x

Mondus platform yoluna mı gidiyor?

Mondus.netYaklaşık 6 ay önce yeni açıldığında incelemeye aldığım Mondus‘u geçen dönem içinde sürekli takip etmiştim. Dikkatimi çeken en önemli nokta servisin sürekli gelişen yapısı ve eklenen yeni özellikleri olmuştu.

Bu kadar yeniliği bünyesinde barındırırken, bir kez daha incelenmesinin ve nereye yöne gittiğinin analiz edilmesinin iyi olacağını düşündüm. Bunun için sistemi bu gözle incelediğimde benim bile kullanımım esnasında daha önce farketmediğim özelliklere rastladım.Öncelikle bu özelliklerin başında sisteme dahil edilmiş ek uygulamalar yer alıyor. “Öneriler“, “Top 10“, “Etkinlikler” gibi uygulamalar servisin kullanıcılarının Mondus‘da geçirdikleri zamanı arttırmasının yanında, içerik yönünden de sosyal ağa zenginlik katıyor.

Mondus.net

Öneriler” bölümünde tahmin edebileceğiniz gibi kullanıcılar ortaya önerilerini gönderiyorlar, hatta diğer kullanıcılar da öneri isteyebiliyorlar. “Top 10“‘da ise kullanıcılar belirli bir konudaki en iyi 10 seçimlerini listeliyorlar. Sistemde bu seçimler genel Mondus sıralaması olarak yayınlanıyor. “Etkinlikler” bölümünü herhalde açıklamam gerekmez diye düşünüyorum.

Mondus.net

Mondus‘un Webrazzi‘deki ilk tanıtımında en çok eleştirilen konu servisin tasarımı olmuştu. Mondus geçen zaman içinde kullanıcılarını dinlemiş ve tasarımında da yeniliğe gitmiş. Yeni tasarım eskisine kıyasla daha rahat kullanılır olmuş diyebilirim.

Servisin geçirdiği 6 ay içinde kullanıcı profilinde de bir değişim dikkatimi çekti. İlk başlarda 35 yaş ve üstüne hitap eder gözüken Mondus, bu süreçte özellikle üniversite öğrencisi kesimi etkilemiş gibi gözüküyor. Servisin sunduğu “Network” özelliği kapsamında neredeyse tüm üniversitelere ait grupların yer alması bu bağlamda dikkatimi çekti diyebilirim. Mondus‘un “Network“‘lerinin ilgi görmesini de servisin bu özelliğe özgü gizlilik ayarları sunmasına bağlıyorum.

Mondus‘un bence henüz sadeleştiremediği ve belirli bir seviye internet kullanıcılarına dönük gözükmesinin ana sebebi çok işlevliliği. Gizlilik ayarlarındaki detaylar, servisin genelindeki fonksiyon yoğunluğu bence kullanım anlamında tüm internet kullanıcılarına uygun gelmiyor olabilir. Belki de üniversite öğrencilerinin tercih etmesinin sebebini buna bağlayabiliriz. Sonuçta ileri yaş gruplarında çok daha sade yapılar ilgi çekecektir.

Servis kapsamındaki “Sinema” bölümü de dikkatimi çeken noktalardan bir tanesi oldu. Dışarıdan girilen verilere kullanıcının etkileşimi sağlanıyor ve içerik zenginleştiriliyor. Bir sosyal ağın dışarıdan içerik beslemesi yapmasını ise modele göre doğru bir yaklaşım olarak gördüğümü söyleyebilirim.

Aslında konuyu getirmek istediğim yer yazımın başlığı.

Facebook‘un başarılı platform modeli ve ülkemizde Mondus‘un ilk günlerinden beri Facebook‘a olan benzerliği beni servisi biraz incelemeye yöneltti. Farklı uygulamaları sisteme entegre etmeleri ve içerik etrafında sağlanmaya çalışılan sosyalleşme de bu fikrimi güçlendirdi.

Konuyla ilgili Mondus‘un CEO‘su Cem Sertoğlu ile görüştüğümde ise servisi bir platform gibi gördüklerini anladım. Hatta yakında Mondus‘un yayına aldığı farklı alan adları üzerindeki girişimler ile Mondus‘un entegrasyonunu da görürsek sürpriz olmamalı. Böyle bir garanti olmasa da konuşmalarımızdan bu yönde bir gidişatın sinyallerini aldığımı söylemeliyim.

Ülkemiz interneti henüz platform yapılara hazır mıdır orası ayrı bir tartışma konusu, ancak Mondus‘un bu yönde bir gelişime yöneldiği ve dışarıda olmasada içeride bu şekilde bir kabulün söz konusu olduğu ortada.

Mondus‘u henüz denemediyseniz denemenizi öneririm. Sürekli gerçekleştirdikleri yeniliklerini daha aktif olarak duyurmalarını da Mondus ekibine kesinlikle tavsiye ederim. Aksi halde biz Mondus‘u ilk günlerindeki gibi sanmaya devam edeceğiz.

Yorumlar (11)

  1. Facebook’u Mondus’tan daha sonra tanımış biri olarak, bazı özelliklerin (Facebook’la benzerlik de gösterse) Mondus’un başarısını garantileyeceğini düşünüyorum. Network sitelerini değerli kılan şeyin, hangi insanlar arasında ne tür bağ kurulduğu bilgisini içermesi varsayımını doğru kabul edelim… Bu bağların gerçek dışılığı oranında, bu bilginin değeri azalır. Mondus’ta ve Facebook’ta ise siteye kayıtlı (on)binlerce üye siz istemedikçe karşınıza çıkmıyor, bu da size kendi temiz (yani gerçek) networkünüzü oluşturma olanağı sağlıyor. Mondus’ta, Cember.net’tekinden farklı olarak, gerçekten tanımadığım kimsenin bağlantı teklifini kabul etmedim. Bu eğilimi yaratanın, “size kendi networkünüzden haberler veren, networkünüzdeki insanları daha yakından tanımanızı sağlayan” özellikler olduğunu düşünüyorum. İnsanlara bu duyarlılığı hissettiren bir platform çok daha değerli olacaktır.

    Yine de, birinci dereceden tanıdıklardan oluşan bu çelik çekirdek kadronun etrafına (belki en küçük halkalardaki kadar etkileşimin sağlanmayacağı) daha uzak halkaları da ekleyebilmek, ve bu halkalardaki insanlara en yakınınızdakiler üzerinden nasıl ulaşabileceğiniz bilgisini edinmek güzel olurdu. Son tahlilde kafanızı dışarı çıkarıp bakmadıkça “sen ben bizim oğlan” platformunun faydası sınırlı olacaktır.

    Özetle, temiz bir network ağacı, ama başkalarının networklerindeki insanlarla gerektiği kadar etkileşim sağlayan bir platform özlemimi en çok karşılayan site Mondus.

    Cem Sertoğlu ve Başar Başaran ile ekibini kutluyorum.

    Cevapla
  2. Cember.net karşılaştırmasını başarı değil, bende yarattığı algı farklılığını belirtme amacıyla yaptığımı belirtme ihtiyacı duydum.

    Cevapla
  3. ilişki ağınızı her networkle yeniden keşfetmenin kime ne faydası var? mondus’u bir facebook klonu olarak görüyorum; bu anlamda da sağladığı ek hiç bir fayda yok. bu tarz kapalı yapılar yapılmaya devam edildikçe de boylesi platformlar oyun alanından başka bir şeye benzemeyecek.

    Cevapla
  4. Bu soru bana yönelikse, tanıştığım insanlarla kurduğum ilişkiyi iş ilişkisine çevirme konusunda pek çok deneyimim olduğu için bana epey somut bir faydası var. Mondus gibi siteler bu bağlantıların kurulmasını çok kolaylaştırıyor. Klon “suçlamasına” site yöneticileri yanıt verecektir ama aynı insanların hem Facebook’ta hem de Mondus’ta yer alması durumunda ben Mondus’u kullanmayı tercih ederim.

    Cevapla
  5. Mondus.Net bence Türkiye’deki en iyi platformlardan birisi. Mondus üzerinden iş ağıda oluşturabiliyorsunuz, aynı şehirden veya aynı okuldan insanlarla da tanışabiliyorsunuz.

    Cevapla
  6. Valla aklında ne varsa mondus.net orda sana yardımcı olacak yapıda.

    Cevapla
  7. Her duydugumda mondus’un anlami neydi diye aratiyorum ve her seferinde “aaa bir zamanlar Mondus vardi” diyorum. Ismin zorlugunu ve uzantinin ikincilligini gectim de, hani diyorum ugursuzluk, feng-shui vs… Bahti acik olur umarim.

    Cevapla
  8. Com’u başkasındayken net üzerine marka kurmak benim de kafamı karıştıran bir durum. Cember.net’te de aynı durum sözkonusu, Turkticaret’te de. Marka buna rağmen yaygınlaştırılabilir ve markanın com’unun başkasında olmasının etkisi sınırlı kalabilir ama büyüme hedefi iddialı olan bir ürünün markası da bu tür incelikleri sergilemeli sanki.

    Cevapla
  9. Cem Sertoğlu |

    Öncelikle yorum yapan herkese teşekkür ederiz.

    Yorumlarda değinilmiş olan birkaç konu hakkında görüşlerimizi paylaşmak istiyorum.

    Networkler: Bizim için Mondus’un omurgasını network’ler oluşturuyor. Network olgusunun anlaşılması, daha önce sosyal ağ tecrübesi “bir büyük oda” modelli olanlarla sınırlı bir kullanıcı için çok kolay değil. Bu sebeple Mondus’u açtığımız günden itibaren “üyelerimizin ait oldukları networke üye olmalarını nasıl sağlayabiliriz” konusunda çalışıyoruz.

    Facebook: Facebook’tan önemli ölçüde ilham aldığımız doğru. Şubat 2007’deki tanıtım toplantısında da bunu açık bir şekilde ortaya koyduk. Biz Facebook’un çok etkili bir platform olduğunu düşünerek yola çıktık. Amacımız, Türk internet kullanıcısının, dil engeli olmadan, Türkiye’ye ait içerik ve uygulamalara Türkçe ulaşarak o içerik etrafında sosyalleşmesi oldu. Mondus, Facebook gibi, üyelerinin öncelikle kendi çevrelerindeki arkadaşlarıyla etkileşimini kolaylaştırmayı amaçlıyor – yani günün sonunda, lokal bir servis.

    Domain: Mondus.net’i seçerken öncelikle kısıtlı bir alana referans olmayacak bir isim arıyorduk. Diğer kriterlerimiz kısa olması, kolay okunması, Türkçe karakter içermemesi, ve amacımıza uygun bir anlam taşımasıydı. İşimizin de “networking” odaklı olduğunu düşünerek Mondus’u bulunca .net’i almamızın yeterli olacağına karar verdik ve .com’un bizde olmamasının büyük problem yaratmayacağına inandık. Şimdilik de çok büyük bir sorun olduğunu düşünmüyoruz. Mutlaka mondus.com’a giden kullanıcılar oluyordur fakat aradıkları yerin orası olmadığını anlar anlamaz Mondus.net’e geldiklerini sanıyoruz.

    Önümüze baktığımızda, Arda Kutsal’ın da ipucu verdiği gibi, Mondus’un giderek bir platform görüntüsü kazanacağına inanıyoruz. Bunun ilk deneylerini Sinema.com ile yaptığımız işbirliğiyle yapıyoruz. Zamanla Mondus’un içerisindeki bazı içeriğin dışarıya da farklı bir arayüz ile sunulduğunu görebilirsiniz. Türk internet kullanıcısına sosyal bir altyapı sunmak hedefiyle ilerleyerek, hızlı bir geliştirme temposuyla, hergün Mondus’u üyelerine daha değerli kılmak için çalışıyoruz.

    Cevapla
  10. Taci Yalçın |

    Öncelikle iyi günler dilerim. Cem Bey’in açıklamaları çok yerinde olmuş. Lakin Mondus’u incelediğimde, kafamda bazı soru işaretleri oluştu. Bunlardan biraz bahsetmek isterim.

    Siteye girdiğimde, ‘sanki üye girişi yapmışım gibi’ bir tabloyla karşılaştım. Sol tarafta tam tamına 29 adet ikon grubu var ve bu bence büyük bir karmaşa yaratmış. Hangisine tıklasam ‘üye olmanız gerekmekte’ ibaresiyle karşılaştım. Yani madem bunlara tıklayamıyorum, neden orada onları görmek zorundayım sormak istiyorum. Ayrıca site üyesi değilim, sadece ‘üye olmak için’ biraz fikir edinmek vesilesiyle gezmek istiyorum. Burada büyük bir tasarım hatası yapılmış. Sadece görsel tasarımdan bahsetmiyorum. İçeriksel tasarım olarak da hatalı. İçeriksel tasarımın en iyi olduğu durum, kuşkusuz ”site tour” kavramının en iyi şekilde yaşatılmasıdır kullanıcılara farkettirmeden. Ben sitede bırakın tur yapmayı, sadece birkaç grup ve üye fotoğrafı görmekten başka bir şey yapamadım ‘akışkanlık’ adına.

    Sözlük olayına gelince. Markalaşma adına ölümcül bir hata yapıldığını söylemeliyim. ‘Odaklanma’ kavramından tamamen uzak, sırf içerik zenginleştirilsin, sözlük severler de Mondus’a üye olsun amacı güdülmüş. Kaldı ki sözlük formatı Türkiye’de fazlasıyla eskidi ve artık unutulmaya yüz tutmuş bir tarzı, markayı baltalamak uğruna sisteme entegre etmenin; alınmaması gereken bir risk olduğunu düşünüyorum.

    Amacım kesinlikle kötülemek değil Mondus’u. Lakin bunlar, Cem Sertoğlu gibi tecrübeli bir ismin yapmaması gereken hatalar. Yine söylüyorum, bunların hata olduğunu sadece ben düşünüyorum. Başkalarına göre hata olmayabilir, ama açıkçası benim ilk izlenimlerim bu yönde.

    İsim konusuna gelince, Google gibi bir örnek varken, her isim markalaştırılabilir. Önemli olan reklamdan önce ‘tanıtımın’ profesyonelce yapılması.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın