x

Hazırdan yedik… Artık aksiyon zamanı!

Şubat 2007‘de Mobile Monday‘de yapmış olduğum sunumda bir cümle sarfetmiştim. “Türkiye’de web alanında satın almalar olacak ancak bir süre sonra duracak.” demiştim. Bu sözümü haftasonu Web Seminerleri‘nde tekrar gündeme getirip mevcut durumu katılımcılarla birlikte kısaca analiz ettik.

Bundan yaklaşık 1 yıl önce bu sözü ilk söylediğimde dayanağım ülkemizde yeni web girişimlerinin hayata geçmesinin yavaşlaması ve bu girişimlerin belirli kalite standartlarını sağlamamış olmasının yanında, kullanıcı ilgisini çekemeyecek yönde görmem olmuştu. Haftasonunda Web Seminerleri‘nde de söylediğim gibi bugüne kadar büyük ölçüde “hazırdan yedik” diyebilirim.

2007 yılı içinde gerçekleşen web satın almalarına baktığımız zaman, satın almalarının büyük bölümünün Türkiye‘nin web alanında yıllar içinde sahip olduğu değerler üzerinden gerçekleştiğini görebiliyoruz. Arada 1 yaşına gelmemiş ya da ancak geçmiş birkaç girişim söz konusu olsa dahi, genel satın alma eğilimi Türkiye‘nin internet alanında en az 3 yıldır sahip olduğu girişimler üzerinden gerçekleşmiştir.

Bugünkü tabloya baktığımızda o dönemlerden elimizde kalan ya da yeni hayata geçmiş ve gelecek vaad eden kaç girişim görebiliyoruz diye sormadan edemiyorum.

Konuyu seminer kapsamında katılımcılarla da değerlendirdiğimizde ve küçük bir katılımcı araştırması yaptığımızda, hali hazırda yeni bir girişim sahibi olup, söz konusu girişimini olası bir satış gücüne sahip gören kişi sayısının oldukça düşük olduğunu, buna karşılık fikir aşamasında girişimleri olan ancak hayata geçirmek için destek ihtiyacı olan birçok kişi olduğunu gördük.

1 yıl önce gündeme getirdiğimde “ülkemizde melek yatırımcı ihtiyacı bulunuyor” diyerek bu düşünceme çözüm önerisi getirmiştim. Bugün ise zamanında ortaya atmış olduğum olumsuz düşüncemin gerçekleşmek üzere olduğunu, ülkemizde değer sahibi olan girişim sayısının oldukça az olduğunu ve acil olarak bilinçli, vizyon sahibi, disiplinli girişimciler için yatırım desteklerinin gündeme gelmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Her ne kadar hali hazırda Türkiye‘yi gündemine almış global yatırımcıların varlığından bahsediyor olsakda, burada tek çözümün yatırımcı kanadından gelmeyeceğini de hatırlamak gerekiyor.

Web alanında fikir sahibi genç girişimcilerimizin biraz önce sözünü ettiğim bilinç, vizyon ve disiplin seviyesine gelmesi ve kendilerini ve fikirlerini somut göstergelerle kabul ettirebilmeleri gerekiyor.

Bu konuda Türkiye‘nin internet alanındaki en önemli topluluğunu biraraya getirebildiğine inandığım Webrazzi‘nin değerli okuyucularının fikirlerine ve desteklerine sektörün ihtiyacı olduğunu vurgulamak ve konuyu önerilerle aydınlanmaya açmak istiyorum.

Şu aşamada kendi payıma düşen taraftan kısaca bilgi vermem gerekirse, eğer planlarda herhangi bir aksaklık olmazsa kurucusu olduğum Crenvo tarafından 2008‘in ikinci yarısından itibaren Türkiye‘nin ilk çok erken aşama yatırım desteği programını hayata geçirmiş olacağız. Söz konusu çalışmamızın dünya örneklerini bilenler hatırlayacaktır, bilmeyenler için bu modelin global öncülerinden Y Combinator‘ün web sitesinin incelenmesini öneririm.

