x

Büyük medyanın web girişimlerine ilgisi

Son haftalarda Ciner Grubu‘nun web girişimlerini satın almasıyla ilgili birçok haber basında yer aldı. Kendi çevremden de bu konuda birçok soru almaya başladım. Hatta kısa süre önce bir yazımın yorumlarında da bu konuda yazı talebi gelmişti.

Aynı dönemlerde Doğan Grubu‘nun da internet reklam pastasındaki payını büyütmek ile ilgili agresif stratejileri olduğu duyumlarını almaya başladım. Zaten buradaki yazımda da Doğan Grubu‘nun bu yönde bir stratejisi olduğunu belirtmiştim.

Hatta Doğan Grubu‘nun sahibi olduğu tüm medya şirketlerinin (Televizyon ve gazete ağırlıklı olarak) web sitelerinin gelir elde etmesi ile ilgili önemli kararlarını tüm yönetim kademelerine aktardığı yönünde duyumlar aldığımı da söyleyebilirim. Söz konusu kararlara örnek vermem gerekirse Doğan Grubu artık web sitesinden gelir elde etmeyen medya şirketi olmasını istemiyor. Bunun için de tüm web sitelerinde revizyon yapmak ve reklam vereni çekebilecek trafiğe ve içeriğe sahip olmak istiyor. Grubun önemli gazetelerinin bazılarının offline reklam gelirinin yaklaşık %20‘si seviyesinde online reklam geliri elde etmesiyle bu tür kararların sebebini anlamak mümkün aslında.

Doğan Grubu ile ilgili bir dikkat çeken konu da şirketin Gayet.net‘ten olan yüksek gelir beklentilerini karşılayamamış olmasına rağmen servisin Overteam‘e ait olan azınlık hisselerini (yaklaşık %30 olduğu yönünde duyumlarım var) geri almasıdır. Bu yaklaşımı şu aşamada servisi kendi kurallarıyla yönetmek istemelerine bağlıyorum. Kısacası 2008‘de Gayet.net kapsamında bir değişim, ya da yoğun medya kampanyaları görmek olasıdır.

Ciner Grubu‘yla ilgili konulara dönecek olursam, şirketin web girişimi satın almaları ile ilgili stratejisi basında oldukça abartılı olarak yer aldı. Şirketin hali hazırda hepimizin bildiği HaberTürk satın alması bulunuyor. Televizyon satın alması ile birlikte HaberTurk.com‘a da sahip olan Ciner Grubu‘nun bunun yanında zaten yaklaşık 1 yıldır İstanbul.net, Ankara.net, İzmir.net ve Uzman.tv‘yi bünyesinde barındıran Magnet Bilişim Hizmetleri‘nde yaklaşık %35 ortaklığı bulunuyordu. Yani, bu çok da yeni bir konu değil.

Bunlara ek olarak şirket bir de Guncel.net (1), Timsah.com ve şu anda test yayınında olan Sevgi.net isimli sitelere 4-5 ay öncesinde yine %35 seviyesinde ortak olmuş.

Kısacası yapmış olduğum araştırmalardan edindiğim bilgilerle basında yer aldığı gibi şu aşamada Ciner Grubu‘nun ilgilendiği ya da satın aldığı 50 web sitesi bulunmuyor.

Sonuç olarak ortada şöyle bir gerçeğimiz bulunuyor. Türkiye‘deki online reklam harcaması 2008 yılı içinde büyük ölçüde büyüme sergileyecek (Bu konudaki öngörülerimi bir sonraki yazımda paylaşıyor olacağım.). Durum böyle olunca da şirketler pazardaki gelir potansiyellerini yüksek tutmak ve cirolarını arttırmak için hem mevcut kaynaklarını hem de önemli gördükleri alanlardaki içerik servislerini değerlendirmek istiyorlar.

Farklı büyük şirketlerin internet stratejileri ile ilgili bilgi paylaşmak isteyen okuyucularım olursa benim iletişime geçebilir ya da yorumlarda paylaşımlarını gerçekleştirebilirler.

