşmanız mümkün.

ArkaMarka.com

Evet, ArkaMarka.com hacklenmiş! Elbette bu hack konusu pazarlamanın bir parçası. Eğer yanlış hatırlamıyorsam, ki hatalıysam lütfen düzeltin, zamanında Doğan Grubu‘na ait olan Muzi.com.tr‘de ücretsiz yasal müzik dağıtımı kampanyası için benzer bir model uygulamıştı. Muzi‘nin hacklendiği ve bu sayede müziklerin ücretsiz dağıtıldığı yönünde bir kampanyaydı.

ArkaMarka.com ise benzer kampanyasında sitenin Facebook severler tarafından hacklendiğine dikkat çekmiş ve pazarlama/marka odaklı içeriğine vurgu yapmış.

Yazımın başında da belirttiğim gibi yeni özellikleri ile ArkaMarka.com‘un birkaç saat içinde yayına girmesi söz konusu (en azından bana o şekilde bildirildi). Şimdilik sadece sitenin hacklenmiş(!) olduğunu paylaşıp, yeni versiyonunu ilerleyen günlerde incelemeye alabileceğimizi söylemek istiyorum.

Yorumlar (18)

  1. İlginç bir dikkat çekme taktiği olmuş. Şu ana kadar bahsi geçen siteyi hiç duymamıştım. Hacklendiğini okuyunca merak edip girdim.

    Sonrasında ise daha buradaki yazıyı okumadan hacklenmediğini anladım diyebilirim.

    Zira bu hack işleriyle uğraşanlar (özellikle de yazıda bahsi geçen yapıdakiler) genelde mesajlarında tasarım kaygısı gütmezler 🙂

    Benim anlamadığım, dikkat çekmek için başka bir yaratıcı yöntem bulamamışlar mı? Viral marketing de her yol mübah mıdır?

    Buna ek olarak sosyal ağların bu şekilde süre belirtilmeksizin bir anda kapatılmasına sıcak bakmıyorum. Bana göre bir sosyal ağ, o ağdaki kontaklarımın bilgilerine her an ulaşabilme imkanını sunabilmelidir.

    Yine ek olarak her sosyal ağın bir blogu olmalı, ve bu tip durumlarda kullanıcıların anında ayrıntı alabilmesi için anasayfada linki bulunmalıdır. Örneğin Twitter da zaman zaman bu tip kapanmalar yaşıyor. Fakat bu tip durumlarda bloglarında ne kadar süreceği, nedeni vb. ayrıntılar belirtiliyor. Bu da kullanıcıların sosyal ağ yöneticileri tarafından önemsendiğini gösteriyor.

    Cevapla
  2. Arda bey, hacklendiğinin reklamı pek yayılmamış olmalı ki siz de burdan yazma gereği duydunuz. Niye tamamlanmamış bir site yayına alınmadan başlık açıyorsunuz ki. Bu oyunun içinde sizin de olduğunuzu düşünüyorum ilk bakışta. Kusura bakmayın.

    Cevapla
  3. Hacklendi denilip, geçilebilirdi sayfada.
    Ama alta yorumlar yerleştirdikleri için çok güzel olmuş.:D

    Cevapla
  4. Kapalı kalma durumumuz bir anda verilmiş bir karar değil. Yaklaşık 5 aydır üzerine çalıştığımız yeni nesil arkamarka’nın lansmanı için gerekli bir durumdu ve üyelerimizin yeni nesilden haberleri vardı.

    Facebook’un hemen hemen tüm sosyal ağları etkilediği ve Internet’i domine ettiği şu günlerde bu etkiden dikey uzman bir site olmamıza rağmen bizim de payımızı aldığımız bir gerçektir ve biz bu gerçekle dalga geçtik. Peki yapılan viral midir? Evet viraldir ancak espri olduğu oldukça belirgin olduğundan bir haddi aşmışlık, şımarıklık ya da etik olmayan bir durum göremiyorum.

    Hack ekranı sadece 2 gün boyunca yayında kalmıştır, bir tek Arda Bey’e, son gün, benim tarafımdan haber verilmiştir. Zaten bu yazıdan yaklaşık 3 saat sonra da yeni sitemiz yayınlanmıştır.

    Sonuç olarak her yol mübah mıdır? Sorusu bence yersiz, en azından bu sorunun muhatabı biz değiliz diye düşünüyorum.

    Cevapla
  5. @Serkan Bektaş
    Viral pazarlama kampanyasının parçası olsaydım birkaç saat önce değil birkaç hafta önce hacklendi diye yazardım değil mi? 🙂

    Cevapla
  6. @Arda Kutsal

    Daha kaliteli başlık beklerdim. Birazdan da arkamarka güncellendi diye bir başlık açılırsa şaşırmamalıyız.

    Cevapla
  7. Rıdvan YAMAN |

    Site bakımdadır yazmasından daha iyidir. Arda beyin bu olayı buraya taşımasında bir art niyet görmüyor sonuçta kendisi internetteki firmalar hakkında sürekli yazıyor, bu da onlardan biri. Tebrik ederim güzel bir yöntem ve güzel bir metin.

    Cevapla
  8. sosyomat clone

    Cevapla
  9. Yapılanın ve metnin haber değeri taşıdığını düşünüyorum, buraya taşınması iyi olmuş çünkü site şu an açık, görme şansımız olmayacaktı. Özellikle Türk Telekomun yaptığı yorum ve FBSC yerine FBCS’yi engellemesi süper bir espri, süper bir gönderme çok fazla güldüm ilahi:) Ekşi Sözlük ile Uludağ Sözlüğün aynı olması da başka komikmiş. Tebrikler.

    Cevapla
  10. arkamarka çok güzel bir proje.. Sadece bir sosyal network değil, niş bir alanda doğru bilginin kaynağı olabilecek potansiyele sahip.. Özellikle yurt dışına açılmasını büyük bir merakla bekliyor olacağım..
    arkamarka ekibine tebrikler…

    Cevapla
  11. Anliyorum, sitelerini yenilemisler -vs. de neden calinti bir tasarim kullanyorlar?

    Cevapla
  12. @tuncay tuncer
    çok niş gerçekten; o kadar çok niş ki, el atmadığı konu yok : ))
    nişi ne tuncay arkamarka’nın ? ya da niş nedir tam olarak? “niche network” nedir?

    Cevapla
  13. Suyu çıkarılmamış bir uygulama hoşluğunun bu noktalara kadar gelmesini üzülerek izliyorum.

    Arkamarka.com, yüzde doksan dokuzu evet rakamla 99%’u (ki 1%’lik kısmı yanılma payı olarak bıraktım aslı 1%’den azdır) üniversite mezunu ya da öğrencisinin oluşturduğu reklam ve pazarlama odaklı bir networking sitesidir. Yaklaşık 5000 üyesi vardır ve bugüne kadarki deneyimlerimiz göstermiştir ki bu kitle, farkındalığı oldukça yüksek, bu nedenle de oldukça zor bir kitledir.

    Şimdi mevcut yorumlarda beni rahatsız eden şey aslında tam da bizim Internet’e getirdiğimiz eleştiridir. Bilginin felsefesine girmek şu noktada pek doğru olmaz ama özetle Internet giderek bilgi çöplüğüne dönmektedir. Giderek bilginin gerçekliği bulanıklaşmaktadır. Bunun nedeni de bilgi birikimi, akademik geçmişi sorgulanmamış kaynaklar tarafından üretile gelen dezenformasyondur. Kasıtlı üretenleri dışında bırakarak, bu kaynakların büyük çoğunluğunu bilgisi olmadan fikri olan kişiler oluşturur. Paragrafın başında beni rahatsız eden şey olarak bahsettiğim de budur.