Yorumlar bölümünde önemli fikir ve görüşlerin yer alacağını tahmin ediyorum, ancak görüşlerinizi belirtirken aşağıda yer alan anketteki soruyu da cevaplarsanız soru kapsamındaki genel görüşün ne olduğunu belirlememiz kolaylaşacaktır. (RSS okuyuculardan Webrazzi yazılarını takip eden okuyucularım malesef anketleri göremiyorlar)

[poll=3]

NOT: Crenvo web sitesi kısa bir hazırlık aşamasındadır. Eğer yazılımcı arkadaşlarım ellerini çabuk tutarlarsa en kısa sürede devreye girmiş olacak. (kızım sana söylüyorum gelinim sen anla) 🙂

Yorumlar (9)

  1. Ankette hepsi seçeneği yok ; ) Diğer mi demeliyim : )

    Cevapla
  2. iyi yazılımcınız varsa herşey olur. yazılımcılar doğaları gereği zor insanlar.

    Cevapla
  3. Honor Gunday |

    Arda, bence hazirdan yemek o kadar da onemli degil. Sirketlerin 1 sene icinde deger yaratmalari cok ender rastlanan birsey genelde. 1 senede insanlar genelde ancak urunu yaratiyorlar, ekiplerini bir araya getiriyorlar vs… Ve genelde, bu 1 senelik bir lansman doneminden once, kisiler baska projeler uzerinde calisirlarken prototip hazirliyorlar veya en azindan speclerini yaziyorlar bir sonraki sene lanse edecekleri urunlerin. OutCubator biliyorsun, ozellikle buna odaklandigindan dolayi yakindan 1:1 bunu gorme imkanimiz oluyor. Buyuk sirketlerde, yuksek maasli calisan kisiler, genelde bir yandan cikis planlarini yapiyorlar… Turkiye’de bu planlama donemi olamiyor bir kere cunku yuksek maasli calisanlar yok, insanlar genelde kazandiklarinin hepsini harciyorlar. (Turkiye’deki cok parasi olan kisiler de genelde ya acquisition’a oynamiyorlar ya da acquire edilebilecek uniquelikte teknolojilere veya urunlere yatirim yapmiyorlar)

    Recap edersek.. Silikon vadisi’ndeki cogu startup da 2-3 sene once bir yerlere geldikten sonra genelde satin aliniyor. Ve biraz once dedigim gibi 1 senelik bir planlama donemi var. Haliyle 2-4 senelik bir sureci var fikir’den acquisition’a ulasmanin. Facebook mesela 5 senelik bir startup. YouTube 1 senede buyudu ama founderlerinin 1 senelik bir arayis donemi varmis. Meebo’ya gelince, Seth’in kendisinden duydum, 3 tane fikir denemesinde bulunmus Stanford’dan 2 arkadasiyla beraber, en sonunda Meebo’da karar kilmislar. Haliyle yine 1-2 senelik bir donem var.

    Bence zaman Turkleri yildirmasin, herkes sevdigi seyi yapsin, orijinal fikirler uzerinde calissin, ve hatta acquisition’a da oynamaya gerek yok. Eger proje insanlari kendine cekerse zaten bir gun degeri muhakkak bulunur.

    Cevapla
  4. Seminerden sonra bir şeyi farkettim ve bu yazı vesilesi ile bunu paylaşmak istiyorum.

    web projeleri geliştirenlerin %99’u teknik insanlardır. Bunlar genellikle programlama altyapılı insanlardır. %1’lik kesim ise zaten benim söyleyeceklerime ihtiyaç duymayacaklardır ki eminim kabul gören (risk sermayedarlarınca) de bunların işleridir.

    Teknik insanlardan, pazar analizi, iş planı, maliyet analizi, medya planı vb. vb. finansal konuları bilmelerini, veya biliyormuşçasına bu tip şeyler hazırlamalarını beklemek bence inanılmaz ütopik. Zaten bunları biliyor olsa, para haricinde de bir ihtiyacı olmazdı. Dış örneklerde projelerin tek kişiler üzerinden yürümediği gibi bir gerçek var. Orada takım çalışmaları olduğunu görüyoruz. Ama kabul edelim Türkiyedeki 1000 Web 2.0 projesinden 999’unun arkasında 1 veya bilemediniz 2 kişi var. Ve bunların da büyük kısmı programlamadan başka birşey bilmeyen insanlar.