Yorumlar (17)

  1. nihat tekin |

    Nerden başlarsan başla insanın elinde kalacak bir konu.Bana gore buyuk medya devleri yada sozde risk sermayesi şirketleri internet mecrasını tamamen sömürü amacıyla kullanıyor,hali hazırdaki web sitelerinden birinin üzerine kon,elinde bulunan medya ve pazarlama araçlarıyla bunun kanını emebildiğin kadar em ve işin bitince at bi kenara.Biraz sert bi düşünce olduğunun farkındayım bunun ama solermisiniz hangi medya grubunun yada hangi risk sermayesi grubunun internet mecrasında global anlamda bi iş ortaya koymayı bir yana bırakın budur işte diyebileceğiniz bir fikirle ortaya çıkıp ,sürekliliği olan sağlam bir proje ortaya koydu bu gune kadar.Ortaya koyabildikleri sadece param var alırım anlayış ile alınmış siteler ve bunları zor bela ayakta tutmaya çalışan sozde arge ,strateji ve iş geliştirme departmanları.
    geçenlerde Türkiyede henuz uygulanamamış ve gelir modeli ile de kendi ayakları uzerinde durmak bir yana internet mecrasında sağlayacağıu reklam ve pazarlama anlayışı ile bu gun sozde buyuk medya kuruluşlarının bu mecrada elde edemedikleri bir butçeye sahip olabileceğini düşündüğümüz bir projeyi sozde risk sermayesi ve sozde adı buyuk medya devlerine bir ozet olarak ilettik.Tabiki proje ozetimizde projemize dair butun arıntıları vermemiz soz konusu değildi (buda ayrı bir tartışma konusu ben ne diye projemin bütün ayrıntıları elinde butun imkanları,projeyi anlattıktan sonra bana ihtiyaç duymayacak bir kuruma teslim edeyim) buna rağmen elimizden geldiği kadar projemizi anlatmaya çalıştık.Eksik yada değil ,projenin onlar açısından olumlu yada olumsuz görünmesinide bir yana bırakıyorum,sanki günde yuzlerce proje fikri ellerine geçiyormuş gibi en ufak bir olumlu olumsuz yanıt verme gereği duymadılar.Bunun içinde bir kaç yazı once de belirttiğiniz gibi Yeni Nesil Hizmetler Direktörü poziyonuda değişiklik yapan bir medya devide dahil olmak üzere,ki bu iş ile ilgili bir pozisyon ataması yapmalarına rağmen.
    Fazla uzatmadan bitiriyorum ,global anlamda ortaya bir iş koyabilmenin yolu bole param var satın aldım mantığı ile,gozlerini ve kullaklarını kendi dunyaları dışında dış dunyaya kapatmalarıyla,sozde global projeleri takip ederek dunyada neler oluyor bunları bildiğini düşünerek ,tum bunların üstüne sıfırdan bir proje uretmek dğer yaratmak,genç girişimcilerin projelerine onem vermek bi yana saygı duyup en azından bir cevap vermek yerine satın almayı tercih etmek ,kroyum ama para bende mantığından başka bir şey değil.İş ki maddi imkansızlıklar sebebiyle hayata geçirilemeyen parlak projelere sahip çıkmak ,bu anlamda genç girişimcileri bunyesine yakın tutmaktır..Düşünüyormusunuzki böyle satın almalarla türk internet mecrası bir noktaya gelebilsin .Ben zannetmiyorum ya siz?

    Not:Tüm sözde bu alanda yatırım yapmak ,sağlam projeler ortaya koymak isteyen bunca kurum (dev)varken BOYNER HOLDİNG’İN iş geliştirme departmanından projemizi değerlendirmeye almak istemsine ilişkin maili için sonucu olumlu olumsuz onemli değil en azından cevap vermeye değer bulduğu için tekrar teşekkür etmek istiyorum.

    Cevapla
  2. Bu zirlamalar artik insani bayiyor. Her onune gelen dunyanin bulusunu yapmis da degeri anlasilmamis pozlarinda. Mezunlari bosver, bu ulkede bir milyon universite ogrencisi var. On ogrenciden biri yaratici olsa yuz bin proje eder. Once adam gibi birseyi ortaya cikarin, sonra pazarlamaya calisin. “Benim bi fikrim geldi” ancak reklamlarda ise yarar.
    Adamlarin ar-gesi cok iyi calissa senin projene neden ihtiyac duysunlar. Ayrica, o siteleri de bakkaldan satin almiyorlar. Zirlamak yerine birseyler yapmis insanlarin sitelerini satin aliyorlar. Boylece sitesini satan kisiler de daha buyuk projeleri icin gerekli sermayeye kavusuyor. Gelisimi cogunlukla yukardakiler degil, alttan gelenler saglar.

    Cevapla
  3. nihat tekin |

    Öneclikle konuyu kişisel gorerek (neden bole gordu onuda anlamış değilim ,sanırım bi dev firmanın argesinde gorevli:)sozde cevap vermek isteyen şahsın bu çirkin zırlama gibi uslubu karekterinin yansıması sanırım.

    şimdi sormak lazım kendisine kaç tane özgun proje geliştirmişte bunu diğer firmalar sunmuş genç bi girişimci olarak.kendisi maddi imkansızlıklar ne demek sanırım kavrayamıyor ve bu sureçte karşısına çıkan sorunlardan bi haber kendisi(sorun derkende ole kafanızda buyutmeyin ,diğer herşey bir yana bir cevap için bile muhattap bulamamamızdan bahsediyorum..diğer sorunları siz düşünün artık),yoksa ulkemizde herşey gulluk gulustanlık her sağlam proje hakettiği değeri goruyorda ,on binlerce insan sırf adam gibi bir proje uretmediği içinmi bu sistem bole tıkanıyor.
    kendisini o gençlerin yerine koyup biraz düşünse (tabi düşünmekte bazıları için sorun )oğrenci harcını yatırmayı anca becerebilen(bunada duygusal somuru dersin şimdi) kişilerin,bu projenin dğerli olup olmadığınıbir tarafa bırakın,bu projeyi ilettiği firmaların buna bir cevap bile vermeye tenezzul etmeyişini eleştirmesini zırvalamak olarak goren şahıslardan bahsediyordum zaten yukarda,projenin değer taşıyıp taşımamasından bahsetmiyorum.
    siz karşınızdakini muhattap olarak gormuşsunuz ve bir proje ozeti hazırlayıp sunmuşsunuz ,kaldıkı karşınızdaki departmanda bu işle muhattap olmak üzre oluşturulmuş bir departman,olumsuzda olsa bir cevap alamıyorsunuz ve bizde bunu eleştirdiğimizde sanırım bir firmanın arge departmanında gorevli ,ve kendisine gelen bir projeye saygı duyup olumsuzda olsa değerlendirip bir cevap verme tenezzulunde bulunmayan bir arge gorevlisi sunset bey,kalkmış buna zırvalamak diye bir tespit koymuş ve sorunu kokunden çozmuş.tebrik ederim kendisini.
    işte bu ”beyefendi” gibi şahıslar ve olaylara bakış açısı bole olan kişiler varken siz bana global projeler uretmekten bahsediyosunuz.zaten Arda’da bazen bu sorunlardan bahsederek lüzümsüz bir iş goruyor dimi.gülüyorum:))

    Cevapla
  4. @nihat, belki özde düşündüklerinde haklısın, ama sunset’e hak vermemek elde değil, iki yorumun boyunca yazmışsın da yazmışsın… projeyi de böyle sunduysan yanıt alamamış olman normal bence, üstelik bu düşünce yapısıyla yaklaşıp adamlara kıro dersen, seni adam yerine koymazlar. koymamışlar da.

    bu büyük medya devlerinin süper olduğunu göstermez.

    ha bu arada, bizim medya devlerimizin global proje çıkarma zorunlulukları mı var? adamlar kurmuş sistemini zaten var olan paraları ve güçlerinin keyfini sürüyorlar.

    girişimci dediğin yatırımcının elini öpmez, bilgisi becerisi sabrı ve çalışkanlığıyla canına okur. bu dediğimi yapmazsa da zırlar durur.

    yolunuzu seçin.

    Cevapla
  5. arkadaşlar;

    ticarette başarıyı getiren 3 etken vardır.
    1 sermaye
    2 üretim
    3 pazarlama

    birilerinin parası yoktur ama güzel bişeyler ortaya cıakrtmıstır bu adam tanıtım yapamadıgı sürece kaybolmaya mahkumdur.

    büyük guruplar risk alıp bi proje yaratmak yerine iyi pazar hakimiyetini koruyarak büyüyen siteleri satın alır ve kendi gücü ile birleştirerek reklam sektorundeki pazar payını arttırır.

    sizce dogan gurubu neden internete agırlık veriyor ? bi tv de yüzlercesi çalısır bi gazetedede ona keza aynıdır. sanal ortamdaki reklam pazarının farkında bu adamlar ve pasta payını büyütüyorlar. daha az maliyet daha fazla reklam geliri.

    olay bu.

    teşekkürler

    Cevapla
  6. Guzel arkadasim, anlamadiysan yazimi tekrar oku. Herseyi kendi acindan dusunmeyi birak. Senin gibi “proje sahibi” yuzbinlerce kisi var. Insanlarin onune gelen her projeyi birak degerlendirmeyi, okumaya bile vakti yok. Yakin cevrenden finansman bularak veya benzer durumdaki kisilerle ortaklik kurarak projeni ayaklandir. Diger yuzbinlerden farkini goster. Ondan sonra pazarlamaya calis. Bunu anlamadan hayatta basarili olamazsin.
    Sarkici olmaya heveslenen genclerden hic bir farkiniz yok. Her sesi guzel olan sarkici olmuyor. Git bir yerlerde vokal yap, okuldaki arkadaslarinla bir grup kur. Once kohne barlar da calis. Sonra on grup olarak cikmaya basla. Kendi paranla studyo calismasi yap. Sonra git SONY’e basvur.

    Cevapla
  7. Nihat benimle Oyyla üzerinden iletişime geçebilir misin?

    Cevapla
  8. bu parlak fikir sahibi sessiz çoğunluk da nedense Google’ın,youtube’u 1,5 milyar dolara satın almasından sonra türedi..:) Burada büyüleyen acaba para mı yoksa teknoloji aşkı ve yaratıcılık mı,işte orası tartışılır.Öncelikle şunu söylemeliyimki…Sunset,Türkiye’de iyi bir projende olsa,bir ürüne dahi dönüştürülmüş bir proje dahi olsa Türkiye’deki konu ile ilgili şirketlerin %95’inden gerekli ilgiyi göremezsin.Türkiye’de bu iş daha emekleme aşamasında ve insanlarımız hala elinle tutup gözünle görmedikleri için internet projelerine yatırılan parayı boş görüyor.(buna işadamları da dahil).Tabii,onların da kendilerine göre haklı yanları var.Bu sebeple gerçekten ürüne çevrilmiş iyi bir projeniz varsa,kesinlikle yanınıza birini bulup ABD’deki firmalarla e-posta yolu ile temas kurduktan sonra ABD’ye gitmenizi öneririm.Bu işin kalbi ABD’de atıyor çünkü…

    Nihat Tekin arkadaşım.Senin bazı eleştirilerinde haklılık payı var.Lakin bazılarında ise konuya vakıf değilsin.Ericsson Mobility World’de çalışan bir arkadaşım vardı,proje geliştirme departmanında çalışıyordu kendisi.Mesela O,hergün onlarca proje geldiğini ama içlerinde bir yada iki tanesinin ”değerlendirilebilir” düzeyde olduğunu söylüyordu.Koca bir ayda bir-iki proje ancak değerlendirmeye alınıyormuş.Çünkü çoğu proje,”bir ilk” sanılarak getirilse,yapılan basit bir araştırma sonucu dünyaca defalarca uygulanmış ve patenti bile alınmış bir teknoloji yada iş modeli olduğu ortaya çıkıyormuş.Yani projesi olduğunu iddia edenler,bu proje dünyada bir ilkmi,sözkonusu proje;projenin götürüldüğü firmanın ilgi alanında mı,gelir modeli nasıl olacak,net ve ayrıntılı fizibilite sağlanabiliyormu…vs…vs bunları hiç araştırmadan geliyorlar.Dolayısı ile hayal kırıklığına uğrayıp, ”dünyayı sarsacak projem,parasızlık yüzünden heba oldu” havalarına giriyorlar.Halbuki gerçek öyle değil.Silikon Vadisi’nde bu durumu özetleyen güzel bir söz vardır..:”Aklına dünyada bir ilk olduğunu düşündüğün parlak bir fikir geldiği zaman,önce Japonlarmı yoksa yahudilermi yapmış araştıracaksın” 🙂

    Yani parlak fikir somut projeye dönüştürülmeli ve bunlar yapılırken iyi bir araştırma yapılmalıdır.Ardından iş,finansman arama olayına geçer.Birde,Türkiye’de global projeleri bekleyen en önemli sorun server kapasiteleri ve maliyetleridir bana göre.Bu gerçekten pek ele alınmayan ama pusuda bizi bekleyen en önemli sorun.

    Cevapla
  9. @Nihat tekin

    sunset beyin tarzı budur. herhangi bir web sitesine bu tarz serseniş dolu bir yorum yazarsanız size sert cevap verenler çıkabilir bunu goze alarak yazıyorsunuz bu bir tarz meselesi siz zirlama sözünü boşverin ve kişisel almayın ama sunset rastladığım kadarıyla çok isabetli fakat acımasız yorumlar yapıyor. siz sunset’in soylediğinin ozune dikkatli bakiniz. hem bir soz vardır bizde dost acı soyler diye.

    şu konuda sunset’e katılmamak elde değil bir kere bir firmaya sunduğunuz bir ürün veya servis henuz ortaya çıkmamışken sadece projenin detaysız iş planı ile veya sadece fikir mektubu ile giderseniz bu yetersiz olur ve gerekli tepki dönüşü alamazsınız neden çünkü bir yatırımcı ilk başta neye para yatıracağını net olarak görmek ister.

    büyük firmaların maalesef bunu kimseye açıklayacak ne zamanı ne tenezzülü yoktur. kibar bir mail ile kovalarlar

    Bu yüzden tavsiyem eğer gerçekten projenize güveniyosanız işe kendiniz bir kapital ayırıp projeye en azından start verip sonra ciddi bir iş planı ile ile dev teklif goturmeniz yonunde olacaktır. bir de asla yılmayın tabi.

    Cevapla
  10. Anlamadığım ve anlayamayacağım konu her fikrin parlak bir fikir olması gerektiği? Her fikir parlak fikir olmak zorunda değil, fark yaratması yeterlidir. Efendim aynısı Patagonya veya Japonyada uygulanmış bak olmaz bu iş demek olmaz. Dünyada ilk süpermarketi migros açmadı:) Kurumsal firmalar mail adreslerini iletişim bilgilerini yazıyorsa cevap vermek zorundalar. Benim de sitem var alakasız mailler bile olsa iş ahlakım olarak cevap vermek zorundayım çünkü karşı taraf zaman harcamış değer vermiş. Eğer bir firma kurumsalım ve profesyonelim diyorsa cevap vermeli, vermiyorsa zaten hali ortadadır. Türkiye’de satın alıyorlar diye illaki birkaç gruba gitmek gerekmiyor. Dünya ile iletişime geçmek en iyisi. Kapital yönden zor olduğunu bilsemde internet üzerinde yahoo.com ve haciabi.com olmak arasında fark yok. Savaşınız ekran boyutunda…Büyük firmaları gözünüzde büyütmeyelim, siz işi biliyorsanız elbet bir gün olur. Hayalleri büyütmek kolay değil ve internet bunun için en mükemmel yol.

    Cevapla
  11. Sunset yapılması gereken adımları çok iyi özetlemiş. Fikir düzeyindeki bir proje ne kadar çarpıcı olursa olsun yaratacağı ilgi alanı sınırlı. İnanılmaz bir fikir de olsa, onu bulmak ve dile getirmek sizi girişimci yapmıyor, anca fikir adamı yapıyor. Bırakın Türkiye’yi, ABD’nin kaynakları bile her fikir adamını parlatacak olanaklar sağlamaz, insanlar başarılarını kendileri yaratmak durumunda. Bir çalışıp on kazanmanın yolu, başta on çalışıp bir kazanmaya razı olmaktan geçiyor.

    Sunset’in önerdiği gibi, küçük hisseler karşılığında aile ve arkadaşlarda küçük sermayeler edinmek mantıklı görünüyor.

    Cevapla
  12. nihat tekin |

    herkese yorumları ve tavsiyeleri için teşekkür ediyorum.tekrar başa donup uzatmak istemiyorum.Ama zaten hayal aleminde yaşamıyorum olayların ve şirketlerin bakış açılarının farkındayım ve mevcut ortamın vede zorlukların farkındayım.ama benim projeme ve kendime olan inancım tam bir şekilde bunu hayata geçireceğim.ama bu gun ama yarın .yorumlarınızdan değerli gorduklerimi ve almam gerekenleri aldım tekrar katkılarınız için teşekkür ediyorum .

    Cevapla
  13. Nihat tekin |

    Bu gece,İlk yazımdada belirttiğim Yeni Nesil Hizmetler Direktörü poziyonuda yeni bir atama yapan diye tabir ettiğim departmandan nihayet bir cevap alabildim.Geç cevap verdikleri içinde uzgun olduklarını ama nihayetinde mutlaka cevap vereceklerinide eklediler.Bunun için bir düzeltme yapmak istedim.Ayrıca teşekkür etmekte tabi

    Cevapla
  14. “Yeni nesil hizmetler direktörü” title’ı Türkiye’de o kadar spesifik ki, kimden bahsettiğinizi de tek bir aramayla görmüş olduk 🙂

    http://www.google.com.tr/search?sourceid=navclient&ie=UTF-8&rlz=1T4GGLJ_enTR244TR244&q=%22yeni+nesil+hizmetler+direkt%c3%b6r%c3%bc%22

    Cevapla
  15. Bu arada Kuzuloğlu, hem Radikal’deki hem de Teknosohbet.tv’deki yoğun okur-izleyici kitlesinden muhtemelen fazla sayıda e-posta alıyor olmasına rağmen e-postalarını yanıtlama konusunda pek çok başka medya karakterinden daha hassas bir abimizdir.

    Cevapla
  16. arda guncel.net’e ne oldu?

    Cevapla
  17. Nihat benimle Oyyla üzerinden iletişime geçebilir misin?

    Cevapla

Bir Cevap Yazın