    Çok uzağa gitmeyelim, mevcut yorumları inceleyelim. 2 numaralı yorumda “Arda bey, hacklendiğinin reklamı pek yayılmamış olmalı ki siz de burdan yazma gereği duydunuz.” (imlasına dokunmadan aldım) denmiş. Bu neden denmiş? Çünkü bahsi geçen hack ekranının uzunca süredir yayında olduğu tahmini yapılmış ve bu tahmin üzerinden bir yargıya varılmış. Oysa gerçek bu ekranın sadece 2 gün yayında kaldığıdır ve Arda Bey’in konudan son gün haberi olduğudur. Böyle bir bilgi cebinizde olsaydı, bu yargıya varmazdınız ama bunun soruşturulmasına gerek duyulmamış, yani, yazan kişinin bilgisi olmadan fikri olmuş.

    Benzer bir durum 1 numaralı yorumda da mevcut, ancak detaya girmeyeceğim. Varmak istediğim nokta, Internet’in gerçek bilgi üretimi yapmak için dünyanın en elverişli mecralarından bir tanesi iken aynı zamanda dezenformasyona en açık mecralardan biri olduğudur. Örneğin, uzaktan yakından ilgisi yok iken biri arkamarka’ya (sanıyorum etkilet bölümünü baz alarak) sosyomat klonu diyebilir, bir başkası ortaya hiçbir veri ya da dayanak noktası koymadan sizin tasarımınıza çalıntı diyerek, sizi hırsızlıkla suçlayabilir. Evet yapabilir çünkü yapması kolaydır, 1 dakikadan daha az sürer, araştırma yapmanız gerekmez. Kısacası emek gerektirmez.

    Kimse yaptığımız işi sevmek, alkışlamak zorunda değildir, eleştirel düşünce savunucuları olarak eleştiriye açığız çünkü kendimiz hakkında en ağır eleştiriyi kendimiz yapabiliyoruz. Ama eleştirel bakış açısıyla, dayanaksız çamur atma arasındaki farkı da bilmek lazım.

    Çok uzadığının farkındayım ancak son olarak nişlik konusunda birkaç kelam edesim var. Evet arkamarka niş bir network’dür çünkü hedef kitle çerçevesi nettir. Kimlerdir hedef kitlesi? Reklam ve pazarlama sektör profesyonelleri ve akademisyenler ile ilgili bölümlerde okumakta olan üniversite öğrencileri. Elbette, bizim iş planı detaylarımızdan (gerçek bilgi), kısa, orta, uzun vade stratejilerimizden (yine gerçek bilgi) haberdar olan, bizimle birlikte kafa patlaşmış bir kişi olarak Tuncay’ın bu konuda yorum yapabilme yetkinliği vardır, nedeni de basittir, yazımın özüdür hatta; çünkü Tuncay’ın elinde gerçek bilgi vardır. Nesi niştir cevabını verdikten sonra nesi niş değildir cevabını almalıyım, ancak bu öyle bir cevap olsun ki ne reklamla ve pazarlamayla, ne pazarlamanın 4p’si ile ne marka yönetimiyle ne algı yönetimiyle ne grafik tasarımla, sanat yönetmenliği ile ne yaratıcılıkla ilgili olmayan bir yere el atmışlığımızı söylesin.

    Cevapla
  14. @erhan,

    arkamarka pazarlama gibi çok geniş ve sündürülebilen bir alana hitap ediyor. Ancak bu alan genele bakıldığında niş kalıyor.
    evet bu kavram içerisinde ele almadıkları bir konu bulunmuyor; yani pazarlama stratejistlerini, reklamcıları, grafik tasarımcıları, endüstriyel tasarımcıları, akademisyenleri, öğrencileri vs vs.. herkesi bünyesinde barındıracak uygulamalar içeriyor anck ana tema olarak sadece “pazarlama” kavramını içeriyor…
    yani anlayacağıni bana göre oldukça niş bir kavram bu…

    Cevapla
  15. Yeni nesil arkamarka’nın tasarımını beğendim. Türk internet kullanıcısı, yazmaya, bilgi paylaşmaya başladıkça ciddi bir kaynak olma yolunda emin adımlarla ilerleyecektir diye düşünüyorum.

    Cevapla
  16. @Tuncay Tuncer,genel
    niş teriminin Türkiye’deki çoğu diğer “kısa ve kulağa hoş gelen” kelimeler de olduğu gibi sıkça kullanılmaya ve anlamsızlaştırılmaya başladığını düşünüyorum.
    önce kelimenin özüne, yani sözlük anlamına gelelim. sonra yorumlaşmamızı ve markalamadaki yanlış yerine dönelim.
    niş genel anlamda; bütünden bir parça, inşaat terimlerinde; duvardaki oyuk ve en güzel betimlemesi de biyolojide kullanılmış. cümle içinde kullanalım: ) “niş türler hiç bir zaman aynı ekosistemde yaşayamazlar, tek tür ve tek niş olmalıdır.”
    şimdi iş dünyasına gelelim. niş pazar terimi yani. konsantre segmentasyon, yani bir konuda uzmanım – benim hedef kitlem belli! diyebileceğimiz bir niş belirleriz kendimize. thema dergisinin niş konulu sayısında (http://www.teknoloji.com/thema0906.htm) mükemmel bir örnek vardı. “sol elini kullananlar” ın niş seçildiği söylenmişti. ben de tamam işte budur dedim ve yurt dışından bir örnek buldum. http://www.lefthandedportal.com/
    şimdi bu örnek üstünden gidelim. çok gerçek bir örnek olduğu için birebir tecrübe edebilirsiniz. sitede sol köşede amazon’dan ve bizrate sitesinden ürünler satılıyor, sağ taraftaki google reklamı ne sizce? “Left handed products
    Huge range and variety of products Discover how easy tasks can be!
    AnythingLeft-Handed.co.”
    niş pazarlamayı canlı canlı yaşattırıyor insana. çünkü tek bir tür var ekosisteminde sitenin.
    bu yazı çok çok uzar gider.
    markalama yapılırken kavram karmaşaları yaşatılmasına karşıyım.
    -son olarak-
    http://www.cafemom.com/
    http://www.petarkadas.com/
    http://www.ikizanneleriyiz.biz/
    viacom, ivillage, weddingwire, …. binlerce niş sosyal ağ var.

    pazarlama, reklam; üniversite öğrencisi, akademisyen pazarlama uzmanı seçilen konuda; kitlede web’deki niş sosyal networkler tanımına uymuyorken; niş kelimesini bir daha kullanmayalım arkamarka için. global olarak pazarlayalım fakat bu tanıma sokarsak güzel olan bir işi yanlış bir yola sokmuş oluruz. “güzel” olan dedim, çünkü ne kadar emek harcandığını tahmin etmek zor değil.

    Cevapla
  17. @erhan,
    niş kavramını açıklamışsın ancak yaptığın tanımda sadece hedef kitleyi vurgulamışsın…
    Niş’i sadece hedef kitleye indirgemenin çok doğru olmadığını düşünüyorum. Senin yaptığın tanıma katılmakla beraber İçerik, tema vb.. kavramların da niş denen kavramı oluşturduğunu hatırlatmak istiyorum…
    işte bu nedenle, arkamarka’yı niş olarak tanımladım. Bu tanımı kullanmakta da bir sakınca görmüyorum. Bana göre içeriği ve temasıyla arkamarka niş bir kitleye, özel bir kitleye hitap eden, yine özel içeriği olan bir site. Kelimenin deforme olması gibi bir kaygım da yok, kesin sınırları olmayan bir kelime çünkü niş!
    Arkamarka’nın ulaşmak istediği hedefi Taylan yukarıda açıklamış, belirli bir içerikte doğru bilginin kaynağı olmak. Bu bile bana niş olmaları konusunda yeterli geliyor…
    Kaldı ki derdim arkamarka’yı konumlandırmak gibi bir şey değil, bırakalım bunu taylan, mustafa ve arkamarka ekibi yapsın… Burada da arkamarka’nın sistemi tartışılsın, fonksiyonları ele alınsın,yürüttükleri kampanyalar kritik edilsin..
    gerekirse arkamarka çatır çatır eleştirilsin ancak gerekirse de hakkı sonuna kadar verilsin..

    Burada öyle bir kitle varki, herkes kendisinde öncelikle olumsuz yönde “eleştiri” hakkını görüyor. Bu tüm projeler için böyle. Bunu yaparken de ne üsluba dikkat ediliyor, ne de karşıdakinin yorumuna saygı duyuluyor.
    Oysa unutmayın, internette iş yapmak büyük bir emek ve özveri istiyor. Bunu göz önünde bulundurmadan yapılan tüm yorumları, internet dünyasında emek veren şahsım adıma kınıyorum..

    Yorumlarda çamur at izi kalsın olmasın.. Yapılan işler için zaman, para ve emek harcanıyor.. Kimsenin bunları göz ardı etmeye hakkı olmadığını düşünüyorum.

    Son iki paragrafta yaptığım eleştiriyi genel olarak düşünmenizi ve dikkate almanızı önemle rica ediyorum…

    Cevapla
  18. @Tuncay Tuncer, genel
    Teşekkürler Tuncay öncelikle -dediğin gibi- saygıyla yorumlara yanıt verebildiğin için.
    her türlü platformda yakalanması gereken özgürlüğü doruk noktasında yaşayabildiğimiz bu dünyanın ismi web 2.0.

    O yüzden ben kimseyi saygıya, sevgiye çağırmıyorum. Çünkü nasıl ters teptiğini, düşündüğümüz, istediğimiz iyimserliğin ne kadar arka planda kalacağını yıllardır bu dünyanın aktif oyuncusu olduğum için çok net biliyorum.
    Keşkelerimize de yer yok, o yüzden keşke de demeyeceğim. Herkes olgun iddiaları ve sesleriyle özgürce yorum yapacaktır. Olgun olmayanlar zaten genel irade tarafından yıkılacak ve mesnetsiz olarak değerlendirilecektir. Yani suya yazılacaktır.

    O yüzden herkes kendi iradesiyle o an içinden ne geliyorsa yazacaktır; çünkü kendi sorumluluğudur. hatta bazen “harfler” olarak gelip, çeşitli rumuzlara bürünüp yorum yazanlarla da karşılaşacağız demektir.
    Bu kınama zihniyeti yıkamadığımız takdirde, özgürleri kısıtladığımız bu zihniyette; youtube her gün kapatılır, biz de şaşkınlık bile duymadan yaşamaya devam ederiz.
    tüm yazımı genel olarak düşünebilirsiniz.

    bazı kelimeler(algılar) akılda yanlış kalması, sonra derdini anlatmak için ek milyarlar ödenmesi yerine; önceden kullanıcı algısını yakalamak daha doğru bir çözüm gibi geliyor bana. tabii bu benim ekonomik bakış açım.

    sonuç olarak – konuyla ilgili olarak; reklamı pazarlamayı,vb.. birbirinden keskin çizgilerle ayırmayı istemek suçumsa, kabul ediyorum suçumu. reklam dışındaki tüm pazarlama uzmanlıklarının gözden nasıl kaçtığını, bunun ülkemiz için eksiklik olduğunu her fırsatta her platformda tartışmaya açığım.

    -pazarlama
    * reklam
    x TV
    x ..
    * markalama
    * iletişim
    * veri pazarlama
    * doğrudan pazarlama
    * organizasyon
    * küresel pazarlama
    * uluslararası pazarlama
    * internette pazarlama
    * endüstriyel pazarlama
    * pazar araştırması
    * halkla ilişkiler
    * perakende(retailers)
    * arama motoru pazarlama
    * pazarlama stratejileri
    * pazarlama planı
    * strateji yönetimi
    vs…
    bir pazarlama blog’unda ya da arkamarka’da devam ederiz tartışmamıza : )
    kartvizitin ne tuncay’cım arkamarkada? : )

    Cevapla

Bir Cevap Yazın