    O zaman sermayedarların teknik konular haricinde yol gösteren de bir misyonu olmalı bence.
    İlla sermayedarlar da olmasına gerek yok şimdi düşündüm de. “Web Seminerleri”nde neden böyle workshoplar olmasın?
    – Bir iş planı nasıl hazırlanır? (ve hazırlanmış başarılı örnekler)
    – Bir pazar analizi (en azından iş planında sırıtmayacak asgari ölçekte) nasıl hazırlanır vb.

    Çünkü büyük ihtimalle girişimci burada daima yanlız kalacaktır. Ve büyük grupların bu tip şeyler yapacağına da pek inanmıyorum önersem bile.

    O zaman eldeki imkanları değerlendirmek lazım. Bu açıdan da ilk aklıma gelen Web Seminerlerinde bu konuya da yer vermek oldu.
    Arda Bey siz de seminerde böyle süreçlerin içinde bulunduğunuzu iletmiştiniz. O zaman bence yol gösterin. Yol gösterin ki daha başından ölü doğmuş startup kelimesine bile çok uzak fikirler en azından toprağın altından çıkabilsin.

    Bir de seminerde de sözkonusu oldu GÜVEN konusu. Elindeki tek değeri FİKRİ olan bir kişinin, Türkiye gibi onu soyan bunu dolandıran insanların zengin olduğuna dair bir düşüncenin her ortalama beyinde çoktan kök salmış olduğu bir ülkede, güven duymasını beklememek lazım. Paranoyakça boyutlarda seyretmelerine de işte bu yüzden şaşırmamak lazım. Kendi adıma “budur” diyebildiğim fikrim, şirketimin bünyesine katılıp %80-%90lık yolu katetmeden, güvendiğim insanlara bile açamadım. Sadece ya çalınırsa korkusu da değil bu “tutmaz, olmaz, ya bırak işine bak” gibi olumsuz ve motivasyon düşürücü gereksiz eleştirileri de duymak istemediğim için yapmadım bunu. (100 eleştiriden 90ının da sonrasında böyle olduğunu söyleyebilirim)
    Bir de şu var ki birşey deklare edildiğinde üstünüze fazladan yük biner. Söylediğiniz kişilere karşı da sorumluluk alırsınız. Bu da bence proje “çok yakında yayında” noktasına gelmeden lüzumsuz bir fazlalıktır.

    Tüm bu sebeplerden dolayı, GÜVEN konusunda girişimciye yol göstermek lazım. Çalınması nasıl engellenir, engellenemezse ne noktada paylaşılmaya başlanmalıdır gibi konularda da aydınlanılmaya ihtiyaç var.

    Bitirecek olursam “Bir web girişimi nasıl tohumdan ağaca dönüşür,dönüştürülür, süreçler…” gibi bir içeriği seminerlerde görmek isterim. Ve eminim bundan da çok kişi faydalanır. Hatta Mart seminerinde gördük ki bu süreçlerden geçmiş kişiler de seminerlere geliyor. O zaman olanla değil olabilecek olanlarla ilgili katılım göstermelerini diliyorum bu kişilerin. Olay örneklemeleri (case studyler) lazım Türk girişimcilerine. Yine tekrarlayacağım tek sorun para değil. Parayı, ne yapacağını net bir şekilde bilen biri bence öyle böyle bulur. Sorun web girişimcilerinin %99’unun sadece bir ışık görüyor olmaları ama biliyorlar ki yol uzun ve zorlu, gökyüzü gri ve karanlık 🙂
    Tüm korku da bundan.

    Cevapla
  5. @Honor Gunday,

    Çok doğru şeyler demişsin
    burada çok önceden tartışıldığı gibi bir proje ön hazırlığı ile beraber anca 2 yılda ayağa kalkıyor çok belirgin bir başarı göstermezse en az 3 yıla ihtiyacı var

    Not : bu arada
    İngilizce bilmeyen biri olarak elimde sözlük olmadan sizi bir okuyuşta Türkçe olarak anlamak isterdim.

    Beni mazur görünüz ama acquire edilebilecek uniquelikte bu nasıl bir tanım allah aşkına ?

    @Önder Eren
    iş planı yapmayı bilmeyen zaten yeni bir ise girmesin bu tarz şeyler seminerlerde veya Arda kutsaldan öğrenilebilecek şeyler değil. Hem başarılı iş çıkartmak için kod yazan geliştiricilerin kod yazmaktan başka bir şey düşünmemeleri gerekir bence
    yine de haklı olduğunuz yer şurası; yeni yaratıcı internet fikirleri teknik insanların aklına geliyor, yani programcıların.

    Bence herkesin kendi işini yaptığı iyi bir ekip kurmalıve en az 2 senelik harcamayı şöyle cebimize koyup işe öyle başlamalı.

    Ayrıca mesele iş planı yapmak değil ki,herkesin elinde formül var internette binlerce iş planı taslağı bulabilirsiniz yapılması gerekenler yapılmaması gerekenler diye listeler, Kontrol edilemeyen dinamik parametreler var kitaba uygun hareket etmek yetmiyor. Örneğin facebook bir sürü siteyi bir anda resmen bitirdi ve bu biten sitelerin yaptığı bir planlama hatası değildi

    Hem diyelim her şeyi doğru yaptık. Projemiz de tuttu. Sevgili internet projemiz başarılı oldu

    size reklam verecek firmalar ayda atıyorum 10 dolara adwords’e reklam veriyor bundan google size adsense ile 9 unu kırpıp atıyorum 1 dolar veriyor diğerleri ise

    Yonja.com ( eski hali ), mynet.com vesaire kadar hit ve sayfa gösterimine sahip değilseniz zaten sizi muhatap almayacaktır ki o zaman kalıyor anlaşmanız gereken Türkiyedeki sadece 3 tane medya planlama şirketi ile onlarla çalışan 3 tane internet reklamı satan şirket. Diyelim ki onlar da sizi gerçekten kolluyor ve interneti reklam mecrası olarak yeterli gören ve kabullenmiş iki üç firmadan gelen reklam kampanyalarına sokmak için gerçekten gayret ediyorlar ve iyi satıyorlar

    reklamdan kazandığınız para elden ele bölüne bölüne zaten azıcık kalıyor. Siz onunla kendinizi ve ekibinizi doyurup bir de yeni projeler yapacaksınız.

    Yani reklamdan başka sağlam bir gelir modeliniz yoksa internet işi hala Türkiyede bana pek karlı bir iş değil gibi geliyor, ben arada bir burada belirtilen o meblağlara o siteler nasıl satılıyor gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Para kazanmayan bir sisteme nasıl o kadar paralar veriyorlar ?

    Ayrıca webde gelir modeliniz reklamdan başka bir şey ise işte o zaman işler zaten değişiyor örneğin yemeksepeti’nin lojistik başarısı web işiyle hiçbir alakası olmayan bir şey aslında bence

    Elbet hatalarımız var elbet öğreniyoruz ve bu zorlu taşlı bir yol. Hepimize kolay gelsin. diyorum

    Cevapla
  6. Benim altını çizdiğim şey başarılı bir projeyi hayata geçirmede aslan payının girişimcilik olduğu idi ve teknik insanların bu konuda da desteğe ihtiyaçları olduğuydu. “Web Seminerleri” gibi platformlarda bu ihtiyacın da doğru oranda görülmesi lazım bence.(veya başka başka organizasyonlarda) Trenin kaçırılması istenmiyorsa, “bu tren şuraya gider”‘den daha fazla şey lazım.

    Reklam konusunda fikirlerinize katılmamak elde değil. Gelir modeli olarak reklamdan ötesini göremeyenler, şu şartlarda malesef 1-0 yenik başlamışlar demektir. Gittigidiyor, yemeksepeti gibi örnekler lazım bence. Ki bu yerli siteler amerikayı yeniden de keşfetmiş siteler değiller. Modeli alıp burada uyguladılar. Tabi ki bu kadar kolay değil ama temel çıkış noktaları yapılmışı buraya taşımaktı.

    Satın almalar da şaşırmamak elde değil ama bu bir ihtimal şimdiden belirli köşeleri tutmak amacı ile yapılan birşey olabilir. Arsa almaya benzetiyorum ben bunu. Geleceğe yatırım. Doğru bir yerde ise (ki kesinlikle öyle) gelecekte iyi para edeceğini bilerek parayı yatırıyor olabilirler.

    Cevapla
  7. bana göre;Her proje başarılı olsa bile,en sonunda bir internet tekeli gelip el koyacak.Bizler ürettiğimiz projenin “O’nun Fikriydi” ünvanından başka birşey alamayacağız.Şu anda Türkiye’deki girişimler,her sektörde(sinema,müzik,televizyon) olduğu gibi,dünyada başarı sağlamış projelerin Türkiye versiyonlarından öte gidememiş.Elbette bir kaç projeyi bunların dışında tutuyorum.Aslında ben istanbul’a çok uzakta yaşıyorum ve sizler kadar henüz İnternet ve projeler hakkında deneyimim yok.Ama 3 aydır gördüğüm,okuduğum ve incelediğim bu.

    Cevapla
  8. Türkiyeden dünyaya açılan projelere ihtiyaç var.Bu tür projelere giren insanlar da bu tür işlerini türkiyede yapmak istemiyorlar.

    Tabiri caizse it kopuk kapımıza dayanır haracını keser bizi bitirir gibi bir kaygıları var ki bunda da sonuna kadar haklılar;Türkiye gerçeği,birisi gidiyor birisi geliyor-gelmiyor demeyin lütfen.Bunun için çok büyük arkası sağlam gruplara sırtlarını dayamaları gerekiyor,o büyük grupların büyük bir kısmı da bu tür işlere kaynak ayırmıyor;ayıranların da büyük bir kısmının gelecek vizyonu kıt.Bunlar dışındaki bir iki büyük grupta sizi ucuza postalayıp yerinizi ele geçirmek niyetindedir diye düşünüyorum.

    Ben inanıyorum ki Türkiyede zamanında düzgün bir ortam sağlansaydı;Facebook,google vs… gibi global girişimler olabilirdi.

    Türkiye’de girişiminizin markasını tescil ettiğinizde,madrid protokolü gereği ek ücret ödeyerek onu diğer ülkelerde de tescil edebiliyorsunuz fakat;5 yıl boyunca Türkiye’deki marka durumuna bağlı oluyor yurtdışındaki marka hakkınız.Bir de bu işlemlerin bir bekleme süresi var.Demek istediğim ki yurtdışında bir takım kağıt oyunlarıyla sabunlu suda ayağınızı çok rahat kaydırabilirler.

    Şayet bu işi gidip Amerikada amerikan vatandaşı olan bir yakınınız varsa onun kağıt üzerindeki ortaklığı altında yapmak gerekiyor diye düşünüyorum.Onların Türk vatandaşlarına karşı politikası hamur gibi değişkendir?Bir gecede herşeyin değişmeyeceğini,bütün hakların feshedilemeyeceğini kim bilebilir.

    Ayrıca head office’ı Türkiye’de olan bir firmanın şansı daha da düşmektedir.

    Kesinlikle Türkiye’yi karalamıyorum,buna haddim yetmez fakat;Türkiye’de taşlar daha oturmadı,gerekli politikalar,gerekli uluslararası saygınlık kazanılmadan bu işler zor gibi diyorum.

    İnşallah yukarıdaki bütün düşüncelerimde yanılıyorumdur.Zaman bunu gösterecektir.Şu an dünyaya açılan türkiye kaynaklı girişimlerin yeni yeni tohumlanmaya başladığı günlerdeyiz,filizlenme dönemini çok dikkatli izlemek gerekiyor.

    Çok karamsar düşündüğümü düşünebilirsiniz,küresel savaş çağındayız az bile düşünüyor olabilirim.

    Cevapla
  9. Evet söylediklerinde haklısın ve yanılmıyorsunda bence!

    Üçüncü dünya savaşı internet üzerinde yaşanacak bence,bununla ilgilide birşeyler yazmıştım.

    Ayrıca internetin,yasaların ve projelerin kontrolünün ve başarısının aslında kimin elinde olduğunu webrazzide yayınlanan site kapatma haberleri ile biraz anlayabiliyorum.Projeyi üretmek kolay ama projeyi korumak ne kadar kolay bu gerçekten önemli diye düşünüyorum.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın